Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 23-03-2011, 15:01
zahit zahit isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 May 2010
Bulunduğu yer: almanya
Mesajlar: 263
Standart Peki bu tokatlar ne olacak?

Yigit Bacılarım
Kiminiz ögrenci kiminiz işçi
Ögretmen hemşire köylü
Hak aramak icin çadırlarda
Meydanlarda mitinglerde
Avaz avaz çıglıklarınızla
Grevlerde dostça halay çekisleriniz
Yürüyüşlerde zılgıt leley çekişleriniz
Töre namus diye linçlerinizde
Anlaşılmazmısınız bizlerin içinde
Anamız avradımız yarimiz
Yoksa bunlar degilmisiniz sizler
Cennetler ilahlar ayagınızın altında
Böyle demiyormu kutsal kitaplar
Hamdim derki bende şaşırdım
Bizlere ögrettiginiz yalanlara
Devamlı şaştım kaldım.







Peki bu tokatlar ne olacak?



Beşir Atalay Silopi’de polise tokat atan Sabahat Tuncel’in buna hakkı olmadığını söyledi ve “yazıklar olsun o vekile” dedi. Peki ya polisin ve AKP'lilerin attığı tokatlar?
BDP Milletvekili Sabahat Tuncel’in, polisin kitleye şiddet uygulaması nedeniyle Şırnak Güvenlik Şube Müdürü Murat Çetiner’i tokatlaması, dün Türkiye’nin gündemindeydi. Polisi savunmak için sıraya giren iktidar ve muhalefet sözcüleri Tuncel’in hareketinin bir vekile yakışmadığı ve bir şiddet eylemi olarak nitelenmesi gerektiğinde hemfikir oldu.
Polisin insanlara karşı kullandığı ölçüsüz kaba kuvvet konusunda hiçbir şey söylemeyen ya da her seferinde polisi savunan AKP sözcülerinin yaşanan son olay karşısında takındıkları “hassas” tavır dikkat çekti.
“Hiç kimsenin kimseye tokat atmaya şansı yok”
Yaklaşmakta olan seçimler nedeniyle İçişleri Bakanlığı görevinden istifa eden Beşir Atalay, yaşanan olaylar nedeniyle Tuncel’i kınadı. Atalay, “Hiç kimsenin kimseye tokat atma hakkı yok. Görevini yapan polise ise hiç kimsenin hakkı yok. Bir milletvekilinin bırakın polisi herhangi bir vatandaşa böyle bir hakkı yok. Polis orada farklı bir tutumda bulunsaydı herkes polise hücum ederdi. İşte ‘milletvekiline şöyle tutumda bulundu, şöyle kaba davrandı’ falan... Siz polisin ne kadar zor durumda görev yaptığını görün. Polis orada onların huzur içinde Nevruz'u kutlamaları için görev yapıyor, güvenliği sağlıyor” dedi.

"Yazıklar olsun o milletvekiline"
Hakkını arayan insanlara şiddet uygulayan polislerin tespit edilebilmesi için bir zorunluluk olan kask numaralarını uygulamamak için yıllarca direten, suçlu polis memurları hakkında soruşturma açılmasına izin vermeyen Atalay, Tuncel’den tokat yiyen polisin hakkını savunması gerektiğini söyledi. Atalay, “Hakkını arayacaktır, hukuki süreç içinde gerekeni yaparlar herhalde. Orada yapılan büyük bir haksızlık, büyük bir yanlış ve yazıklar olsun o milletvekiline” dedi.

Bu vekillere de yazıklar olsun mu?
AKP Van Milletvekili Mustafa Bayram , karakol basıp oğlunu kaçırmasıyla basına yansıdı. 7 Temmuz 2004'de gözaltına alınan oğlu Hamit Bayram'ı “kurtarmak” için adamları ile birlikte Bölge Trafik Müdürlüğü’nü basan ve oğlunu kaçıran milletvekili, 5 yıl hapse mahkum oldu. O dönem İçişleri Bakanı olan Abdulkadir Aksu’nun telefon konuşmaları da yine basına yansımıştı.

