Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 18-10-2010, 14:12
burlap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
burlap burlap isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Sep 2010
Mesajlar: 160
Standart Modern ve/veya Ilımlı İslam

Modern ve/veya Ilımlı İslam


Geçenlerde Hürriyet gazetesinin ön sayfasında bir başlıkta “Modern İslam” vardı. Fransa dışişleri bakanı Türkiye’ye geliyormuş. Hürriyete demeç vermiş. Türkiye Modern İslam’ın kalesiymiş. Merakla haberi okudum. Ama modern İslamla ilgili hiçbir şey bulamadım. Türkiye’nin konumunun çok önemli olduğu, Türk dışişleri bakanının her şeye yetiştiği (acaba geceleri uyumuyor mu? vs) gibi bir sürü laf salatası (herhalde Fransızların almak istediği bir ihale falan var) yanında İslamiyetle ilgili bir şey bulamadım. Hürriyet’in merak uyandırma açısından böyle başlıklarına alışkınım.


Bu durumu düşünürken aklıma “Ilımlı İslam” kavramı geliverdi. Gerçi uzun süre oldu ama bu Türkiye’ye ABD tarafından biçilmiş bir kılıftı. O sıralarda bu husus çok tartışma konusu olmuştu. Ama daha çok tartışılan Türkiye’nin rolü üstüneydi. Çok çıkarlarımız olacağı, hedefi geniş tutmamız, konunun üstüne gidip gerekeni yapmamız falan yazılmış, çizilmişti.

Ama işin dinsel tarafı üstünde pek durulmamıştı. Şimdi düşünüyorum da, ne demek ılımlı İslam? Modern İslam da başka bir şey mi? İkisinin de ne anlama geldiğini pek çıkaramadım. Bunun üstünde düşüneceğim. Ama bunlar genelleme değil. Nedeni pek basit. “Modern Hıristiyanlık” veya “Ilımlı Yahudilik” gibi bir şeyler duymadım. Neden İslamiyet’e gelince bunlar var da başka dinlerde yok? Belki sitenin dindarları bu kavramlar her ne ise açıklarlar. Örneğin İslamiyet pek sert, pek radikal de onun için mi ılımlı olmak gerekiyor? Ya da İslamiyet çok mu eski? Hırıistiyanlık ve Yahudilik daha eski ama onlar için böyle nitelemeler yapılmıyor. Ya da yapılıyor ama ben bilmiyorum. Her neyse belki sizler biliyorsunuzdur.

.

Tanrının tek mazereti var olmamasıdır – Stendhal
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 18-10-2010, 15:02
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart

Sevgili Burlap, bir önceki yazin üzerine epey uzun bir post yazmistim. Ama bir sekilde post gitmedi ve kaybettim. Tekrar yazmaya da üsendim.

Bahsettigin bu konu üstüne son zamanlarda cok düsündüm. Hatta son dönemdeki ana ilgi alanim oldu diyebilirim. Hatta tarikatlarin evrimi üzerine yazmayi da düsünüyorum. Ama bir türlü firsat olmadi.

Modern Islam yada Ilimli Islam diye nitelenen seyler nedir bilemeyecegim. Fransa disisleri bakaninin kafasindakini de bilmek mümkün degil tabii. Böyle tanimlara herkes kendisine göre anlamlar yükler. Ama bir politik akim olarak islamciligin tarihine baktigimda cok belirgin sekilde modernlesme sürecinin izlerini görüyorum. Iskenderpasa Cemaatinin evrimi buna güzel bir örnek olusturuyor. Yada Naksibendilik-Nurculuk-Gülen hareketi seklindeki evrim de buna güzel örnekler sunuyor. Hic kuskusuz en güzel örnekler tarikatlarin süreclerinden degil islamci diye nitelendirebilecegimiz aydinlarin evriminde görülebilir. Tabii ki tersi örnekler de var. Sanirim Ismailaga cemaati de buna bir örnek olabilir.

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 18-10-2010, 15:21
burlap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
burlap burlap isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Sep 2010
Mesajlar: 160
Standart

sargon´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili Burlap, bir önceki yazin üzerine epey uzun bir post yazmistim. Ama bir sekilde post gitmedi ve kaybettim. Tekrar yazmaya da üsendim.

