Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Dünya Dinleri, Mitoloji & Antik Uygarlıklar > Mitoloji & Esoterisizm

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 26-07-2011, 19:25
Dark_Prince - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dark_Prince Dark_Prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
Standart Bu MU Kıtası da Nedir?Nacaal Tabletleri Gerçek mi?

Bu konuda kafam çok karışık özellikle Şüpheci Melek'in yazılarını okuduğum zaman daha fazla karıştı ve Mu kıtasına inancım azaldı(birşey değil yanacam diye korkuyorum).

Aklıma takılan sorulardan bazıları;

1.Eğer Nacaal Tabletleri dünyanın ilk yazılı metinleri ise bilim dünyası neden yazının Sümer'de icat edildiğini söylüyor?
2.Eğer Tek Tanrılıdılar ise bilim dünyası neden ilk başta çok tanrılı dinlerin olduğunu söylüyor?
3.Tabletleri okumayı Churcward'a öğreten Tibet Rahipleri bu tabletlerdeki dili nereden öğrenmişlerdi?
4.Neden dilini sadece Churchward'ın bildiği ve belki de sadece Churcward'ın gördüğü tabletlere inanalım?Dilini bildiğini söyleyerek kendisi birşeyler uydurmuş olamaz mı?

En önemlisi bu Nacaal Tableteri gerçek mi?Gerçekten M.Ö 14000 yıllarına kadar gittiği söylenen bu tabletler var mı?

Eminimki bu sorularımın cevaplarını burada bulabileceğim.Bilgilendirecek olan veya bilgilendirmek isteyipde bazı nedenlerden dolayı bilgilendiremeyecek olan arkadaşların hepsine şimdiden teşekkür ederim.

Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!

Blog Facebook
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 26-07-2011, 19:28
Ateyiz Ateyiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 19 Jun 2011
Mesajlar: 85
Standart

Ortada tablet filan yok.O yüzden iddialar da boş.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 26-07-2011, 19:33
Dark_Prince - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dark_Prince Dark_Prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
Standart

Ateyiz´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ortada tablet filan yok.O yüzden iddialar da boş.
Bencede yok çünkü bilim dünyasınca yazının mücitleri olarak Sümer gösterilir ve dinin mucitleri de Sümerlerdir.(M.Ö 7000li yıllarda Mezopotamya'da yeşermeye başlamıştır).

Fakat bunu söyleyen güvenilir,herkesçe kabul edilen,başka söze yer bırakmayacak derece güçlü bir bilimsel kaynak var mıdır?

Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!

Blog Facebook
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 27-07-2011, 21:46
yalnizs yalnizs isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Jun 2011
Mesajlar: 677
Standart

yeni bir tablet kütüphanesi bulundu. golden new naacal library yazın çıkabilir, my mu diye bir site var oraya bakın
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 27-07-2011, 23:10
Dark_Prince - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dark_Prince Dark_Prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
Standart

yalnizs´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
yeni bir tablet kütüphanesi bulundu. golden new naacal library yazın çıkabilir, my mu diye bir site var oraya bakın
Türkçe bir kaynak da verebilir misin dostum.Ya da önemli yerlerini çevirebilir misin?

Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!

Blog Facebook
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 02-08-2011, 12:35
yalnizs yalnizs isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Jun 2011
Mesajlar: 677
Standart

çeviririm tabii dostum
bir-iki güne yazarım buraya.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 04-08-2011, 12:00
Dark_Prince - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dark_Prince Dark_Prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
Standart

yalnizs´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
çeviririm tabii dostum
bir-iki güne yazarım buraya.
Çok teşekkür ederim dostum,minnettar kalırız

Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!

