Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 11-09-2011, 13:24
turko - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
turko turko isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 29 Aug 2011
Bulunduğu yer: td'un doğduğu topraklar
Mesajlar: 216
Exclamation 2003 Sonrası Irak

"yazar : türko
2010"

2003 Sonrası Irak’ta Oluşturulmaya Çalışılan Siyasi Yapı Ve Etno-Dinsel Farklılıkların Durumu

Özet

Amerika Birleşik Devletleri’nin 2003 yılının Mart ayında Irak’a gerçekleştirdiği askeri müdahale ile Baas rejimi devrildi ve Saddam Hüseyin dönemi sonra erdi. Amerika, Irak’ı özgürleştirmek, uluslararası hukuka saygılı, demokratik bir devlet haline getirmek için yola çıktığını söylüyordu. Bu yolda en önemli sorun Irak’ta ki etno-dinsel farklılıklardı: Şiilerin, Sünnilerin, Kürtlerin akıllarında ki devlet modelleri birbirinden farklıydı ve işgali kendi çıkarlarını gerçekleştirmek için bir fırsat olarak gördüler. Bu çalışmada ABD’nin Irak’ta kurmaya çalıştığı yapıyı, Irak halkı ve etno-dinsel grupların yeni süreçteki durumunu inceleyip, gelinen noktayı analiz edeceğiz.

Anahtar Kelimeler: Irak, Şiiler, Sünniler, Kuzey Irak, Kürtler


The Structure That Has Been Tried to Build in Iraq and The Situation of Ethno-religious Differences After 2003


Abstract

Baath regime was toppled by the intervention of the USA in 2003 and Saddam period finished. The USA said that they came to Iraq to liberalize it and establish a democratic state that is a respectful for international law. The main problem there was the requests of ethno-religious group were different. The Shi’ites, The Sunnis and The Kurds wants different building type of the new state. In this study, we will analysis the structure the USA trying to establish in Iraq and the point wiew of Iraq community on this process.



Keywords: Iraq, The Shi’ites, The Sunnis, Northern Iraq, The Kurds




GİRİŞ

Koalisyon güçleri Nisan 2003’te Irak’ı denetimi altına aldı ve öncesinde yazdıkları Irak senaryosunu sahneye koymaya başladılar. Irak’ı özgür, demokratik, uluslararası sistemi tehdit etmeyen ve onun normlarına uyan, Amerika ve müttefiklerine düşman olmayan ve Saddam Hüseyin’siz bir hale getirmek, petrol amacının yanında ki diğer amaçlardı. Bu amaçla yapılanlar ve Koalisyon güçleri tarafından hazırlanan 2005 Anayasası göz önüne alındığında Irak’ı federal birimlere ayırıp, güçlü merkezi bir askeri yapılanmaya izin vermeyen, Amerika güdümlü bir devlet yaratılması esastı. Ve bu konu da aslında Iraklıların fikirlerine başvurmaya gerek duyulmamıştı.

Fakat Bush yönetiminin baştan beri tartamadığı Irak’lı etnik grupların durumu ve Amerikan’ın yapmak istediklerine karşı vereceği tepkimeydi. Zira Amerika hali hazırda Almanya ve Japonya kesin kazanılmış zaferleri hariç, bir ülkeyi yapılandırmada başarı gösterememişti ve yine şüphesiz Irak 1991’de ki Irak değildi. Tarih ise toplumsal dönüşümlerin ancak toplumun özbilincinden çıkınca, kavranabileceğini, kabullenebileceğini dünya siyasetine daha önceden göstermişti, bir bakıma ısmarlama demokrasi veya özgürlük olamayacağıydı.

