Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 15-01-2006, 20:16
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart "Beni Kureyza" Hakkında Soru ve Yanıtlar

Konuya yabancı olanlar varsa önce ana sayfadaki "Beni Kureyza yahudi katliamı" adlı yazıyı okumalarında fayda var. Aşağıdaki soru ve yanıtları daha önceki tartışmaları bir üst düzeye sıçratmak amacıyla yazdım:

İslamcı: Yahudiler, bu olaydan yıllar evvel Muhammed ile Medine'nin ortak savunması üzerine antlaşma yapmışlardı. Oysa Hendek Savaşı sırasında Mekkelilere yadım ederek bu antlaşmaya ihanet etmişlerdir.

Yanıt: Muhammedin Medineye hicret ettiği ilk zamanlarda böyle bir antlaşma yapıldığı tarihi kayıtlarda geçer. Ancak bu döneme kadar Müslümanlar Mekke'de azınlıkta olan ve mağdur oldukları için Medineye hicrete muhtaç bir topluluk görünümündeydi. Henüz silahlanmamışlar ve çete savaşına başlamamışlardı. Yahudiler bu koşullarda antlaşma yapmışlardı. Oysa kısa bir süre sonra müslümanlar çete ve yağmalamalara girişti. Mekkelilerin ticaret konvoylarını kesmeye çalıştı. Baht-i Nahle olayı ile müslümanlar ilk kez Mekke müşriklerine saldırarak siahsız dört kişiden bir kişiyi ödürüp ikisini ise tutsak aldılar. Bu tutsağa karşılık olarak fidye istediler. Müslümanların aynı bir terör örgütü gibi olan bu davranışları Medineli yahudilerin tepkisini çekti.

Müslümanlar, ardından tarafsız bir kabile olan Süleymanoğullarının bir çobanını ödürdüler.

Muhammed, Medineli yahudilerin müslüman olması için baskı yaptı. Bunu başaramayınca kıbleyi Kudüs'den Mekke'ye çevirdi. Çünkü Kudüs yahudilerin kutsal şehriydi. Bu olayla birlikte müslümanlar ile Medineli yahudiler arasındaki eski antlaşma fiilen ortadan kalkmış oldu. Medinedeki misafir müslümanlar ile yerli yahudilerin arası iyice gerilmişti. Yahudiler, misafir olarak Medine'ye gelen müslümanları artık sevmiyor ve düşman biliyordu. Çünkü huzurları bozulmuştu.

Tüm bu nedenlerden dolayı Medineli yahudiler Hendek Savaşı'nda Mekkelilere yardım etti.

İslamcı
: Yahudi erkeklerin idam kararı Tevrat'a göre yapıldı.

Yanıt: Katliamın sorumluluğu altında kısmen vicdan azabı duyan müslümanların sorumluluğu Tevrat'a yıkmak için uydurdukları bir iddiadır bu. Muhammed, yahudi esirler hakkındaki hükmü eski bir yahudi olan ama sonradan İslama geçen ve sağ kolu olan Sad Bin Muaz'a sormuştur. Ancak Sad' ın eski bir yahudi olması, verdiği kararın da Tevrat şeriatına göre olması anlamına gelmezdi. Zaten İslami kayıtlarda da Muhammed'in Sad'a kararını Tevrat şeriatine göre vermesi yönünde bir isteği olmadığı gibi, Sad kararını açıklarken de bu kararı Tevrat'a göre verdim gibi bir söz söylediği yer almamaktadır.

Ayrıca yahudiler müşrikleri desteklemelerinde kendilerine göre haklı idiler. Dolayısıyla kendilerini haklı bulurlarken Tevrat şeriatının aleyhlerinde kullanılması mantıksız olurdu.

Tüm bunlardan öte Sad kararını açıkladıktan sonra Muhammed: "Yaşa! Allahın hükmü de senin verdiğin hüküm ile aynı doğrultuda idi." demiş ve zaten verilen kararın önceden kendisine vahiy olarak indirildiğini söylemiştir. Dolayısıyla karar İslamın "tanrısının" kararıdır.

İslamcı: Yahudi erkek esirler idam edilmeyip ne yapılabilirdi ki? O dönemlerde esir kampları da olmadığına göre, öldürülmeyip beslenecekler miydi? Eğer serbest bırakılsalardı tekrar düşman saflarda yer alırlardı.