Blog Facebook
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 11-08-2011, 13:09
yalnizs yalnizs isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Jun 2011
Mesajlar: 677
Standart

dark prince,
yazının önemli yerlerini çevireyim dedim ama hepsini çevirmek daha uygun olacak yoksa anlaşılmıyor. bir iki günü aşacak o yüzden baş tarafını buraya aktarıyorum çevirdikçe diğer kısımları da yazarım.Bu ilk sayfa, daha üç sayfa var

"
Kançipuram Hinduların 7 kutsal şehrinden biridir. Şiva, Vişnu, Kançi kutsal isimleri ile bilinen şehir “ bin tapınaklı şehir” olarak bilinir. Günümüzde antik dini yapıların bulunanları var, sadece 120 kadar. Kancçipuram Hindistanın en ayrıksı tapınak kentlerinden biri. Kançipuran ayrıca yarımadaya dağılmış mistik palmiye yaprağı kütüphanelerinden biri. Palmiye yapraklarının asılları bir grup mitolojik varlık olan Rishiler tarafından saklanmış. MÖ 5000 yıllarında yaşadıkları düşünülüyor. Efsaneye göre Rishiler sıra dışı spiritüel yeteneklerini “dünyanın hafızası” olarak bilinen kayıtları okumak için kullanırlarmış. Her insan için doğumundan ölümüne kadar Old Tamil denilen kayıtlar tutulurmuş sadece birkaç inisiyenin bildiği bir dilde yazılırmış. Urbibliotek, kayıtların palmiye yapraklarına değil çok daha kalıcı materyallere yazılması geleneğidir. Taş tabletler veya özel metaller kullanılabilir. Asıllarından başka palmiye yaprağı yazıtlardan 20 kopya Hindistandaki çeşitli kütüphanelerde şu anda bulunmaktadır. Palmiye yapraklarının %10 luk bir kısmının Hindistan dışındakilerin kaderini anlattığı söyleniyor. Sadece kişisel bilgiler değil, gelecek için yapılmış bilimsel, teknolojik, ülkesel öngörüler de yazıyor.
Fakat Rishiler hala Kançipuramda her yerde bulunuyorlar. Ziyaretçiler izleri ile Sri Ekambaranatha tapınağında karşılaşıyorlar. Burası Kançipuramın en kutsal anıtlarından biri. Sadece tabanı dokuz hektarlık alanı kapsar, tapınak granit büyük bir dış duvar ile çevrilidir, Gopuram inanılmaz etkileyicidir. 60 metreden fazla granit üzerinde Hindu mitolojisinin tanrı tanrıça ve kahramanları Güney Hindistanın en büyük şapkalı tapınak kulelerinde bulunur. Tapınağın içinde, bütün Güney Hindistan tapınaklarında olduğu gibi beş kutsal merkez bina ve bin sütunlu giriş bulunur. Gerçekte Mahabbarata, ramayana ve diğer destanlardan sahneler oyulmuş 540 çok süslü granit sütun bulunur.
Bu tapınakta antik kutsal yazıtları içeren bir arşiv bulunmakta. Tarihsel gelenekler ve hayat kuralları ve Jothir Vedada bulunan büyü ritüellerini açıklayan yogi gizli yazıları, Hidu bilimi ve gelecek tahminlerini içeriyor. Kütüphane normalde yabancılarakapalı ve Hindu olmayanların ana kutsal tapınağa girmeleri yasaklanmıştır. Yüz yıl kadar önce ABDden bir kişi Hisdistan gezisinde Kançipurama kadar geldi. Tapınakta öğretmen olan bir rahip ile dostluk kurdu. Bu Amerikalı kayıp uygarlıkların izlerine baktı, Pasifikte bir uygarlık olduğuna inanıyordu. Rahip yabancının geçmişe olan büyük ilgisini fark edince tapınak kütüphanesindeki antik taş tabletlere ve Amerikalıların Mu adını verdikleri bu ülkenin batışını anlatan oyma tabletlere erişmesini sağladı. Bu araştırmacı James Churchwarddı. Kayıp kıta ile ilgili kitaplarında Kançipuram tapınaklarından ve gizemli kütüphaneden bahseder.
Son yıllarda daha önce sıkça yaptığım gibi Churchwardın gizemli tapınak arşivlerine ulaşmaya çalıştım fakat başarılı olamadım. 23 Temmuz 2010 Sri Ekambaranathadaki tapınağı tekrar ziyaret ettim. Bu sefer, küçük bir heykel yardımı ile ulaşabildiğim genç bir rahip olan arkadaşım Naryan sebebi ile sıradan biri değildim, yaşlı ve onurlu bir beyefendi kendini Pachayappa olarak tanıttı. Görünüşe göre tapınakta önemli bir görei vardı, yaşlı rahipler tarafından saygı ile karşılanıyordu. Naryanın aksine zorlukla İngilizce konuşuyordu. İmparatorluk jesti ile Navaghara Yüzüğünü beyaz bir adam olarak taktığım zaman çok eğlendi. Hindu inancında bu halka Vedik astrolojide dokuz gezegenin kişi leyhine verdiği desteği ifade ediyor. Sonra Pachayappa bana takip etmemi söyledi. Beni tapınak kompleksinin derinliklerine götürdü. Seyrek olarak dağılmış kandil ve meşaleleri yaktı. Çok ağır granit bloklardan mükemmel olarak birbirine geçirilmiş duvar ve kolonlarda dışarıdakiler kadar süsleme yoktu. Kutsal bir alandan ziyada boş bir fabrikaya girmiş izlenimi edindim. Kemerler, giriş ve nişler çok fonksiyonel görünüyordu."
http://www.thomas-ritter-reisen.de/html/tempelbibliothek.html
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 12-08-2011, 23:30
Dark_Prince - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dark_Prince Dark_Prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
Standart

