Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 23-09-2006, 01:45
exclusive exclusive isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Dec 2005
Mesajlar: 1.123
Standart Allahın Yokluğunun İspat Edilmesi üzerine

Allahın yokluğunun ispat edilmesi mümkün müdür? Böyle bir ispat aranmalı mıdır? Aranır da bulunamazsa bu ne anlama gelir?

Şimdi bir insan çıkıp "benim telepati yeteneğim var, insanların düşüncelerini okuyabiliyorum" gibi bir iddia ortaya attığında bu iddia bilimin inceleme konusu olabilir. Zaten böyle iddiaları olan kişiler olmuştur ve iddialarının doğruluğu bilim adamları tarafından deney ve gözleme dayalı (yani ampirik) metodlar kullanılarak incelenmiştir.

Telepati yeteneğinin var olduğunu iddia eden kişiye bilim adamı tarafından çeşitli testler yapılır. Bu testler sonucunda telepati yeteneğinin varlığını kanıtlayacak neticeler elde edilirse "denekte telepati yeteneği vardır, kanıtlanmıştır" denir.

Eğer böyle bir yeteneğin varlığına dair bir kanıt elde edilemezse bu durumda da "denekte telepati yeteneği olduğuna dair bir kanıta ulaşılamamıştır, denekte telepati yeteneği yoktur" denir.

Bu tip bilimsel araştırmalar yapılmıştır ve araştırmalar sonucu telepatinin varlığı kanıtlanamamıştır.

Bilim "varlığını kanıtlayamadık, bi de yokluğunu kanıtlayabilecekmiyiz ona bakalım" demez.

Bir şeyin varlığını hakkında yapılmış tüm bilimsel araştırmalara bakın. Varlığına dair somut kanıtlar elde edilemediği zaman araştırma, ya sona erer, ya da varlığına dair kanıt elde etme çabalarına devam edilir ama asla yokluğunu kanıtlamayı denemez.

Hele ki yokluğunu kanıtlamayı deneyip bunu başaramayınca "yokluğu kanıtlanamadığı için var olduğu anlaşılmıştır" sonucuna ulaşmış bir bilimsel çalışmayı dünyanın hiç bir yerinde bulamazsınız.


Birşey için "vardır" görüşünü doğru kabul etmek için neyi şart koşmalıyız?

Varlığının somut delillerle kanıtlanmasını mı?

Yoksa yokluğunun delil yetersizliğiyle kanıtlanamamasını mı?

Bunu tartışalım... Örneğin 3 adet var olduğunu bildiğimiz, 3 adet de var olmadığını bildiğimiz ve bir adet de var olup olmadığını bilmediğimiz şey üzerinde her iki şartı işletelim ve sonucu karşılaştıralım.

Var olan şeyler "depresyon", "hava" ve "yer çekimi" olsun. Var olmayan şeyler ise "süpermen" "vampirler" ve "Ağzından ateş üfleyen bir Ejderha" olsun (tabi somut anlamıyla bakıyoruz, yani süpermen derken dünyanın bir köşesinde yaşayan canlı bir süpermen kastediyorum, yoksa süpermen filmlerindeki süpermen karakterini değil). Var olup olmadığını bilmediğimiz şey ise "uzaylı" (yani dünya dışı yaşam) olsun.

Var olduğunu söyleyebilmek için var olduğu kanıtlanmalıdır şartına göre:

depresyon = vardır
hava = vardır
yer çekimi = vardır
süpermen = yoktur
vampirler = yoktur
ejderha = yoktur
uzaylı = yoktur

Var olduğunu söyleyebilmek için yokluğu kanıtlanamamalıdır şartına göre:

Depresyon = vardır
hava = vardır
yer çekimi = vardır
Süpermen = vardır (yokluğunu kanıtlayamadık, koşul sağlandı)
vampirler = vardır (bunun da yokluğunu kanıtlayamadık)
ejderha = vardır
uzaylı = vardır

Görüldüğü gibi 2. durum, yani yokluğu kanıtlanamayan bir şeyin var kabul edilmesi durumu herşeyi var kabul ediyor.