Bahsettigin bu konu üstüne son zamanlarda cok düsündüm. Hatta son dönemdeki ana ilgi alanim oldu diyebilirim. Hatta tarikatlarin evrimi üzerine yazmayi da düsünüyorum. Ama bir türlü firsat olmadi.
Sevgili Sargon,

Siteye yeniden kaydolurken eskiyi anarak çok şey öğreneceğim demiştim. Lütfen üşenme, yaz ve tartışalım.

Bu konuda Fransız bakanın demeci sonrası ben de bazı şeyler düşünmüştüm. Ama önce siteden bir tepki alırsam daha başka şeyler de alarak görüşümü çeşitlendirir, değişik anlamlar bulabilirim amacıyla konuyu burada açtım.

Elbette senin uzmanlığında değilim. Dolayısıyla da amacım özel cemaatlerin özel durumları ile ilgili değil de daha genel çıkarılabilecek yorumlar üzerine gitmekti. Aslında doğal olarak özel cemaatlerin yorum farkından buralara gidilir. Ancak önce izin ver ben bir yorum yapayım, konuyu bir deşeyim. Bildiğin gibi - daha doğrusu aktardığım gibi (ben bilmiyorum ve duymadım) - diğer dinlerde aynı bağlamda bir haber almıyoruz. Neden bu durum sadece (mi?) İslamiyete özgü? Şimdilik biraz işim var, yarın ben ne düşündüğümü aktarmaya çalışacağım.

Tanrının tek mazereti var olmamasıdır – Stendhal
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 18-10-2010, 15:48
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart

Tabii ki sevgili Burlap, sen konuyu istedigin sekilde isle önce ve desele. Basligini takip edecegim.

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 19-10-2010, 16:10
burlap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
burlap burlap isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Sep 2010
Mesajlar: 160
Standart

Sargon’un araya girmesi iyi oldu. Birden bu tartışmaya değişik - daha önce düşünmediğim - bir yön de vermiş oldu. Ancak dindar üyelerin görüşlerini de öğrenmek isterdim doğrusu. İnternette kısa bir araştırma yaptım. Sonuç her bakımdan şaşırtıcı oldu:

Her 3 tek tanrılı dinde de bolca mezhep var. Eskiden ulustan çok dine dayanan devlet tarzının çeşitli savaşlarla elde ettiği yurtlarda kendi dini benimsettiği, ancak yerli halkın doğrudan o dini benimsemek yerine yerel dini ile karıştırarak yeni bir mezhep ortaya çıkardığı biliniyor. Ama bu durumun mezhep sayısında ne derece etkili olduğu bilinmiyor. İnsanlık gelişince, dünyası büyüyünce çeşitli kaynaşmalarla dinlerde bazı değişikliklerin olması, farklılıkların çıkması elbette çok olağan. Ancak mezhep sayısı dinlere göre de bayağı farklılıklar gösteriyor.

Hıristiyanlıkta bilinen – daha fazla olduğu kesin – 38.000 mezhep varmış: http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_Christian_denominations Kapitalizm sayesinde Hıristiyan misyonerlerin katkısıyla Uzak Doğu ve Afrika’da bayağı mezhep ortaya çıktığını biliyordum. Ama sayı gerçekten çok fazla. İslamiyet’te kesin bir sayı verilmiyor. Ama anlaşılan üç – dört bin mezhep olabilir. En kapalı olan Yahudilikte ise yüzden fazlası olası.

Sayıların çok fazla olması dışında önemi yok. Ama içerik beni ilgilendiriyor. Başlangıçtaki o din çeşitli mezheplerde ne duruma gelmiş acaba? Her birinin diğerini kötülemesi, yoldan çıkmış, inançsız sayması normal değil mi? Normal diyemezsiniz çünkü kendisi farklı olmuş, ayrılmış.


Bu durumda ben herhangi bir dinden dindar olsam, durup bu inanç denen şey nasıl bir şey diye düşünürdüm. Bu kadar farklı inanç, hepsi kendisininkinin gerçek olduğu savında. Neyse işin felsefe yanını geçeyim.