Amerika’nın, Irak’ı işgaline her yönüyle bir bakmak objektif bir yaklaşım olmayacaktır. İktidar elmasından pay alamayan, yönetimde sözü geçmeyen, politik olarak ayrıcalıklı olmayan her Irak’lı için şüphesiz Saddam Hüseyin rejiminin sona ermesi büyük bir olaydı. Bu ülke için temsili demokrasiye geçiş ihtimali bile büyük bir olaydı. 1932 yılında bağımsızlığını kazandıktan sonra ya krallar ya da askeri darbe yönetimleri altında, totaliter rejimler altında yönetilmişti. Bu açıdan baktığımızda işgalin Irak’a kazandırdığı bir takım olgulardan bahsedilebilirdi. Tabi sosyal bilimlerde olaylardan anında, kesin sonuçlar alınamadığı için işgalin bu boyutta ki sonucunun iyi mi, kötü mü olacağına ilerleyen zamanlarda, Amerika’nın politikasıyla birlikte beraber ilerleyen, Irak’ın durumu olacaktır.

Amerika’nın Irak’ta oluşturmaya çalıştığı siyasi yapıyı, kurmaya çalıştığı devlet sistemini, Irak’lı etno-dinsel farklılıklardan ayrı bir şekilde düşünemeyiz. Irak’ta 2003 sonrası iç savaş için gerekli ortam mevcut ve Amerikan kuvvetlerinin işi oldukça zor. Gelecekte Irak’ın durumunun ne olacağına önümüzde ki kısa dönemde Amerikalıların etkin olabileceği düşünülebilir fakat uzun dönemde bunun uygulanabilirliği Iraklıların ve dolayısıyla bu etno-dinsel grupların ağırlıklı etkisinde olacaktır.

Ağırlıklı olarak makalede ele alacağımız, etno-dinsel bakımdan farklı, üç temel Iraklı grup vardır: ülkenin çoğunluğunu oluşturan Şii Araplar, Kral Faysal’dan bu yana ülkenin yönetiminde etkin rol alan Sünni Araplar ve Kuzey Irak bölgesinde nüfus yoğunluğuna sahip olan Kürtler. Bu farklılıkların Irak’ın geleceği hakkında ne düşündükleri, uygulamada ne durumda oldukları ve sayısal verileri bu çalışmada detaylı bir şekilde incelenip, analiz edilecektir.


1. GENEL OLARAK IRAK’TA Kİ AZINLIKLARIN DURUMU

A. Tarihsel Arka Plan ve Sayısal Veriler

Günümüz Irak’ını anlayabilmek için bu coğrafya da yaşanan tarihsel arka plana mutlaka bakmak gerekir. Moğolların bölgede yaptığı yıkıcı faaliyetlerden sonra Irak iki güç arasında bir oyun tahtasına dönüştü, Sünni İslam’ın Osmanlısı ve Şii İslam’ın Safevileri. Irak’ı bugünde derinden etkileyen Sünni-Şii ayrışması temel olarak 15. ve 16. yüzyıllarda yaşanan bu mücadeleden kaynaklandı. Irak’ta dinsel ayrılıklar temelde mezhepsel olarak bu şekilde kendini gösterir.

Irak siyasetinde başat güç ise Kral Faysal döneminden başlayarak Sünni Araplar olmuştur, sayısal olarak ülkede azınlığı oluşturan grup çoğunluk olan Şiilere karşı iktidar silahını ellerinde tutmuşlardır. Kürtler ise aslında Arap gruplardan daha farklı bir düşünce yapısına sahiptirler, onların aklında tarihlerinde hiç kuramadıkları devleti kurabilme emeli vardı.

Irak’ ta ki bu etno-dinsel farklılıklarının ülke içinde ki yerlerini daha iyi kavrayabilmek adına Irak’ın demografik yapısını öncelikli olarak incelemekte fayda olacaktır. Irak’ın CIA verilerine göre Temmuz 2009 itibariyle nüfusu 28.945.569 dir.[1]Bu nüfusun etno-dinsel dağılım grafiği aşağıda ki tablolarda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Tablo 1. Irak’ta ki Dinsel Gruplar[2]
Din
Oran
Şii İslam
%60-%65
Sünni İslam
%32-%37
Hıristiyan
%2
Diğer
%3


Irak’ta dini anlamda ayrışma temel olarak dinsel değil mezhepsel bir boyut taşımaktadır. Verilere göre ülke nüfusunun %95-%97’lik bir dilimi Müslüman’dır, dolayısıyla bu kadar büyük bir çoğunluğa karşı duracak farklı bir dinsel grup yoktur. Irak’ta dini farklılıklar, İslam dininin bölgede ki etkin mezhepleri olan Sünnilik ve Şiilik ekseninde oluşmaktadır.