Eğer bilim bu esasa göre işliyor olsaydı yokluğuna dair delil olup olmadığına bile bakmadan her iddiayı doğru kabul edecekti çünkü olmayan bir şeyin yokluğunu kanıtlayan, yadsınamaz kesinlikte somut deliller elde etmek mümkün değil. Bunun mümkün olmadığını da en başından bildiğimize göre araştırma, inceleme vs. gibi süreçlerin hiç birine gerek kalmadan her şey vardır, her iddia doğrudur diyebiliriz.

2. yönteme göre allah vardır, vampirler de vardır, ben kalkıp "benim Şemsettin adında, allahtan güçlü bir görünmez yaratığım var" desem ikinci yöntem bunu da doğru kabul etmek zorundadır çünkü Şemsettin'in yokluğu somut delillerle kanıtlanamaz.

Bu yönteme göre yanlışlığını kanıtlanamayacağı için "allah birdir" iddiası doğru kabul edilir, aynı zamanda yine yanlışlığı kanıtlanamayacağı için "allah 12 tanedir" iddiası da doğru kabul edilir. Bu iddialar birbiriyle çelişkilidir ama ikisinin de yanlış olduğu kanıtlanamamıştır ve mecburen iki iddia da doğru kabul edilir.

Görüldüğü gibi ikinci yöntem çok sorunludur. Bizi yanlış bilgilere götürmekte ve çelişkili çelişkisiz, doğru yanlış her iddiayı doğru kabul etmektedir. Dolayısıyla bu yöntem hiç güvenilir bir yöntem değildir.

Ben de bu sebeple varlığı tartışmalı bir şeyin var kabul edilmesi için varlığınının kanıtlanmasını şart koşma taraftarıyım.

Yokluğunu kanıtlayamamak tek başına bir kıstas kabul edildiğinde ne kadar yanlış sonuçlara ulaşacağımız ortada. Peki her iki durumu beraber kullansak ne olur?

Bana göre varlığın kanıtlanamaması durumuyla yokluğun kanıtlanamaması durumu birbirine zıt olan ama aynı derecede geçerliliği olan durumlar değildir. Yani varlığını kanıtlayamadığımız ve aynı zamanda yokluğunu da kanıtlayamadığımız birşey varsa bu durumda karar terazimiz dengede kalmış değildir çünkü bu iki durum aynı anda da ortaya çıkan durumlardır. Eğer bir şeyin varlığı kanıtlanamıyorsa yokluğu da kanıtlanamaz.

Eğer yokluğun kanıtlanamaması ve varlığın kanıtlanamaması durumlarının her ikisine de bakıp öyle karar verelim diyorsak bu durumda "ya var olduğunu kabul et ya da kararsız kal" sonucu ortaya çıkar çünkü varlığını kanıtlayamayıp yokluğunu inkar edilemez delillerle kanıtlayabileceğimiz bişey bulmak imkansızdır.

Zaten tek başına kullanıldığında hep aynı sonucu verdiğini yani bi bakıma etkisiz eleman olduğunu gördüğümüz bir kıstas şeklini, bize çok daha doğru sonuçlar veren bir kıstas şekliyle birleştirmek de gereksiz bir iştir. Gereksiz olması sebebiyle de yanlış bir iştir.

Pozitif bilimlerde basitlik ilkesi vardır. Eğer basit bir sistemi bir başka sistemle birleştirip daha karmaşık hale getirecekseniz bunu yapmak için geçerli bir nedeniniz olmalıdır. Basit bir sistem etkisiz bir sistemle birleştirilip daha karmaşık hale getirilmişse, basitlik ilkesi, etkisiz sistemin çıkartılıp sistemin basitleştirilmesini emreder.

