Şakirt benim de bildiğim kadarıyla sıradan nurculara verilen addır. Nur talebesi de denilmektedir. Talebelere öğretim veren kişiler de "
Abi"lerdir. Haftada bir iki defa düzenli olarak toplanmaktadırlar. Bu toplantılar "
dersane yada
dergah " adı verilen yerlerde yapılır.
Fethullah hareketinde ise
evler genelde öğrenci evleridir. Binalarda daire tutulur ve oralarda örgütlenmeler sağlanır.
Nurcularda ise özellikle
iki ,üç katlı evler tutulmaktadır ; o yerler merkez konumundadır.
Fethullah talebeleri kaldıkları evlerde gazete , televizyon ,bazen bilgisayar vs. bulundurabilirken ,Nurcularda bunlar
yasaktır. Özellikle gazete gibi iletişim araçlarına karşı bir kayıtsızlık vardır.
Sebeb ise Said'in hiç gazete okumamasıdır
Said'i örnek alan Nur talebeleri de bu çizgide yol almakta, kendilerini "kırmızı kitaplar" dedikleri Nur külliyatına adamaktadırlar. Bu kitap dizisi Onlar için bir nevi "kutsal" görülmekte, günün neredeyse her saati satır satır okunmaktadır. Kur'anı bile bu ölçüde okumazlar.
Onlara göre Nur demek Kur'an demek ,o halde Said'in yazdığı kitaplar da Kurana dayandığından aslında onlar da kurandır .
Bu genel bilgiden sonra Konuya ben de gireyim ;
Nur cemaatinde kadın var mıdır yok mudur ?
Kadınlar nurcularda aktif bir faktör değildir. Kadın nurcular da vardır; Bunlara "ablalar" denilmektedir. Erkeklerden ayrı evlerde kalmakta , "ablalaık" hizmetine devam etmektedirler.
Evlilik sıradan "şakirtler" için uygun olabilir ancak öğretim veren "büyük abi"ler
genelde evlenmezler. Bazıları cemaatleri bu konuda kesin karar alır ve
evlenmeyi yasaklar. Bu yasak kapsamına giren kişiler "
vakif abi"lerdir.
"
Vakıf abi " denilen bu kişiler evlenmeyip kendilerin bu cemaatin hizmetine adarlar. Varsa yoksa Nur cemaatidir.
Hristiyanlığın Katolik mezhebinde de
ruhbanlar (peder/pedre /papaz vs)
evlenemez kendini dinine adar.
Said Nursi isimli önderleri "
ASRIN EN BÜYÜK ALİMİ "olarak görülmektedir.
Yani "zamanın beddisi" olarak anılır. Kürt tealı cemiyetiyle yakından ilgisi ve ilgisi ve ilişkisi vardır. Her ne kadar siyasetin "
şeytani" olduğunu söylese de
kendisi de zamanında siyasetle uğraşmıştır.Bu çelişkisini şakirtleri doğru düzgün açıklayamamakta olup ,onun da zamnında hatalar yaptığını söylemektedirler
Sanki normalde hata yapamazmış gibi .
Said bazı kitaplarında (Külliyatından 5 kitabını okudum ) "bana göründü" gibi sözler söyleyerek güya yazdıklarının bir çeşit "vahiy" olduğu izlenimini vermektedir. İslamiyette vahiy bitmiş, son peygamber de gelmiştir ancak Said ölmekte olan bir dini canlandırmaya gelmiş bir adam olarak görülüyor. Onun gelişiyle ilgili de Kur'an güya kehanette bulunuyormuş
Beklenen Said gelmiş yani . Hz. Aliyi bilemem ama Muhammed peygamber Said Nursinin gelişine ilişkin bazı şifreler vermiş. Ölmekte olan İslam dinini canlandıran bir karakter gibi
saygılar