Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam > Kadın & İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 04-04-2006, 21:08
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Kadınlar tarlanızdır... eee sonra?

Başlığı görünce yine kadının İslam'daki ikinci sınıf konumu vs. tartışacam sandınız değil mi? Öyleyse yanıldınız. Konuya Mircea Eliade'nin beni çok etkileyen bir sözü ile başlayacağım. Eliade'ye göre tarih öncesi toplumların inanış biçimlerini dinsel olmayan bir zihniyetin anlaması çok zordur. Müslümanlar buna sevinmesin, çünkü Eliade'nin bahsettiği bağlamda hepimiz oldukça maddeci düşünüyoruz. Nasıl mı?

İnsanlar üreme eyleminin fiziksel özelliklerini keşfetmeden önce, gebeliği, çocuğun annenin karnına girmesi olarak açıklarlarmış. Bu, çocukların bir baba tarafından yapılmadığı, gelişiminin belli bir döneminde kadının, yaşadığı ortamda bulunan bir nesneyle ya da bir hayvanla teması sonucu karnına girdiği inancıdır. Çocuğun geldiği asıl yer, toprak yada onunla ilişkili birşeydir. Yer en eski devirlerden beri anadır.

Çocukları yere çömelerek, toprağın üstüne doğurma, yeni doğan yada hasta çocuğun toprağın üstüne yatırılması, sembolik olarak çocukları kazılan bir çukurdan çıkarma, ölenleri cenin şeklinde kıvırarak gömme gibi adetler bu inanıştan kaynaklanır. Yani topraktan geliyor olduğumuz inancı Adem'in topraktan yaratıldığı inancından eski bir kökene sahip.

Tarımı keşfeden de kuşkusuz kadınlar. Erkekler av peşinde yada sürü peşinde iken kadınlar doğa olaylarını, tohumun dökülüşünü, büyümesini ve meyve verişini gözlemlemiş ve aynı süreci yapay olarak gerçekleştirmiş olmalı. Ancak tarımı anasının karnını yarmak olarak gören insan için bu bir işkencedir. Bu yüzden Hindistanda, Altaylarda, kızılderilerde bazı kavimler tarımı büyük bir suç olarak görmüşler.

Garnın yardım kazma ilen belinen
Yüzün yırttım tırnağınan elinen
Yine beni garşıladı gülinen
Benim sadık yarim karatopraktır (Aşık Veysel, toprağımdır haa)


Tarım ile birlikte kadının toprak, tarla ile, erkeklik organının saban ile, spermin tohum ile, ekinin de doğum ile özdeşleştirilmesi yaygındır. Hatta bazı dillerde erkeklik organı ile saban aynı yada çok yakın sözcülerdir. (lingam, langula, lak) Bugün pekçokilkel halk, toprağın bereketli olması için kadın üreme organı tasvirlerinden oluşan pek çok muska kullanır.

İnanmıyorsanız evinizdeki muskalara bir bakın. Yada kabedeki Hacer-ül esvet'e bir bakın. Sizce neye benziyor?

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 04-04-2006, 22:22
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Kadınlar tarlanızdır... eee sonra?

Semavi dinlerden daha önceki dönem dinlerinde kadınlık kutsaldı. Çünkü soyun sürdürülmesini sağlayan doğurma olayına büyük önem atfediliyordu. Daha sonraları ataerkil dönem geçince kadınlık ve kadın cinsel organı küfür olarak bile görüldü. Halen de böyledir çoğu yerde. Bu nedenle Hacerül Esvedin kadın cinsel organına benzemesi bazı kişilere ters gelebilir. Ancak islam öncesi arabistanında Allahın 3 kızı olduğunu (lat, uzzat ve menat) ve bunlara da tapınıldığını düşünürsek o döneme göre hacerül Esvedin kadın cinsel organı şeklinde olmasının hiç de ters olmadığını anlayabiliriz.

