Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 09-10-2010, 13:42
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Arif Tekin'in Son Yazisi: İmam-ı A’zam Ebu Hanife’nin Bilinmeyen Yönleri

Not: Bilindigi gibi degerli Yazarimiz Arif Tekin, yaklasik 1 yildan beri ayda bir sitemizin Ana Sayfasinda yazmakta. Bundan böyle Ana Sayfa'da yayinlanan yazilari icin forumda birer baslik acacagim. Yazi hakkindaki yorumlarinizi bu baslik altinda yapabilirsiniz. Anasayfada da yazilara yorum yapabiliniyor, ama forumu takip edenler yazilar hakkinda yorum ve tartismalari burdan daha kolay sürdürebilirler.

Yayin Kurulu



İmam-ı A’zam Ebu Hanife’nin Bilinmeyen Yönleri

Şayet inanan biri bu başlığı okuyup da rahatsız oluyorsa veya gıyabımda benden memnun kalmıyorsa, bilsin ki ben ne kendimin düşmanıyım(doğruysa eğer, niye cehenneme gireyim!), ne de insanların. Ben, sadece alanımla ilgili okurları bilgilendirmek istiyorum. Bunun dışında kimsenin bana verdiği/vereceği ne maddi ne de manevi bir hak/ödül-destek yoktur. İnsanın görevi(tabi ki bunun farkında olan, okuyan insanları kasdediyorum) kahvaltı yapmak, öğlen ve akşam yemeklerini yemek, evlenmek, gezmek gibi adet olan şeyleri yapmak değil; tersine insanoğlu hem kendinden, hem toplumdan, hem de aynı zamanda toplum da bireyden sorumlu olmalı, bu aşama yakalanmalı. Aslında bir vucudun organları birbirlerine karşı nasılsa, insanların da birbirlerine karşı bakışları, sorumlulukları, duyarlılıkları ile böyle olmalıdır. Yeryüzünde hem barış ancak bu şekilde sağlanabilir, hem de insan denen varlığa ancak bu yakışır..Tabuları aşamayan okurlar yazılarıma bakınca ruhları sıkılır, bunu biliyorum. O yüzden bu kısa açıklamayı yaptım..Ama bu kutsal diye bilinen dinlerle ilgili çok ciddi bir yanlış var, onu söylemek durumundayım. Evet; bu kısa açıklamadan sonra konuya geçeyim..

Birkaç kaynağımda yazdım ve şu an elimde olan yeni bir çalışmamda yine farklı bir şekilde değiniyorum ki, ‘Halife Ömer’in düşünceleri ayetle yanıt buluyordu’ açıklaması islami kaynaklarda çok işlenmiş. Net bir şekilde,’Ömer görüş belirtiyordu, onun düşüncesi doğrultusunda ayet geliyordu’ ifadeleri var. Yine Ömer’in oğlu, ‘Ömer bir fikir söyleseydi, diğer insanlar onun tersini söylemiş olsaydı, illaki gelen ayet Ömer’in fikirleri doğrultusundaydı’ diyor..Birçok yazar bu konuda Ömer’in, ayetlerle şekillenen sözlerini liste halinde bile yazmışlardır.[1][1]

Sanırım Ebu Hanife bundan hareketle çok ilginç bir cümle kullanıyor: ‘Ben Hz. Muhammed’le birlikte yaşasaydım, kendisi benim birçok sözümü alır seçerdi’ diyor. Hatta Ebu Hanife bunu derken, biraz da konuyu açıyor ve şöyle devam ediyor: ‘Çünkü din iyi fikirlerden oluşan nasihatlerden ibarettir’ . Nitekim aynen halife Ömer gibi birçok konuda Hz. Muhammed başka bir şey demiş olduğu halde, Ebu Hanife tam tersini yapmıştır. Hatta Hz. Muhammed’in dörtyüz hadisine ters kararlar aldığı, islami kaynaklarda anlatılmaktadır. Somut birkaç çarpıcı örnek vereyim.