Arkadaşlar fazla uzatıp saçmaladıysam özür dilerim ama bu yazdıklarım sadece "tanrının yokluğu da ispatlanamıyor" şeklindeki savunmayla durumu 0-0 berabere ilan eden düşünceye bir cevap değil, aynı zamanda benim düşünce biçimimi ve neden "ateist" olduğumu özetleyen şeyler.

m.kara
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 23-09-2006, 03:34
vartor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vartor vartor isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614

Onur Üyeliği 

Standart Re: Allahın Yokluğunun İspat Edilmesi üzerine

Sevgili exclusive, senin yazdiklarin, normal dusunebilen insanlar icin gecerli. Beyni muhurluler malesef bu mantigi anlayamaz.

Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 23-09-2006, 13:16
mhmd mhmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
Standart Re: Allahın Yokluğunun İspat Edilmesi üzerine

Sn. Exclusive,

Sözü fazla uzatmadan biraz zülfü yare dokunalım istedim.

İnsan düşüncesinin var olduğu andan itibaren başlayan ve insan düşünce sonuna kadar süreceği var sayılan baba bir konu. Varlığının veya yokluğunun ispatı.

“-Varlığına dair somut kanıtlar elde edilemediği zaman araştırma, ya sona erer, ya da varlığına dair kanıt elde etme çabalarına devam edilir ama asla yokluğunu kanıtlamayı denemez.”
“-Eğer bir şeyin varlığı kanıtlanamıyorsa yokluğu da kanıtlanamaz.”

Bu iki cümle bana zıt şey veriyor. Ve her şeyi de pozitif bilimlerden beklemek haksızlık gibi geliyor.

Şahsen düşüncem; Varlığının ispat edilememesi üzerine kuruludur.
Ama bu düşüncem; inancıma halel getirmiyor.
Zaten özde de; -İman edilir, varlığını ispatlama ön şartı yoktur.
Birini yaparken kalbimizi kullanır hislerimiz ile hareket ederiz.
Diğerinde; beynimizi kullanır aklımızla hareket ederiz.

Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 23-09-2006, 14:01
Cemal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cemal Cemal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 31 Mar 2006
Bulunduğu yer: şirrinmişirrin egemino canlıuzurlu bi sayilgassabasının şirim bi beldesimden tefrişediyom sitteye.
Mesajlar: 1.168
Standart Re: Allahın Yokluğunun İspat Edilmesi üzerine

esklüsit abim-*
bilimsel abim meraba.abim insan asla o deil*-ama sana sorum şu*(fazla cailce bulursan cevap verme*ozaman özür diledim)

Robot -*kendine imal edip*-akılını pororam yapmış olana annayabilirmi.
pororamında verilen herşeye yapsa,
ama kendini yapana annayamasa*-
o çok kudretli ve kendi kendinimi yaratmış olcek*?burda şimdik imalatçının durumu ne?*
onun bunu annayamaması seni*-imalatçıyı-pororamcıyı yok edermi güzel abim.?*

cehaletimizi caillimize baışlayın*(muhammed abi bu lafa senden çaptım.tam burda kullanılcek laf.izinsis aldık-kusurumuzu caillimize say. :cry: )

cahil krdş. cml.

'Biri senin hakkında kötü bir şey söylerse
sakın kızma ama şöyle karşılık ver:
Hakkımda bunu söyleyen hiç şüphesiz başka kusurlarımı bilmiyormuş.
Bilseydi, sadece bunu söylemekle kalmazdı!
'
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 23-09-2006, 14:02
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Allahın Yokluğunun İspat Edilmesi üzerine

