Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 01-09-2009, 21:50
image_666 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
image_666 image_666 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Dec 2008
Mesajlar: 28
Standart Dinlerin İnsan Psikolojisi Üzerindeki Olumsuz Etkileri

Özellikle televizyonun ve elektriğin olmadığı yıllarda insanlar birlikte daha çok zaman geçirirlerdi. Ben, neyse ki o dönemde yaşamadığım için o hissi bilmiyorum ama büyüklerimden duyduğum kadarıyla durum böyleydi. İnsanlar bir araya geldiklerinde hoş bir sohbet ortamı oluşur ve zaman akıp giderdi. Tabi bir de siz henüz ufacık bir çocukken bu ortamlarda anlatılan hikayeler vardır. Bunları genelde aile büyükleri veya ağabey-ablalarımız (hatta bazen cami imamı) anlatılardı. Genel olarak içlerinde cin, şeytan, melek, zebani gibi dini-mitolojik varlıkları barındıran bu hikayelerin hemen hemen tümünde bir “korku” öğesi hakim olur ve bu hikayeler sizin o masum, küçük ve körpe beyinlerinize öyle bir işlerdi ki; kimi zaman yalnız uyuyamaz, tuvalete yalnız gidemez, kabuslar veya halüsünasyonlar uykunuzu kaçırırdı. Çocukken en çok güvendiğiniz insanlar olan ebeveynlerinizin ve ağabey-ablalarınızın söylediği her şeye kayıtsız şartsız inanmaya programlanmış (evrimsel bir sürecin ürünü olarak) olan beyinlerinize işlenen bu korku öğeleri, bilinçaltımıza yerleşir ve belli bir yaşa kadar yakanızı bırakmazlardı. (Tabi sırf eğlence için insanların ucube kılığına girip sizi korkutması olayına hiç girmiyorum)

Bu korku hikayeleri kimi zaman karanlık korkusu, kimi zaman yalnız kalma korkusu, kimi zaman gök gürültüsü korkusu gibi yerleşmiş korkulara (fobi) yol açabiliyor. Hatta daha da ilerisi, kişi ömrü boyunca bu yerleşik korkularla yaşayıp “sorunlu” ve psikolojik rahatsızlıklar yaşayan bir birey yetişebiliyor. Kişi belli bir yaşa geldikten ve büyük ölçüde bilinçlendikten sonra bile; korkularının saçma olduğunu ve o hikayelerin uydurma olduğunu bilse de, kişi bu korkulardan kurtulamıyor. Bunun sebebi ise bence çok açık, kişi dini inancından dolayı bu hikayelerde bahsi geçen mitolojik-dini varlıklara inanıyor. İşte asıl sorun bu…

Ünlü bir düşünürün bir sözü vardı. “Bir kişi saçmalarsa buna delilik denir, bir toplum saçmalarsa buna din denir” diye… Ne yazık ki bu tarz beyin yıkamalar hala devam ediyor ve her gün televizyonlarda boy gösteren “ilahiyat hocalarının” da (!) desteğiyle her geçen gün halkımızın bilinçaltına bu deli saçmaları doğruymuş gibi yerleştiriliyor. Aynı şekilde cehennem korkusuyla korkutulan beyinlerin sayısı her geçen gün artıyor. Din kültürü dersinde çocuklara “kabir azabı” isimli namaz kılmayanın feci sonunu anlatan videolar izleten din kültürü öğretmeninin var olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Bir öğretmen veya halkın iyi tanıdığı bir ilahiyatçı, halkın en çok güvendiği insanlardır. Bu yüzden kişiye yerleşen bu saçmalıkların ortadan kaldırılması neredeyse imkansız hale geliyor. Her ne kadar anlatılan bu tarz hikayeler uydurma, saçma veya yanlış olursa olsun bunların kökeninde dinlerin ve batıl inançların yattığını düşünüyorum. Yani kısacası bu konudaki asıl suçlu “din”in ta kendisidir.