Yanıt: Sanki başka seçenek yokmuş gibisinden yapılan bu iddialar aslında suç savmak amacıyla yapılmış bir savunma mekanizması değil mi? Çünkü, nasıl ki yahudi kadınlar ve çocuklar esir olarak özellikle o dönemin ünlü Şam Esir Pazarı'nda satıldı iseler erkekler de aynı şekilde satılabilirlerdi. Ya da bir kısmı müslüman ailelere köle olarak verilebilirdi (Bunu köleliği hoş gördüğümüz için değil daha o dönemde bile esirleri idam etmek ile serbest bırakmak haricinde başka bir seçeneğin daha varolduğunu göstermek için söylüyorum.). Demek ki Muhammedin böyle bir seçeneği de var idi. Ama o bu seçeneği seçmek istememiş, "tanrının" bir elçisi gibi değil, tarihteki pek çok kral ve komutan gibi düşmanına karşı kin ve intikam duyguları ile davranmıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 15-01-2006, 21:59
korelmis korelmis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Sep 2005
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 536
Standart

Kurayzaoğulları ve Medineli Yahudiler

(Metni Muhammed Hamidullah'ın İslam Peygamberi adlı eserinden faydalanarak yazdım)

-Hicretten sonra hazırlanan Medine Site Devleti Anayasası'nın 25.maddesinde yahudilerle müslümanların birlikte bir camia teşkil ettikleri, 16.maddesinde de yahudilere, tabi oldukları sürece zulme uğratılmaksızın yardım edileceği yazmaktadır.

-Medine'de o sırada üç büyük yahudi kabilesi yaşamaktaydı:

1-Kaynukaoğulları
2-Nadiroğulları
3-Kurayzaoğulları.

-Anayasadaki temenniler güzel olsa da, daha sonra yaşanacaklar her iki taraf için de hoş olmamıştır.

-Daha ilk yıllarda, Bedir Savaşı sonrası yahudileri İslam'a davet eden Hz.Muhammed, "Biz Mekkelilere benzemeyiz, seninle savaşacak olursak nasıl yiğitler olduğumuzu göreceksin" cevabını almış ve bu sert yanıt ileride yaşanacak çatışmaların habercisi olmuştur.

KayNukaoğulları

Müslüman bir kadın, Kaynukaoğullarının pazarında alış-veriş yaparken önce sözle daha sonra da fiili olarak tacize uğramış ve duruma müdahale etmek isteyen bir müslüman da şehit edilmiştir. Bunun üzerine Hz.Muhammed Kaynukaoğullarının mahallesini kuşatmış ve 15 gün süren muhasaranın ardından Kaynukaoğullarını teslim almıştır. Hz.Muhammed teslim aldığı bu kavmi Filistin'e sürmüş, ancak Medine'deki işleriyle ilgilenebilmeleri için kısıtlı sürelerle şehre girişlerine izin vermiştir. Tarihi kaynaklarda Peygamberin Kaynukaoğullarına hediyeler gönderdiği ve iyi ilişkilerini devam ettirdiği görülmektedir.

Nadiroğulları

Bir taraftan Mekkelilerin kışkırtmaları, öte taraftan Kaynukaoğullarının Filistin'e sürülmesi Nadiroğullarını da başka arayışların içine itmiştir. Medine'de büyük hurma bahçelerine sahip olan Nadiroğulları Mekke'den kaçan fakir bir insanın, Medine'ye yön vermesinden rahatsız olmuşlardı. Daha önceleri Kurayzalılardan diyet miktarlarında üstün oldukları halde Hz.Muhammed'in eşitliği savunması da cabasıydı. Sonunda bir süikast düzenlemeye karar verdiler. Hz.Muhammed'i üç yahudi alimle münazara yapmaya davet ettiler. Ancak planın bir yahudi tarafından müslümanlara bildirilmesi, suikastın açığa çıkmasına neden oldu. Müslümanlar Nadiroğulları'nı da teslim almayı başardı. Bu kabilenin de Filistin ve Hayber'e göç etmesine müsade edildi. Medine'den çıkarken Nadiroğulları'nın evlerinin kapılarına varıncaya kadar tüm değerli eşyalarını yanlarına aldıkları ve 600 develik bir kervanla şarkılar söyleyerek Medine'yi terk ettikleri söylenir. Hatta Hz.Muhammed'in kendisini öldürmek isteyen bu kavmin Medine'deki müslümanlardan alacakları vadesi dolmamış borçların tahsilinde kolaylık sağladığı, bir geleneğe dayanarak yahudi yetiştirilmiş Arap çocukların anne-babalarının itirazına rağmen yahudi aileleriyle gitmesine müsade ettiği de bilinmektedir. Ancak Nadiroğulları kendilerine tanınan bu hoşgörüye hiç de layık olmadıklarını kısa sürede ispatlayacaklar ve Medine'den sürülüşlerinin birinci yılında Hendek Kuşatması2nın organizasyonuna katılacaklar ve Medine'yi kuşatan birlikler arasında yerlerini alacaklardır.