yalnizs´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
dark prince,
yazının önemli yerlerini çevireyim dedim ama hepsini çevirmek daha uygun olacak yoksa anlaşılmıyor. bir iki günü aşacak o yüzden baş tarafını buraya aktarıyorum çevirdikçe diğer kısımları da yazarım.Bu ilk sayfa, daha üç sayfa var

"
Kançipuram Hinduların 7 kutsal şehrinden biridir. Şiva, Vişnu, Kançi kutsal isimleri ile bilinen şehir " bin tapınaklı şehir" olarak bilinir. Günümüzde antik dini yapıların bulunanları var, sadece 120 kadar. Kancçipuram Hindistanın en ayrıksı tapınak kentlerinden biri. Kançipuran ayrıca yarımadaya dağılmış mistik palmiye yaprağı kütüphanelerinden biri. Palmiye yapraklarının asılları bir grup mitolojik varlık olan Rishiler tarafından saklanmış. MÖ 5000 yıllarında yaşadıkları düşünülüyor. Efsaneye göre Rishiler sıra dışı spiritüel yeteneklerini "dünyanın hafızası" olarak bilinen kayıtları okumak için kullanırlarmış. Her insan için doğumundan ölümüne kadar Old Tamil denilen kayıtlar tutulurmuş sadece birkaç inisiyenin bildiği bir dilde yazılırmış. Urbibliotek, kayıtların palmiye yapraklarına değil çok daha kalıcı materyallere yazılması geleneğidir. Taş tabletler veya özel metaller kullanılabilir. Asıllarından başka palmiye yaprağı yazıtlardan 20 kopya Hindistandaki çeşitli kütüphanelerde şu anda bulunmaktadır. Palmiye yapraklarının %10 luk bir kısmının Hindistan dışındakilerin kaderini anlattığı söyleniyor. Sadece kişisel bilgiler değil, gelecek için yapılmış bilimsel, teknolojik, ülkesel öngörüler de yazıyor.
Fakat Rishiler hala Kançipuramda her yerde bulunuyorlar. Ziyaretçiler izleri ile Sri Ekambaranatha tapınağında karşılaşıyorlar. Burası Kançipuramın en kutsal anıtlarından biri. Sadece tabanı dokuz hektarlık alanı kapsar, tapınak granit büyük bir dış duvar ile çevrilidir, Gopuram inanılmaz etkileyicidir. 60 metreden fazla granit üzerinde Hindu mitolojisinin tanrı tanrıça ve kahramanları Güney Hindistanın en büyük şapkalı tapınak kulelerinde bulunur. Tapınağın içinde, bütün Güney Hindistan tapınaklarında olduğu gibi beş kutsal merkez bina ve bin sütunlu giriş bulunur. Gerçekte Mahabbarata, ramayana ve diğer destanlardan sahneler oyulmuş 540 çok süslü granit sütun bulunur.