Bu konuda gerçekten çok endişeleniyorum. 10 yaşındaki erkek kardeşim de sokak arkadaşlarından gece yarısı dinlediği hikayeler yüzünden yalnız tuvalete giremez oldu. Bu korkuların ona yerleşip kalmasından korkuyorum. 17 yaşındaki kuzenim bile bir sohbette bahsi geçen “cin” kelimesini duyduktan sonra sabaha kadar uyuyamadı (kuzenim hakkında ne düşünürseniz düşünün ama ben ciddiyim!) Size tavsiyem, asla çocuklarınızın bu tür hikayeleri dinlemelerine izin vermeyin ve onları sıkı sıkı tembihleyip bu konuda bilinçlendirin. Bu konuda bir şeyler yapılması gerektiğine inanıyorum. Bu sorunun bilimsel aydınlanmayla çözülebileceğine, bilime karşı güvenin arttığı toplumlarda, bu korkulara yer kalmayacağına inanıyorum… Saygılarımla…
__________________________________________________ __________________________________________________ ____________
Din, insanları günün her anı, yaptığımız her hareketi gökyüzünden izleyen görünmez bir adamın varlığına inandırmıştır. Ve bu görünmez adamın on maddelik özel bir listesi vardır, sizden bunları yapmamanızı ister. Eğer bunlardan herhangi birini yaparsanız, sizi sonsuza kadar kalacağınız özel bir yere gönderir; burası ateş ve dumanla kaplıdır, işkence ve ızdırabın yuvasıdır. Tanrı sizi buraya gönderirken yanmanızı, acı çekmenizi, boğulmanızı, feryat etmenizi ve sonsuza kadar ağlamanızı ister… Ama sizi sever!
GEORGE CARLIN
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 02-09-2009, 11:14
sedatsert sedatsert isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Jun 2009
Mesajlar: 252
Standart

Dinlerin ortak özelliği, Ahiret inancıdır. Yani öldükten sonra tekrar dirilme (haşir) inancıdır.

Öldükten sonra dirilme (Haşir) inancının, pek çok ruhî faidelerinden ve hayatî neticelerinden birtek neticeyi özet olarak beyan ve insan hayatına, özellikle toplumsal hayata ne derece lüzumlu ve zarurî oldu
gunu açıkça göstermek ve haşre iman inancının pek çok delillerinden bir büyük delili özet olarak göstermek ve o haşre imanın ne derece açık ve şübhesiz bulundugunu ifade etmekten ibaret olarak iki Nokta"dır.


Birinci Nokta:
Âhiret inancı, toplumsal hayata ve şahsiye-i insaniyenin üss-ül esası ve saadetinin ve kemalâtının esasatı olduguna yüzer delillerinden bir mikyas olarak yalnız dört tanesine isaret edecegiz.

Birincisi: İnsanlığın


hemen yarısını teskil eden çocuklar, yalnız Cennet fikriyle, onlara dehsetli ve aglatıcı görünen ölümlere ve vefatlara karsı dayanabilirler ve gayet zaîf ve nazik vücudlarında bir kuvve-i maneviye bulabilirler ve her seyden çabuk aglayan gayet mukavemetsiz mizac-ı ruhlarında, o Cennet ile bir ümid bulup mesrurane yasayabilirler.
Meselâ Cennet fikriyle der: "Benim küçük kardesim veya arkadasım öldü, Cennet'in bir kusu oldu. Cennet'te gezer, bizden daha güzel yasar." Yoksa her vakit etrafında kendi gibi çocukların ve büyüklerin ölümleri, o zaîf bîçarelerin endiseli nazarlarına çarpması; mukavemetlerini ve kuvve-i maneviyelerini zîr ü zeber ederek gözleriyle beraber ruh, kalb, akıl gibi bütün letaifini dahi öyle aglattıracak, ya mahvolup veya divane bir bedbaht hayvan olacaktı.

İkinci delil: İnsanlığın dörtte biri olan ihtiyarlar, yalnız hayat-ı uhreviye ile yakınlarında bulunan kabre karsı tahammül edebilirler. Ve çok alâkadar oldukları hayatlarının yakında sönmesine ve güzel dünyalarının kapanmasına mukabil bir teselli bulabilirler ve çocuk hükmüne geçen seri-üt teessür ruhlarında ve mizaçlarında, mevt ve zevalden çıkan elîm ve dehsetli me'yusiyete karsı, ancak hayat-ı bâkiye ümidiyle mukabele edebilirler. Yoksa o sefkate lâyık muhteremler ve sükûnete ve istirahat-ı kalbiyeye çok muhtaç o endiseli babalar ve analar, öyle bir vaveylâ-i ruhî ve bir dagdaga-i kalbî hissedeceklerdi ki; bu dünya onlara zulmetli bir zindan ve hayat dahi kasavetli bir azab olurdu.