Hacerül Esvedin kış güneşinin doğduğu yöne çevrili olduğu söylenir. Bunun ise bereket tanrıçası Al-lat'ı kutsamak için olduğu da iddia ediliyor.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 04-04-2006, 22:51
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Kadınlar tarlanızdır... eee sonra?

Resimdeki cinsel organı andıran hacer-ül esved'in muhafazası. Kendisinin normalde ortadaki meteor olması gerekiyor. Bu muhafaza ne zamandır bu şekilde? 1400 yıl önceden beri mi? Bu konuda bilgisi olan var mı?

En eski dinsel inançların tanrıları dişi imiş bilgilerimize göre. Daha yerleşik yaşama geçmeden öncesinde bile "ana tanrıça" tapımlarına ait bulgular var. Doğurganlığı simgeleyen, büyük memeli ve cinsel organı özellikle abartılmış heykelcikler var. Tanrıların sonradan cinsiyet değiştirmeleri düşündürücü.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 04-04-2006, 23:10
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart Re: Kadınlar tarlanızdır... eee sonra?

Bu yazıda kadın sünnetinden bahsetmeden geçilmez..

Mısır’da yapılan arkeolojik kazılarda bulunan bazı kadın mumyalarının sünnetli olduğu belirlenmiş, kadın sünnetinin nasıl yapıldığı M.Ö 1600’lü yıllardan kalan duvar resimlerinde detaylı bir şekilde tasvir edilmiştir. Bu, kadın sünneti geleneğinin kökeninin çok eski çağlara dayandığının göstergesidir de. Kadın sünnetinin halen uygulandığı pek çok Afrika ülkesinde, Hristiyan, Müslüman, Musevi ve tek tanrılı olmayan dinlere inanan *gruplarda da sünnetin yoğun olarak uygulanması, sünnet geleneğinin tarihinin tek tanrılı dinlerden daha eski olduğunu ve tek tanrılı din seçiminin bu geleneğin sürdürülmesini etkilemediğini gösterir.

Kadın sünneti esas olarak 3 ayrı şekilde uygulanır.

1) Klitorisin tümüyle kesilmesi (clitoridectomy);

2) Klitoris ile birlikte yakın çevresindeki küçük ve bir kısım büyük dudakların kesilmesi (excision);

3) Klitoris ile birlikte küçük ve büyük dudakların neredeyse tümüyle kesilmesi, açık yaranın dış çeperlerinin biraraya getirilerek yaranın tümüyle dikilmesi, sadece idrar ve aybaşı kanamasının akabileceği ve ancak küçük parmak genişliğinde olan bir açıklık bırakılması (infibulation).

Bu uygulamalar dışında Dünya Sağlık Örgütü; delme, dağlama, kazıma, vajinanın içine kanama sebebi olan çeşitli bitkiler yerleştirme veya bazı müslüman topluluklarda *“sünnet/sunna” denilerek klitorisin bir şekilde işaretlenmesi gibi kadının cinsel organına yapılan müdahaleleri de dördüncü uygulama şekli olarak mücadele edilmesi gereken sünnet kapsamına almıştır.

Sünnetçi dışında, kız çocuğunun etrafına toplanan kadınlardan bazıları kız çocuğunun kollarını, bacaklarını sıkıca tutar, bazıları kıpırdamaması için omuzlarından bastırır. Dilini yutmasını veya ısırmasını engellemek için kızın ağzına bir bez veya sopa yerleştirilir; diğer kadınlar tarafından da çığlıkları bastırmak için def çalınıp yüksek sesle şarkılar söylenir ve bipÿyandan da iyi dilekler iletilir.