Benim kanım, modern İslamiyet veya ılımlı İslamiyet diye bir şey yoktur. Bir tek İslamiyet vardır. O da Kuran’da yazılı olan şekildir. İnsanların yorumlama tarzları sonucu davranışları bakımından kendilerini modern Müslüman veya ılımlı Müslüman saymalarını ise anlarım. Ama o da başka bir şey. Yani İslamiyet 1400 sene önce ne diyorsa şimdi de onu diyor, fark yok.

Bu arada Kuran’dan da bir anımsatma yapayım: Rum suresi ayet 31, 32 (Diyanet meali):

Allah’a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O’na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini darmadağınık edip grup grup olan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir grup kendi katındaki (dinî anlayış) ile sevinip böbürlenmektedir.


Yani mezheplerin olması haramdır. Şimdi bir parantez açmak gerekiyor. Burada dinin (monoteist) tarzında da hemfikir olmalıyız. Dinde esneklik yoktur. Kurallar çiğnenemez. Yani aslında “inanç özgürlüğü” diye bir şey yoktur. Bu cins laflar laikçi imansızların üfürmesidir. Yani dini istediğiniz gibi, işinize geldiği gibi yorumlayamazsınız. Peki o zaman bu durum modern ve/veya ılımlı Müslüman kavramını da açık düşürmez mi?


Modern Müslüman’ı da bu tartışmadaki amacım açısından Ilımlı Müslüman olarak ele almak istiyorum. Zaten herhalde arada fark varsa bile azdır. Bu şekilde, ‘Müslüman’ sözcüğü kullanmak yerine yeni bir niteleme yapmak, yeni bir durumu kabul etmektir. Bu yeni durum da çağımızda, yani 1400 sene sonra geldiğimiz devirde, dinsel kurallarını artık bu çağın gereklerine göre daha gevşek yorumlanmasıdır. Ama burada şu noktayı gözlemek durumundayız: Ilımlı, kitaptan sapmaktadır ve bu sapmanın sebebi de kültürel gelişmelerin Allah’ın kesinlemelerinin yazıldığı gibi kabul edilmesindeki zorluktan ileri gelmekte oluşudur. 1400 sene sonra bilimsel ve teknolojik ilerlemelerin bizi getirdiği noktada insan beynindeki evrim artık doğaya aykırı gelen kurallara uygun davranmamayı yeğlemektedir.


Burada gelişmeyi biraz daha açmakta yarar görüyorum. 1400 sene öncesine kıyasla bazı hususlarda en eğitimsiz birisi bile şimdi çok daha fazla bilgiye sahiptir. İnsanların on binlerce kilometreden birbirleri ile anında yüz yüze görüşebildikleri çağdayız. Cebrail’in karşımızda görünüvermesini inanılmaz mucize sayarak hayran olma durumunda değiliz. Tıptaki gelişmeler artık hastalıkların günahtan dolayı veya şeytandan geldiğine pek kimseyi inandıramamakta…

Peki durum buyken ılımlı Müslümanlar hala ne diyor? Onlar esnek, gevşek olmakla beraber, örneğin intihar bombacılarını onaylamamakla beraber, Allah’a inanmamızı istemiyorlar mı? Elbette istiyorlar. Burada ise ister istemez bir ikiyüzlülük ortaya çıkıyor. Hem kuralları esneterek, gevşeterek çiğniyor, yani bir yerde onların yanlışlığını sorgulayarak kabul etmiş oluyor, sonra da bu yanlışlığın farkında olmasına rağmen “gene de inanacaksın” diyorlar. Bu içinden çıkılmaz bir durum. Kanımca ılımlı Müslüman, başarısız köktencidir.

.

Tanrının tek mazereti var olmamasıdır – Stendhal
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 19-10-2010, 21:17
Titan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Titan Titan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 05 Oct 2007
Bulunduğu yer: Bilgisayarımın Karşısı
Mesajlar: 1.610
Standart

Benim anladığım ılımlı islam, piyasa ekonomisiyle, kapitalizmin tüketim ve politik mekanizmalarıyla islamın, içinde bu sisteme karşı barındırdığı her türlü farklılığın iğdiş edilerek sisteme kanalize edilmesidir, tıpkı ABD'de yaşayan zombi topluluğu gibi, tüket ama sorgulama!