AKP'li milletvekilleri Faruk Koca ve Mustafa Cumhur, hac dönüşü Gümrük Kapısı'ndaki görevlileri, gümrük işlemlerinin geciktiği gerekçesiyle dövdüler. Olayı reddeden milletvekillerine karşın şiddete uğrayan görevliler "Güvenlik kameraları kayıtları incelensin" dedi.
AKP 22. Dönem Burdur Milletvekili Mehmet Alp'in yakını olduğunu söyleyen Mehmet Yıldız 2006 yılında, kavga çıkardığı gerekçesiyle gözaltına alınmak istendi ancak "Dayım milletvekili, beni götüremezsiniz" dedikten sonra, iki görevliyi hastanelik etti.
Bu polislere de yazıklar olsun mu?
Bir insanın tokatlanmasının kabullenilemeyeceğini söyleyen Atalay’ın bu sözleri yakın dönemde yaşanan bazı olayları tekrar gündeme getirdi.

Geçtiğimiz ay Ankara'da, Yüksel Caddesi'nde organ bağış standını kaldırmak isteyen polis ile standı açan Halkevleri üyeleri arasında arbede çıktı. Arbede sırasında yere düşen sivil polis, kalktığında kolunu tutan kadına ard arda yumruk attı. Polisin Halkevleri üyesi kadını yumrukladığı görüntü uzun süre basında yer buldu. Ancak İçişleri Bakanı ya da Başbakan bu konuda bir açıklama yapmak gereği görmedi.

Yine polisin kaba şiddetinin en net görüldüğü örneklerden biri, kimliği öğrenilemeyen bir polis memurunun 1 Mayıs 2007’de Taksim’de eşiyle birlikte yemek yiyen Masis Kürkçügil'i tokatlamasıydı. Numarasız kask kullandığı için kimliği belirlenemeyen bir polis memurunun Kürkçügil’e uyguladığı şiddet uzun süre tartışılmıştı. 1 Mayıs kutlamalarını terörize eden İçişleri Bakanlığı ve Valilik, yaşanan olayın “münferit” olduğunu savunmuştu.

Aydın’da 9 Mart 2009’da Başbakan Erdoğan'a, seçim otobüsüyle şehir turu attığı sırada "Allah cezanızı verecek" diye bağıran 13 yaşındaki M.S.Ö. boynunun arkasında oluşan çiziklerin Başbakan Erdoğan kendisiyle konuşurken meydana geldiği iddiasıyla şikayetçi oldu. Aydın Cumhuriyet Başsavcısı Sabri Beytorun, yürüttüğü soruşturma sonunda, M.S.Ö.'nün Başbakan hakkındaki şikayetinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

(soL - Haber Merkezi)
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 23-03-2011, 16:07
ahmetsln - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ahmetsln ahmetsln isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Dec 2010
Bulunduğu yer: evren
Mesajlar: 929
Standart

Orada o vekilin attığı tokat, o olayların daha da büyümesine yol açtı. Ben bu açıdan bakılmasını uygun görüyorum. Evet polisin bir insanı dövmesine asla müsaade edilmemeli, ama toplumsal bir sorunda bir milletvekilinin polise taş atmasıyla bir anda "çocuk, genç yaşlı" demeden herkes galyana geliyor. Eee kardeşlik bekleniyor sonrada (:. Çok bekleriz bu tarz olaylara devam ettikçe.

Nevruz denilen olayı abartıp böyle olay çıkarırsa vay halimize, ne diyelim en ufak şeyden olay çıkartıyorlar sevgili provakatörler. Sonra bu ülke vatandaşından samimiyet, hak bekliyorlar. Ama halk onlar böyle davrandıkça onlara karşı daha da öfkeleniyor.

İç savaş çıkarsa, Libya gibi olursak ben şaşırmam...

