
02-05-2012, 16:08
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 2.804
|
|
Iman'in temelleri nereden gelir?
eminmisin´isimli üyeden Alıntı
Özgür Beyin, delil olarak kabul ettiğiniz her belgelerin yanlış olacağı veya yanlış yorumlanacağı payları hiç yokmuş gibi düşünürseniz "sağlıklı bir zeka belgeye inanır" dersiniz. Delil önemlidir. Şüphenin şifasıdır. Ama her belge delil değildir. Ve bir şeyin varlığına dair bir izin yani delilin varlık içinden kaybolupta ona erişilemiyor olması, onun var olmadığına bir delil değildir. Siz Allah-u Teala'nın olmadığını iddia ettiğiniz ve bu iddianızı gerçek olarak kabul ettiğiniz için sizin için Allah'ın kullarına gönderdiği peygamberlerde bu kabuliyetin doğrultusunda delil olarak durmaz. Delil olarak var olan bir şeyi kabul etmediğiniz içinde şüpheniz şifa bulmaz.
Biz Allah'a ve peygamberlerine ve meleklerine iman ederiz. Allah imanımızı arttırmak için bize deliller yani hakikatler sunar. Bizim imanımız arttıkça dolayısıyla diğer delillerle de karşılaşmamız beklenir olur. Kafir ise kafirliğini arttırabilmek için hakikatlere ihtiyaç duyar. Batıllar zaten inkarı hak eder. Hakikatler inkar edilirse, kafirlik ortaya çıkar. Her hakikati inkar edişte kişinin kafirliği artar. Yani örtüklüğü.
Bir mahkemede bir kişinin bir şeye şahit olması delil olabilir. Allah ise her şeye şahittir. Her şeyi bilir. Peki söyleyin, Allah bu bilgiyi insana aktarsa ki aktardı. Bu bir delil sayılmayacak mı? Siz delil için Allah'ın yaratmış olduğu başka şeyler üzerindeki işaretlere mi, izlere mi, ihtiyaç duyuyorsunuz? Kim bilir gün gelir belki oda gün yüzüne çıkarılır. Deliller konusunda en fazla uğraşılan mercileri biraz daha takip etmenizi öneririm. Yani mahkemeleri ve emniyet birimlerini. Yorumlamadan dolayı ne kadar sıkıntı çekildiğini belki yakalarsınız. Yani siz Allah'a iman etmiyorsunuz ki, sizin bizim delil olarak kabul ettiğimiz şeylere masal diyerek inkar etmeniz doğal. Dünyadaki yaşayan ve yaşamış insanların bilime yani bilim aracılığı ile ortaya konan bir şeye olan inkarları, insanın burnunun dibinde olan şeyleri bile inkar edebilecek kadar aceleci olduğuna bir işarettir. Gerisini varın siz düşünün.
|
Sana Allah'ın her şeye şahit olması sorulmuyor. Sizler, sanki olmuş gibi söylediğiniz şeylere bir delil gösterebiliyor musunuz, bu soruluyor. Konu nihai noktada, elbette Allah'ın var olup olmadığı. "Allah var ve bunun şahitliği de kendisine aittir" dersen, bunun test edilecek, doğrulanacak/yanlışlanacak ve iman edilecek tarafı yok ki!
Varsay ki ben seninle komşuyum ve bu akşam kapını çalıp, gerçek ve tek peygamber olduğumu ve Allah'ın da buna şahitlik ettiğini söyleyeceğim. İman mı edeceksin? Ya da sorular mı soracaksın, delil mi isteyeceksin? Soruların ve delil taleplerini bir düşün. Ve bu soruları şu anki imanın için de sorup sormadığını ve gerçekten net ve ikna edici sonuçlara ulaşıp ulaşmadığını kendi kendine değerlendir.
When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!
----------------
war is over
(if you want it)
|

02-05-2012, 16:33
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614
|
|
Elinde kilicin varsa, iman etmesi pek muhtemeldir.
Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
|

02-05-2012, 16:47
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 20 Aug 2011
Mesajlar: 101
|
|
AhbAp´isimli üyeden Alıntı
Sana Allah'ın her şeye şahit olması sorulmuyor. Sizler, sanki olmuş gibi söylediğiniz şeylere bir delil gösterebiliyor musunuz, bu soruluyor. Konu nihai noktada, elbette Allah'ın var olup olmadığı. "Allah var ve bunun şahitliği de kendisine aittir" dersen, bunun test edilecek, doğrulanacak/yanlışlanacak ve iman edilecek tarafı yok ki!
Varsay ki ben seninle komşuyum ve bu akşam kapını çalıp, gerçek ve tek peygamber olduğumu ve Allah'ın da buna şahitlik ettiğini söyleyeceğim. İman mı edeceksin? Ya da sorular mı soracaksın, delil mi isteyeceksin? Soruların ve delil taleplerini bir düşün. Ve bu soruları şu anki imanın için de sorup sormadığını ve gerçekten net ve ikna edici sonuçlara ulaşıp ulaşmadığını kendi kendine değerlendir.
|
Allah'ın her şeye şahit olduğu bi hatırlatma olarak yazmış olamam mı? Kuran-ı Kerim bizim delilimizdir. Allah var olduğunu ve her şeyi yarattığını kabul ettiğinde ve şu varlık aleminde sayısını hesap edemeyeceğin şey olduğunu Allah'a bağlayabildiğinde ve Allah'ın her şeyi kuşattığını azda olsa anlayabildiğinde şahit olduğunu da anlarsın. Test etmenin gereğini bile duymazsın.
Varsayımla sen benim komşumsun. Geldin ve peygamber olduğunu söyledin. Komşun olarak senin hayatınıda az çok biliyorum. Yalancılık, hırsızlık, emanete hıyanet gibi kötü ahlaktan bir şeyler görmediysem. Senin peygamber olduğun ihtimali güçlenir. Eğer sıradan ve kendini geliştirmiş insanın yapamayacağı şeyleride yapabilirsen veya senin peygamberliğine işaret eden başka deliller olursa, daha fazla meylederim. Bunların sonucunda büyük ihtimal iman ederim...
|

02-05-2012, 17:11
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 2.804
|
|
eminmisin´isimli üyeden Alıntı
Eğer sıradan ve kendini geliştirmiş insanın yapamayacağı şeyleride yapabilirsen veya senin peygamberliğine işaret eden başka deliller olursa, daha fazla meylederim. Bunların sonucunda büyük ihtimal iman ederim...
|
Kendi koyduğun bu kıstaslara göre, Kuran ve Muhammed'e ne gibi sorular sorduğunu ve ne cevaplar aldığını da paylaş. Böylece iman nelerin üzerine oturuyor, bir kere daha görelim.
When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!
----------------
war is over
(if you want it)
|

02-05-2012, 17:15
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614
|
|
|
Kuran-ı Kerim bizim delilimizdir.
|
Eger kainati yaratacak gucte bir varligin, insanlari yola getirmek icin indirdigini iddia ettigi bir kitapta, muhammedin yatagina kadar inebilecegini normal karsilayabiliyorsan, denecek bir soz kalmaz. Iman etmis, normaldir deyip geceriz.
Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
|

02-05-2012, 18:33
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 20 Aug 2011
Mesajlar: 101
|
|
AhbAp´isimli üyeden Alıntı
Kendi koyduğun bu kıstaslara göre, Kuran ve Muhammed'e ne gibi sorular sorduğunu ve ne cevaplar aldığını da paylaş. Böylece iman nelerin üzerine oturuyor, bir kere daha görelim.