Irak’ta ki bu dinsel grupları derin olarak analiz etmekten önce etnik grupların dağılımını da belirtmek gerekir, zira bu nokta da Şii ve Sünni oranlarında işin içine etnik ayrımlarda girdiğinde farklı bir boyut kazanmaktadır.
Etnik Grup
Oran
Arap
%75-%80
Kürt
%15-%20
Türkmen,Asuri ve Diğerleri
%5
Tablo 2.Irak’ta ki Etnik Gruplar[3]

Tablo 1 ve Tablo 2’yi analiz edecek olursak temelde 3 grubu inceleme altına alacağımızı söyleyebiliriz. Buna göre nüfusun %60’ını oluşturan Şiiler, nüfusun %18-%20’sini oluşturan Sünniler ve %15-%17’sini oluşturan Kürtler çalışmada ki temel etno-dinsel gruplar.[4]

B. İşgal Öncesi Etno-Dinsel Gruplar Arasındaki Durum

Irak, Ortadoğu bölgesinin en komplike toplumsal yapıya sahip ülkesidir.[5]2003 öncesi dönemde Irak’ta 1932’de bağımsızlığını kazandığı yıldan beri süregelen totaliter rejimler hâkim olmuştu ve bu rejimlerin başında Sünni Arap politikacılar vardı. Bu nedenle kolluk güçleri de Sünni grupların denetimi altındaydı dolayısıyla Şiiler ve Kürtlerin, Sünnilere karşı bir harekete girişme ihtimalleri yoktu.

Fakat etno-dinsel grupların ağırlıklı olarak yaşadığı bölgelerde, özellikle de Kürt bölgesinde (kabaca Irak’ın Zaho-Erbil-Kıfri hattının doğusunda kalan kısım)[6] durum bundan farklıydı. Kuzey Irak’ta Kürt yoğunluğunun olduğu bölgede Amerika’nın 1991 Körfez Krizi’nden sonra yaptığı müdahaleden itibaren özerk bir görünüm söz konusuydu.

Irak’ ta özellikle Saddam Hüseyin yönetiminin Kürtler ve Şiiler’e karşı uyguladığı katliamlar ve adaletsizlik 2003 sonrası bu grupların eline Sünnilere karşı kullanabilecekleri bir koz verdi. Bunun en somut kanıtı, 1988 yılında bir Kürt köyü olan Halepçe’de Irak Ordusunun zehirli gaz kullanmasıdır. Genel ad olarak Enfal adını alan 1987 ile 1990 yılları arasında ki şiddet eylemlerinde 182.000 Kürt’ün öldürüldüğü iddia konusudur.[7] Şii’lere de bu ve benzeri şiddet eylemleri uygulanmıştır. Kürtlerin ve Şiilerin bu noktada ki farkı bu eylemlerden sonra yaptıkları ayaklanmalarda uluslararası camiadan aldıkları destek noktasından kaynaklanmaktadır. Şiiler, İran’la birleşebilme tehlikesi göz önünde tutularak destek görmemişlerdir.

2003 öncesi genel durum bu şekildedir, ülkenin yaklaşık %80’ini oluşturan Kürtler ve Şiiler yönetimden her alanda uzak tutulmuşlardır. Irak’ın üst düzey yönetimi, ordusu, asayiş güçleri, üst düzey eğitim hep Sünnilerin kontrolü altında olmuştur. Dolayısıyla bu adaletsiz yapı Baas rejiminin ve Saddam diktatörlüğünün, totaliter yönetiminden sonra gelebilecek demokratik ve anti-demokratik herhangi bir yönetimde ne gibi sonuçlar doğurabileceği anlaşılabilecek bir durumdur.