Üçüncü delil:


nsanların hayat-ı içtimaiyesinin en kuvvetli medarı olan gençler, delikanlılar, siddet-i galeyanda olan hissiyatlarını ve ifratkâr bulunan nefis ve hevalarını tecavüzattan ve zulümlerden ve tahribattan durduran ve hayat-ı içtimaiyenin hüsn-ü cereyanını temin eden; yalnız Cehennem fikridir. Yoksa Cehennem endisesi olmazsa, "El-hükmü lilgalib" kaidesiyle o sarhos delikanlılar, hevesatları pesinde bîçare zaîflere, âcizlere, dünyayı Cehennem'e çevireceklerdi ve yüksek insaniyeti gayet süflî bir hayvaniyete döndüreceklerdi.
Dördüncü delil:


Nev-i beserin hayat-ı dünyeviyesinde en cem'iyetli merkez ve en esaslı zenberek ve dünyevî saadet için bir Cennet, bir melce, bir tahassüngâh ise; aile hayatıdır. Ve herkesin hanesi, küçük bir dünyasıdır. Ve o hane ve aile hayatının hayatı ve saadeti ise; samimî ve ciddî ve vefadarane hürmet ve hakikî ve sefkatli ve fedakârane merhamet ile olabilir. Ve bu hakikî hürmet ve samimî merhamet ise; ebedî bir arkadaslık ve daimî bir refakat ve sermedî bir beraberlik ve hadsiz bir zamanda ve hududsuz bir hayatta birbiriyle pederane, ferzendane, kardesane, arkadasane münasebetlerin bulunmak fikriyle, akidesiyle olabilir. Meselâ der: "Bu haremim, ebedî bir âlemde, ebedî bir hayatta, daimî bir refika-i hayatımdır. Simdilik ihtiyar ve çirkin olmus ise de zararı yok. Çünki ebedî bir güzelligi var, gelecek. Ve böyle daimî arkadasgın hatırı için herbir fedakârlıgı ve merhameti yaparım." diyerek o ihtiyare karısına, güzel bir huri gibi muhabbetle, sefkatle, merhametle mukabele edebilir. Yoksa kısacık bir-iki saat surî bir refakatten sonra ebedî bir firak ve müfarakate ugrayan arkadaslık; elbette gayet surî ve muvakkat ve esassız, hayvan gibi bir rikkat-i cinsiye manasında ve bir mecazî merhamet ve sun'î bir hürmet verebilir ve hayvanatta oldugu gibi; baska menfaatler ve sair galib hisler, o hürmet ve merhameti maglub edip o dünya cennetini, cehenneme çevirir.
İste iman-ı hasrînin yüze r neticesinden birisi; hayat-ı içtimaiye-i insaniyeye taalluk eder. Ve bu tek neticenin de yüzer cihetinden ve faydalarından mezkûr dört delile sairleri kıyas edilse anlasılır ki: Hakikatı hasriyenin tahakkuku ve vukuu; insaniyetin ulvî hakikatı ve küllî haceti derecesinde kat'îdir. Belki insanın midesindeki ihtiyacın vücudu, taamların vücuduna delalet ve sehadetinden daha zahirdir ve daha ziyade tahakkukunu bildirir. Ve eger bu hakikat-ı hasriyenin neticeleri insaniyetten çıksa; o çok ehemmiyetli ve yüksek ve hayatdar olan insaniyet mahiyeti, murdar ve mikrop yuvası bir lâse hükmüne sukut edecegini isbat eder. Beserin idare ve ahlâk ve içtimaiyatı ile çok alâkadar olan içtimaiyyun ve siyasiyyun ve ahlâkiyyunun kulakları çınlasın! Gelsinler, bu boşlugu ne ile doldurabilirler ve bu derin yaraları ne ile tedavi edebilirler?




Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 02-09-2009, 11:27
uyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
uyar uyar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Jul 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 3.381
Standart

sedatsert´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Birinci Nokta:
Âhiret inancı, toplumsal hayata ve şahsiye-i insaniyenin üss-ül esası ve saadetinin ve kemalâtının esasatı olduguna yüzer delillerinden bir mikyas olarak yalnız dört tanesine isaret edecegiz...................


yaw gel de alay etme..... kaşınıyor bu dindar arkadaşlar yaw ben ne yapayım... nereden başlasak acaba??? dilinden mi zikrinden mi???