|
Hayatımda çeşitli hadiseler olmuştur. Mesela annemin başından geçen ve bazı şeylerede benim şahit olmam çok şeyi etkilemiştir. Annem derslidir. Yani bir şeyhe bağlıdır. Fakat şeyhi vefat etmiştir. Allah ona rahmet eylesin. Gerekse bu zat üzerinde görülmüş bazı üstünlüklerde çok etkili oldu. Annem kendi halinde namaza başlamış ancak bir süre sonra içten küfürler gelme hadiseleri vuku bulmuş. Ezan okunurken bile ezan okuyan hocaya sövmeler geliyor ve bir anda bunları söylemek isteyen ben değilim diye kendini sıkıyormuş. Uzun bir süre böyle sürmüş. Peygamberimiz S.a.v ile ilgili bir rüya görmüş. Rüyasında bir arkadaşıda varmış. Rüyasını bir arkadaşına anlatmış. Arkadaşı ona, rüyasında gördüğü arkadaşına bu rüyayı anlatma sonra nefsi kabarır demiş. Annemin de sevdiği bir arkadaşı imiş. Ama anlatmamış... Bir süre böyle devam ederken babam ne olacaksa olsun demiş. Git anlat arkadaşına. Annemde ilk fırsatta anlatmış. Arkadaşı şimdi vefat etmiş olan şeyhinden ders alıyormuş. Durumu ona açmışlar. Annem rüyasını telefonda anlatmış. Sonra arkadaşı almış telefonu. Daha sonra arkadaşı müjdelemiş annemi. Sana da ders verildi demiş. Annemde o gün 2 3 yıldır süren o küfürler ve sıkıntılar tak diye kesilmiş. Bi hoş duygular kaplamış. Her şey gözüne farklı geliyormuş. Tabi geçmiş zaman. Annem pek bilmez nedir şeyh falan filan.
Bunun yanı sıra annem sigara içiyormuş. Sigarayı bırakma konusunda söz istemiş hocası. Annem söz veremem ama denerim demiş. Bu durumdan sonra eve geldiğinde bir sigara yakmış, çektiği duman ile sanki zehir çekiyormuş hissi almış. Nasıl bir his olduğunu anlatamam diyor. Ondan sonra bir daha içmemiş. Sonra annemin uzaktaki bir kişinin ne yaptığını kendi iradesi olmaksızın görmesi gibi olaylar yaşaması. Gördüğünün gerçek mi yoksa aklının bi oyunumu olduğunu tam anlamadığı için telefonla çaktırmadan gördüklerini kanıtlayacak bilgileri ağız arama yolu ile öğrenmesi ve sonucunda gördüklerinin gerçek olduğunu anlaması gibi hadiseler... Bir kaç kere bu hallerine şahit olmuşumdur.
Böyle bir yakınlıktayım. Sorabileceğim sorular dinin uydurma olabileceği ihtimali yönünde değil ancak öğrenme yönünde olmuştur. Çünkü uydurma olamabileceği ihtimalini düşünmek benim için çok zor. Gerek annemin gerek benim, gerek çevremdekilerin şahit olduğu durumlar bu ihtimale yaklamama mani olurlar. Eğer diye düşüncelerim şaşarsa onca yaşadıklarım neydi diye durur düşünürüm. Bunun gibi çok şeyler vardır. Siz salihlerin yanında yaşasanız.
Örneğin annemin arkadaşı düzinelerce insana yemek yapıyor. Ancak hesabına göre onca insana yetiştirebileceği bir erzağı yok. Artık düşünceli halde sanırım pilavdı. Pilavı dağıtıyor. Gelenlere bir yenisi daha ekleniyor ama hazırladığı pilav bitmek bilmiyor. Herkes doyuyor falan pilava bakıyorlar hala dolu. Birkaç günde kendileri yemişler. En sonunda hocalarına telefon etmişler. Bu pilav yiyoruz yiyoruz bitmiyor. Bir şey anlamadık. Ne yapalım falan diye. hocasıda uygun bir yere toprağa dökün kuşlar yesin demiş.