Kurayzaoğulları

Medine'de kalan son büyük yahudi kabilesi olan Kurayzaoğulları ise, Anayasa'da ortak vatan ilan edilen Medine'ye, düşman kuvvetlerinin saldırdığı anda ihanet edecek ve Kuran'a yapılan tüm davetlere yüz çeviren bu topluluğun sonunu, inandıkları Tevrat'ın hükümleri belirleyecektir. Hendek Savaşı'nın en kritik anında Medine'ye ihanet eden bu kavim, Hendek Savaşı'nın hemen ardından kuşatılır ve kayıtsız şartsız teslim olmaları istenir. Ancak onlar direnme yolunu tercih ederler ve sonunda esir düşerler. Bu esirlere iyi davranıldığı, (hurma) yiyecek verildiği yazılıdır. Kurayzaoğulları öteden beridir dost oldukları Evs'li Sad b. Muaz'ın hakem tayin edilmesini istediler. O sırada yaralı olmasına rağmen Sad getirildi. Sad, hem Kurayzaoğulları'na hem de Resulullah'a hakemliğini ve vereceği kararı onaylayıp onaylamadıklarını sordu, olumlu yanıt alınca da Tevrat'a göre hükmettiğini ve ihanet edenlerin idam cezasını hak ettiklerini söyledi. M.Hamidullah, Peygamberin gerçekten de o hakemden böyle sert bir kararı beklemediğini yazar ve kaderleri böyleymiş diye mırıldandığından bahseder.


Verilen idam cezası kılıçla infaz edilmiştir. Bu sahneleri dramatikleştirerek anlatanlar, belli ki vatana ihanet suçu işleyerek kendi kutsal kitaplarına göre cezalandırılmış yahudiler üzerinden İslam'a tepki toplamaya çalışıyorlar. Ancak aynı abartılı anlatımı, onlarca kişiyi öldürmüş bir katilin iple asılırkenki anlarını anlatan bir romanda da görmemiz mümkündür.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 15-01-2006, 22:46
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Korelmiş, sanki yazdığım yazıyı okumadan bir yerlerden yazı koymuş gibisin buraya. Mesela Medine antlaşmasının neden geçersiz kaldığını ilk yazımda açıklamama rağmen "Yahudiler antlaşmaya bağlı kalmadılar" gibi açıklama yazmışsın. Benim bu yazımdaki amacım en başta belirttiğim gibi Beni Kureyza hadisesi tartışmasını bir üst seviyeye sıçratmak idi. Forumlarda zaten senin yazdığın şeyler evelden de yazılmıştı. Şimdi ben konuyu derinleştirmek istiyorum. Mesela diyorum ki şu nedenlerden dolayı (yukarıdaki ilk yazımda yazdığım) Medine Antlaşmasının geçerliliği kalmamıştı zaten. Sen eğer diyeceğin varsa bunun üzerine diyeceğini söyle.

Ayrıca gene ilk yazımda diyorum ki yahudiler zaten kendilerinin mekkelileri desteklemelerinde haklı buluyorlardı. Kendisini haklı bulan topluluğun kendi kitaplarına göre idamla cezalandırılması mantıklı mı, bir saçmalık yok mu burada?