şimdi arkadaşım ben senin şahsiye-i insaniyenin üss-ül esasını neyapayım (küfreder gibi yaw)..... madem kopi-pest () yapacan bari bi zahmet bunları türkçeleştir... dimi

kuranı okuyun cunku okudukca allahin olmadigini daha iyi anlayacaksiniz .......
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 02-09-2009, 11:37
uyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
uyar uyar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Jul 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 3.381
Standart

SAvunmaya bakın

sedatsert´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Birincisi: İnsanlığın hemen yarısını teskil eden çocuklar, yalnız Cennet fikriyle, onlara dehsetli ve aglatıcı görünen ölümlere ve vefatlara karsı dayanabilirler ve gayet zaîf ve nazik vücudlarında bir kuvve-i maneviye bulabilirler ve her seyden çabuk aglayan gayet mukavemetsiz mizac-ı ruhlarında, o Cennet ile bir ümid bulup mesrurane yasayabilirler.

Meselâ Cennet fikriyle der: "Benim küçük kardesim veya arkadasım öldü, Cennet'in bir kusu oldu. Cennet'te gezer, bizden daha güzel yasar." Yoksa her vakit etrafında kendi gibi çocukların ve büyüklerin ölümleri, o zaîf bîçarelerin endiseli nazarlarına çarpması; mukavemetlerini ve kuvve-i maneviyelerini zîr ü zeber ederek gözleriyle beraber ruh, kalb, akıl gibi bütün letaifini dahi öyle aglattıracak, ya mahvolup veya divane bir bedbaht hayvan olacaktı.


insanlar çocuktur. çocukları cennet fikriyle uyutup kandırabiliriz.. çünkü çocuklar masalları severler... sizler büyüklere de masallar anlatıyorsunuz zaten.. zaten büyükleri de çocuk görüyor bu zatı muhteremler.. bak öldü kuş oldu uçtu gitti pırrrrrrrr..... sende ölünce böyle pırrrr uçacaksın....muhteşem bir açıklama savunma bravo kardeşim bravo...

kuranı okuyun cunku okudukca allahin olmadigini daha iyi anlayacaksiniz .......
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 02-09-2009, 11:44
uyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
uyar uyar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Jul 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 3.381
Standart

sedatsert´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
İkinci delil: İnsanlığın dörtte biri olan ihtiyarlar, yalnız hayat-ı uhreviye ile yakınlarında bulunan kabre karsı tahammül edebilirler. Ve çok alâkadar oldukları hayatlarının yakında sönmesine ve güzel dünyalarının kapanmasına mukabil bir teselli bulabilirler ve çocuk hükmüne geçen seri-üt teessür ruhlarında ve mizaçlarında, mevt ve zevalden çıkan elîm ve dehsetli me'yusiyete karsı, ancak hayat-ı bâkiye ümidiyle mukabele edebilirler. Yoksa o sefkate lâyık muhteremler ve sükûnete ve istirahat-ı kalbiyeye çok muhtaç o endiseli babalar ve analar, öyle bir vaveylâ-i ruhî ve bir dagdaga-i kalbî hissedeceklerdi ki; bu dünya onlara zulmetli bir zindan ve hayat dahi kasavetli bir azab olurdu.

al şimdi de ihtiyarlar (bunlar da %25miş).... onlara da bir teselli yani yine yalan avutma ile gidiyorlar.. bunlar " vaveylâ-i ruhî ve bir dagdaga-i kalbî " hissetsinler diye yalan dolan devam ettiriliyor.... yaw resmen insanlıkla alay ediliyor..

kuranı okuyun cunku okudukca allahin olmadigini daha iyi anlayacaksiniz .......
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 02-09-2009, 11:51
uyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
uyar uyar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Jul 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 3.381
Standart

sedatsert´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Üçüncü delil: İnsanların hayat-ı içtimaiyesinin en kuvvetli medarı olan gençler, delikanlılar, siddet-i galeyanda olan hissiyatlarını ve ifratkâr bulunan nefis ve hevalarını tecavüzattan ve zulümlerden ve tahribattan durduran ve hayat-ı içtimaiyenin hüsn-ü cereyanını temin eden; yalnız Cehennem fikridir. Yoksa Cehennem endisesi olmazsa, "El-hükmü lilgalib" kaidesiyle o sarhos delikanlılar, hevesatları pesinde bîçare zaîflere, âcizlere, dünyayı Cehennem'e çevireceklerdi ve yüksek insaniyeti gayet süflî bir hayvaniyete döndüreceklerdi.
artık yüzde veremiyor çünkü %25 falan da buraya verse geriye insan kalmayacak ilahi sedat (tabii aslen Risale-i nur demek lazım)....
şimdi bu gençler yani azgın hayvansı mahluklarında dizginlenmesi için tabii ki yalanlar korkutmalar falan söylemek gayet mantıklı ve farz oluyor dimi.. yoksa alimalaah bu hayvansılarla nasıl başa çıkarız.... hahahaha... ilahi sedat

