
20-12-2005, 15:25
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Müslüman Kur'an'da olmayana inanır mı?!
Detaylara girmediğiniz takdirde insan ve toplum hayatını ilgilendiren tüm doğruları,gerçekleri ve yapılması gerekenleri,tavsiyeleri,emir ve kuralları küçük bir kitaba sığdırabilirsiniz.600 sayfalık kur'an'da herşeyin,her bilginin olduğu,tüm gerçeklerin yazılı olduğu iddia edilir.
Üstelik te kur'an da herşeyin apaçık olarak açıklandığı belirtilmiştir.
Yani şifrelere,mecazi anlamlara başvurulmamıştır.
İnsanlara ,sizin bu devirde anlayamayacağınız bilgiler,gerçekler size verilmemiştir de denmemiştir.Hemen her konuda açıklama vardır.
O halde islama ve kur'an'a inanan bir müslüman neden kur'an dışı bilgilere inanıyor ve kur'an'ı bu yeni bilgilere göre açıklamaya,tefsire yelteniyor?
Örneğin ;
Dünyanın yuvarlak olduğuna neden inanır bir müslüman?
Ya da döndüğüne?
Mikroplara niye inanır? İlaçlara,doktora?
|

23-12-2005, 01:56
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Hz.Muhammed dünyanın yuvarlak olduğunu bilmiyordu.O devirde zaten bu bilinmiyordu.
Ancak Kur'an'ın yazdığına inanmayan yani apaçık ayetlerdir diye yazıldığı halde ayetlerde mucize arayanlar,ayetlerin anlamlarını çarpıtarak "işte bu ayette dünyanın yuvarlak olduğu belirtiliyor" gibi aldatmalara yelteniyorlar.
Apaçık yazılmama sebebini ise "o devirde insanlar bunu anlayamazdı" şeklinde ifade ediyorlar.
Rum süresi ile kehanette bulunan,yerin ve göğün 7 kat olduğunu ileri süren  ,görülmeyen,duyulmayan,hissedilmeyen cinler olduğunu iddia eden  ,miraca çıktığını anlatabilen kitap;
"Üzerinde yaşadığınız arz, şu gökteki ay gibi yuvarlaktır ve ondan büyüktür" diyemez miydi?
|

23-12-2005, 02:22
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Dec 2005
Bulunduğu yer: ist.
Mesajlar: 90
|
|
İslami ilimlerden yoksun cahil adam...şimdi sana yapsam bu izah giderde gider sair yazılarıma bak ve oradan biraz bu bağlamda yazdıklarımı oku...kısa keseyim...KURAN SÜNNET İCMA KIYAS.din bu dört temel esas ile yol alır ve günümüz meseleleride bu 4 kuram ile aydınlanır.bu kuramlar kuranın evrenselliği ve kıyamete kadar devam edegelecek eskimezliğinin delilidir çünkü hiçbir işte tıkanıklık söz konusu olmaz.ve esas olan ne hükme varılırsa varılsın yani günümüz meselelerine dair fetva hususunda bu hüküm kurana asla ters düşmez.kuran elbette apaçık bir kitaptır lakin senin anlaman için evvela kuran ilimlerini iyi bilmen günümüz meselelerine dair kurandan hüküm çıkaratacak seviyeye gelmen gerekmektedir.işte müfessirler dediğimiz tefsir alimleri bu ilimlere kendilerini adamışlar ve günümüz meselelerine kuran ve sünnet i seniyye yolunda ışık tutmuşlardır.bunları konuşuyorum ama sende algılayabilecek yetenek olduğunuda düşünmüyorum.çünki sizin küfrünüzün inadi olduğu izlenimi bende hakim.olaki bir garip müslüman sizin bu kurnazca oyunlarınıza yem olmasın.
|

