Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 05-02-2006, 15:31
dirilis dirilis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 05 Feb 2006
Mesajlar: 59
Standart beyin tesadüf dese bile... hiç tesadüf olabilir mi???

Materyalist-Darwinist" olarak bilinen kimseler tesadüfleri üstün bir akıl gibi sunan, art arda meydana gelen milyonlarca tesadüfün toplamını "yaratıcı bir güç" olarak gösteren batıl bir fikrin savunucularıdır. Materyalist-Darwinistlere göre tesadüfler, dünyadaki bütün insanların aklından çok daha büyük bir akla sahiptirler. Yüz binlerce yıldır gelip geçmiş ne kadar insan varsa, hepsinin beynini, aklını, düşünme kabiliyetini, muhakeme ve hafıza gücünü, fiziksel özelliklerini ve daha yüzlerce binlerce özelliğini şekillendiren gücün, "tesadüf" isimli bir "deha" olduğunu iddia ederler.

aşağıda pdf formatında tesadüf değil isim ki bir kitap linki veriyorum :

Materyalist-Darwinistlerin bu kitaptaki mantık bozuklukları ve çelişkileri, tarih boyunca yaşamış olan tüm putperestler ve inkarcı toplumlarda rastlanan bir kavrayış eksikliğidir. Geçmiş toplumlarda da insanlar totemleri, elleri ile yonttukları heykelleri ilah olarak kabul etmişler, taştan topraktan heykellerin yaratıcı olabileceğine inanacak kadar şuurlarını yitirmişlerdir. Allah bu insanlardan Kuran'ın bazı ayetlerinde şöyle söz eder:

""Göklerin ve yerin mülkü O'nundur; çocuk edinmemiştir. O'na mülkünde ortak yoktur. Herşeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir. O'nun dışında, hiçbir şeyi yaratmayan, üstelik kendileri yaratılmış olan, kendi nefislerine bile ne zarar, ne yarar sağlayamayan, öldürmeye, yaşatmaya ve yeniden diriltip yaymaya güçleri yetmeyen birtakım ilahlar edindiler. (Furkan Suresi, 2-3)...
işte link:::
http://rapidshare.de/files/12604510/...degil.zip.html

Zamanın Çağdaş firavunlarına,yine zamanın çağdaş kılıcları yetecektir.Ve Hak yola konulan dikenlerle zalimler kendilerini kendileri yenecektir...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 05-02-2006, 15:39
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

O linkteki yazıyı iyice okuyup eleştirel bir bakış açısıyla gözden geçirdin mi?

Böyle bir sürü linkten bir sürü saçma sapan doküman okudum. dünyadaki tüm saçma dökümanlara cevap verme gibi bir niyetim yok.

Sen iyisi mi o dokümanı eleştirel bir bakış açısıyla oku gerçekten sağlam tutarlı savlar açıklamalar varsa onları aktar.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 05-02-2006, 16:03
dirilis dirilis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 05 Feb 2006
Mesajlar: 59
Standart

mamuli Diyor ki
O linkteki yazıyı iyice okuyup eleştirel bir bakış açısıyla gözden geçirdin mi?

Böyle bir sürü linkten bir sürü saçma sapan doküman okudum. dünyadaki tüm saçma dökümanlara cevap verme gibi bir niyetim yok.

Sen iyisi mi o dokümanı eleştirel bir bakış açısıyla oku gerçekten sağlam tutarlı savlar açıklamalar varsa onları aktar.
verdiğim linkin arkasındayım?
ama önyargılarınızı parçalayamam tabi::

ne demiş einstein " önyargıları yıkmak atomu parçalamaktan zordur"... bence doğru demiş...

Zamanın Çağdaş firavunlarına,yine zamanın çağdaş kılıcları yetecektir.Ve Hak yola konulan dikenlerle zalimler kendilerini kendileri yenecektir...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 05-02-2006, 16:22
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Linki okuyayım, bakalım neler yazmışlar. Koca bilim dünyası bu zeki insanları nasıl gözardı etmiş görelim bakalım.



