yaratılışçılığın bir kuram değil de kurgu olduğunu vurgulayan gazeteci Mine Kırıkkanat, Batılı ülkelerde, Adnan Oktar ve müritlerinden çok daha "zeki" yaratılışçılar olduğunu söyleyip, "Evrimi kabul eder görünüp de son noktayı yine Tanrıya ...bağlayarak çok 'akıllı' davranıyorlar.. Adnan Oktar ise bunu yapacak kadar bile akıllı değil" dedi. Kırıkkanat, Oktarcıların, Danimarka'nın en çok okunan gazetesi Politiken'in Adnan Oktar'ı ve Yaratılış Atlası'nı övdüğünü söyledikleri 2007 tarihli bir haberinden de bahsetti. Politiken'in genel yayın yönetmeni ve haberi hazırlayan gazeteci ile yazıştığını, bu kişilerin, kendi haberlerini çarpıtarak kullandıkları için Adnan Oktar'a ve Oktar yanlılarına çok kızgın olduklarını ve Yaratılış Atlası hakkında da, "bu kitap, asgari düzeyde bilimsel kültür sahibi herkes için gülünç bir kitaptır" dediklerini aktardı. (Bunu Vatan gazetesindeki köşesinde de yazmıştır:
http://haber.gazetevatan.com/haberde...ryid=4&wid=122) Mine Hanım, Adnan Oktar ve yandaşlarının "yalan rüzgarı" estirdiğini ve kendisinin de bir gazeteci olarak Türkiye'de kamuoyunun yalan-yanlış belirlenmeye çalışılmasına karşı çıkmaya devam edeceğini belirtti. Mine Kırıkkanat'a cevap veren Cihat Gündoğdu ise, yine karalama yoluna başvurarak, Kırıkkanat'ı "magazincilik"le suçlamaya kalkıştı. Politiken'deki haberin "doğru bölümleri"ni aldıklarını söyledi, Adnan Oktar'ın yabancı basında çok övüldüğü yalanlarına ve "yaratılışçılığın büyük ismi" olarak adlandırıldığı hikayelerine devam etti. Benim de merakımı celbetti ve kısa bir araştırma ile Politiken gazetesinin internet sitesinde "Adnan Oktar" tagini aratarak tek bir habere ulaştım (Danca'dan İngilizce'ye çevrildiğinde, bir fikir veriyor):
http://politiken.dk/indland/article379908.ece http://translate.google.com/translat...e=UTF-8&u=http