23-12-2005, 03:12
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Ebabiyl;
Seni uyarıyorum.Hakaret etmesini ben de iyi bilirim.Seviyemi bozmak istemiyorum.Tabirlerin çok çirkin.Yazılarımın hiçbirinde kimseye hakaret etmedim.Cevap vermen için kişileri aşağılaman,hakaret etmen gerekmiyor.Seni anlıyorum.Şu an bir evrim geçiriyorsun.Çelişkiler yaşıyorsun.Çünkü hiç böyle ummuyordun.Senin gözünde "kafaları hiç çalışmıyor mu,akılsız mı bunlar" diye gördüklerin cevap veremeyeceğin yüzlerce konu getiriyorlar ortaya.Merak etme,sonrası iyi olacak.Zaman her şeyin ilacıdır.İleride fikir-ifade özgürlüğünü benimseyen,dününden mahçup,demokrat bir yapıya kavuşacaksın.Bu site ve benzelerine takılmaya devam et.Bol bol kitap oku.Değişik bakış açılarından değerlendir.Empati yap mesela.Yarın çocuğunun aynı fikirleri taşıdığını varsay.Olmaz deme.Dünya hali.Bak Said i Nursi sünneti çiğnediğini bile bile niçin evlenmemiş.Ya yarın çocuklarım dinden saparsa,doğru yolu,ilmin yolunu seçerse diye.Onun için saygılı ol.Kimse sana saldırgan olduğun için madalya takmaz.Egonu da tatmin edemezsin.Etki tepkiyi doğurur.Misliyle cevabını alırsın,rencide olursun.Bak güzel güzel münazara yapmak varken,niye kendini kaybediyorsun.Bu sitede duymadığın şeyleri duydun,onlara cevap yazdın.Araştırdın.İsmini hiç bilmediğin filozofları tanıdın.İlmin arttı.Şükret.Kazançlısın.Dozunu kaçıracaksın.Sen bana ben sana.Sonra ! Siteden ihraç olacağız.Sen bu siteye girerken anlaşma mı yaptın.Din aleyhinde yazı istemem,kitabı inkar,ayeti tartışma,peygamberi ret istemem mi dedin de kabul ettiler.
Bir daha öyle çirkin sözler kullanmazsın umarım.Kullansan da sana kullanana karşılık ver.Her yazıya balıklama dalma olur mu.Hadi bakalım..
|

23-12-2005, 03:37
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Bana 500 sene evvel yazılmış bir tefsir gösterebilir misiniz dünyanın yuvarlak olduğunu ve döndüğünü yazan?
İspatlandıktan sonra ben de çarpıtarak,kıvırarak çıkarırım.Var mı mikroplar bulunmadan önce tefsirinde yazan,atomdan,evrenin genişlemesinden,kara deliklerden,büyük patlamadan bahseden bir tefsirci?Eski tefsirlerin hepsi saçmalıklarla doludur.
Hangi evrensellikten bahsediyorsunuz?Yeri gök kadar büyük ve dümdüz zanneden bir kitabın evrenselliği olur mu?
|

23-12-2005, 21:41
|
|
|
inanç meselesi bu sana o tarihde ozon tabakasini anlatsalardi bu adam deli derdin tarih 2006 ve kurani kerim su ayeti ozaman belirtmisdi :enbiya : 32. Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allah’ın varlığını gösteren) delillerden yüz çevirmektedirler.----------------------------------------------------------------------------------------------------- enbiya :33. O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedirler. bunu ozaman ki insanlara desenki günes sistemi denen bir olay var alay ederlerdi ... --------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- bunun gibi niceleri zamani gelince açiga çikiyor genede inanmiyor insanlar ...
|

23-12-2005, 22:37
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Dağları görürsün de onları durgun sanırsın, oysa onlar bulutların hareketi gibi hareket etmektedirler. Bu her şeyi sapasağlam, mükemmel yapan Allah'ın sanatıdır. Gerçekten O yaptıklarınızdan haberdardır.
27Neml Suresi 88
Bugün "Dünyanın döndüğünü işaret ediyor" denen ayet ne yazık ki daha önce kıyamet alameti olarak tefsir ediliyordu.
Galileo'dan 300 sene sonra dahi,dünyanın döndüğünü söyleyenleri islamiyet kafir ilan ediyordu.
1900'lü yıllarda Suudi Arabistanlı Şeyh Abdul Aziz Bin Baz şöyle diyor : "... Bunu iddia eden kafir olur ve delalete düşer. Bunu iddia eden kişi tövbeye davet edilir. Ederse ne ala! Aksi taktirde kafir ve mürted olarak öldürülür ve malı da Müslümanlar'ın hazinesine katılır. Eğer ileri sürdükleri gibi Dünya dönüyor olsaydı ülkeler, dağlar, ağaçlar,nehirler, denizler bir düzende kalmazdı. İnsanlar batıdaki ülkelerin doğuya, doğudaki ülkelerin batıya kaydığını görürlerdi. Kıble'nin yeri değişir, insanlar kıbleyi tayin edemezlerdi. Bunların hiçbiri görülmediğine göre, Dünya'nın hareketli olduğu iddiası uzun sürecek birçok nedenden dolayı batıldır." Görüldüğü gibi Dünya'nın hareketsiz olduğuna dair kanaatler o kadar kuvvetli olmuştur ki; din adamı görüntüsündeki cahiller, bu gerçeği söyleyenin kafir olduğunu ve öldürülmesi gerektiğini iddia edebilmişlerdir (Hem de 20. yüzyılda).
|