Kardeşim bu Harun Yahya nın!!!!
Ha ha ha. Onu ciddiye alıp okumamı mi istiyorsun!

Üstüne milyon ytl versen okumam o saçmalıkları.
Harun Yahya nın parası var o kadar eminse haklılığından dünyaya ilan etsin. Gitsin bilim adamlarıyla tartışsın tabi onu kaale alırlarsa

Biz de takip ederiz televizyondan gazeteden vs.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 05-02-2006, 16:34
korelmis korelmis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Sep 2005
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 536
Standart

Harun Yahya asla bir televizyon programında bir bilim adamıyla tartışamaz. Çünkü bu derecede bir bilgi birikimi yoktur. Altında onun adı yazılı olan kitaplarda yazılanların pek çoğunu anlayacak kapasitede olduğunu da düşünmüyorum. Mevcut kitapların bir çoğu hristiyan bilim adamlarının kitaplarının çevirisidir. Pek çoğu da BAV bünyesinde çalışan bilim adamlarının marifetidir. Harun Yahya rumuzunu kullanan Adnan Oktar ise artık yaratılış gerçeğini, evrimin saçmalıklarını ya da masonik düzenlenmeleri çoktan geride bıraktı. O artık mehdilik peşinde koşuyor.

Bu gerçeklere rağmen söz konusu "Harun Yahya" kitaplarında yazılanları görmezlikten gelemeyiz. Yaratılış açık bir hakikattir. Sözü kimin söylediği önemli değildir. Önemli olan söylenen sözün doğruluk payıdır. Kuran'da "temiz akıllı olanlar, sözü dinler ve en güzeline uyarlar" deniyor.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 05-02-2006, 20:25
dirilis dirilis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 05 Feb 2006
Mesajlar: 59
Standart

harun yahyanın mehdilik peşinde koştuğunu filan bilmiyorum,sanmıyorum da.sadece kendi şartları ile bişiyler yapmaya çalışan insanlar bence.ayrıca zaten ismi geçen kişiyi bav dan ayrı değerlendirmiyorum...

Zamanın Çağdaş firavunlarına,yine zamanın çağdaş kılıcları yetecektir.Ve Hak yola konulan dikenlerle zalimler kendilerini kendileri yenecektir...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 05-02-2006, 21:32
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

dirilis Diyor ki
harun yahyanın mehdilik peşinde koştuğunu filan bilmiyorum,sanmıyorum da.sadece kendi şartları ile bişiyler yapmaya çalışan insanlar bence. ..
sayin dirilis...

harun yahya kod adli adnan oktar kimdir...biraz taniyalim...
hayret butun turkiyenin renkli simasi, "motorcu" adnan'i siz nasil tanimiyorsunuz??

Bilim Araştırma Vakfı (BAV) adı altında tarikat hayatı yaşayan zengin ailelerin çocukları, 1980'li yılların ortalarında boy göstermeye başladı.

Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde okuyan bir genç olarak 1985 yılında basın tarafından keşfedilen Adnan Oktar kısa sürede "Adnan Hoca" adını alarak etrafında genç ve güzel insanları topladı.

Müritlerini yalnızca zengin aile çocuklarından seçen Oktar, onların "gayri İslami" bulduğu isimlerini Abdullah, Zeynep, Talip, Emine diye değiştirdi. Bazı velilerin şikayetiyle tutuklanan Oktar, "akıl hastası, kokainman, Atatürk düşmanı, şeriatçı" olmakla suçlandı.

Cezaevinden çıkınca İslamcılarla bağını koparıp Atatürkçü olduğunu ilan etti. Müritlerine kurdurduğu Bilim Araştırma Vakfı, lüks otellerde Atatürkçülük üzerine konferanslar düzenleyip ünlü profesörleri, sanatçıları ve emekli subayları konuşturdu.

Şantaj mekanizması
Adnan Hoca 1990 başlarında ortalıktan kayboldu. Ancak grup üyeleri sık sık eğlence yerlerinde görülür oldu. Gruba katılmayı kabul etmeyen eğlence dünyasının bazı isimleriyle grup aleyhine konuşan, yazan birçok gazeteci hakkında şantaj faksları çekildi.

