Merhaba arkadaşlar,
Müslümanlara göre Hz.Muhammed allahtan cebrail melek aracılığı ile vahiy almış ve kuran bu şekilde oluşmuştur. Peki bu vahiy şekilleri nedir, nasıl olmuş, hangi yönetemlerle vahiy gelmiş diye merak ettim araştırdım. İnternette heryerde az sonra aşağıdan okuyacağınız yazının aynısı var.
Önce *"vahy" in anlamına bakalım:
Gizli konuşma, işaret etme, emretme, ilham etme, ima etme, fısıldama, mektup yazma, el-çi gönderme, acele etme, seslenme. Yüce Allah'ın vasıtasız olarak veya değişik vasıtalarla emirlerini peygamberlerine bildirmesi anlamında bir Kur'ânî terim.
Şimdi de asıl konumuz olan vahyin geliş şekillerini inlceyelim. Muhammed'in Allahı'nın yöntemleri ne imiş görelim.
Bunları sargon arkadaş sınıflandırdı, söyle:
1. Allah'ın direk ilişkiye geçtiği
1. 1. rüyada
1. 2. harbiden görünerek *
2. Cebrail aracıolığıyla
2. 1. rüyada
2. 2. harbiden görünerek *
2. 3. Dılıye'nin kılığına girerek.
Vahyin Geliş Şekilleri
Vahyin geliş şekilleri hakkında Kur'ân-ı Kerîm'de açık bilgiler yoktur. Vahyin geliş şekilleriyle ilgili bilgileri Muhammed (s.a.s)'in hadislerinden ve sahabelerin şehadetlerinden öğreniyoruz. Vahyin geliş şekilleriyle ilgili şöyle bir sıralama yapılabilir:
1- Vahyin ilk şekli Rasûlûllah (s.a.s)'in
uykuda iken gördüğü sadık rüyalardır. Bu rüyalarda "sadık rüya" (Rüya-yı Sadıka)* adı da verilmektedir. Peygamber (s.a.s)'in gördüğü bu rüyalar daha sonraları kendisine zahir olurdu. Hz. Aişe, "Peygamber, hiç bir rüya görmezdi ki, sabah aydınlığı gibi apaçık zuhur etmesin" diyerek bu rüyalara ışık tutmaktadır.
2- Rasûlüllah (s.a.s)'in
uyanık halde iken vahiy meleğinin onun gönlüne vahyi ilka etmesidir. Vahyin bu şekli şu hadis-i şerifte bildirilmektedir: "Ruhu'l-Kudüs kalbime, "Hiç bir nefis rızkını tüketmeden ölmeyecektir' diye üfledi. O halde Allah'tan korkun ve rızkınızı meşru yoldan arayınız ". Ruhu'l-Kudüs, Cebrail'dir. Cebrailin
göründüğü hakkında bir delil yoktur. Hadisten de, meleğin görünmeden vahyi ilka ettiği anlaşılmaktadır.
3- Cebrail,
bir delikanlı veya bir insan şekline bürünerek Peygamber (s.a.s) vahiy getirmiştir. Cebrail'in bu yolla
Ashab'tan Dılıye'nin suretine bürünerek vahiy getirdiğini bir çok sahabî nakletmektedir. Vahyin en kolay ve en meşakkatsiz şekli budur.
Çok ilginç bir vahiy getirme biçimi. Nedense *ilk iki maddedeki yöntemlerin dışına çıkılıp üçüncüde bir insan olan Dılıye'nin vücuduna girip vahy getiriyor. Neden Dılıye? Burada Dılıye'nin kim olduğu, arkadaşlarının tanıdıklarının kim olduğu düşünülür. Acaba muhamed'e o mu yardım etmiştir? Neden cebrail muhammed'in kalbine vahiy getirmemiştir? Yöntemlerde değişiklik yapılmasının sebebi nedir?
4- Meleğin
görünmeden Peygamber (s.a.s)'e vahiy getirmesidir. Peygamberimiz çan sesine benzeyen bir ses duyardı. Vahyin en ağır şekli budur. Vahyin bu şekli tehdit ve vaad ihtiva eden âyetlere özgüdür. Bu şekildeki vahyi Rasûlüllah (s.a.s) şöyle anlatıyor: "Bazan çıngırak sesine benzeyen bir sesle gelir. Böylesi bana en ağır olanıdır. " Böyle bir vahyin geliş anında Peygamber (s.a.s) titrer, terler ve rahatsız olurdu. İbn Abbas'tan rivayet edilen bir hadiste Rasûlüllah (s.a.s)'in âyetleri zabtetmekte zorluk çektiği dudaklarını kımıldattığı zikredilmektedir. Cenab-ı Allah, Peygamberine "Vahyi çabucak alması için dilini kıpırdatma, onu toplamak ve kıraatını sabit kılmak bize aittir. Öyle ise sana Kur'ân okununca sen onun kıraatına uy" (el-Kıyame, 76/16-18) uyarısında bulunmuştur. Bu âyetin nâzil olmasından sonra Rasûlüllah Cebrail'i dinler, onun gidişinden sonra onun gibi okurdu.
Nedense burada allah peygamberine acı çektiriyor. Sanki peygamber suçluymuş gibi...
5- Meleğin
asli sûretinde görünerek Allah'ın emrini Peygamber (s.a.s)'e getirmesi ve okumasıdır. Cebrail, bu şekliyle iki kez vahiy getirmiştir. Birincisi nübüvvetin başlangıcındâ olmuştur. Peygamber (s.a.s) baygınlık geçirmiştir. İkincisi ise miraç olayının gerçekleşmesinde olmuştur. Bu olaya delil olarak Ândolsun ki onun diğer bir defa da Sidretü'l-Münteha'nın yanında gördü" (en-Necm, 53/12) âyeti zikredilebilir.
Madde 2 ile çelişki var gibi. Neden orada görünmez iken burada görünür?
6- Rasûlüllah (s.a.s)'in
uyanık halde iken Allah Teâlâ ile konuşmasıdır. Böyle bir konuşmada arada hiç bir vasıta yoktur. Namazın farz oluşu bu yolladır. Vahyin bu yoluyla ilgili olarak aşağıdaki âyeti zikredilebilir. "Allah Musa ya da hitab ile konuştu" (en-Nisa, 4/164).
Allah kendi işini kendi görmeye başladı. Belkide cebraille ücrette anlaşmazlık oldu. kim bilir, Allahın hikmetinde sual olmaz diyelim.
7- Cebrail'in Peygamber (s.a.s)'e uyku halinde iken vahy getirmesidir. Kevser Sûresi'nin bu şekilde nâzil olduğu rivayet edilmiştir.
Neden madde1 de rüyada cebraili *görmeden vahy alıyordu da burada cebraili görerek alıyor?
...........
Cengiz YAĞCI
Yazının tamamı bu adresten bulunabilir: * * *
www.menzil.net/ians/14-7.htm
Görüldüğü gibi Allah resulüne vahy göndermek için nedense çeşit çeşit yöntemler kullanmış.Kimi zaman meleğini bir insan kılığına sokuş, kimi zaman rüyada göndermiş. Nedense hep kalbinden vahiy göndermemiş. Allah'ın aracı koyması karizmayı ve hiyerarşiyi korumak için olsa gerek.
Sargona teşekkürler
Saygılar...