.......
Laik yaşam tarzına sahip kentli, eğitimli ortasınıfların 2001-2 konjonktüründeki ruh hali derhal AB’ye ve ABD’ye kaçmak yönündeydi... Ekonomik kriz sebebiyle bu ülkede istedikleri fırsatlara sahip olamıyorlardı. Ekonomi aşırı daralmıştı. Mevcut malların değeri çok azalmıştı... O dönemin tartışma programlarında “Batı’ya nasıl gidip, yerleşilir?” konusu standart konuydu. O programlarda çıkan her laik ortasınıf genci de Türkiye’ye kızgınlıkla doluydu. Batı ülkelerinin ticaret ve eğitim temsilcilikleri tam gaz mesai yapıyordu...
2007 yılına geldiğimizde, daha beş yıl evvel AB ve ABD’ye kapağı atmak için takla atan bu ortasınıflar meydanlarda “Ne AB, ne ABD, tam bağımsız Türkiye” diyen toplumsal kesimler haline geldiler... Bu beş sene içinde malları, mülkleri değerlendi, ortasınıf açısından ekonomik fırsatlar genişledi, yurtdışına kaçmaya gerek kalmadı... Fakat bu toplumsal kesim kendi durumundan çok, diğer toplumsal kesimlerin durumuyla ilgiliydi... Onların algısına göre İslâmi kesim de zenginleşiyordu, Kürtler de zenginleşiyordu, hiç görmedikleri sosyal mekânlarda bu insanları görmeye başladılar. Bir Kürt daha bir kendine güvenerek “Ben Kürdüm” diyebiliyordu. Nisbi bir özgürleşme olmuştu, bu nisbi durum bile laik ortasınıfların büyük bölümünde rahatsızlık uyandırıyordu...
İşte bugün karşımızda olan Türk meselesi budur... Bu tip Türklerin rahatsızlığı EDIT(3.yol) edepsizce bir rahatsızlıktır... Zenci gençlerin üniversiteye gitmesinden rahatsız olup, protesto eden, bağıran çağıran 50’lerin beyaz Amerikan halkının psikolojisinden farklı değil bu durum... Bu noktada toplumsal irade, demokrasi gereği çoğunluğun eğilimi falan da dinlenemez... Haklar ve özgürlükler demokrasiden önce gelir. Sivil haklar ve özgürlükler bazen demokrasiye rağmen savunulur. Meşru ve onurlu bir devlet o yurttaşlarını çoğunluğa karşı da korumak zorundadır...
Bugünlerde bu ülkenin “en elit” olarak kabul edilen okullarının neredeyse tamamının mail gruplarında bu patolojik ruh halinin tezahürü bir mail dolaşıyor... Bu konuda çok sayıda farklı okullardan arkadaşımla özel olarak konuştum, eski mezunlarla, yeni mezunlarla... Hemen hemen tümünde tepki aynı, bu psikopatça satırlara karşı çıkan tek tük insan var. Çoğunluk bu ırkçı yazıyı haklı buluyor.... Faşist Sırp general Ratko Mladiç bozması, bu ülkeyi kan gölüne çevirmeyi kafasına koymuş ruh hastası malum adamı tekil örnek sanmasın kimse... Bu Türkçü bölücü ruh hali yayılıyor... Türk laik ortasınıfı toplu bir meczuplaşma yaşıyor... İşte o mail... Sizce nereye gidiyoruz?..
“Güneydoğuda herif 30 çocuk sahibi olacak... Çalışmayıp yan gelip yatacak... Benim maaşımdan veya küçük esnaftan %30 vergi alacaksın... SSK primim bir emekli maaşı kadar olacak... Ben bu herifin Kürt bebelerine bakacağım... Türk açılımı istiyoruz...!!!
Ben bir çocuğa bakmak için deli gibi çalışacağım... Kürt yan gelip yatacak... 30 tane palesi için devlet ona çocuk yardımı yapacak... Türk açılımı istiyoruz!!!... Ben o kadar SSK primi ödeyeceğim... Hastanelerden zar zor faydalanacağım... Kürt, bir yeşil kartla 30 tane palesine baktıracak... Türk açılımı istiyoruz!!!... Ben sesimi yükseltsem... Eylem yapsam... Düşüncemi ifade etsem... Türk işçisi, memuru yürüyüş yapıp hak arasa polisten cop ve gaz yiyeceğim... Kürt çıkıp bayrak yakacak... Bölünme isteyecek... Etrafı yakıp yıkacak... Daha fazla demokrasi ve özgürlük isteyecek... Polis Efendi bırak saldırmayı bu itler karşısında copunu saklayıp, kuyruğunu kıstıracak... Türk açılımı istiyoruz... Elektrik, su ve doğalgaz borcunu geciktirsen hemen kesilen ve bir dünya faiz ödeyen... Devlet arazisine bir gecede çöküp oraya ev yapmayan... Zar zor borç harç ev alıp bir de bunun takır takır vergisini ödeyen biz Türkler... Elektriğe, suya , gaza para vermeyip bedava arazide ev kurup oturan Kürt... Türk açılımı istiyoruz...!! !
Ayrımcılık yapılıyor diyorsunuz... En kral ayrımcılık ve asimilasyon bu ülkede bizlere yani Türklere yapılıyor... İtilip kakılan... İşsizlik ve krizle boğuşan... Her borcunu devlete tıkır tıkır ödeyen... Vatanının tehlikede olduğunu hissedip eyleme geçerse Ergenekon Terör Örgütü üyesi damgası yiyen... Türklüğü savunduğunda faşist damgası yiyen siz misiniz yoksa biz Türkler mi... Anlamadım bu işi... Biz mi baskı görüyoruz... Siz mi? Sonrada Başbakan çıkıyor açılım istiyor... Evet istiyoruz ... AMA TÜRK AÇILIMI İSTİYORUZ...”
Rasim Ozan Kütahyalı - 26.09.2009
Makalenin tamami su linkte ;
http://taraf.com.tr/makale/7628.htm
Demekki bu tur e-mailler ile insanlarimizi zehirliyor Irkcilar .....
Ne kadar da ortusuyor yukaridaki makalede ornegi verilen e-mail ile Esron'un fikirleri , iletileri !!!!
Gercekten de ucurumun kenarinda dolaniyor ulusalcilarimiz ....
Umarim savunduklari fikirleri tekrar bir dusunup , insani degerler , hak ve ozgurlukler eleginde eleyerek gecirirler.
Ne Mutlu Insanim Diyene
3.yol