1992 yılında Adnan Hoca'nın müritlerinden olan Serhan Çevik, aynı yıl tarikattan ayrılıp "Kızıl İmam" adını aldı ve kendi grubunu kurdu. Çevik, cemaatten ayrıldıktan sonra Adnan Oktar ve müritleri hakkında yaptığı açıklamalarla gündeme geldi.

Vakıf yöneticileri bu faksların kendileriyle ilgili olmadığını söylediler. Zamanla grup içinde ayrılıklar çıktı. Taraflar birbirlerini polise ihbar etti. Bu arada vakıf yöneticilerinden Serkan Ciminli öldürüldü.

Adnan Hoca bir ara parti kuracağını açıkladı. Ardından 1994 yerel seçimlerinde grup üyeleri Refah Partisi'ni ' Necmettin Erbakan destekledi. Mankenliği bırakıp gruba giren Gülay Pınarbaşı törenle RP'ye katıldı.

Refah'a destek
Recep Tayyip Erdoğan'ın seçildikten sonraki ilk basın toplantısında grup üyeleri hemen arkasında poz verdi. Yine grup 1995 Aralık seçimlerinde RP için çalıştı. Grup, 1999 yılı sonlarında ise DYP kongresi için Tansu Çiller'in yanında mücadeleye başladı.

Doktor Oktar Babuna için düzenlenen kampanyayı perde arkasından yürüttüğü iddia edilen grup asıl çalışma alanı olarak yayıncılığı seçti. Grup üyeleri evrim teorisi, Masonluk ve Yahudiliğe karşı bir dizi araştırma yürüttü ve bunlar "Harun Yahya" imzasıyla kitaplaştı. Bu yazılar sağ basın organlarında da yayımlandı.

Otelde kavga
11 Eylül 1999'da DYP İstanbul Milletvekili Celal Adan ve adamlarıyla Adnan Hoca'nın müritleri arasında Ceylan Otel'de kavga çıktı. Karakolda biten olayda, BAV üyesi Bahadır Güven ile arkadaşları Fırat Devlioğlu, Erol Şimşem, Ersin Alacadağ ve Ersel Alacadağ otele giderek lobide Adan ve adamları olduğu öne sürülen 20 kişilik bir grupla kavga etmeye başladı.

Gözaltına alınan BAV üyelerinden Güven, "Adan, bir süre önce hakkında bir takım yerlere çekilen fakslarla ilgili bizi konuşmak için çağırdı. Otele gittik. Adan, silahını çekip üzerimize doğrulttu. Adamları da silah çekip saldırdı. Ruhsatlı tabancalarımızı, cep telefonlarımızı aldılar. Adan, otelden Mehmet Ağar'ın otomobiliyle ayrıldı" iddiasında bulundu.

Gece yarısı Adnan Hoca avı
12 Kasım 1999'da sabaha karşı Üsküdar Kuleli Askeri Lisesi arkasındaki evine baskın düzenlenen Oktar, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlar ve Kaçakçılık Şube Müdürlüğü tarafından gözaltına alındı.

Polis, aynı saatlerde, Etiler başta olmak üzere, değişik semtlerdeki vakıf üyelerinin evleriyle vakfın Fatih'teki merkezine de baskınlar düzenledi. Operasyonlarda aralarında kadınların da bulunduğu 70 kişi gözaltına alındı.

DYP kongresi öncesinde Tansu Çiller'in rakiplerine savaş açan Oktar'ın da gözaltına alındığı operasyonda ikisi ruhsatsız yedi tabanca, çok sayıda bilgisayar disketi, dosya ve kasete el konuldu.

İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir'in "çete" olarak adlandırdığı Bilim Araştırma Vakfı (BAV) fahri başkanı da olan Adnan Oktar ve vakıf üyelerine yönelik gerçekleştirilen ve yaklaşık 2 bin polisin katıldığı operasyonlarda Adnan Hoca'nın evlerinin ihtişamları dikkat çekti.