Sünnet: Kadınlığın göstergesi :
Kadınların her türlü geleneği kuşaklara aktarmada en iyi ‘taşıyıcı’ oldukları bilinen bir gerçek. Yaşadıkları acıları kendi çocuklarına da “gelenek” adına yaşatmak isteyen kadınlar, sünneti özellikle 7 yaş üzeri ve ergenlik çağındaki kız çocuklarına, bir şölen gibi sunarlar. Kadın sünneti, büyümenin ve kadınlığa atılan adımın gereği olarak tanıtılır. Hediyeler, elbiseler, eğlenceler vaad edilir. “Az” çığlık atan kızlar herkesin beğenisini ve takdirini alırken, çok çığlık atan kızlar hem acıları hem de utançlarıyla başbaşa bırakılır ama sonuçta sünnetli kızların genel olarak çevrelerinde statüleri yükselir, evlenmeleri garanti altına alınır ve maalesef hayatları boyunca sürecek sağlık sorunlarıda böylece başlar.

Ataerkil düzene dayalı bir gelenek :

Erkeğin kendi neslinin devamını sağlamak amacıyla, hayatının en önemli yatırımını yaparak “sahip olduğu” kadınların ve doğacak kız çocuklarının cinselliklerini kontrol altına alma hakkını kendinde görmesi temelinde yükselen binlerce yıllık kadın sünneti geleneği, özünde kadının erkeğin hakimiyeti altında ve ikincil görülmesinden doğan ve yaşatılan ataerkil düzene dayalı bir gelenek.

“Kadın sünneti” ni sürdürmek isteyen güçlerin kullandığı gerekçeler arasında; kadın cinsel organlarının sünnetten sonra temiz ve görünüşünün düzgün olması, daha kolay temiz tutulabilmesi, kadınlığa adımın sembolü sayılması ve kadının kadınlığını öne çıkarması, kadının kadınlar arasında kabul görmesini ve değer kazanmasını sağlaması, kadının evlilik şansının artırması, dine bağlılığının göstergesi olması, bekaretin korunması, erkeklere daha fazla zevk vermesi, kadınları çıldırmaktan koruduğuna inanılması gibi gerekçeler yer alıyor.. Bazı toplumlarda sünnetsiz kadınların orgazmının erkek spermlerini öldürdüğüne ve erkeğin kısırlığına sebep olduğuna, sünnetli kadınların doğurganlığının arttığına, bazı toplumlarda ise klitorisin erkek organından kalma bir parça olduğuna, kesilmezse büyümeye devam ederek sarkacağına ve gerçek kadın olabilmek işin bu parçanın kesilmesi gerektiğine inanılır. Sünnetsiz kadınların yaşadıkları gruplardan dışlandıkları, evlenemedikleri, pis ve “fahişe” gibi görüldükleri de yaşanan gerçekler. Üstelik sünnet geleneği olmayan kabilelere mensup kadınların sünnet geleneği olan kabilelere gelin gitmeleri durumunda yetişkin yaşlarda dahi olsalar sünnet olmak zorunda kalmaları da, örneğin Kenya’da yaşanan bir gerçek. Somali’nin de aralarında olduğu bazı ülkelerde ise evlilik sözleşmesi yapılmadan önce damadın ailesi kadının sünnetli organını inceleme ve “başlık” bedelini sünnetten kalan açıklığa göre belirleme hakkına sahip olması da kadınların yaşamak zorunda kaldığı gerçeklerden biri.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 04-04-2006, 23:41
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Kadınlar tarlanızdır... eee sonra?

Bu muhafazanın ne zamandır bu biçimde olduğunu bilmiyorum ama Hz. Muhammed'in kutsal emaketi olarak kabul edilen eşyalar arasında geçen muhafaza da aynı şekilde.