Bu konuda Tarih bilimi belirgin somut kanıtlar elde etmiştir! 10000-15000 yıl öncesinden gelme eski tabletler deşifre edilmiş ve bunlar bilim dünyasına sunulmuştur. Bunların kalıntıları denilebilecek alıntılar(Yaradan ile ilgili),semboller, yazılar hep eski insanların Yaradan'a inandığını göstermiştir.Ama bilimi dinden uzaklaştırmak isteyen insanlar bunu özellikle bloke etmiştir. Peki atesitliğin tarihi ne kadar eskidir? Hangi kavim Tanrı yoktur demiştir?
Ama işte görmek gerekir. İnanmayanlara gerçeği süsleyip önlerine sersek süs yoktur derler bu seferde :S İnsan kibirli bir yaratıktır. Kibri yüzünden doğaya zarar verir. Yani bu tür tepki vermesi bunla orantılıdır.
Ben açıkcası Tanrı yoktur diyen bir kavim şimdiye kadar rastlamadım.Araştırdığım kadarıyla Nuh Tufanına kadar insanlar gerçek olarak Yaradana inanıyorlardı. Nuh Tufanına kadar zamanla insan Yaradanı unutup yozlaştı, sonra başlarına felaketler geldi. Nuh Tufanından kaçan insan eski geleneklerini gerçekleştirmeye çalıştılar. Ama bazı rahip kurumları yine olayı yozlaştırdı ve zamanla semboller Tanrı oldu! Ama yine de baktığımızda(kesinlikle görmek lazım) eski geleneklerden alıntılar var az da olsa!...
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 23-09-2006, 15:57
vartor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vartor vartor isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614

Onur Üyeliği 

Standart Re: Allahın Yokluğunun İspat Edilmesi üzerine

Sevgili muhammed,
* * Imanin nelere muktedir olgugunu iyi bilirim. Yazilanlari muhakeme edis seklinden,mantikli oldugun da anlasiliyor.(her ne kadar bazen, imanin agir bassa da,)
*Insanlik var oldugundan beri, bazi acikliyamadigi olaylari bir veya bircok tanrilara atfetmis onlardan medet ummustur. Bugun eski tapilan seylere komik, aptalca gozuyle bakiyoruz,hatta alay bile edebiliyoruz boyle inanclarla. Hindistanda inek ,hala kutsal . Gunese tapanlar hala mevcut.
* Kime, neye taparsa tapsin iman sahibi icin farketmez. inandiginin herseyinin *dogru olduguna emindir, baska alternatifi kalmaz. Aynen, gunumuzde tek tanriya inananlarin , inandiklari seyin, kesinlikle var olduguna iiman ettikleri gibi

Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 23-09-2006, 16:14
exclusive exclusive isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Dec 2005
Mesajlar: 1.123
Standart Re: Allahın Yokluğunun İspat Edilmesi üzerine

mhmmd, "herşeyi de pozitif bilimlerden beklemek olmaz" diyorsun. Ben bu sözü "herşey de bilimsel olacak değil ya" şeklinde algılayıp sana hak veriyorum.

m.kara
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 23-09-2006, 16:36
istavrit istavrit isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 13 Mar 2006
Mesajlar: 634
Standart Re: Allahın Yokluğunun İspat Edilmesi üzerine

sayin *finrod,

Tarih bilimi belirgin somut kanıtlar elde etmiştir! 10000-15000 yıl öncesinden gelme eski tabletler deşifre edilmiş ve bunlar bilim dünyasına sunulmuştur. demissiniz..

yani semevi dinlere kadar insanlar surekli tapinmislar..ve bu teze gore insanligin yasinin tabletlere gore bile en az 10-15000 yil oldugunuzu kabul ediyorsunuz..

burada simdi celiskiye dustugunuz bir nokta varki icin icinden cikan akli basinda musluman varmidir bilmiyorum, ben duymadim...islamin bilimle celismedigini savunan arkadaslar bu konudaa ne dusunuyorlar..

semevi dinlere gore ilk insan ilk peygamber adem ve zevcelerini insanligin baslangici olarak kabul ederseniz *semevi dinlere gore insanligin yasi 7.000 yildir..

bu konuda islami kaynaklar kesin bilgi vermemekle birlikte ademin 2000 *yil,ademden sonraki peygamber idrisin 360 sene,nuhun ademden 1000 yil sonra geldigi ve 950 yasadigi ayet ile belirtilmistir
..
"Şüphesiz ki biz Nuhu kavmine Peygamber olarak gönderdik. Aralarında elli yıl hariç bin yıl kaldı" (el-Ankebut, 29/14).