Ayrıca saldırıya uğrayan müslüman kadın olayına gelirsek. Bir kadın saldırıya uğradı ve yanındaki bir müslüman öldürüldü diye bütün bir kabilenin anayurdundan sürülmesi adil mi? Sadece suçluların cezalandırılması gerekmez miydi? Bir kabilenin tümünün evlerini, tarlalarını, hurmalıklarını bırakıp sürülmesi bir peygamberin politikası olabilir mi? Elbetteki olamaz. Açıkçası Muhammed bu olayı yahudilerin evlerine ve tarlaları, hurmalıklarına el koymak için mazeret bilmiştir. Yavuz hırsız ev sahibi bastırır diye bir atasözü vardır. Tam da buna uygun bir davranış sergilenmiştir. Mekkeli Muhammed, misafir geldiği Medinenin yerlilerini sırayla sürdürmüş ve kellelerini uçurtmuştur. Çünkü Medinede parasız, pulsuz, varlıksız idi. Yahudileri ikna yoluyla kazanamayınca zor kullanarak boyun eğdirtmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 15-01-2006, 23:08
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

bu panale yazdıgım yazımı kaldırıldı yoksa benmi bedavadan böyle düşünüyorum?
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 15-01-2006, 23:16
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Senin yazıyla birlikte benim yazımı da kaldırdım çünkü Beni Kureyza olayı hakkında değil idi. O konuyu ayrı bir başlık altında açman daha uygun olur.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 15-01-2006, 23:24
korelmis korelmis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Sep 2005
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 536
Standart

Cem kardeşim,
Senin yazının nesine cevap verceğimi anlamadım; tarihi bir olayı kendi kafana göre anlatıp yorumlamışsın.

Sana tavsiyem Cumhuriyet'in ilk yıllarında vatana ihanet suçuyla İstiklal Mahkemeleri'nce idam edilen insanları düşünmen. Mesela Şeyh Sait ve arkadaşları. Onlar da bu idamı hak etmemişler miydi?

Tarih boyunca vatana ihanetin cezası idam olmuştur...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 15-01-2006, 23:29
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

inan bana artık Beni Kureyza bi tarafa islamiyet veya diger başka bir pagan dininden bile başlasam ve hatta insan oglunun ilk görüldügü yer olarak bilinen afrika kıtasından takip etmeye başlasam insanlıgı yeryüzündeki dinleri incelemekle sadece kendi dini inanışımın ne olacagına veya neye inanman gerektiginin cevabını bulmaya çabalıyormuşum hissine kapılmak istemiyorum artık sadece gercekten tek istedigim yaşadıgım dünyanın gercekliginden acaba ne alabilirimde yeryüzüne bu kadar güzel monte edilmiş bu her türlü dini veya bilgiyi nasıl olurda her düşünce ayrı ayrı anlatırda sonuç bulamaz diye sormak ihtiyacı duyuyorum sizce yanlış bu??
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 15-01-2006, 23:31
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Kardeşim anlamayacak nesi var yazımın. Yahudilerin davranışlarının neden ihanet olarak yorumlanmamasının gerektiğini uzunca yazıp açıklamışım hala Şeyh Sait ve vatana ihanet örneğine benzetme yapıyorsun. Sen benim yazılarımı iyice okuduğuna emin misin?
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 16-01-2006, 00:04
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart

Cem ;
Bu konuda islama bağlı bir insandan seninle aynı düşüncede,anlayışta olmasını bekleyemezsin..
Sen müslüman olmadığın için , yahudi kabilesinin haklı ve mağdur-mazlum taraflarını görüyorsun..
Bir müslüman ise yahudilerin sebebi ne olursa olsun ihanetini ve bu cezayı hakettiklerini görüyor..
Bırakalım o yüzyılda ihanete karşı yapılan bu katliamı , yüzyılımızda dahi ihanet veya başka bir sebep olmadığı halde katledilen halklar var..
Senin kabullenmemekte haklı olduğun tek nokta olabilir , o da ;
"İnsanlara peygamber olduğunu söyleyen ve getirdiği dine davet eden bir kişinin böyle bir durumda daha merhametli ve insancıl bir çözüm bulması gerekmez miydi? Örneğin onlara kısa bir mühlet verir ve o bölgeyi terketmelerini isteyebilirdi." diyebilirsin..Ama sonuç bu , neylersin!!
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 16-01-2006, 00:13
korelmis korelmis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Sep 2005
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 536
Standart

Peygamberimiz Bedir savaşında esir düşen Mekkelileri, müslümanlara okuma-yazma öğretmeleri karşılığında serbest bırakmıştır.Aynı Peygamber, "Devlet hazinesine uzanan el kızım Fatıma'nın olsa keserim" demiştir. Burada merhamet ve hak edilen cezayı uygulama arasındaki ince çizgiyi görebilmek mümkündür. Beni-kurayza vatana ihanet etmiştir ve vatana ihanetin cezası da idamdır.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:52 .