Tantan'ın açıklaması
Operasyonların gece yarısı aniden yapıldığı gerekçesiyle eleştirilen İçişleri Bakanı Sadettin Tantan "Adnan Hoca olayı Apo'nun yakalanması kadar ciddi bir olay. Siyasi boyutu var. Riskli bir durum vardı. Operasyon gerekliydi. Tehlike arz ediyordu" açıklamasını yaptı.

11 Ocak 2000'de Oktar ve beyin takımında bulunan 35 adamı hakkında, çıkar amaçlı örgüt kurmak, tehditle menfaat sağlamak, çıkar amaçlı örgüte yardım ve yataklık etmek suçlarından 16 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

İddianamede, Oktar'ın kayıt ve verilerinin incelendiği, bu nedenle malvarlığının mercek altına alındığı açıklanırken, mali finansörünün Fırat Devlioğlu olduğu ve en önemli adamları arasında yer aldığı belirtildi. Oktar'ın en güvenilir adamlarının Emre Nil, Mustafa Kemal Gül, Halil Hilmi Müftüoğlu, Hasan Basri Güner olduğu ve mali işlerini yürüttüğü iddia edildi. Cemaatinin çarpık ilişkilerini emniyette verdiği ifadeyle doğrulayan Oktar'ın anlatımına göre örgütlenme şemasında "baş imam" olarak kendisi yer alıyor. Oktar'ın imamları ise Bahadır Güven, Halil Hilmi Müftüoğlu ve Emre Nil.

Cemaatin halkla ilişkiler kolunu oluşturan erkek müritler ise kitapların basılması, şantaj kasetlerinin, karalama metinlerinin hazırlanması, dağıtılması, toplantıların düzenlenmesi göreviyle uğraşıyor.

Bacılar, cariyeler
Kadın müritlerden oluşan "bacılar" kolunda cemaat içinde kıdem alan, eğitimini tamamlayan, Adnan Hoca tarafından imana ulaştıkları kabul edilen kadınlar bulunuyor. Eski mankenlerden Gülay Pınarbaşı'nın da yer aldığı bu kolda Bacılar, partnerlerini seçme haklarına sahip oluyorlar.

Örgütlenmede yer alan "cariyeler" kolunda Adnan Hoca tarafından sınanıp, hiçbir zaman bacı olamayacaklarına karar verilen kadınlar yer alıyor. Cemaat içinde yatak odası partnerlerini seçme şansları bulunmayan cariyeler, kardeşlerin ve bacıların verdiği görevleri yerine getiriyor.

Cemaat içinde en alt kademede "motorlar" yer alıyor. Kıdemsiz kadınlardan oluşan bu kolda, imamlar ve kardeşler, istedikleri zaman onlarla ilişkiye girebiliyor. Motorların reddetme hakkı yok, cariyeliğe ya da bacılığa yükselebiliyorlar.

Oktar'dan itiraf
Oktar, birçok kişi hakkında şantaj kasetleri hazırladıklarını itiraf ettiği ifadesinde, 1997 yılında avukatlarının uyarısıyla bu işten vazgeçtiklerini söyledi. Oktar, "Avukatımız, bunun cezasının çok ağır olduğunu söyledi. Tüm eski kasetleri imha ettik. Porno kaset ve dergilerden aldığımız görüntüler üzerine, köşeye sıkıştırmak istediğimiz kişilerin yüzlerini monte ediyorduk. İşimiz bittikten sonra elimizdeki görüntüleri yok ediyorduk" dedi.

Adnan Hoca ve müritlerinin lösemili olduğu gerekçesiyle kendisine uygun ilik bulmak amacıyla kampanya başlatan Dr. Oktar Babuna’yı da destekle- dikleri ortaya çıktı. Adnan Oktar'a hayranlığını her fırsatta dile getiren ve iki kızkardeşi de hocanın müritleri arasında yer alan Babuna, cemaatle ilişkisini reddetti.

İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede de Oktar ve müritlerinin ağlarına düşürdükleri zengin gençlerin malvarlıklarının yanı sıra müritlerinin kurdukları şirketler üzerinden trilyonluk servet yaptıkları belirtildi.