Ha sayın zahit sakın beni polis veya akp taraftarı sanma. Lütfen biz kendi il başkanlık binamıza pankart astık diye tekme tokat dövüldük polis tarafından, ancak ben bu tarz gösterileri yanlış buluyorum, ve gidişatımızı daha da kötü etkiliyor düşüncesi içindeyim.

Bu şahısta önündeki eski öss yeni ygs/lys sınavına girmek için çalışıyor. Çok çalışması gerektiği için pek nette olabilir.
Herkese saygılar sevgiler, mutlu vakitler.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 23-03-2011, 20:03
AlbatrosS AlbatrosS isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2010
Mesajlar: 1.606
Standart

ahmetsln´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Orada o vekilin attığı tokat, o olayların daha da büyümesine yol açtı. Ben bu açıdan bakılmasını uygun görüyorum. Evet polisin bir insanı dövmesine asla müsaade edilmemeli, ama toplumsal bir sorunda bir milletvekilinin polise taş atmasıyla bir anda "çocuk, genç yaşlı" demeden herkes galyana geliyor. Eee kardeşlik bekleniyor sonrada (:. Çok bekleriz bu tarz olaylara devam ettikçe.

Nevruz denilen olayı abartıp böyle olay çıkarırsa vay halimize, ne diyelim en ufak şeyden olay çıkartıyorlar sevgili provakatörler. Sonra bu ülke vatandaşından samimiyet, hak bekliyorlar. Ama halk onlar böyle davrandıkça onlara karşı daha da öfkeleniyor.

İç savaş çıkarsa, Libya gibi olursak ben şaşırmam...

Ha sayın zahit sakın beni polis veya akp taraftarı sanma. Lütfen biz kendi il başkanlık binamıza pankart astık diye tekme tokat dövüldük polis tarafından, ancak ben bu tarz gösterileri yanlış buluyorum, ve gidişatımızı daha da kötü etkiliyor düşüncesi içindeyim.
polisin provoke edip müdahale etmediği hiçbir gösteride böyle bir olay yaşanmaz... polisin her türden gösteride yoğunluk, kıvam ve teatral bir şiddet unsuru olarak sadece var oluşu dahi gösterenle seyirci arasında bir gerilim/tehdit/manipülasyon yaratmaktadır... 20 kişilik gösteride dahi 100 kişilik çevik kuvvetin çevrede toplanmasının halka verdiği mesaj açıktır: adam olun, tepenize bineriz!

halihazırda polisin bugüne kadarki harikulade sicili(!) ortadayken sağlıklı ve makul düşünen hiçbir kafa ''kışkırtıcı/povokatör gösterici ve asabi/kışkıran polis'' klişesinin ardına düşmeye yeltenmez; zira, polisin varlık sebebi orada sergilenen şeyi manipüle etmek; göstericileri de marjinalleştirmek... bu yolla göstericiyle toplum arasındaki duygusal/siyasal bağı koparmak değilse de zayıflatmak...

kolluk güçleri sahip oldukları silahlar, alet erdavat ve caydırıcı unsurlarıyla sahne aldıkları hemen her toplumsal olayda bir ''tehdit'' unsuru/algısıdır! bu bağlamda polisin görünürlüğü, müdahale tarzı ve taktikleri daimi bir şiddet/korku yaratmaktadır... karısını her gün öldürmek ve sokakta bırakmakla tehdit/ima eden zorba bir kocanın karısı üstündeki her tür denetimi nasıl ki kadın üstünde yaşamsal tehdit/korku algıları yaratıyorsa polisin varlığı da benzer tehditler/algılar içerir...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 23-03-2011, 20:16
westergaard westergaard isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 14 Mar 2011
Mesajlar: 391
Standart

ne iğrençlik ya

polisin şiddetini eleştirmek ya da valilerin gösterileri bastırmasını eleştirmek birşeydir, bunu anlıyoruz, hepimiz buna karşı çıkarız

ama yazının başındaki salya sümük komunist şiirle konunun ne alakası var?
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 23-03-2011, 21:53
AlbatrosS AlbatrosS isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2010
Mesajlar: 1.606
Standart