23-12-2005, 22:42
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21 Sep 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1.149
|
|
EL BURUNİ
[973 - 1054]
Yaşadığı çağa damgasını vurup "Biruni Asrı" denmesine sebep olan zeka harikası bilgin 973 yılında Harizm'in merkezi Kas'ta doğdu. Esas adı Ebu Reyhan b. Muhammed'dir. Küçük yaşta babasını kaybetti. Annesi onu zor şartlarda, odunsatarak büyüttü. Daha çocuk yaşta araştırmacı bir ruha sahipti. Birçok konuyu öğrenmek için çılgınca hırs gösteriyordu. Tahsil çağına girdiğinde Harizmşahların himayesine alındı ve saray terbiyesiyle yetişmesine özen gösterildi. Bu aileden bilhassa Mansur, Biruni'nin en iyi bir eğitim alması için her imkanı sağladı.
Bu arada İbni Irak ve Abdüssamed b. Hakim'den de dersler alan bilginimizin öğrenimi uzun sürmedi, daha çok özel çabalarıyla kendisini yetiştirdi. Araştırmacı ruhu, öğrenme hırsı ve sönmeyen azmiyle birleşince 17 yaşında eser vermeye başladı. Fakat Me'munilerin Kas'ı alıp Harizmşahları tarihten silmeleriyle Biruni'nin huzuru kaçtı, sıkıntılar başladı ve Kas'ı terk etmek zorunda kaldı. Ancak iki yıl sonra tekrar döndüğünde ünlü bilgin Ebü'lVefa ile buluşup rasat çalışmaları yaptı. Daha sonra hükümdar Ebü'lAbbas, sarayında Biruni'ye bir daire tahsis edip, müşavir ve vezir olarak görevlendirdi. Bu durum, hükümdarların ilme duydukları derin saygının göstergesi, bilginimizin de devlet başkanları yanındaki yüksek itibarının belgesiydi.
Gazneli Mahmud Hindistan'ı alınca hocalarıyla Biruni'yi de oraya götürdü. Zira onun yanında da itibarı çok yüksekti. "Biruni, sarayımızın en değerli hazinesidir' derdi. Bu yüzden tedbirli hünkar, liyakatını bildiği Biruni'yi Hazine Genel Müdürlüğü'ne tayin etti .O da orada Hint dil ve kültürünü bütünüyle inceledi. Üstün dehasıyla kısa sürede Hintli bilginler üzerinde şaşkınlık ve hayranlık uyandırdı. Kendisine sağlanan siyasi ve ilmi araştırmalarına devam etti. Bir devre adını veren, çağını aşan ilmi hayatının zirvesine erişti. Sultan Mes'ud, kendisine ithaf ettiği Kanunu Mes'udi adlı eseri için Biruni'ye bir fil yükü gümüş para vermişse de o, bu hediyeyi almadı.
Son eseri olan Kitabü's Saydele fi't Tıb'bı yazdığında 80 yaşını geçmişti. Üstad diye saygıyla yad edilen yalnız İslam aleminin değil, tüm dünyada çağının en büyük bilgini olan Biruni, 1051 yılında Gazne'de hayata gözlerini yumdu.
Biruni, "Elinden kalem düşmeyen, gözü kitaptan ayrılmayan, iman dolu kalbi tefekkürden dur olmayan, benzeri her asırda görülmeyen bilginler bilgini bir dahiydi. Arapça, Farsça, Ibranice, Rumca, Süryanice, Yunanca ve Çinçe gibi daha birçok lisan biliyordu. Matematik, Astronomi, Geometri, Fizik, Kimya, Tıp, Eczacılık, Tarih, Coğrafya, Filoloji, Etnoloji, Jeoloji, Dinler ve Mezhepler Tarihi gibi 30 kadar ilim dalında çalışmalar yaptı, eserler verdi.
Onun tabiat ilimleriyle yakından ilgilenmesi, Allah'ın kevni ayetlerini anlamak, kainatın yapı ve düzeninden Allah'a ulaşmak, Onu yüceltmek gayesine yönelikti. Eserlerinde çok defa Kur an ayetlerine başvurur, onların çeşitli ilimler açısından yorumlanmasını amaçlardı. Kuran'ın belağat ve i'cazına olan hayranlığını her vesileyle dile getirdi. İlmi kaynaklara dayanma, deney ve tecrübeyle ispat etme şartını ilk defa o ileri sürdü.
İbni Sina'yla yaptığı karşılıklı yazışmalarındaki ilmi metod ve yorumları, günümüzde yazılmış gibi tazeliğini halen korumaktadır. Tahkik ve Kanunı Mes'udi adlı eserleriyle trigonometri konusunda bugünkü ilmi seviyeye ta o günden, ulaştıgı açıkça görülür. Bu eser astronomi alanında zengin ve ciddi bir araştırma abidesi olarak tarihe mal olmuştur. İlmiyle dine hizmetten mutluluk duymaktadır.