Ben Allah varsa neden göremiyoruz sorusunu sormuşumdur. Bunu soruşumun maksadı öğrenmektir. Dini yalan olarak görmek ve buna deliller aramak değildir. Siz benim yaşadıklarımı yalan sayabilirsiniz. Beni de tanımıyorsunuz. Söylediklerime inanmamanızıda doğal karşılayabilirim. Başka ne diyeyim...
|

02-05-2012, 18:50
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 2.804
|
|
eminmisin´isimli üyeden Alıntı
Hayatımda çeşitli hadiseler olmuştur. Mesela annemin başından geçen ve bazı şeylerede benim şahit olmam çok şeyi etkilemiştir. Annem derslidir. Yani bir şeyhe bağlıdır. Fakat şeyhi vefat etmiştir. Allah ona rahmet eylesin. Gerekse bu zat üzerinde görülmüş bazı üstünlüklerde çok etkili oldu. Annem kendi halinde namaza başlamış ancak bir süre sonra içten küfürler gelme hadiseleri vuku bulmuş. Ezan okunurken bile ezan okuyan hocaya sövmeler geliyor ve bir anda bunları söylemek isteyen ben değilim diye kendini sıkıyormuş. Uzun bir süre böyle sürmüş. Peygamberimiz S.a.v ile ilgili bir rüya görmüş. Rüyasında bir arkadaşıda varmış. Rüyasını bir arkadaşına anlatmış. Arkadaşı ona, rüyasında gördüğü arkadaşına bu rüyayı anlatma sonra nefsi kabarır demiş. Annemin de sevdiği bir arkadaşı imiş. Ama anlatmamış... Bir süre böyle devam ederken babam ne olacaksa olsun demiş. Git anlat arkadaşına. Annemde ilk fırsatta anlatmış. Arkadaşı şimdi vefat etmiş olan şeyhinden ders alıyormuş. Durumu ona açmışlar. Annem rüyasını telefonda anlatmış. Sonra arkadaşı almış telefonu. Daha sonra arkadaşı müjdelemiş annemi. Sana da ders verildi demiş. Annemde o gün 2 3 yıldır süren o küfürler ve sıkıntılar tak diye kesilmiş. Bi hoş duygular kaplamış. Her şey gözüne farklı geliyormuş. Tabi geçmiş zaman. Annem pek bilmez nedir şeyh falan filan.
Bunun yanı sıra annem sigara içiyormuş. Sigarayı bırakma konusunda söz istemiş hocası. Annem söz veremem ama denerim demiş. Bu durumdan sonra eve geldiğinde bir sigara yakmış, çektiği duman ile sanki zehir çekiyormuş hissi almış. Nasıl bir his olduğunu anlatamam diyor. Ondan sonra bir daha içmemiş. Sonra annemin uzaktaki bir kişinin ne yaptığını kendi iradesi olmaksızın görmesi gibi olaylar yaşaması. Gördüğünün gerçek mi yoksa aklının bi oyunumu olduğunu tam anlamadığı için telefonla çaktırmadan gördüklerini kanıtlayacak bilgileri ağız arama yolu ile öğrenmesi ve sonucunda gördüklerinin gerçek olduğunu anlaması gibi hadiseler... Bir kaç kere bu hallerine şahit olmuşumdur.
Böyle bir yakınlıktayım. Sorabileceğim sorular dinin uydurma olabileceği ihtimali yönünde değil ancak öğrenme yönünde olmuştur. Çünkü uydurma olamabileceği ihtimalini düşünmek benim için çok zor. Gerek annemin gerek benim, gerek çevremdekilerin şahit olduğu durumlar bu ihtimale yaklamama mani olurlar. Eğer diye düşüncelerim şaşarsa onca yaşadıklarım neydi diye durur düşünürüm. Bunun gibi çok şeyler vardır. Siz salihlerin yanında yaşasanız.
Örneğin annemin arkadaşı düzinelerce insana yemek yapıyor. Ancak hesabına göre onca insana yetiştirebileceği bir erzağı yok. Artık düşünceli halde sanırım pilavdı. Pilavı dağıtıyor. Gelenlere bir yenisi daha ekleniyor ama hazırladığı pilav bitmek bilmiyor. Herkes doyuyor falan pilava bakıyorlar hala dolu. Birkaç günde kendileri yemişler. En sonunda hocalarına telefon etmişler. Bu pilav yiyoruz yiyoruz bitmiyor. Bir şey anlamadık. Ne yapalım falan diye. hocasıda uygun bir yere toprağa dökün kuşlar yesin demiş.