Özetle bahsetmek gerekirse kuruluşundan itibaren 2003’e kadar geçen sürede Irak yönetimi, halkın istekleriyle tutarsız, anlamsız ve adaletsiz bir yol izlemiştir. Mezhepler arası ayrımcılık uygulamış, Şii çoğunluğu temsil için kabinede sadece bir veya iki bakan bulundurmuştur. Bu durum memurlardan, parlamento üyelerine kadar hayatın her alanında mevcuttur.

C. Irak’ta ki Etno-Dinsel Gruplar

a. Şiiler

Şiiler genel olarak Irak’ın güneyinde, Bağdat ve civarında yaşamaktadırlar.[8] Nüfusun %60-%65 gibi bir çoğunluğunu oluşturmaktadırlar ve Arap’tırlar. Dini yaşayış ve algılayış biçimi olarak Sünni’lerden farklılık göstermektedirler. Bu yönleriyle Şiiler etnik bir grup olmaktan ziyade dini bir topluluk özelliklerine sahiptirler.[9]

Şiiler’in Irak eski rejimine muhalefetinin dini boyutunun yanı sıra ekonomik boyutu da vardır. Şiiler büyük oranda tarımla uğraşan insanlardır ve devlet alanından istihdam edilmemektedirler. Şiiler bu nedenlerden dolayı bir çok kez ayaklanma çabasına girişmişler fakat hepsi bastırılmıştır.

Şiiler’in önümüzde ki dönemlerde en önemli özelliği şüphesiz sayısal olarak Irak’ta ki üstün konumları ve mezhep olarak İran’la aynı perspektiften bakmalarıdır. Bu özellikleri Amerika’nın bölgede ki işini ve yönetimi kurmasını zorlaştırmaktadır. Homojen bir görüntü çizmemektedirler ve günümüzde temel olarak laik/dinci diye iki gruba bölünmüşlerdir.[10] Saddam sonrası, Irak’ta ki iktidar mücadelesinde iki Şii grubunun öne çıktığı görülmüştür. Bunlardan biri Sadr grubu diğeri ise el-Hakim grubudur. Şiiler’in Irak’ta ki dini lideri olan Sistani’nin grubu ise el-Hakim grubuna daha yakın bir konumdadır.[11]

b. Sünniler (Arap)

Ülke nüfusunun yaklaşık %20’lik dilimini oluşturmaktadırlar. Bağdat ve çevresinde ağılıklı olarak yaşamaktadırlar. Irak’ın kuruluşundan 2003’e kadar geçen sürede hep yönetimde olmuşlardır. Bu süre zaafında Irak ordusunun dahi subayları genel olarak Sünnilerden (Arap) oluşmuştur.

Yeni dönemde Sünniler, Şiiler’e göre daha bir arada olan bir tutum izlemektedirler. Bunun nedeni iktidarı ve gücü Şiiler’e kaptırma korkusudur. Bundan dolayıda ABD’yi ülkede bir denge unsuru olarak görme eğilimleri vardır.

c. Kürtler

Kürtler ülkede %15-%20’lik nüfus oranına sahiptirler ve bu oranı asıl önemli kılan özellik olarak genel olarak Kuzey Irak’ta yaşarlar. Bölgenin petrol rezervleri bakımından önemli olması konuyu derinleştiren bir faktördür. Kürtler’i, Irak’ta ki diğer etno-dinsel farklılıklardan ayrı kılan özellik uzun süreden beri “Bağımsız Kürdistan” hayali kuruyor olmalarıdır.[12]

