Herkesin fikrinin kendine olması kağıt üzerinde doğru. Ancak uygulamada öyle değil. Misyonerlik faaliyetleri her dinde mevcut. Her dinin inananlarına öğütlediği ve karşılığında sevap vaat ettiği şey dine adam kazandırmaktır. Bu tarih boyunca böyle olmuştur ve her topluluk birbirini kendi inandığına ikna etmeye çalışmıştır. Çatışmalar, anlaşmazlıklar ve katliamlar bundan dolayı çıkmıştır.
Camilerin varlığı bile bir islami misyonerlik faaliyetidir. Sürekli dinle alakalı bir objenin insan hayatları içinde olması ve onlara ne için yaşadıklarını unutturmadan sıklıkla (günde 5 defa) hatırlatması, başka inançlardan ya da inanmayanlardan olanlar üzerinde psikolojik baskı kurulması ve İslam'ın burada olduğu, hala devam ettiği havası,hissi verilmeye çalışılır. Bu misyonerlikten başka birşey değildir.
Karşında seni insan saymayan ve sana inanmadığın için hakaret eden ve çirkin yakıştırmalarda bulunan bir kitap olunca bu dinin mensuplarından da farklı bir davranış beklenmiyor. Hor görme ve küçümseme ya da acımayla bakar müslümanlar ateistlere, agnostiklere ve deistlere. Özgür düşüncelilerin %100 yanlış olduklarını düşünürler, tedavi edilmesi gereken hasta bireylerdir onlara göre deistler, agnostik ve ateistler.. Bir yaratıcının var olabileceğine ihtimal veren agnostik ve deistler varken müslümanlar kendi sahip oldukları inançların yanlış olmasına asla ihtimal vermezler. Çünkü şüphe etmek günahtır.
Çoğunluk olmalarından güç alarak günlük hayatlarında kullandıkları dini objeleri diğerlerinin gözlerine sokarlar ve bunun farklı inançlara/inançsızlara karşı bir saygısızlık oluşturmadığını düşünürler. Günde 5 kere bir ateistin tanrının olduğunu duyması gerektiğini düşünürler ve bu onlara göre dayatma değildir, psikolojik baskı hiç değildir. Fakat bir ateistin "Allah yok din yalan" demesi onların inançlarını rencide eder ve bunu diyen Ateist karşısında hoşgörüşlü İslam'ın kelle kopartıcı, linç edici ve asarız keserizci güruhu toplanıverir...
Bundan dolayı batıda da hüküm süren bu haksızlığa son vermek için Yeni Ateizm akımı doğdu 90'lı yılların sonuna doğru. Artık inanmayanlar dünyanın her yerinde kendine zulüm uygulayan Teistlere karşı birlik oluşturuyorlar. Medya araçlarıyla organize olup, topluma pozitif mesajlar veriyorlar (en azından şimdilik sadece avrupa, abd ve avustralya'da). Artık içine kapanık olan değil, progaganda yapan, insanlara baskı ve zorbalıkla değil akıl ve mantıkla gerçekleri anlatmaya çalışan bir düşünce akımı bu. Ve bağımsız, objektif araştırma kurumlarının verilerine göre yürütülen kampanyalar işe yarıyor. İnsanlar inançlarının pençesinden kurtuluyor. Agnostsik, ateist veya deist oluyorlar. Yol gösterici olarak bilimi ve hepimizin kabul ettiği, insan olmanın gereği evrensel ahlağı seçiyorlar.