"Aç insanların karnını doyurduğum zaman bana kahraman diyorlar. Bunların neden aç olduğunu sorduğum zaman ise; bana komünist diyorlar"

Ernesto Che Guevera
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 19-10-2010, 21:25
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger arkadaslar;

Ilimli islam konusu hakkinda, islamdaki degisiklik olarak bir dusunce uretirsek; Ataturk'un TC'ne getirdigi islam anlayisi ilimli islam degil miydi?, degilse neye gore. Sonucta islamin ilimliligini ne ile olcecegiz?, seriatla mi, Kuran rehberligiyle mi?

Eger bunlarin biri degil; ikisi bile olsa, TC acisindan ve laikligin islerligi acisindan, Ataturk'un islam uygulamalari ilimli degilmiydi?

Ayrica osmanli'daki islam nasildi?, seriat mi vardi?

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 19-10-2010, 22:26
diamat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
diamat diamat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Aug 2010
Mesajlar: 742
Standart

Titan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Benim anladığım ılımlı islam, piyasa ekonomisiyle, kapitalizmin tüketim ve politik mekanizmalarıyla islamın, içinde bu sisteme karşı barındırdığı her türlü farklılığın iğdiş edilerek sisteme kanalize edilmesidir, tıpkı ABD'de yaşayan zombi topluluğu gibi, tüket ama sorgulama!
tam olarak ve aynen budur.

islam pratiği, kapitalist üretim biçimini kendi dinamikleri ile ortaya koyamamıştır.

ılımlı islam , yaşayan islamın bu coğrafyadaki yar-feodal üretim ilişkilerince içi doldurulan geleneksel yapısının yerine, uluslararası kapitalist-emperyalizme uygun versiyonunun oluşturulmasıdır.

daha doğru ifade ile islam protestanlaştırılmaya karar verilmiştir.
bu kararı hayata geçirmek için en uygun figür ise fetullahtı.
ve yapıldı, bitti.

ismailağa cemaati ise bu işleve uygun olmayan yapısal özelliklerde içerdiği için bu rol onlara değil fetullaha verildi.

islam kendi protestan devrimini yapmadı.
egemen emperyalizm tarafından kendine uygun görülen protestan versiyonu geleneksel (ortodoks) versiyonunun yerine ikame etti.

müslümanlara geçmiş olsun.
tabi bize de.
karşımızda kapitalizmin gönüllü kulları var artık.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 19-10-2010, 22:54
errata - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
errata errata isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.214
Standart

Ilımlı ya da modern islam'ın Türkiye'deki anlamı; iki yüzlü, insan odaklı olmaktan uzak, mufazakar-liberal, dindar burjuvazinin ülke yönetimini statükocu, faşist devletçi sağcıların elinden almasıdır.

Radikal İslam'ın, ılımlı islamı doğuran etmenlerle, ülkelerle "demokrasi" arenasında uyumlu çalışabilmesi mümkün olmadığından kavramın üreticileri tarafından Türkiye'ye ılımlı islam kaftanı biçilmiştir.

Türkiye'yi Afganistan ya da Irak modeline götürmek hem maliyetli hem de fazlaca tantanalı olacağından, Malezya, Dubai benzeri bir model çok daha uygun görülmüştür.

İslam kutsal olduğu düşünülen kitabı ve peygamberinin söylemlerinden anladığımız kadarıyla apaçık ve olması gerektiği gibi ortadadır. Ilımlılık, modernlik hatta mezhep farkları bile içermeden olduğu gibi kabul edilmeli ve inanılmalıdır.

Bu bakımdan islamın ılımlısı ya da moderni konusu aslında politiktir.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 20-10-2010, 00:24
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart

Diamat ve Titan'in yaklasimlarina genel olarak katiliyorum. Katilmadigim bir nokta var. O da islam icindeki bu yeni egilimi, yani kapitalizme uyumlu, onun ihtiyaclarina cevap verecek olan egilimi yaratan "dis gücler" degildir. Bu egilim bizzat Osmanli'nin son döneminden beri süregelen bir evrimin ulastigi noktadir. Bu bicimiyle de Avrupa ve ABD'de söz konusu edilip, anlam bicilmeye calisiliyor.

