Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 08-12-2009, 16:45
tyd13 tyd13 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 12 Nov 2009
Mesajlar: 311
Standart Disiplinler Arası Düşünce: Bir bilgi estetiği -Jacques Rancière

Disiplinler arası düşünce: Bir bilgi estetiği* -Jacques Rancière

Bir ‘bilgi estetiği’ isteminden anlaşılması gereken ne? Bu açıkça bilgi biçimlerinin estetik bir boyut yüklenmesi gerektiğini söyleme meselesi değildir. İfade, böylesi bir boyutun bütünleyici bir motif olarak eklenmek zorunda olmadığını, her anlamda bilginin içkin bir verileni olarak zaten orada olduğunu önvarsayar. Geriye bunun ne anlama geldiğini anlamak kalır. Ortaya koymak istediğim tez basit: Bilginin estetik boyutundan söz etmek, bilginin kavram ve pratiğini ayıran bir bilgisizlik boyutundan söz etmektir.


Bu önerme açıkça ‘estetik’in anlamıyla ilgili bir önvarsayımı gerektirir. Tez şu: Estetik, sanatın ya da güzelin teorisi olmadığı gibi, bir duygululuk teorisi de değildir. Estetik, tarihsel olarak belirlenmiş, özgül bir görünebilirlik ve anlaşılabilirlik rejimini gösteren, duyulur deneyim kategorileriyle onun yeniden anlamlandırılmasına yazılı olan bir kavramdır. Kant’ın Yargıgücü’nün Eleştirisi’nde sistemleştirdiği yeni bir deneyim tipidir o. Kant’a göre estetik deneyim, duyulur deneyimin alışılagelmiş koşullarından belli bir ayrılışı gerektirir. Bu onun özetlediği bir çifte olumsuzluktur. Bir form’un estetik kavranışı kavramsızdır. Sanatçı, verili bir maddeye bir bilgi (savoir) işlevine göre şekil vermez.

Bu yüzden, güzelin sebepleri sanatınkilerden ayrıdır. Ayrıca bir nesneyi arzulanabilir ya da ofansif yapan sepeplerden dolayı da ayrıdırlar. İmdi, bu çifte olumsuzluk yalnızca sanat yapıtlarını değerlendirmenin yeni koşullarınca tanımlanmaz. Olağan toplumsal deneyim koşullarının belli bir ertelenenişini de tanımlar. Kant, bunu Yargıgücü’nün Eleştirisi’nin başlangıcında saray örneğiyle açıklar; burada estetik yargıgücü sarayın boş bir zenginliğin gösterişi mi yoksa onu yapmak için çalışan insanların döktüğü alınteri mi olduğu bilgisine (savoir) bakmaksızın, biçimi tek başına yalıtır. Sarayın biçimini estetik olarak değerlendirmek için, bunun görmezden gelinmesi gerektiğini yazar.

Kant’ın bildirdiği bu görmezden gelme arzusu bir skandala yol açmakta gecikmedi. Pierre Bourdieu altı yüz sayfa boyunca tek bir tezi tanıtlamaya çalıştı: bu görmezden gelişin, yansız estetik yargı gücünün, kendilerini sosyolojik yasadan -her toplumsal sınıfı onların ethos’una uygun düşen beğeni yargılarıyla, yani bir varoluş tarzıyla onun kendi koşulunu dayattığı bir duyu/izlenim biçimini bağdaştıran sosyolojik yasadan- soyutlayanların (ya da soyutlayabileceğine inananların) bir ayrıcalığı olduğunu kavramak içinki, sosyoloji biliminin giderek daha kesinlikli biçimde bize öğrettiklerinin bilinçli bir yanlış tanınması (meconnaissance) olduğunu. Sarayın biçimsel güzelliğiyle uyumlu yansız yargıgücü, gerçekte ne saray sahiplerine, ne de saray yapıcılara geri döner. Evrensel düşünce ve yansız beğeni konumunu benimseme yoluyla kendisine yüzveren, emek ya da sermaye hakkında hiç bir tasası olmayan küçük burjuva entelektüelin yargıgücüdür o.[1] Bu yüzden onların sıradışı durumu, beğeni yargılarının gerçekte toplumsal olarak belirlenmiş bir ethosu tercüme eden anonim toplumsal yargılar olduğunu, norm uyarınca doğrular.