westergaard´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ne iğrençlik ya

polisin şiddetini eleştirmek ya da valilerin gösterileri bastırmasını eleştirmek birşeydir, bunu anlıyoruz, hepimiz buna karşı çıkarız

ama yazının başındaki salya sümük komunist şiirle konunun ne alakası var?
şiirin sonunda ''yalandan/kandırmadan'' bahsedilmiş... kürtleri gördüğü her yerde tekmeleyen polisimiz karşısında birden haysiyet taciri kesilen ucube siyasetçi ve medya maymunlarını anlatıyor sanki?

dilersen ücretsiz metin tahlili dersi verebilirim...
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 23-03-2011, 21:56
westergaard westergaard isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 14 Mar 2011
Mesajlar: 391
Standart

AlbatrosS´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
şiirin sonunda ''yalandan/kandırmadan'' bahsedilmiş... kürtleri gördüğü her yerde tekmeleyen polisimiz karşısında birden haysiyet taciri kesilen ucube siyasetçi ve medya maymunlarını anlatıyor sanki?

dilersen ücretsiz metin tahlili dersi verebilirim...
beni gıcık eden bu politik forumu marjinal sosyalistler komunistler anarşistler olarak istila etmiş olmanız

koca ülkede ateist olup, politikayla ilgilenip de marjinal fikirler taşımayan adam yok mudur?

bu mudur bu ülkenin potansiyeli?

yazıklar olsun
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 23-03-2011, 22:43
AlbatrosS AlbatrosS isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2010
Mesajlar: 1.606
Standart

westergaard´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
beni gıcık eden bu politik forumu marjinal sosyalistler komunistler anarşistler olarak istila etmiş olmanız

koca ülkede ateist olup, politikayla ilgilenip de marjinal fikirler taşımayan adam yok mudur?

bu mudur bu ülkenin potansiyeli?

yazıklar olsun
yakında seni küba'ya gönderip tüm mallarına da el koyacağız!
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 23-03-2011, 23:04
ahmetsln - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ahmetsln ahmetsln isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Dec 2010
Bulunduğu yer: evren
Mesajlar: 929
Standart

AlbatrosS´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
polisin provoke edip müdahale etmediği hiçbir gösteride böyle bir olay yaşanmaz... polisin her türden gösteride yoğunluk, kıvam ve teatral bir şiddet unsuru olarak sadece var oluşu dahi gösterenle seyirci arasında bir gerilim/tehdit/manipülasyon yaratmaktadır... 20 kişilik gösteride dahi 100 kişilik çevik kuvvetin çevrede toplanmasının halka verdiği mesaj açıktır: adam olun, tepenize bineriz!

halihazırda polisin bugüne kadarki harikulade sicili(!) ortadayken sağlıklı ve makul düşünen hiçbir kafa ''kışkırtıcı/povokatör gösterici ve asabi/kışkıran polis'' klişesinin ardına düşmeye yeltenmez; zira, polisin varlık sebebi orada sergilenen şeyi manipüle etmek; göstericileri de marjinalleştirmek... bu yolla göstericiyle toplum arasındaki duygusal/siyasal bağı koparmak değilse de zayıflatmak...

kolluk güçleri sahip oldukları silahlar, alet erdavat ve caydırıcı unsurlarıyla sahne aldıkları hemen her toplumsal olayda bir ''tehdit'' unsuru/algısıdır! bu bağlamda polisin görünürlüğü, müdahale tarzı ve taktikleri daimi bir şiddet/korku yaratmaktadır... karısını her gün öldürmek ve sokakta bırakmakla tehdit/ima eden zorba bir kocanın karısı üstündeki her tür denetimi nasıl ki kadın üstünde yaşamsal tehdit/korku algıları yaratıyorsa polisin varlığı da benzer tehditler/algılar içerir...

1 - ben cevabımı size yazmadım.
2- bana verdiğiniz cevaplarda daha açıklayıcı olursanız sevinirim.