Gazne'de kıbleyi tam olarak tespit etmesi ve kıblenin tayini için geliştirdiği matematik yöntemi dolayısıyla kıyamet günü Rabb'inden sevap ummaktadır. Ayın, güneşin ve dünyanın hareketleri, güneş tutulması anında ulaşan hadiseler üzerine verdiği bilgi ve yaptığı rasatlarda, çağdaş tespitlere uygun neticeler elde etti. Bu çalışmalarıyla yer ölçüsü ilminin temellerini sekiz asır önce attı. Israrlı çabaları sonunda yerin çapını ölçmeyi başardı. Dünyanın çapının ölçülmesiyle ilgili görüşü, günümüz matematik ölçülerine tıpatıp uymaktadır. Avrupa'da buna BIRUNI KURALI denmektedir.
Newton ve Fransız Piscard yaptıkları hesaplama sonucu ekvatoru 25.000 mil olarak bulmuşlardır. Halbuki bu ölçüyü Biruni, onlardan tam 700 yıl önce Pakistan'da bulmuştu. O çağda Batılılardan ne kadar da ilerideymişiz.
Biruni, hastalıkları tedavi konusunda değerli bir uzmandı. Yunan ve Hint tıbbını incelemiş, Sultan Mes'ud'un gözünü tedavi etmişti. Otların hangisinin hangi derde deva ve şifa olduğunu çok iyi bilirdi. Eczacılıkla doktorluğun sınırlarını çizmiş, ilaçların yan etkilerinden bahsetmiştir.
Daha o çağda Ümit Burnu'nun varlığından söz etmiş, Kuzey Asya ve Kuzey Avrupa'dan geniş bilgiler vermişti. Christof Coloumb'dan beş asır önce Amerika kıtasından, Japonya'nın varlığından ilk defa söz eden O'dur.
Dünyanın yuvarlak ve dönmekte olduğunu, yerçekimin varlığını Newton'dan asırlarca önce ortaya koydu. Henüz çağımızda sözü edilebilen karaların kuzeye doğru kayma fikrini 9.5 asır önce dile getirdi.
Botanikle ilgilendi, geometriyi botaniğe uyguladı. Bitki ve hayvanlarda üreme konularına eğildi. Kuşlarla ilgili çok orijinal tespitler yaptı. Tarihle ilgilendi. Gazneli Mahmud, Sebüktekin ve Harzem'in tarihlerini yazdı. Biruni, ayrıca dinler tarihi konusuna eğildi, ona birçok yenilik getirdi. Çağından dokuz asır sonra ancak ayrı bir ilim haline gelebilen Mukayeseli Dinler Tarihi, kurucusu sayılan Biruni'ye çok şey borçludur.
Biruni, felsefeyle de ilgilendi. Ama felsefenin dumanlı havasında boğulup kalmadı. Meseleleri doğrudan Allah'a dayandırdı. Tabiat olaylarından söz ederken, onlardaki hikmetin sahibini gösterdi. Eşyaya ve cisimlere takılıp kalmadı.
Biruni, Cebir, Geometri ve Cografya konularında bile o konuyla ilgili bir ayet zikretmiş, ayette bahsi geçen konunun yorumlarını yapmış, ilimle dini birleştirmiş, fenni ilimlerle ilahi bilgilere daha iyi nüfuz edileceğini söylemiş, ilim öğrenmekten kastın hakkı ve hakikatı bulmak olduğunu dile getirmiş ve "Anlattıklarım arasında gerçek dışı olanlar varsa Allah'a tövbe ederim. Razı olacağı şeylere sarılmak hususunda Allah'tan yardım dilerim. Batıl şeylerden korunmak için de Allah'tan hidayet isterim. İyilik O'nun elindedir!" demiştir.
Eserleri halen Batı bilim dünyasında kaynak eser olarak kullanılmaktadır. Türk Tarih Kurumu 68. sayısını Biruni'ye Armağan adıyla bilginimize tahsis etti. Dünyanın çeşitli ülkelerinde Biruni'yi anmak için sempozyumlar, kongreler düzenlendi, pullar bastırıldı. UNESCO'nun 25 dilde çıkardığı Conrier Dergisi 1974 Haziran sayısını Biruni'ye ayırdı. Kapak fotoğrafının altına, "1000 yıl önce Orta Asya'da yaşayan evrensel deha Biruni; Astronom, Tarihçi, Botanikçi, Eczacılık uzmanı Jeolog, Şair, Mütefekkir, Matematikçi, Coğrafyacı ve Hümanist" diye yazılarak tanıtıldı.
|