Türkiye'deki islamcilik hareketi Osmanli'nin son döneminde ortaya cikmistir. Devleti kurtarma amaciyla gelistirilen 3 formülasyondan birisi ve bunu savunan ulema yada gazeteci ve aydinlardan olusuyordu. Buna göre islamiyetin gerilemesinin en temel nedenleri hilafetin saltanata dönüstürülmesi, ictihat kapisinin kapatilarak gelismelere cevap veremeyen bir yapinin olusmasi, Bati'nin sadece kültür ve ahlak yapisini degil bilim ve fennin de reddedilmesi vb. nedenlerdi.

Ilerleme paradigmasi artik kabul edilmisti. Ayni sekilde bilimsel düsünüs yapisi da giderek kabul ediliyor ve Sait Nursi gibi örneklerde görüldügü üzere aslinda Kuran'in akilci düsünceye ve bilime karsi olmadigi ispat edilmeye calisiliyordu. Hatta hadisler reddedilmeye, öze dönüs adi altinda yeni yorumlar gelistirilmeye daha o zaman baslanmisti.

Islamcilik gercekte modernlesme sürecinin islam toplumlarinda yarattigi bir tepki ve ürettigi bir sonuc oldu. Bir taraftan Bati'ya karsi cikarken, diger taraftan kalkinmacilik, ilerlemecilik, bilimsel ve teknolojik gelismelere uygun bir ideolojik yapilanma kurulmaya calisildi.

Son dönemde Bati'ya karsi olan tepkisel yaklasim da iyiden iyiye zayifladi ve Fethullah Gülen örneginde oldugu gibi tamamen modernist ve batici bir bicim gelisti.

Kisaca bu sürec islamci akimlarin icinde gelisen, yani dogal bir sürec. Türkiye'deki gelismede ben 12 Eylül sonrasinda uygulanan liberal ekonomik politikalarin da oldukca etkili oldugunu düsünüyorum. Bu sürec öylesine acimasiz bir sekilde gelisti ki, liberalizme direnen akimlar (politik liberalizmden bahsetmiyorum) Ismailaga örneginde görüldügü gibi daha cok yasanan sürecten sert sekilde etkilenen yoksul ve caresiz kesimlerin siginma kapisi olabildi. Bu kesinler icinde yasadiklari toplumun acimasizligina karsi cözümü kapanarak, kendisine dönerek bulmaya calistilar. Ama ana kanal ekonomik gelismeye uygun hareket edebilecek olan, görece daha üst ve orta kesimlerde karsilik buldu. Gülen hareketi bu acidan kapitalizme cuk oturdu.

Burlap'in degerlendirmesinde hatali buldugum ana nokta da dinlerin degismedigi, herseyin Kuran'da yazili oldugu seklindeki argüman. Ayni argüman din ile politika iliskisini kurdugu yazida da temel bir argümandi. Bence bu argüman yanlistir. Dinin dogma yani elbette var, bu degismez kismidir. Ama bunun ne oldugunu arasak, muhtemelen sadece cok genel bir tevhid anlayisina kadar gitmek bile mümkün. Ama dinin diger yani toplumsaldir ve aslinda bizim acimizdan önemli olan da budur. Bu yan ise degismez degildir. Elbette cok kolay ve hizli bir degisim olmayabilir ama degisir. Hatta ben son 10 yilda islamci gruplarin degisimlerini hayret icinde izliyorum. Hicbir politik hareketin bu kadar hizli degistigini görmedim bile diyebiliirim.

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ilımlı islam modelini Amerika nerden buldu? walla İslam 24 20-05-2009 01:17
Ilımlı Metal Party Özne Multimedya 0 05-04-2009 14:24
Ilımlı Ortodoksluk imhotep Politika 0 09-08-2008 13:55
Modern Çağda İslam Efsaneleri (Urban Legends) vgm.1 Multimedya 1 01-02-2008 20:44

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:08 .