Yanlış anlaşılmak istemem, polis taraftarı değilim sadece yapılanları uygun görmüyorum o kadar. Yapılanlar barış veya kardeşlik yerine kin ve nefrete dönüşüyor. sevgiler.

Bu şahısta önündeki eski öss yeni ygs/lys sınavına girmek için çalışıyor. Çok çalışması gerektiği için pek nette olabilir.
Herkese saygılar sevgiler, mutlu vakitler.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 24-03-2011, 06:05
ALKA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ALKA ALKA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 12 Feb 2010
Bulunduğu yer: Berlin
Mesajlar: 5.990

Başarı Ödülü 

Standart

Bir alıntı polis şiddetinin ülkemizde ne kadar yaygın olduğunu anlatmakta..

1 Mayıs'tan beri polis şiddeti vakaları

24 Kasım: İzmir'de polisin dur ihtarına uymadı, barikatta durmadı diyerek ateş açtığı arabayı kullanan 20 yaşındaki Baran Tursun, kafatasına giren mermi nedeniyle ileri derecede komada. Arabada bulunan arkadaşları Emre Ökçelik ve Atilla Doğan, kendilerine siren veya megafonla uyarı yapılmadığını, önlerine barikat kurulmadığını sadece tek el ateş edildiğini söylüyor.
24 Kasım: Posta Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mehmet Coşkundeniz, kız arkadaşı Derya Özel'in kullandığı araçla bir eğlenceden dönüşte kendilerini durduran trafik polisi tarafından yere yatırılıp kelepçelendi ve dövüldü. İstanbul Emniyet Müdürlüğü "kademeli kuvvet kullanılarak etkisiz hale getirilen" Coşkundeniz'in de polislere saldırdığını öne sürüyor.
21 Kasım: Avcılar'da Feyzullah Ete bir polisin göğsüne attığı tekme sonucu öldü. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Ete'nin polislere saldırdığını, itişme sırasında yere düşüp kalkmadığını savundu. Olayla ilgili şüpheli polis Ali M. tutuklandı.
17 Kasım: Muzaffer Ateş'e Taksim'de yürüdüğü sırada kimlik soran polise "Siz kimsiniz" diye sorunca polis tarafından kendisine yumruk atıldı. Ateş, şikayet için gittiği Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde de "Kimi kime şikayet ediyorsun" denilerek benzer muameleye maruz kaldığını söyledi; hastaneden aldığı raporla savcılığa şikayette bulundu.
14 Ekim: Sertan Çelik, Taksim'de müziğin sesini kısmadı diye trafik polisince darp edildi. Tutuklandı.
7 Ekim: 19 yaşındaki Ferhat Gerçek, Yenibosna'da Yürüyüş dergisi satarken çıkan arbede sonrası polis kurşunuyla vuruldu. Felç oldu.
24 Eylül: Şişli'de bir kuyumcuda hırsızlık şüphelisi genç bir kadını önce kelepçeleyip sonra fiziksel şiddet uygulaması mağazanın güvenlik kameralarınca kaydedildi.
18 Eylül: Polonyalı Dariusz Witek, Yabancılar Şubesi misafirhanesinde intihar etti. Kimse görmedi.
9 Eylül: İzmir'de hukukçu Mustafa Rollas, gözaltındaki iki müvekkiline hukuki yardım götürmek isterken Fuar Asayiş Ekipler Amirliği önünde polislerin saldırısına ve fiziksel şiddetine uğradı. Rollas müvekkileriyle görüştürülmezken gözaltına alındı; gözaltına alındığı inkar edildi. Amirlikte düzenlenen ifade tutanağı daha sonra götürüldüğü Basmane Polis Karakolu'nda imha edilerek yenisi kaleme alındı.
20 Ağustos: Nijeryalı Festus (Fastos) Okey, Taksim Polis Merkezi'nde polis tarafından vurularak öldürüldü.
10 Ağustos: Taksim Polis Merkezi'de dövülüp yola atılan Mehmet Nezir Çirik'in dalağı alındı.
2 Ağustos: Mardin Kızıltepe'de evine gitmek için otostop yapan Eyyüp Doğan, işaret ettiği, polis aracı olduğunu bilmediği minibüsten çıkan polislerce dövüldü; İnsan Hakları Derneği'ne başvurdu.
29 Temmuz: Avukat Muammer Öz, Moda'da kimlik soran polisle tartışınca dövüldü; burnu kırıldı.
26 Temmuz: Gazeteci Serkan Tekpetek, zorla sokulduğu polis aracında dövüldü, araçtan atıldı.
17 Haziran: Hırsızlık iddiasıyla gözaltına alınan 24 yaşındaki Mustafa Kükçe, üç karakol gezdirildikten, avcılığa gösterildikten ve işkence iddiası soruşturulmadıktan sonra Ümraniye E Tipi Cezaevi'nde öldü.
8 Haziran: Taksim Polis Merkezi'nde dövülen Sezai Yakar'ın burnu ve eli kırıldı.
6 Haziran: İzmir Alsancak Polis Karakolu'nda hırsızlık iddiasıyla gözaltında tutulan E.T'nin 6 Haziran'da kendini astığı açıklandı.
5 Haziran: Transseksüel Esmeray, Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü önünde bekleyen iki polisçe "Geçmek yasak" diye dövüldü.
4 Haziran: Çanakkale'de hırsızlık iddiasıyla gözaltına alınan Hakkı Çancı'nın Çanakkale Emniyet Müdürlüğü'nde kendini astığı iddia edildi.
26 Mayıs: Ferhat Yalçınkaya, Galatasaray Meydanı'nda çıkan bir tartışma sonrasında kimliği olmadığı ve üzerinden bıçak çıktığı gerekçesiyle alınıp tahta coplarla dövüldü, yüzüne sprey sıkılıp Yedikule'ye atıldı.
22 Mayıs: Taksici Engin Topal ve Topal'ı döven polislere itiraz eden Ali Bakça, tahta cop, yumruk ve tekmelerle dövüldü.
1 Mayıs: Polisler 1 Mayıs kutlamaları için toplanan yüzlerce kişiye ve gazetecilere fiziksel şiddet uyguladı. Binlerce kişiyi ya gözaltına aldı ya da özgürlüğünden alıkoydu. Otobüslerde bekletilenlere biber gazı sıktı. Bir polis lokantada oturan Masis Kürkçügil'e tokat attı. (TK)