Bourdie’nun ve estetik yanılsamayı açıkça suçlayanların yargıgücü basit bir alternatife dayanır: biliyorsunuz ya da bilmiyorsunuz [on connaît ou on méconnaît]. Eğer bilmiyorsanız [méconnaît], nasıl bakmanız ya da bakmamanız gerektiğini bilmediğinizden [sait] dolayıdır. Filozof ya da küçük burjuva, bunu reddeden ve estetik yargıgücünün yansız niteliğine inananlar, göremediğinden dolayı görmeyi istemez, çünkü belirlenmiş bir sistemde işgal ettikleri yer, başka herkes için olduğu gibi onlar için de bir yanlış-tanıma [méconnaissance] biçimini belirleyen bir konaklama/uyum modeli kurar. Kısaca, estetik yanılsama, nasıl işlediğini anlamadılarından dolayı öznelerin bir sisteme tabi olmasını sağlama bağlar. Ve eğer anlamıyorlarsa, sistemin gerçek işleyişi yanlış tanındığı içindir. Fikir adamı, bu sistemik nedenlerin kimliğini ve onun yanlış tanınma nedenlerini anlayan kişidir.

Bu bilgi yapılanışı basit bir alternatife bağlıdır: Farkında olan bir doğru bilgi [savoir]vardır, bir de görmezlikten gelen bir sahte bilgi. Sahte bilgi baskı altında tutar, doğru bilgi özgürleştirir. İmdi, bilginin estetik tarafsızlaştırılması, bu şemanın fazla basit olduğunu akla getirir. Bir değil iki bilgi olduğunu, her bir bilgiye (savoir) belli bir bilgisizlikle eşlik edildiğini ve dolayısıyla bastıran bir bilgiyle, özgürleştiren bir bilgisizliğin de olduğunu gösterir. Eğer (saray) yapıcılar eziliyorsa, bu durum üzerlerindeki sömürüyü sarayda oturanların hizmetine soktuklarını görmezlikten gelmesi nedeniyle değildir. Aksine, görmezlikten gelemedikleri içindir, çünkü onların durumu, onları ezen durumdan tamamen farklı gövdeyi ve bambaşka bir görme tarzını yaratma gereğini kendilerine dayatır, çünkü ezici/zulmedici olan, onların sarayda yatırılımış emeğin ürünüyle, bu emekten temellük edilmiş bir aylaklıktan/başıboşluktan başka bir şey görmelerini engeller. Başka deyişle bir bilgi daima bir çifttir: bir bilgiler topluluğu [connaissances] ve ayrıca konumların örgütlü bir dağılımı (partage)[2]. Bu nedenle yapıcının bir bilgi çiftine [savoir] sahip olması gerekir: teknik hareket biçimlerine ilişkin bir bilgi ve sonra gelen koşulların bilgisi. İmdi, bu bilgilerin herbiri belli bir bilgisizliği içerir. Ellerini nasıl kullanması gerektiğini bilenlerin, yaptıkları işin yüce bir amacın eşiti olarak değerlemek bakımından bilgisiz olduğu varsayılır. Rollerini oynamayı sürdürmeleri gerektiğini tam da bu nedenle bilirler. Ama “bil”diklerini [sait] söylemek, gerçekte onların bir roller sisteminin ne olması gerektiğini bilmediğini söylemektir.

Platon, bunu tam olarak açıklamıştı. Sanatçılar iki nedenle şehrin ortak meseleleriyle meşgul edilemez: birincisi iş beklemez olduğu için, ikincisi, tanrı şehri yönetmesi gerekenlerin ruhlarına altın katarken, sanatçıların ruhuna demir kattığı için. Başka deyişle onların mesleği (uğraşları) yetenekleri (ve yeteneksizlikleri) tanımlar ve karşılığında kendi yetenekleri onları belli bir mesleğe havale eder. Sanatçılar için varlıklarının derinliklerinde, tanrının kendi ruhlarına demir ya da yöneticilerinin ruhlarına altın kattığına kanaat getirmek zorunlu değildir. Gerçeklik buymuşçasına her günkü olağan temelde davranmak onlar için yeterlidir. Kolları, bakışları ve yargılarını know-how’ları [savoir-faire] yapmak ve durumlarının bilgisini bir diğeriyle uyumlu hale getirmek yeter. Burada hiçbir yanılsama ya da yanlış tanıma yoktur. Platon’un dediği gibi, bu bir ‘inanç’ meselesidir. Ama inanç, bilgiye karşıt ve gerçekliği gizleyen bir yanılsama değildir. İki ‘bilgi’nin ve onlara denk düşen iki ‘bilgisizlik’in belirli bir dayanışık ilişkisidir.