Mesela Hz. Muhammed bir savaşa gittiği zaman kur’a çekmek suretiyle bir eşini yanına alır götürürdü; bu meşhur bir olay. Bilindiği gibi bir seferinde de eşlerinden Ayşe’yi götürüyor ve yolda onun başına o meşhur ‘İfk’ olayı geliyor. Ebu Hanife bu yöntemi tasvip etmediği gibi, üstelik bu kuralın kumardan farkı yoktur diyor. Yine başka bır konuda hem hadis var, hem de Hz. Muhammed’in uygulaması. Savaşta Hz. Muhammed piyade olan askere ganimetlerden tek hisse, atlı olana da iki hisse fazladan pay veriyordu. Yani atlı olanın payı daha fazla. Ebu Hanife burada, acaba bir insanın değeri hayvandan daha mı düşüktür diyerek çok sert eleştiride bulunuyor ve Hz.Muhammed’in bu uygulamasını kabul etmiyor.

Yine meşhur bir islami kuraldır ve aynı zamanda mezheplerin de uygulamalarında var. Alış-verişlerde her şey bitse de, alıcı ile satıcı o mekanı terk etmedikleri sürece pişman olmak isterlerse olabilirler. Ebu Hanife bunu da kabul etmiyor: İşlem bitti mi artık her şey biter diyor ve çok da mantıklı açıklamalar yapıyor. Şöyle diyor: Peki diyelim iki kişi uzun süre aynı ceza evindeler veya bir nedenden dolayı uzun süre bir gemide kalırlar. Diyelim bunlar arasında bir satış akdi gerçekleşse, bu durumda demek ki cezaevinde, gemide veya uzun bir yolculukta (Eskiden insanlar yaya olarak aylarca hacca, askerliğe giderdi) oldukları sürece istedikleri zaman cayabilirler diyor ve bunu saçma sayıyor.

İmam-i A’zam buna benzer çok örnekler veriyor .İşte bu tavırlarıyla islam otoriterleri nezdinde sevilmemiş; aleyhinde yazıp çizilmiştir.

Bilindiği gibi, İslamda Kur'an'dan sonra gelen en güçlü kaynak Buhari ve Müslim. Ama her ikisi de İmam A'zam Ebu Hanife'den hiçbir hadis aktarmamışlar. Üstelik İmam Buhari onu şiddetle eleştirmiştir: ‘İmam A’zam dinde tahribat yapmıştır’ diyor. İmam A’zam aynı eleştiriyi, Malik, imam Evzai, İmam Süfyan-i Sevri gibi mezhep sahiplerinden de almıştır. Mesela; Malik, ‘İslamda Ebu Hanife kadar daha zararlı biri yeryüzüne gelmemiştir, onun dine verdiği zarar, şeytanınkinden de fazladır’ diyor. İmam Evzai’ye Ebu Hanife’nin ölüm haberi verildiği zaman, ‘Allah’a şükürler olsun ki gitti; yoksa bu dini bitirecekti’ diyor. Süfyani Sevri( o da hak bir mezhep sahibi, ancak taraftarı kalmamış),’İslamda Ebu Hanife kadar uğursuz biri ortaya çıkmamıştır’ diyor. Malik bin Enes birinden soruyor: Sizin yurdunuzda İmam-i A’zam anılıyor mu, taraftarı var mı? Adam, evet deyince Malik b. Enes,’ O zaman bu memlekette durmak haramdır; burayı terketmek lazım’ diyor. Şunu da unutmamak lazım ki, bunlar aynı zamanda onun çok zeki ve ikna edıcı olduğunu da belirtiyorlar. Mesela İmam Şafii’nin Malik b. Enes’ten aldığı şöyle bir yorum var: İmam-i A’zam öyle biriydi ki, eline bir taş, bir tahta parçası alıp altındır deseydi, onu altın olarak dinleyenlerin kafasına sokardı, yani o kadar zekiydi diyor.[2][2].