Bu tapınakta antik kutsal yazıtları içeren bir arşiv bulunmakta. Tarihsel gelenekler ve hayat kuralları ve Jothir Vedada bulunan büyü ritüellerini açıklayan yogi gizli yazıları, Hidu bilimi ve gelecek tahminlerini içeriyor. Kütüphane normalde yabancılarakapalı ve Hindu olmayanların ana kutsal tapınağa girmeleri yasaklanmıştır. Yüz yıl kadar önce ABDden bir kişi Hisdistan gezisinde Kançipurama kadar geldi. Tapınakta öğretmen olan bir rahip ile dostluk kurdu. Bu Amerikalı kayıp uygarlıkların izlerine baktı, Pasifikte bir uygarlık olduğuna inanıyordu. Rahip yabancının geçmişe olan büyük ilgisini fark edince tapınak kütüphanesindeki antik taş tabletlere ve Amerikalıların Mu adını verdikleri bu ülkenin batışını anlatan oyma tabletlere erişmesini sağladı. Bu araştırmacı James Churchwarddı. Kayıp kıta ile ilgili kitaplarında Kançipuram tapınaklarından ve gizemli kütüphaneden bahseder.
Son yıllarda daha önce sıkça yaptığım gibi Churchwardın gizemli tapınak arşivlerine ulaşmaya çalıştım fakat başarılı olamadım. 23 Temmuz 2010 Sri Ekambaranathadaki tapınağı tekrar ziyaret ettim. Bu sefer, küçük bir heykel yardımı ile ulaşabildiğim genç bir rahip olan arkadaşım Naryan sebebi ile sıradan biri değildim, yaşlı ve onurlu bir beyefendi kendini Pachayappa olarak tanıttı. Görünüşe göre tapınakta önemli bir görei vardı, yaşlı rahipler tarafından saygı ile karşılanıyordu. Naryanın aksine zorlukla İngilizce konuşuyordu. İmparatorluk jesti ile Navaghara Yüzüğünü beyaz bir adam olarak taktığım zaman çok eğlendi. Hindu inancında bu halka Vedik astrolojide dokuz gezegenin kişi leyhine verdiği desteği ifade ediyor. Sonra Pachayappa bana takip etmemi söyledi. Beni tapınak kompleksinin derinliklerine götürdü. Seyrek olarak dağılmış kandil ve meşaleleri yaktı. Çok ağır granit bloklardan mükemmel olarak birbirine geçirilmiş duvar ve kolonlarda dışarıdakiler kadar süsleme yoktu. Kutsal bir alandan ziyada boş bir fabrikaya girmiş izlenimi edindim. Kemerler, giriş ve nişler çok fonksiyonel görünüyordu."
http://www.thomas-ritter-reisen.de/html/tempelbibliothek.html
Emeğine çok teşekkür ederim dostum.Tam tatmin olabilmek için arştırmalarıma devam edeceğim.Bulgularımı sizlerle paylaşırım.

Sağlıcakla Kal

Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!

Blog Facebook
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 23-08-2011, 14:21
yalnizs yalnizs isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Jun 2011
Mesajlar: 677
Standart

Birleşik Amerika’da bir üniversitede görevli iki jeofizikçi, Atlantis’in dünyanın tek kayıp kıtası olmadığını, bir benzerinin de Pasifik okyanusunda bunduğunu bildirerek, bu kıtaya “Pasifika” adını verdiklerini açıklamışlardır.
Jeofizikçilere göre Pasifika, Avustralya Kıtasından biraz daha küçüktür. Kıtanın günümüzden 300 milyon yıl önce parçalanmaya başladığı ve bazı küçük kara parçaları ile birleştiği için kıtanın yok olduğu belirtilmiştir.

