Bir grupta şöyle diyor:
"YAVUZ SULTAN(ZALİM) SELİMDEN NEFRET EDENLER
Grubu yöneten:
Natan
Yavuz zalim,zamanında osmanlının basındayken birçok katliama karışmış,azınlıkların canlarını alarak susturmuş,özellikle alevi katliamlarıyla ün salmış,hoşgörüden uzak zalim mi zalim bir kişidir.
Yavuz Sultan Zalim Selimi sevmeyenlerin grubudur."
Bir gerçek var ki buda Yavuzun Alevileri kestiğine dair kaynak olmadığı.Zira 40 bin alevi yargılanmış ama hepsi öldürülmemiştir.
Anadolu’daki Aleviler ya İran’a göç edip Şah İsmail’in saflarına katılıyor veya muhtemel bir Anadolu seferinde ona destek vereceklerine dair işaretler veriyorlardı. Osmanlı Devleti’nin 1402’de içine yuvarlandığı fetret devri yeniden yaşanacak mıydı? Bu soru, 112 yıldır hiç bu kadar sarsıcı olmamıştı.
Yavuz, hem İran’a insan kaynağı sağlayan göçü önlemek, hem de Safeviler üzerine düzenleyeceği seferde arkasını sağlamak için harekete geçti.
Mustafa Akdağ, "
Yavuz Sultan Selim'in o zaman, Kızılbaş mezhepli 40.000 kişi öldürttüğü hakkında tarihlere geçmiş bir rivayet vardır… Ancak, biz bunu pek şişirilmiş bir sayı bulmaktayız. Çünkü, bu Padişah devrine ait pek çok mahkeme defterleri hâlâ elimizdedir. Bunlar üzerinde yaptığımız araştırmalarda, bu çapta kitle idamlarına rastlayamadık. Eğer öyle kanlı bir olay geçseydi, bu defterlerde yer alması zorunlu idi." diyerek bu iddiaların gerçekçi olmadığını ifade etmektedir.
Tutulan defterlere yukarıdaki eylemlere karışmış 40 bin Kızılbaş’ın adının geçirildiğini, bunların tutuklanıp sorguya çekildiklerini biliyoruz. Suçlu bulunanlar elbette idam veya hapisle cezalandırılmıştır. Ancak bu kovuşturma sonunda ne kadarının idam edildiğini, ne kadarının hapse atıldığını veya sürgüne gönderilip serbest bırakıldığını bilmiyoruz.
Sayıyı abartılı bulan bir diğer tarihçi Robert Mantran ise şöyle ifade ediyor,
"
Göründüğü kadarıyla, bu "büyücü avı", özellikle olaylara bulaşan tımar sahiplerini yerlerinden atmak ve bilinen elebaşıları öldürmekten ibaret kaldı. 1513 ya da 1514'te olan 40.000 sapkının kırılması efsanesinin destekleyen hiçbir kanıt yok elimizde; sayılar karşısında doğulu baş dönmesiyle alabildiğine damgalı görünüyor bu."
Bkz. Ed.: Robert Mantran, Osmanlı İmparatorluğu Tarihi, I, Cem Yay. 1995, s. 173)
Tarihi Çarpıtmak biraz dedikodu ile mümkün oluveriyor.Sayıların abartılması ve çarpıtılması...
Tarih ne çekmişse siyasetten ve efsanelerden çekmiştir.