İran’ın başkenti Tahran önceki gün son 30 yılın en kanlı sokak olaylarına sahne olurken, ölenler arasında bulunan 16 yaşındaki protestocu bir kız, "yeşil devrimin sembol şehidi" ilan edildi. Kalbinden vurulup babasının kollarında can veren Nida’nın son anlarını gösteren video, dün tüm dünyada en çok izlenen filmdi. Reformcular, "Öcünü alacağız kardeşim" diyorlar.
Yeni hedef belirlenmiş. Irak'tan sonra sırada İran var. Nasıl da tüm dünyanın gözü önünde başarıyorlar bunu gerçekten çok enteresan.
Rabbim; Ben hiçim, Azametin karşısında acziyetimin bilincindeyim. Sen ne yazarsan güzel. Sen neyi silersen güzel. İstediğin gibi yaşat. İstediğin gibi öldür.
‘Barışı sabote etmek için Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük… Sevr Antlaşması ve ‘büyük Ermenistan’ hayali gözlerimizi kör etti. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık… Tehcir doğruydu ve gerekliydi…’
''Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. '' Ovanes Kaçaznuni (Ermenistan'ın 1. Başbakanı)
Yazıklar olsun orada masum insanlara bunu yapanlara. Kendini müslüman sanan, sanmayan. O ülkede türlü türlü oyunlar oynayan herkese yazıklar olsun...
Rabbim; Ben hiçim, Azametin karşısında acziyetimin bilincindeyim. Sen ne yazarsan güzel. Sen neyi silersen güzel. İstediğin gibi yaşat. İstediğin gibi öldür.
Sevgili Nida bir demokrasi şehidi olmuştur. Her ne kadar abd gibi dış güçlerin iran'a müdahalesi muhtemel olsa da orada yapılan protesto eylemleri demokratik haklarını arama adınadır. Bu arada sevgili Envyme 'e bu nokta da katılıyorum. ABD irana giriş için hazırlıklara başlamıştır. Ancak ABD gibi bir emperyalistin demokrasi kelimesini söylemesi, bahane etmesi akıllara durgunluk vericidir. Demokrasi kim abd kim yahu. Amerikan tarihini hatırlamak isteyenlere ilgili konu Amerikan Tarihi
Arkadaşlar mevzuyu hemen ABD-İran siyasi çekişmesine getirmeyelim.
Orada bir diktatör (Ahmedinejad)ün elinde baskı altında ezilen her tür demokratik hakkı, Humeyni devrimini koruma bahanesiyle kısıtlanan bir halk var ki son umudları kaybedilen seçimlerle berhava olmuştur.
Ben Ahmedinejad'ı koruduğumdan söylemedim. Biraz mantıklı düşününce şöyle birşey çıkıyor bence.
İran halkı dediğiniz gibi baskı altında ezilen bir halk diyelim, peki neden bunu değiştirmek için seçimleri bekliyor? Seçimleri bekleyen birileri böyle isyanlar çıkarırmı? İsyan çıkardıkları için haksızlar demiyorum, hakları elbet vardır. Demek istediğim seçimlerden önce hiç böyle bir olay vs. olmaz iken seçimlerden sonra böyle olması. Benim düşünceme göre, İran bu olayları atlatacak, belki seçim sonucu yine aynı kalacak değişmiyecek ama bazı kesimler tarafından dünyaya yavaştan yavaştan Irak varı bir ülke olduğu izlenimi getirilicek.
Amerika'nın Irak'a girmesinden bu yana kaç milyon insan öldü, dünde bir patlamada 60 ın üzerinde ölen var. Ama Amerika başkanı çıkıp, İran'ı uyarıyor, halkın sesini dinleyin diye. Ne kadar güzel bir demokrasi dimi.
Rabbim; Ben hiçim, Azametin karşısında acziyetimin bilincindeyim. Sen ne yazarsan güzel. Sen neyi silersen güzel. İstediğin gibi yaşat. İstediğin gibi öldür.
Ahmedinejad i sevelim yada sevmeyelim mesele bence bu degil...sonucta bir secim yapilmis ve sonunda kazanan belli olmus.ortaligin bir anda karismasi ve surekli avrupa ve abd! sutten cikmis ak kasik gibi mudahale icinde olmasini nasil anlamlandiracagiz.irak da isi biten abd, israil inde baskilarina sonunda dayanamayacak ve iran a mudahale edecektir.su anda bunun alt yapilarini hazirliyorlar, bahaneleri hazir, irakta iddia etmislerdi nukleer var diye cikti mi?hayir. peki simdi siz iran aniden nukleer yapma diyorsunuz veye neden?bahane bulmak isteyen bulur. sonucta bir bob var ve iran dan sonra sira turkiyeye gelecektir.
İran nükleer programı 1950’lerde Barış için Atom programının bir parçası olarak ABD’nin yardımı ile başlatıldı. .ABD’nin ve Batı Avrupalı hükümetlerin İran’ın nükleer programına desteği, cesaretlendirmesi ve katkısı 1979’da Şah rejimini deviren İslami devrime kadar sürdü.1979’daki devrimden sonra İran hükümeti programı durdurdu ve daha sonra devrim öncesine göre daha düşük bir Batı desteği ile yeniden canlandırıldı. İran nükleer programı bir dizi araştırma merkezi, uranyum madeni, bir nükleer reaktör ve bir uranyum zenginleştirme merkezi içeren uranyum işleme yapılarından oluşmaktadır. İran’ın ilk nükleer santrali Buşehr-I’in Mart 2008’de üretime geçmesi beklenmekteydi. Ülke enerjisine doğrudan katkısının da Mart 2009’da olması bekleniyordu. Ancak henüz (Haziran 2008) itibarıyla bu gerçekleşmedi. 19 yeni nükleer santral yapımı planlandığı halde Buşehr II reaktörünü tamamlamak için henüz ortada bir plan yok.Bu arada İran Darkhoven’de yapılacak 360 MWe’lik yeni bir nükleer santral üzerinde çalıştığını açıkladı. İran gelecek için daha çok orta ölçekli nükleer santral yapmayı ve uranyum madeni araştırmayı planladığı da açıkladı
``biz daima hakikati arayan ve onu buldukca ve buldugumuza kani oldukca ifadeye cur`ret gosteren adamlar olmaliyiz.``mustafa kemal ataturk
Bir ülkede kendileri birşeyleri başlatıyorlar, sonra onu kötü gösterip saldırı düzenliyorlar.
Rabbim; Ben hiçim, Azametin karşısında acziyetimin bilincindeyim. Sen ne yazarsan güzel. Sen neyi silersen güzel. İstediğin gibi yaşat. İstediğin gibi öldür.