İddianamede, yedi kardeş imama bağlı 200'e yakın erkek müritle üç bacı imama bağlı, 100'e yakın kadın müridin 40 ev ve villada ayrı ayrı oturdukları ve birbirleriyle görüşmedikleri belirtildi. Tüm yaşamlarının "Ecir Felsefesi" tarafından belirlendiğine işaret edilen iddianamede, bu felsefe "Dünyada kardeşine iyilik yaparsan, karşılığında iyilik bulursun" olarak tanımlandı.

"Ben Hoca değilim"
Oktar, 8 Nisan 2000'de İstanbul 1 No'lu DGM'de ilk kez hakim karşısına çıktı. Kimlik tespiti sırasında mesleğini "yazar" olarak belirten Oktar, kendi el yazısıyla yazdığı emniyet ifadelerini kabul etmedi.

Açıklamasında, "Ben hoca değilim, mürşit değilim. Dinine bağlı sade bir vatandaşım. Örgüt ve gizli çekim iddialarını kabul etmiyorum. Hiçbir şey için talimat vermedim ve hiç kimseyi tehdit etmedim" dedi.

Oktar, devlet için her türlü fedakarlığı yapacağını söyleyerek, "Dünyanın her tarafında benim gibi ilmi ve fikri mücadele veren herkese bu tür oyunlar yapılır. Şerefli Türk adliyesinin bunların oyununa gelmeyeceğine inanıyorum" dedi.

Mankenler kurtardı
Adnan Oktar ile elebaşısı olduğu öne sürülen grubun üyelerinden Fırat Develioğlu, 8.5 aydır tutuklu bulundukları "Tehditle menfaat sağlamak", "Çıkar amaçlı örgüt kurmak ve örgüte üye olmak" suçundan yargılandıkları davada 3 Ağustos 2000'de tahliye edildiler.

Bu süreçten sonra Adnan Hoca'nın eski müritlerinin anlattıkları Türkiye'nin gündemine bomba gibi düştü. Bazı müritleri, Adnan Hoca'nın, 3 yıl önce kendilerine bir fetva vererek normal seksi yasakladığını ve "Oral ve anal seks yapın" talimatı verdiğini, sapık ilişki sırasında, bir kişinin de gözcülük yaptığını ileri sürdü.

Duruşmada, hocanın müritleri arasında oldukları ileri sürülen manken Seçkin Piriler ve Tuğçe Doras, emniyette Oktar aleyhine verdikleri ifadeleri reddederek, "şikayetçi olmadıklarını" söylediler. İki manken, duruşmaya beyaz kıyafetler içinde elele gelerek gövde gösterisi yaptı

nette biraz search yaparsan daha cok icraatlerini bulacaksin bu sapik seyhin...

kilavuzunuz karga yani
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 06-02-2006, 00:31
sodomo sodomo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Dec 2005
Mesajlar: 283
Standart

gagavuz, hatırlarsın o dönemde bir çok medya kuruluşu adnan hocanın şantaj kasetlerini "şok görüntüler" adıyla televizyonlarda yayınlıyorlar ve şantaja alet oluyorlardı sonra ne hikmetse aynı medya kuruluşları devletin adnan hocanın üzerine gitmesi ile bir anda çark edip adnan hocaya karşı kampanya başlattılar anlatılanların çoğu gerçekti çünkü onlar da bi dönem bu adam ile birlikte çalışmışlar ve onu çok iyi tanıyorlardı.

Şantaj adnan hocanın öbür ismidir ama en büyük şantaj çetesi de MEDYA dır.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 06-02-2006, 06:09
agnostic agnostic isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 05 Feb 2006
Mesajlar: 12
Standart

mamuli" Diyor ki
Kardeşim bu Harun Yahya nın!!!!
Ha ha ha. Onu ciddiye alıp okumamı mi istiyorsun!
objektif ol, önyargılı olma desem kabalık etmiş olur muyum acep?

ben okudum
beni ikna edemedi

bilmiyorum
bilip bilemeyeceğimi de bilmiyorum
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:24 .