kisacasi peygamberlerin yaslarini alt alta eklediginizde ortaya cikan insanligin yasi akilli tasarimci inancina gore 7.000 yildir

bilim adamlari bu konuda milyonlari bulan yillarla konusuyorlar..En eski ve en eksiksiz insansi yaratik iskeleti 3.18 milyon yil oncesine ait olup 1972'de Etiyopya'da bulunmustur. Akilli insan grubuna ait en eski bulgu ise 92 bin yil oncesine ait olup Israil'de cikarilmistir. Anatomik yonden modern insanlarin tipik ozelliklerine sahip olan bu buluntular, modern insanin Ortadogu'yu *yaklasik 100 *bin yildan bu yana *isgal ettigini gostermektedir.

bilime gore, adem babaniz dunki cocuk,

Peki atesitliğin tarihi ne kadar eskidir?

birakin siz ateizmin tarihini...ateizm din degildir, ideoloji hic degildir..hatta felsefede degildir..
ateizm son ikiyuz yilda sekillenmis bir gercektir..
islam bilimle celisirmi celismezmi? siz bunlarin cevabini verin.

gelin isin icinden cikin bakalim?

yalancılar,maymunlar,domuzlar,eşekler,pislikler!aş ağılıklar!canı çıkacasılar,Köpekler,Alçaklar,yabani eşekler,merkepler,susamış develer,geberesiciler,reziller,sapik Kişiler,beyinsizler,kofkütükler,zorbalar,soysuzlar ,Kahrolasılar,yalancılar,
HZ.ALLAH
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 23-09-2006, 17:17
exclusive exclusive isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Dec 2005
Mesajlar: 1.123
Standart Re: Allahın Yokluğunun İspat Edilmesi üzerine

Finrod Ancalime,

Dinin hikayelerinin gerçekten yaşanmış şeyler olduğunu gösteren bilimsel bulgu yok. Zaten anlatmaya çalıştığım şey de bu. Böyle bir bilimsel bulgu olsa nuh tufanı sadece din içerikli kitaplarda değil, aynı zamanda tarih kitaplarının hepsinde de yer alan bir hikaye olurdu. Şu tarihte yaşanmıştır, falanca arkeolog tarafından kanıtlanmıştır, etkisi şu kadar olmuştur vs şeklinde tarih kitaplarında yer verilirdi.

Kanıt olmadığı için bilimsel bir çalışma nuh tufanını yaşanmış bir olay gibi aktaramaz. Böyle aktarırsa da çalışma bilimsel bir çalışma olarak kabul edilmez.

Tabi günün birinde bu dini hikayelerin doğruluğu kanıtlanırsa o zaman Nuh Tufanı bilimsel kitaplarda da yer alabilir, bir çağı bitirip başka bir çağı başlatan önemli olaylardan biri olarak da kabul edilebilir, pek çok bilimsel olguda neden olarak açıklanan bir husus olarak da yer bulabilir.

Şu an için dini hikayelerin hiçbiri bilimsel olarak kanıtlanamamıştır. Benim şahsi tahminim gelecekte de kanıtlanamayacağı yönünde.

Bu tarz dini hikayelerin bir kısmı tarih bilmi, fen bilimleri, astronomi, antropoloji gibi çeşitli bilim dallarının alanlarına da giren hikayeler olduğu için ve ayrıca bu bilim dallarının söylediklerinden çok daha başka türlü şeyler söyledikleri için din ile bilim çelişmektedir.

Örneğin tarih, kavimler göçünden bahseder ama nuh tufanından bahsetmez, tarih bilmine göre nuh tufanı diye bişey yoktur. Paleoantropoloji bilmi ise arkeolojik bulgulara ve onlar üzerinde yapılan bilimsel incelemelere dayanarak ilkel insanı ve onun evrimini anlatır, oysa din, adem ve havva hikayesini anlatır ve kanıt gösteremez, paleoantropolojiye göre ise adem ve havva yoktur.