Birgün Kabe içinde iken adamın biri ona, ben yeryüzünde bir Ka’be’nin var olduğuna inanıyorum; ancak şu an içinde olduğumuz bu mekan mı yoksa dünyanın başka bir yerinde mi emin değilim diyor. İmam A’zam ona, ‘senin bu açıklaman imanına zarar vermiyor’ diyor[3][3]. Ve en ilginci, ‘Şeytan/iblis ile halife Ebubekir’in imanı aynıdır, hatta Hz. Adem’le şeytanın imanı da aynıdır’ diyor.

Bır başka çarpıcı örnek de şudur; fıkıh kaynaklarında helal sular için kulleteyn diye bir ölçü var. Özetle, bir mekanın hacmi şu kadar olsa ve içinde toplanan suyun rengi, kokusu, tadı bozulmuyorsa dinen helaldır hükmü var. Bu meşhur bir kural. Diyelim ilkel koşullarda bir suyun rengi normal, kokusunda da sorun yok ve tadı da normal; ancak içinde öldürücü bir şey var veya bilerek konmuş, bunu ancak ilgili uzmanlar bilir. Peki az önceki kurallar yeterli mi? Hayır. İşte bunun için Ebu Hanife şöyle karşılık veriyor: ‘O zaman arkadaşlar işesin ve bu hacimde bir idrar biriktirsinler; sonunda da Hz. Muhammed’e gidip, ‘işte ölçüler tutuyor, peki bu durumda bu sidik de artık kulleteyn sayılır. Dolayısıyla bu idrar helal mi olacak ?’ diye sorsalar, acaba Hz. Muhammed buna evet helaldır yanıtını mı verecek’ diyor! .
Yine İbni Mübarek kendisinden, ‘Hz. Muhammed namazda rüku ederken (eğilirken) kalktığında iki elini yukarıya doğru kaldırıyordu. Dolayısıyla bir insan namaz kılarken rükudan kalktığında ellerini kaldırsın mı, ne dersin? İmam A’zam, ‘Hayrola! Uçup uzaya mı gideceğiz ki kanatlarımızı açalım!’ şekinde alaylı bir yanıt veriyor.

Daha da ilginci Halife Ömer hakkındaki sözleridir. Birine yukarda değinmiştik. Yıne birgün Ömer’in fetvaları İmam A’zam’a anlatılınca kendisi, ‘Bırakın bu şeytan sözlerini’ karşılığını vermiştir. İşte bu aşırı fikirlerinden dolayı, bilindiği gibi hem ağır bedel ödemiş, hem de hak diye bilinen mezhep liderleri ona şeytan bile demişlerdir.
Bir önemli islam aliminden sorarlar, Ebu Hanife o kadar gezmiş; ancak Medine’ye gitmemiş; sen bunu nasıl yorumluyorsun? Adam, ‘Hz. Muhammed demiş ki Deccal Medine’ye giremez. Ebu Hanife de bir çeşit Deccal olduğu için Medine’ye gitme şerefine nail olamamıştır’ diyor[4][4]

Şu bilinen bir gerçek ki, islama az veya çok dokunan, elbette ki tutunmaz; tersine aforoz edilir ve hatta fırsat varsa fiziki olarak ortadan kaldırılır..Nitekim İmam-i A’zam da bir cezaevinde gördüğü işkenceden sonra zehirlenerek hayata veda ediyor.

Ebu Hanife bütün baskı ve zorluklara rağmen çizgisinden vazgeçmeyince, hele siyasilere alet olmak istemeyince, dönemin(Abbasi) halifesi tarafından hapse atılır ve orada işkence edilir, daha sonra da zehirlenerek öldürülür. Hicri 80’de doğmuş, 150’de de öldürülmüştür..
Şimdi soralım: Halk arasında bilinen İmam-i A’zam’la bu kısa başlık altında değindiğim İmam-i A’zam arasında hiçbir benzerlik var mı? Asla....İşte hep söylüyorum: Şu anki İslam, idareciler tarafından 14 asırdır ilave edile edile bu hale gelmiş ve resmi bir islam tarihi oluşmuştur; bunun gerçeklerle hiç ilgisi yoktur. Şu an var olan islam tarihi ve kaynakları hayali oldukları gibi, halk nezdinde bilinen islam kadrosu da hayali bir kadrodur. Nereden biliyoruz? İslami kaynaklardan biliyoruz. Çünkü o zaman belki koşulların da uygun olmamasından kaynaklı, profesonelce bir sansür uygulanmamıştır. Çok açık bilgiler ve ipuçları kendi kayıtlarına geçmiştir. Mesela Ebu Hanife ile ilgili verdiğim az önceki bilgilerin hep islami kaynaklardan.