Kürtler bu amaçlarında bazı adımları 1991 Körfez Savaşı sonrası atmışlardır. 1992’de yaptıkları seçimle merkezi yapıdan ayrı bağımsız bir parlemento ve hükümete sahip bir federe devlet ilan ettiler, böylece burada bağımsız devlet benzeri bir entite oluşmuş oldu.[13]Kürtler Irak’tan nefret etmektedirler ve bunu söylemekten hiç utanmamaktadırlar, bunu anlayabilmek içinde gelişkin analizler yapmaya gerek yoktur. Kürt bölgesinde Irak bayrağına dahi rastlamak mümkün değildir.[14]

Gelinen noktada Kürtler yeni yönetimde kilit rol oynamak isteyeceklerdir, Irak’ın bütünlüğünün onlar için bir önemi yoktur.


2. IRAK’TA OLUŞTURULMAYA ÇALIŞILAN SİYASİ YAPI

A. ABD’nin Irak’a Yönelik Yönetim Planı

2003 müdahalesinin mimarları ve savunucularının sürekli iddia ettiği gibi Irak’ta oluşturulacak yapı her şeyden önce demokratik olacaktı, bu sayede Irak’ın dönüşümü Ortadoğu’da tetikleyici unsur olacak ve demokratik rejimler bölgede yaylılacaktı.(Bu savaşın nedeni olarak ta gösterilecek kadar önemliydi!) Bunun yanı sıra ülke federal bir yapıya kavuşturulacaktı. Zira Irak zaten güç odağı olarak üç ayrı kutba hali hazırda bölünmüş durumdaydı.

Irak’ın yeniden imarı koalisyon güçleri öncülüğünde olacaktı. Süreçte önce Geçici Irak Yönetimi oluşturulacak ardından yeni anayasa ve seçimlerle Irak yeni yapısına kavuşacaktı.

Geçici bir Irak yönetimi oluşturma konusunda ilk ciddi katılımlı toplantı 15 Nisan 2003’te yapıldı. Toplantıya Saddam muhalifi gruplardan 100 temsilci, ABD temsilcisi Zalmay Halilzad ve Amerikan hükümeti tarafından geçici hükümet kurulana dek Irak’ın yönetimine atanan Jay Garner’de katıldı. Toplantıya katılanlar ortak bir bildiriyle isteklerini kamuoyuna duyurdular. İstekleri esas olarak demokratik ve federal bir Irak’ın kurulması ve Baas Partisi’nin tamamen dağıtılmasıydı.[15] Bu görüşler çerçevesinde tıpkı 1924 yılında İngilizlerin yaptığı gibi bir Anayasa oluşturuldu.

B. Irak Anayasası ve Getirdikleri

Irak’ın yeni anayasası koalisyon güçlerinin kaleminden çıkmış olup, Irak’ta 15 Ekim 2005 yılında yapılan referandumla kabul edilmiştir. Anayasanın konumuzla ilgili temel maddeleri şu şekilde oluşmaktadır.

o Irak bağımsız bir ülkedir.
o Demokratik, federal, halkın temsil edildiği, parlamenter bir hükümet sistemi mevcuttur.
o İslam ülkenin dini olup, İslam hukukunun üstüne, ona aykırı hukuk kuralı yapılamaz.
o Demokrasi ilkelerine aykırı hiçbir kanun konulamaz.
o Temel özgürlük ve haklara aykırı hiçbir kanun konulamaz.
o Irak birden fazla etnik gruba, dine ve mezhebe sahip bir ülkedir, Arapça ve Kürtçe resmi dillerdir. Eğitim yönetmeliklerine göre Türkmen ve Asurî gibi gruplarında kendi dillerinde eğitim yapmaları garanti altındadır.
o Anayasa ülkenin en yüce yasasıdır, hiçbir yasa anayasaya aykırı olamaz.[16]