Estetik deneyimin düzensizleştirdiği bu düzenlemedir (dispositif). Bu nedenledir ki, bu deneyim sanat yapıtlarını bir değerlendirme tarzından fazla bir şeydir. Bir know-how (teknik bilgi, uzmanlık) olarak bilgi (connaissance) ile rollerin dağılımı olarak bilgi (savoir) arasındaki döngüsel ilişkileri etkisizleştiren bir deneyim tipiyle ilişkilidir. Estetik deneyim hiyerarşik düzeni yapılandıran rol ve yeteneklerin duyulur dağılımını atlar. Sosyolog, bunun sadece filozofun yanılsaması olmasını ister, çünkü filozof, işçinin varoluş tarzı ve beğenilerini belirleyen durumları görmezden helen güzele ilişkin yargıların yansız evrenselliğine inanır. Ama burada yapıcılar, sosyolog yerine filozofa inanır: onların ihtiyaç duyduğu ve estetik deneyimin gösterdiği, inanç rejimindeki bir değişimdir; gözlerin görebildikleriyle, kolların nasıl yapılacağını bildiği şeyler arasındaki dayanışık ilişkinin değişimi.

Kant’tan elli yıl sonra, 1848 devrimi döneminde bir işçi gazetesinde okuduğumuz budur; bir işçi, işgününü anlatmayı ister, ama daha çok Yargıgücü’nün Eleştirisi’nin kişisel bir açımlamasını yazıyor gibidir. Onun yazdıklarından bir alıntı yapalım: “Yer döşemeye ara vermemek koşuluyla, kendi evinde olduğunu varsayarak oda düzenlemeyi seviyor. Eğer pencere bir bahçeye açılıyor ya da eşsiz güzellikte bir ufuk manzarasına bakıyorsa, bir an için kollarını duraksatıyor ve yakındaki evlerden birine sahip olmaktan daha da iyisi, keyfini çıkarmak için ferah bir manzaraya doğru hayallere dalıyor.”[3] Evin başkalarına ait olduğunu görmezden gelmek ve bakış yoluyla zevk alınan şey ona da aitmiş gibi davranmak: bu, kollar ve bakış arasında, bir meslekle ona denk düşen yetenekler arasındaki etkili bir ayrışımdır; bir miş-gibi’yi bir diğer miş-gibi’yle mübadele etmektir. Platon, teknik bilgileri ‘amaç’ların bilgisine teslim etmek için hikayeler, mitler anlatmıştı. Bu amaçlar bilgisi hiyerarşik düzeni kurmak için gereklidir. Ne ki bilgilerin [savoir] ve konumların dağılımına uygun bir temel sağlayan bu ek, temelin kendi tanıtlanabilirliği dışında yer alır. Böyle yapmak için anlatılması gereken bir hikayeye, yukarda tanımlandığı anlamda ‘inanılması’ gerektiği önvarsayılmalı...

[www.parrhesiajournal.org’daki İngilizcesi nden Kutlu Tunca tarafından Sendika.Org için çevrilmiştir]

http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=27270
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Düşünce nedir? evrensel-insan Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim 17 27-10-2013 02:56
Gülme arası... ngcoskun Konu-dışı 172 14-06-2010 01:33
DİNLER arası diyalog olur mu? aldostu İslam 26 05-07-2008 13:01
Bilimdeki Düşünce ! NedimYilmaz Felsefik Tartışmalar 2 30-09-2006 13:29
gercek ile hayal arası resimler bakmanızı tavsiye ederım Rudolfdiesel Konu-dışı 2 30-01-2006 02:36

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:27 .