Ben Allah varsa neden göremiyoruz sorusunu sormuşumdur. Bunu soruşumun maksadı öğrenmektir. Dini yalan olarak görmek ve buna deliller aramak değildir. Siz benim yaşadıklarımı yalan sayabilirsiniz. Beni de tanımıyorsunuz. Söylediklerime inanmamanızıda doğal karşılayabilirim. Başka ne diyeyim...
|
Bunlar mı cevap? Peki, başka sorum yok sayın yargıç!
Gördüğün gibi iki kere net bir şekilde sormama rağmen, Kuran'ına ve peygamberine sorduğun tek bir sorudan bile bahsetmiyorsun. Yukarıda anlattığın -mışlı masallara inanmak durumunda kalarak bir kainat yaratıyorsun kafanda. Umarım bu kainat ve içeriğini anlattığın masallar Zeus tarafından yapılmamıştır. Umarım, yanlış ata oynamıyorsundur. Çünkü ne sorduğun bir soru, ne aldığın bir cevap ve de elinde en ufak bir delil var.
Yıllar önce babam da rüyasında, kendisinin Allah olduğunu söyleyen ak sakallı, nur yüzlü bir ihtiyarla meyhanede kafaları çekmişler. Rüyasında Allah olduğunu söyleyen kişi, babama öleceği tarihi söylemiş. Bu tarih çoktan geçti, babam hala hayatta. Rüyada peygamber görmek ne ki, Allah görüldü ama ne kendisine sorulan tek bir soruya bile doğru yanıt verdi ne de biz bunu "Aha! Allah'ın varlığına delil!" diye kabul ettik.
Sİz böyle rüyayla falan iman edecekseniz hiç yırtınmayalım. Yapılabilecek hiçbir şey yok.
When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!
----------------
war is over
(if you want it)
Konu AhbAp tarafından (02-05-2012 Saat 19:02 ) değiştirilmiştir.
|

02-05-2012, 19:32
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 20 Aug 2011
Mesajlar: 101
|
|
AhbAp´isimli üyeden Alıntı
Bunlar mı cevap? Peki, başka sorum yok sayın yargıç!
Gördüğün iki iki kere net bir şekilde sormama rağmen, Kuran'ına ve peygamberine sorduğun tek bir sorudan bile bahsetmiyorsun. Yukarıda anlattığın -mışlı masallara inanmak durumunda kalarak bir kainat yaratıyorsun kafanda. Umarım bu kainat ve içeriğini anlattığın masallar Zeus tarafından yapılmamıştır. Umarım, yanlış ata oynamıyorsundur. Çünkü ne sorduğun bir soru, ne aldığın bir cevap ve de eninde en ufak bir delil var.
Yıllar önce babam da rüyasında, kendisinin Allah olduğunu söyleyen ak sakallı, nur yüzlü bir ihtiyarla meyhanede kafaları çekmişler. Rüyasına Allah olduğunu söyleyen kişi, babama öleceği tarihi söylemiş. Bu tarih çoktan geçti, babam hala hayatta. Rüyada peygamber görmek ne ki, Allah görüldü ama ne kendisine sorulan tek bir soruya bile doğru yanıt verdi ne de biz bunu "Aha! Allah'ın varlığına delil!" diye kabul ettik.
Sİz böyle rüyayla falan iman edecekseniz hiç yırtınmayalım. Yapılabilecek hiçbir şey yok.