Anayasada da belirtildiği gibi Irak federal bir yapıya dönüştürülüyordu. Bu federal yapıların güçleri ayrıca anayasada ilgili maddelerde belirtilmiştir. Buna göre temel olarak, federal yapıların dış ilişkiler ve temaslar kurma yetkisi yoktu. Federal rejimlerin standart sınırlamalarını taşıyan bu yapılarla ilgili kısımlarda değinilen bir nokta ise, federal yapıların petrol ve gaz yönetimine hakları yoktu.[17]

C. Iraklıların Yeni Oluşum Sürecinde Beklentileri

Bütün Iraklılar için şüphesiz asıl endişe konusu “Bağımsızlık” yetisidir, tarihten gelen korkular bunun ana sebebini oluşturmaktadır. Öte yandan Irak’ta ki etno-dinsel grupların farklı beklentiler içinde olduklarını görmek mümkündür.

Çalışmanın önceki bölümlerinde de bahsettiğimiz gibi Şiiler bölünmüş bir haldedirler ve farklı isteklere sahiptirler, Kürtler ise bağımsızlık ya da en azından güçlü bir özerklik peşindedirler ve Sünniler seküler ve birleşik bir Irak isteklerini dile getirmektedirler.

Irak’ta bu süreçte oluşan farklı görüşlerde vardır. Irak Bağımsızlık Kongresi bunlardan biridir sol bir görüş açısına sahip olan grup, yayınladıkları manifestoda Amerikan kuvvetlerinin ülkeyi bir an önce terk etmelerini, İslam’ın insanlar üzerinde ki baskısının kalkmasını ve sivil hayatın restore edilmesi gerekliğini vurgulamışlardır.[18]

“Bugün Amerika bize federal bir yönetim dayatmaya çalışıyor fakat bizim isteğimiz insanların Sünni veya Şii olarak ya da etnik anlamda ayrıştırılmasını değil. Biz insanlık kimliğiyle oluşturulacak bir Irak istiyoruz.”[19]

Irak’ta 7 Mart 2010’da gerçekleştirilen bağımsız seçimlerde aslında gelinen noktada tahminlerin tuttuğunu gösterir niteliktedir. Demografik hakim konumunda olan Şiiler iktidarda önemli bir yere sahiptirler.

SONUÇ

Gelinen noktaya baktığımızda Irak, Başkan Obama’nın da dediği gibi hali hazırda yeterince güvenli bir yer değildir [20] ve temel politik sorunları vardır. Amerika harekata başlamadan önceki Irak’ı kurma planlarını en iyi ihtimallere göre yapmış fakat bu tutmamıştır. Bush ve ekibinin Iraklıların demografik yapılarını ve Ortadoğu realitesini yeterince tartamamış olmaları bunun en büyük nedenlerinden biridir.

Irak etnik ve mezhepsel gruplar etrafında kutuplaşmış siyasi bir yapı görünümündedir, demokrasiye geçiş mümkün olabilir ama Irak’ın bu karmaşık nüfus yapısından dolayı dönemin sancılı olacağı aşikârdır ve gelecekte ne olacağı da tahmin edilememektedir. Fakat gelinen noktada görülen olgu Irak’ın eski Irak olmadığıdır, Irak güç merkezlerine bölünmüştür ve Saddam döneminde ki yapısından uzaktadır.

ABD’nin isteği bütün Irak halkının temsil edildiği, demokratik bir yapıdır bu sayede Irak sorunsuz bir bölge halini alabilecektir. ABD’nin bu noktada ki en büyük korkularından biri Irak Şiilerinin düşünsel olarak Tahran yönetiminden etkilenmesidir.

Irak’ta aktörler açısından iki farklı sendromunda etkileri vardır. Iraklılar “İngiliz”, Amerikalılar “Vietnam” sendromuna sahiptirler. Bu yüzden Amerika’nın ülkeden nasıl ve ne zaman ayrılacağı çok fazla bilinebilir hatta tahmin edilebilir bir konu değildir.










KAYNAKÇA

ARI,Tayyar,Irak,İran ve ABD,İstanbul:Alfa Yayınları,2004.