http://bianet.org/biamag/bianet/1031...-polis-siddeti
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 24-03-2011, 07:03
Natan Natan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: usa
Mesajlar: 4.841
Standart

Şiddet eylemi hangi ideoloji, kurum yada bireyden gelirse gelsin onaylanamaz.Sayın Tuncel’in de daha seri kanlı olması gerekirdi.

Fakat bu tokat olayına köpüren cephe, polis şiddetinin ya farkında değil yada gözlemlediği şiddetin haklılığına inanıyor.Bireylere yönelik bu şiddet eylemlerinin yetersiz olduğunu düşünen milliyetçi,ulusalcı kesim de var.

Yukarıdaki tokatı bu kadar abartanlar, polisin sivillere yönelik şiddet eylemlerine neden aynı duyarlılığı göstermiyorlar?

Bunun nedeni tokatı atan kişinin kürt kimliğine sahip olması mıdır?

saygılarımla
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
evrim- peki ya sonra... KızıL Evrim 1 27-10-2019 17:06
Peki ya biz Tanri olursak? caydanlik İslam 41 24-11-2012 21:07
Baydemir: TBMM olacak, Kürdistan Parlamentosu da olacak. irsArtvin Politika 0 01-08-2010 21:05
''Peki, sen kimsin?'' Sangre Politika 0 20-03-2010 18:38
peki evrim nekadar bilimseldir ? yaren Evrim 30 03-05-2007 09:19

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:01 .