.


[1][1]- Heytemi, Ahmet bin Hacer Mekki(h.974.ö),’Sevaikü’l Muhrika’, s. 138 ve devamı..

[2][2]-Ahmet Emin, Duha'ül İslam, 2/156-195

[3][3]-a-İbni’l Cevzi(597.h), El-Muntazam, hicri 150. yılı olayları kısmı, Ebu hanife bölümünde..
b-Bağdadi(463.h) ’Tarih’ü Medinet’i Selam’, 15/ 544 ve devamı, no: 7249, Numan b. sabit kısmı.

[4][4]-Bağdadi, 15/ 544-550


http://www.turandursun.com/arif-teki...nmeyen-yonleri

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/

Konu sargon tarafından (09-10-2010 Saat 13:51 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 10-10-2010, 10:15
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706

Başarı Ödülü 

Standart

Ebu Hanefi'de demek sorgulamis. Ilgincmis dogrusu.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 10-10-2010, 11:14
saroz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
saroz saroz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 29 Jun 2009
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1.703
Standart

Gerçekten resmi kaynaklarda yöneticiler tarafından yaratılan ve tahrif edilmiş kurmaca bir islam tarihi ile karşı karşıyayız. Etkili kanıtlar sunmuş Arif Tekin.

Kendisinin Efendisi Olmayan Hiç Kimse Özgür Değildir.
Epiktetos
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 10-10-2010, 11:35
AhbAp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AhbAp AhbAp isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 2.804
Standart

Arif Usta'nın ellerine sağlık.

When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!

----------------

war is over
(if you want it)
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 10-10-2010, 15:41
burlap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
burlap burlap isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Sep 2010
Mesajlar: 160
Standart

Bu durum zaten açıkça belli olmuyor muydu? Aynen işimize geldiği gibi kurgulanmış bir ulusal tarihimiz gibi dinsel tarihimiz de var. Güya bizim dinimiz çok güzel, üstün vs. Gerçekler kurgulara ne kadar aykırı. İnsan her yerde aynı insan.

Bir de Turan Dursun'un "Kulluteyn" adlı kitabı aklıma geldi. TD'da aynı şekilde çocukluğunda herkesin yıkandığı, suyunu içtiği, suyuyla yemeğini yaptığı ve hacet defettiği bir su birikintisinden bahseder. Belli ölçüde olduğu için temiz sayılırmış!

Tanrının tek mazereti var olmamasıdır – Stendhal
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 10-10-2010, 20:27
Jdarc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Jdarc Jdarc isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Sep 2010
Mesajlar: 200
Standart

Paylaşım için teşekkürler.
Çok güzeldi.


Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 10-10-2010, 21:35
atillas atillas isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Aug 2010
Mesajlar: 23
Standart

Dmek sevilmemesinin sebebi devrimci olmasıymış
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Endişe verici nüfuza sahip bir ’cemaat’in hikáyesi gercekisim İslam 4 08-10-2010 05:24
CHP’den TSK’ya Yeni Bir Siyasete Müdahale Gerekçesi Sangre Politika 27 13-08-2010 00:23
II. Evrim, Bilim ve Eğitim Sempozyumu’nda D. J. Futuyma’nın yaptığı konuşma dilaver Evrim 1 12-08-2009 20:50
Galileo’dan Sartre’a herkes yasaklı! dilaver Politika 2 12-02-2009 14:06
Arif Tekin'in Eserleri Russell İlhan Arsel & Arif Tekin Makaleleri 1 30-07-2005 21:34

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:27 .