23-12-2005, 23:25
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Diğerlerinden bahsetmezsek haksızlık olur..
Doğruluğunu varın siz araştırın..
Newton'dan yerçekimini "ilk bulan" kişi diye bahsederiz. Oysa yerçekimini ilk keşfeden, bilim adamı, pek tanımadığımız bir müslüman: Razi. Alın size bir örnek daha. Uçakla uçmayı ilk kim başardı? Tarih kitaplarına soracak olursanız hepimizin tanıdığı Wright kardeşler. Halbuki Ebu Firnas adlı İslam bilgininin onlardan yaklaşık 1000 yıl önce uçmuşlardır.
Şimdi gelin, Batı kaynaklı önyargıları bir kenara bırakalım ve bilimsel birçok buluşu "ilk" yapan İslam bilginlerini tanıyalım.
İlk kağıt fabrikasını kuran alim İbni Fazıl
Kızamık ve çiçek hastalığını keşfeden; alim Razi
Mikrobu bulan alim . Akşemseddin
Cüzzamı bulan alim ... İbni Cessar
Vebanın bulaşıcı olduğunu bulan alim İbni Hatip
Verem mikrobunu bulan alim Kambur Vesîm
Retina tabakasını bulan alim İbni • Rüşd
İlk göz ameliyatını yapan alim Ammar
İlk kanser ameliyatını yapan alim Ali bin Abbas
Küçük kan dolaşımını bulan alim İbnünnefis
İlk Tabipler odası başkanı Ali bin Rıdvan
Sıfırı ilk kullanan alim Harizmi
Trigonometriyi ilk bulan alim Battani
Tanjant, kotanjant ve kosekantı ilk kullanan alim Ebul Vefa
Trigonometri kitabını yazan alim Nasiruddin Tusi
İlk trigonometrik dönüşüm formülünü bulan alim İbni Yunus
Binom formülünü ilk bulan alim Ömer Hayyam
İlk difransiyel kitabını yazan alim. Sabit bin Kurra
Ondalık kesiri ilk bulan alim Gıyaseddin Cemşid
İlk usturlabı yapan alim Zerkali
Dünyanın döndüğünü keşfeden ilk alim Biruni
Dünyanın çevresini ilk ölçen alim Musa kardeşler
Güneşin yüzündeki lekeleri ilk bulan alim Fergani
Yıldızların yer ve açıklıklarını ölçen alim Cabir bin Eflah
İlk otomatik kontrol sistemleri tasarlayan alim Ahmet bin Musa
Sibernetiği ilk kuran alim. İsmail-El Gezeri
İlk optik temellerini koyan alim İbni Heysem
Sesin .fiziki açıklamasını ilk yapan alim Farabi
İlk torna tezgahını yapan alim İbni Karara
Kanatlarla uçan ilk alim Hazerfen Ahmed Çelebi
İlk uçağı yapan alim Ebu Firnas
Yer çekimini ilk bulan alim Razi
Sarkaçlı saati ilk yapan alim İbni Yunus
Maddelerin özgül ağırlığını ilk hesaplayan alim Hazini
Atomun parçalanabileceğim ilk bulan alim Cabir bin Hayyan
Gök kuşağını ilk açıklayan alim Kutbettin Şirazi
İlk kimya laboratuarını kuran alim. Cabir
Saf alkolü ilk elde eden alim Razi
Fosforu ilk bulan alim Beşir
Havan topunu ilk bulan alim Fatih Sultan Mehmed
İlk kıta seyahatnamesini yazan alim İbni Battuta
İlk dünya haritasını çizen alim Mürsiyeli İbrahim
İlk ecza kitabını yazan alim İbni Baytar
Bir de tefsirci alimlerimizi bulabilsek!!
|

23-12-2005, 23:29
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21 Sep 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1.149
|
|
Bunlarda kevni ayetleri tefsir etmişler kardeş.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:52 .
|