Jeofizikçileri bu konudaki açıklamalarında ayrıca, Pasifika kıtasının Güney Amerika kıtası ile çarpışması sonucu Güney Amerika’nın Pasifik kıyılarındaki dağlık bölgelerin ve özellikle yüksek And Dağlarının oluştuğu iddia edilmekte ve Pasifika ile günümüzdeki Avusturalya ve Antartika kıtalarının milyonlarca yıl önce tek bir süper kıta olarak görüldüğü, bu kıtanın parçalanması sonucunda üç kıtanın ortaya çıktığı öne sürülmektedir.
Mu Kıtasının Varlığının İlk Kanıtları Olan Temel Buluntular
Bugün elimizde MU’nun var olduğunu bildiren ve MU’yu anlatan pek çok bekge bulunmaktadır. Bu belgelerin başlıcaları şunlardır:
1- Meksika’da Bulunan Tabletler: Amerikalı jeolog William Niven tarafında 1921- 1923 yılları arasında bulunmuştur. Tabletlerin sayısı 2600’ü aşmaktadır. James Churchward tarafından çözülmüştür. Tabletler bugün Mexico Müzesinde bulunmaktadır.
2- Manuscrit Troano: bu el yazması Yukatan’da hazırlanmış eski bir maya kitabıdır. 1.500- 5… yıl önce yazıldığı sanılmaktadır. Bu gün British Museum’da bulunmaktadır.
3- Codex Cortesianus : troano elyazmasıyla aynı yaşta olan diğer bir Maya kitabıdır. Bugün Madrit’te Ulusal Müzede bulunmaktadır.
4- Lhassa Belgesi: Arkeolog Schliemann tarafından Tibet’te bir Budist tapınağında bulunmuştur.
5- Uxmal Tapınağı Yazıtları : Yukatan’daki bu yapının batan MU kıtasının anısına inşa edilmiş olduğu, yine bu tapınak yazıtlarından öğrenilmiştir. Churchward, eldeki verilere göre tapınağın 11.500- 12.000 yıl önce inşa edilmiş olması gerektiğini bildiriyor.
6- Xochicalo Piramiti Yazıtları: piramit Mexico şehrinin 60 mil güneybatısında bulunmaktadır.
Perezianus ve Dresden kodeksleri de MU’ya ilişkin belgeler arasında yer almaktadır.
Ünlü İngiliz Arkeologu Sir Aurel Stein 1907 de Türkistan’daki Tun-Huang mağaralarına indiğinde ipek üzerine yazılmış çeşitli elyazmalrı ve resimler buldu. Ancak bunlar zamanla parça parça olmuşlardı. Ertesi yıl Fransız Palu Pelliot da daha başkalarını buldu ve az çok yenilenebilen bazılarını bugün Paris’te Ulusal Kitaplıkta ve Louvre müzesinde ya da Londra’da British Museum’da görmek mümkündür. Ama gene de kimi resimler kurtarılamadı. Bunlar arasında bazı gök ve soğrafya haritaları da vardır. Bunlardan biri Pasifikteki geniş bir kara parçasını göstermektedir

Brahma kendini feda ederek zerreciklere bölündü ve evreni oluşturdu; her varlık özünde Tanrı Brahma'nın zerreciklerini taşır.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Çivi Çiviyi Söker! Sümer tabletleri dilaver Tarih 17 11-09-2018 16:15
Gerçek nedir? ugorur Felsefik Tartışmalar 548 17-05-2018 22:28
Bu Mu Kıtası da Ne? phantom Mitoloji & Esoterisizm 26 26-08-2011 16:56
Mu Kıtası K.C. İslam 23 23-08-2011 15:16
Gerçek Değilse O Zaman Nedir? hur-kus Dünya Dinleri 1 15-10-2010 01:32

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:24 .