Bir de bence asıl önemli olan şey şu. Bu muhafaza Kabe'nin duvarının bir köşesinde. Tavaf Hacer-ül esvet'in önünden başlayarak 7 defa Kabe'nin etrafının dönülmesi şeklinde oluyor. Bu olay ilkel kavimlerde hala yapılagelen bazı ayinlere benziyor. Örneğin Avustralya yerlileri bir ayinde ortada bulunan ve kadın cinsel organını temsil eden bir çukurun etrafında, ellerinde erkek cinsel organını temsil eden oklarla dönüyorlar. Eski türklerde de ölen kişi gömülüp etrafında 7 defa dönülürmüş. Pek çok ilkel dinde olan bu tavaf ve kadın cinselliğine tapma olayı İslam'a da bu şekilde geçmiş durumda.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 05-04-2006, 00:09
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Kadınlar tarlanızdır... eee sonra?

Teşekkür ederim, bu konuyu pek bilmiyordum. İşin bir de "meteor" u kutsal görme, tapınma boyutu var ilginç olan, ama bu başlığın konusu değil. Büyük olasılıkla bu muhafaza da daha önceki muhafazaların bir benzeri, yani islam öncesinde de benzer bir muhafaza kullanılmış olması olası bu göktaşı için. İslam'dan önce de bu taş kutsal kabul ediliyor çünkü. Muhammed'in kabe'nin onarımı sırasında bu taşı yerine yerleştirdiği ile ilgili bir hikaye hatırlıyorum.

Tanrı'nın erkek olması acaba Musevilik-hristiyanlık etkisi mi diye de düşünüyorum, malum, isa tanrıya "baba" diye sesleniyor, eski ahit'in tanrısı da daha çok erkek izlenimi veriyor. Kuran'daki Allah da açık açık bir cinsiyet vurgulanmasa da, erkek izlenimi vermekte.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 05-04-2006, 00:43
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart Re: Kadınlar tarlanızdır... eee sonra?

hacerülesved ve kadın cinsel organı..
Hacer , İbrahimin terkettiği 2.karısı..İsmail'in annesi..
Hacer ------- Hac
Hacerülesved..
Esved : kara ,simsiyah
Bir bağlantı var sanki...
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 05-04-2006, 01:17
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Kadınlar tarlanızdır... eee sonra?

Çeviri "Kara Taş" olarak yapılıyor genelde.
Burada biraz açıklama var.
http://en.wikipedia.org/wiki/Black_Stone

Ama tabii, İbrahim ve İsmail ile de bir ilişki kurulmuş.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 05-04-2006, 02:33
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Kadınlar tarlanızdır... eee sonra?

Müslümanlar hacca gittiklerinde Hacer-ül esved'i öperler. Yargılama gününde bu taşın Allah'ın önünde onlara şahitlik edeceğine inanılır. Bu gelenek Halife Ömer'in bu taşı öpmesinden sonra başlıyor.

*Ömer İbn Hattab (r.a.) şöyle haber vermiştir:
Ömer İbn Hattab (r.a.) Hacer-i Esved'i öptü ve sonra şöyle dedi: "Yemin olsun ki, çok iyi biliyorum sen ancak bir taşsın. Eğer Resulüllah'ı (a.s.) seni öperken görmüş olmasaydım seni asla öpmezdim."

http://hadith.al-islam.com/bayan/dis...ang=trk&ID=710

İngilizce wikipeki'deki öykü de ilginç

Muhammed'in gençliğinde Kabe yeniden onarılıyor. O zamanlarda da taş kutsal. Kureyş kabilesinin ileri gelenleri arasında kavga çıkıyor. Kim taşı yerine yerleştirme onuruna sahip olacak diye. Muhammed bir öneride bulunuyor. Taş birden çok kişinin tutabileceği bir paravanın üstüne konulup bütün Kureyş şefleri tarafından tutularak yerine konuyor. Böylece herkes bu şerefi taşımış oluyor.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 05-04-2006, 10:11
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Kadınlar tarlanızdır... eee sonra?

Kabe'ye Beyt-i Harem de deniyor.

Hacer-ül esved
Beyt-i harem

Ne demek bunlar arkadaşlar, bir arapça bilen yardım etsin.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:48 .