|
Peygamberimiz S.a.v. olan kısmı sadece rüyada görülüyor. Diğerleri rüya değil. Yaşanmış ve birkısmına benim şahit olduğum şeyler. Gelelim diğer ısrarla üstünde durduğunuz meseleye. Mesela Kuran'ı Kerim'de neden Fatiha baştadırda başka sure değildir. Şeklinde bir soru sorarım. Ve sonrasında Bakara suresinin gelmesinin sebebi nedir diye sorup üzerinde tefekkür ederim. Dinin uydurma olduğu ihtimallerini biraz düşünsem şahit olduğum hadiseler neydi diye düşünürüm. Ben size kendi cephemdeki durumu anlatmaya çalışıyorum. Fatiha'nın ilk ayeti ile varlığı düşündüğümde, varlığın başlangıcını bu ayette görüyorum. Yani varlığın başlangıcı Allah olduğunu. Bismillahirrahmanirrahim, Hamd alemlerin rabbi Allah'a mahsustur. Ve yine alemlerin varlığına neden olana hamd edilmesi geretiği ve hamd etmeninde varlıkla ilgili münasebetlerde sık sık olması gerektiğini görüyorum. Ve alemleri düşündüğümde gerçekten hamdden başka ne denilebilir ki diye kendime cevap veriyorum. Devamında Allah'ın rahman ve rahim olduğu açıklanıyor. Buradan da anladığım kadarıyla yaratılmış alemleri tanıdıktan sonra sanki bize Allah'ı tanırsın deniliyor. Onun rahman ve rahim olduğunu tanırsın deniliyor. Diye düşüncelerde gidiyorum. Mesela fatihayı yaşayan bir mümini tarif eden bir sure olarak görüyorum. Hem insan tarafından söyleniyormuşça bir görüntü oluştuğu için hem de insana öğreten bir tarafı olduğu için. Doğrusunu elbette Allah bilir. Biraz tefsir dersi gibi oluyor ama benim sorduğum sorular anlamak içindir. Sağlıcakla kalın.
|

03-05-2012, 00:47
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614
|
|
Eminmisin, sen ne dedigini bildigine emin misin?
Bitmeyen masallar, seyhler, sihlar, fatiha suresi, sonu gelmeyen temcit pilavi sunarak mi imanini guclendirdigini zannediyorsun? Boyle birseyin olmadigini, olmayacagina ben eminim, sen ya ruyalarini gercek saniyorsun veya bir uyusturucu aliyorsun; $izofren olabilme ihtimalin de var maalesef, bir doktora gorunmende fayda var.
Cocuk yasta bu masallarla buyudugun icin, sana ogretilenden baska turlusunu dusunemiyorsun; ancak unutma ki senin emin oldugun kadar kendi inancina emin olan milyarlarca insan var. Hepsi de benim inandigim en dogrusudur diye dusunuyor.
Musluman olup da degisik mezheplere ait insanlarin bile, farkli dusunup, kendilerininkini en dogru yol gorenlerin varligini gormemene imkan yok. Ayrica yuzlerce , tarikatlar, seyhler de cabasi.
Dogrusunu allah bilir demek, dusunmekten korkmak, kacmaktir. Her insanin, hur dusunebilecegi bir ortamda gelisip, sonra inandigin dini secebilseydin, sana diyecek sozum olmazdi. O zaman mantikli muhakeme edebilir ve kendince bir sonuc cikarabilidin. Surada ve diger iletilerinde yazdiklarinda, mantigin yerini imanin almis oldugu hemen fark ediliyor. Umarim bir gun, bizler gibi, bu zincirleri kirar, insanlik hurriyetine kavusabilirsin.
Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
|

03-05-2012, 01:12
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 2.804
|
|
eminmisin´isimli üyeden Alıntı
Mesela Kuran'ı Kerim'de neden Fatiha baştadırda başka sure değildir. Şeklinde bir soru sorarım. Ve sonrasında Bakara suresinin gelmesinin sebebi nedir diye sorup üzerinde tefekkür ederim.
|
Sorduğun bu soruya aldığın yanıt ne peki? Bunun cevabını verdikten sonra, neden Kuran'ın Alak Suresi ile başlamadığını (Hani şu "İkra!", "Oku!" ile başlayan ve inen ilk ayet) ve bu kitap Allah'tan geldiyse, "1 - Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle. 2 - Hamd o âlemlerin Rabbi, 3 - O Rahmân ve Rahim, 4 - O, din gününün maliki Allah'ın. 5 - Ancak sana ederiz kulluğu, ibadeti ve ancak senden dileriz yardımı, inayeti. (Ya Rab!). 6 - Hidayet eyle bizi doğru yola, 7 - O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil." sözleri ile kimin konuştuğu sorularını da sor ve cevaplarını bizimle de paylaş.
Hoş, şu ana kadar paylaştığın hiçbir cevap yok ya, neyse!
When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!
----------------
war is over
(if you want it)
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:06 .
|