darkmasturbater´isimli üyeden Alıntı
Nerden emin olabiliriz ki atatürk'ün yazdığından.ben inanamam böyle şeylere.
|
Haklısın. Bu haberi ilk okuduğumda, aklıma bu haberin bir dezenformasyon haberi olduğu geldi. Çünkü içinde bulunduğumuz zamanda bu sık sık yapılıyor.
Bir de şu var: Bir kesim ısrarla Atatürk'ün eserlerinin korunamadığını, özellikle Atatürk'ün İslamiyet hakkındaki sözlerinin gözlerden kaçırıldığı ya da çarpıtıldığını söylüyor.
Peki bu kesim kim? Önce
Rusya'dan, Kazakistan'dan, Özbekistan'dan kovulan ve şimdi de Suriye'den karantina altına alınıp, kovulma aşamasına gelen Nur Cemaati'dir. Cemaat, bu ülkelerde Amerika (CIA) adına casusluk faaliyetleri yapmaktan ve din (özellikle Said-i Nursi'nin eserleri) yoluyla ülkede kargaşa çıkarmaktan kovuldu.
Suriye'den de kovulmaya ramak kalan cemaat için Suriye ile ticaret yapan bir Türk işadamı şu acı tespitlerde bulunuyor:
"Bu cemaatçiler yüzünden bizler de sıkıntıya giriyoruz. Suriyeli devlet yetkilileri bize eskiden iyi davranırlardı, şimdi (20.06.2011) farklı davranmaya başladılar. Türk Hükümeti'nin tutumu da ilişkileri soğuttu ama bunların ne iş yaptığının belli olmaması, hepimizi zan altında bırakıyor. Biz ticaret peşindeyiz, birileri (cemaat mensupları) başka bir iş peşinde. Bunları aramızdan temizlemek lazım."
Elbette, ülkemizde kurucumuz Atatürk'ün aleyhinde faaliyette bulunan birçok kesim vardır ama bunlar başı çeker. Bunlar için şu ayet tam da yerindedir:
Maun-2-3: İşte odur yetimi itip kakan, yoksulu yedirmeyi teşvîk etmeyen.
Şimdi bırakın biz Atatürk'ün eserlerini korumayı ya da bu kesimin ülkemizde açtığı gedik nedeniyle Atatürk'ün itibarsızlaştırılmasını, bir başka kurucunun en ufak sözünün bile nasıl korunduğuna bakalım.
John C. Fitzpatrick 1931-1944 yılları arasında Amerika'nın kurucusu
George Washington'un tüm elyazmalarını birleştirip,
The Writings of George Washington from the Original Manuscript Sources 1745-1799 (Kitap için bakınız)
kitabında toplamış. Uzun bir toplama sonucu (ilk linkteki) bu eser ancak 2010'da tamamlanabilmiş.
Bunların dışında kalan diğer elyazmaları da oradan buradan güç bela da olsa teker teker toplanıyor. Örneğin
George Washington'un 17 Ağustos 1790'da "9/11 Olayı"nın kalbi olan Manhattan (Newport, Rhode Island)'a bir cami yapılması hakkında
cevap mektubu (
To Bigotry No Sanction) 17 Ağustos 2010'da yayımlandı.
Peki bizler neden ülkemizin kurucusu
Atatürk'ün elyazmalarını Amerika'nın kurucusu
George Washington'un elyazmalarındaki gibi aynı hassasiyeti gösteremiyor, ikinci elden, dezenformasyonlu bir şekilde öğreniyoruz?
Atatürk'ümü seviyorum ve bu sorunun yanıtsız kalmasını istemiyorum.