GALBRAİTH,Peter,Irak’ın Sonu,Çev. M. Murat İnceayan,1.Baskı,İstanbuloğan Kitap,2007.

KURUBAŞ, Erol, Kuzey Irak’ta Olası Bir Ayrılmanın Meşruluğu ve Self Determinasyon Sorunu, Ankara Üniversitesi S.B.F Dergisi,59-3,2004

ONAY,Yaşar,Neden Irak,1.Baskı,Ankara:Babil Yayıncılık,2003.

ÖZCAN,Mesut,Sorunlu Miras Irak,1.Basım,İstanbul:Küre Yayınları,2003.
ŞAHİN Mehmet,TAŞTEKİN,Mesut,İkinci Körfez Savaşı,Ankara:Platin Yayınları,2006.

http://en.wikipedia.org/wiki/Demographics_of_Iraq

http://csis.org/main.htm

http://ifcongress.com/English/News/2...-fedralism.htm

http://www.ifcongress.com/English/ma...20congress.htm

http://en.wikipedia.org/wiki/Constitution_of_Iraq

http://tr.wikipedia.org/wiki/Irak

http://www.21yyte.org/tr/yazi.aspx?ID=3802&kat=27

https://www.cia.gov/library/publicat...k/geos/iz.html
[1] https://www.cia.gov/library/publicat...k/geos/iz.html son erişim 28.04.2010

[2] http://en.wikipedia.org/wiki/Demographics_of_Iraq son erişim 28.04.10


[3] https://www.cia.gov/library/publicat...k/geos/iz.html son erişim 28.04.2010

[4] Tayyar Arı, Irak, İran, ABD ve Petrol, 2.Baskı, İstanbul, 2007, s.78.

[5] Mehmet Şahin-Mesut Taştekin, İkinci Körfez Savaşı,Ankara: Platin Yayınevi,2006, s.60.

[6] Erol Kurubaş, Kuzey Irak’ta Olası Bir Ayrılmanın Meşruluğu ve Self Determinasyon Sorunu, Ankara Üniversitesi S.B.F Dergisi,59-3,2004,s.148.

[7] Peter Galbraith, Irak’ın Sonu Ulus Devletlerin Çöküşü mü?, çev:M.Murat İnceayan,İstanbuloğan Kitap,2006, s.38.

[8] http://tr.wikipedia.org/wiki/Irak son erişim 29.04.2010

[9] Yaşar Onay, Neden Irak, Ankara:Babil Yayıncılık, 2003, s.66.

[10] http://www.21yyte.org/tr/yazi.aspx?ID=3802&kat=27 son erişim 01.05.2010

[11] Arı,a.g.e, 78.

[12] Kurubaş, a.g.m, s.148.

[13] Kurubaş, a.g.m, s.166.

[14] Galbraith, a.g.e, s.95.

[15] Arı, a.g.e, s.66.

[16] http://en.wikipedia.org/wiki/Constitution_of_Iraq son erişim 28.04.2010

[17] http://en.wikipedia.org/wiki/Constitution_of_Iraq son erişim 28.04.2010

[18] http://www.ifcongress.com/English/ma...20congress.htm son erişim 02.05.2010

[19] http://ifcongress.com/English/News/2...-fedralism.htm son erişim 02.05.2010

[20] http://csis.org/main.htm son erişim 10.02.2010

içmişem bir dolu olmuşam ayık ...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Etiket
kürtler, saddam hüseyin, sünniler, ırak, şiiler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Irak, Afgan,Pakistan bombalari kim Patlatiyor Nazzam-Cubbai Politika 9 07-04-2011 00:28
Referandurum ve sonrası ? ahmetsln Politika 22 28-12-2010 22:49
Irak' ta ölen gazeteci Nova Konu-dışı 0 16-05-2010 15:03
Ölüm ve sonrası Barış Yeni Üyeler 10 10-05-2009 15:12
Ölüm Sonrası evrensel-insan İslam 10 01-04-2009 11:45

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:31 .