daha devam edeyimmi

kuranı okuyun cunku okudukca allahin olmadigini daha iyi anlayacaksiniz .......
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 02-09-2009, 12:11
güneşinzaptıyakın güneşinzaptıyakın isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 30 Aug 2009
Mesajlar: 2.219
Standart

''Bir papazın beni okşaması (yedi yaşındaki aklına göre) <berbat> bir şeydi; ama arkadaşımın cehenneme gitmesi soğuk ve sonsuz bir korkuydu. Papazın davranışı uykumu kaçırmadı; ama sevdiğim bir insan'ın cehenneme gitmiş olmasından kaynaklanan dehşet duygusuyla geceleri karabasanlar görüyor, hiç uyuyamıyordum.'' (1) ve ilerleyen satırlarda '' Çocukluğumu korkunun eğemen olduğu bir ruh durumu içinde yaşadım. Bu korku sonsuza kadar lanetlenme endişesinden kaynaklanıyordu. Bir çocuk için cehennem ateşinin alevlerini, gıcırdıyan dişleri gözönüne getirmenin ne kadar dehşet verici bir şey olduğunu tahmin edebilirsiniz. Bu tür imgeler onun için mecaz değil, gerçeğin ta kendisidir.'' diye tanımlar aldığı mektuplardan örneklerle Richard Dawkins kitabında dinsel öğretinin bir çocuk üzerinde yarattığı şiddeti.

Yerleşen korku yetişkin hayatında bile peşini bırakmaz mağdurların. Diğer dinler bir yana, kendi dininden ama farklı bir tarikattan olan komşusunun cehenneme gideceğine inanarak yaşamak bazen korkunç tahrifatlar yapar özellikle çocuklarda. Her gün gördüğünüz ve size şevkatle yaklaşan bir yakınınızın sonsuza kadar cehennemde işkence göreceğini bilmek özellikle çocuklarda davranış bozukluklarına yol açar. Günlük yaşamda karşılaşılan sorunlardan kaçmak için dinsel tefekküre dalmak, gerçeklerden uzaklaşan bir pisikoz bozukluğuna yol açar. Kim devamlı korku içinde yaşamak ister?
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 02-09-2009, 12:45
sedatsert sedatsert isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Jun 2009
Mesajlar: 252
Standart

Bakın konu nasıl bağlanıyor:

"Beserin idare ve ahlâk ve içtimaiyatı ile çok alâkadar olan içtimaiyyun ve siyasiyyun ve ahlâkiyyunun kulakları çınlasın! Gelsinler, bu boşlugu ne ile doldurabilirler ve bu derin yaraları ne ile tedavi edebilirler?"

İşte olay bu...
Bunu anlayamıyorsunuz.
Olay cennete veya cehenneme gitmek meselesi değil. Ahiret inancının bu dünyadaki faydalarını psikolojik ve sosyolojik analizi.....
Biraz anlama niyeti ile okuyun ne olur...



Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 02-09-2009, 14:02
Sheik Galib Sheik Galib isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 29 Aug 2009
Mesajlar: 118
Standart

sn sedat sert
Bu arkadaşlarla anlayabilecekleri dilden konuşun lütfen. siz Risale-i Nur'la ve risale yöntemiyle konuya yaklaşıyorsunuz. Normal insanlar bile anlamakta zorluk çekiyorlar, bu arkadaşların anlayıp ta kendilerine pay çıkarabileceklerini hiç sanmıyorum..... Selam ve dua ile Mevlaya emanet olunuz...
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 02-09-2009, 14:18
uyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
uyar uyar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Jul 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 3.381
Standart

evet sedatsert..... kendin yazarken bak ne güzel türkçe yazıyorsun .. ama aşırma yazıların anlaşılmaz şekilde... küfür mü ediyor övüyor mu belli değil

kuranı okuyun cunku okudukca allahin olmadigini daha iyi anlayacaksiniz .......
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:53 .