Bilimin tüm iddiaları kanıtlara dayanır, dinde ise kanıtlanamamış iddialar vardır.

Bu iddialar sadece allahın varlığı gibi gözlemlenemez şeyler değil, aynı zamanda nuh tufanı, ilk insan adem vs. gibi ampirik yöntemlerle incelenebilmesi, kanıtlanabilmesi mümkün olabilen iddialardır ve şu an için tüm bilimsel bulgular böyle hikayelerin birer hikayeden fazlası olmadığını göstermektedir.

Bu arada Finrod Ancalime nickini nerden buldun? Sanki frp den fırlamış bi isim gibi...

m.kara
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 23-09-2006, 17:41
frodo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
frodo frodo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875

Onur Üyeliği 

Standart Re: Allahın Yokluğunun İspat Edilmesi üzerine

Sevgili exclusive:

* * * Forumlarda genel bir yanlış var.İdealist felsefenin içinde
önemli bir yer tutan 'dinsel dogmaların' bilimle savaşı gibi garip
bir görüntü.
* * * Bilim materyalisttir.En azından laboratuarında.O sadece madde
ile ilgilidir.Yani var olanla.Ancak laboratuarından uzaklaştığı anda bilim
insanının ideolojisi ister istemez hortlamaktadır.
* * * Tanrı var mıdır?Buna cevabı asla bilim vermez.Onun ilgi alanı değildir.Bu soruya cevap verecek olan felsefedir.İlginç olan materyalist felsefenin,doğrudan bilimle beslenip ortaya çıkan materyalist felsefenin,son dönemlerde öngördüğü politik sistem olan sosyalizmin "tökezlemesi"
ile birlikte gözden düşme eğilimidir.
* * * Bu tarihsel süreç, ilginç biçimde "bilim "destekli idealizmin düşünsel
dünyada ağırlığını artırması sonucunu çıkarmaktadır.Bilimle, dinsel ideologların uzlaşma eğiliminde olduklarını görmek ve bunun olası sonuçları ile yüzleşmek gerekecek.
* * * Mesela son dönemlerde neredeyse tartışmasız biçimde kabul gören big-bang teorisi..Kilisenin bu teoriye onay vermesi herkesin dikkatini çekmiş olmalı.Yine son dönemlerde “kurana dönüş”hareketi gibi reformist dincilerin de Kuranda mucize başlıklarından birisinin evrenin genişlemesi olması ilginçtir.Giderek garip bir “ama” çekincesi ile evrimin kuranla çelişmeyeceğini söyleyenler çoğalmaya başladı.Ama diyorlar insan bu evrimin dışındadır.İlerleyen tarihlerde ara formüller ile bu iş de halledilir,kaygılanmaya gerek yok!!
* * * Karşılıklı bir uzlaşma pratiği yaşanıyor gibi.”Bilim” teologlara yaşam
alanlarını sürdürebileceği *yeni ve sarsılmasız tahtlar öneriyor,karşılığında da evrim,fizik kuralları ile anlaşılabilir evren gibi tavizler lıyorlar.Aşağıdaki alıntı Tubitak kurumundan prof.Raşit Gürdilek’in okura verdiği bir yanıttan:
Big Bang yani Büyük Patlama öncesiyle "bilimsel" olarak bir şey söylemek mümkün değil, çünkü bilimi yani bildiğimiz fizik kurallarının geçerli olduğu koşulları Büyük Patlama oluşturmuş bulunuyor. Büyük Patlama öncesi, fizikte "tekillik" diye adlandırılan ve bildiğimiz fiziğin geçerli olmadığı bir durum.

Ah evet burada da Tüm ihtişamı ile “yehova” veya “rab”veya “allah”oturmaktadır. Bilim sayesinde yaşam alanı iyice daralan yaratılışçılar için uygun bir “hiçlik”,bilinemezlik...

İnsani olan her şey kabûlüm.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:40 .