hadisleri allah'ın sözü kabul ediyorlar. eski bir müslüman olarak şoke oldum. bildiğimiz islamın yerinde yeller esiyor. kur-an'ı islamı anlamakta yetersiz bir kitap olarak görüp, hadisler ve sünnetten yeni bir din inşa etmişler ve onu pazarlıyorlar.
muhammed nerdeyse tanrılaştırılmış. muhammed'e "kâinatın efendisi" yakıştırması , ezana "ezan-ı muhammedi" denmesi, "şefaat ya resulullah" ile ondan günahlarının bağışlanmasını dilemek olağan hale gelmiş durumda.
allah'ın muhammed'le sürekli olarak temas halinde olduğunu, muhammed'in her sözünün ve davranışının arkasında allah olduğunu savunuyorlar.
aşağıdaki ayetler ise, allah'ın muhammed'e bildirdiği fakat kur-an'da geçmeyen görüşmelerin izlerini taşıyor.
"Andolsun ki Allah, Peygamberine hak olarak gösterdiği rü'yayı tasdik etti. İnşallah (hepiniz) emin ve korkusuz başınızı tıraş etmiş, kısaltmış olarak Mescid-i Haram'a gireceksiniz. Fakat Allah, sizin bilemediğiniz şeyleri bildi de, Mekke fethinden önce size yakın bir fethi mukadder kıldı." (Fetih: 27)
"Peygamber zevcelerinden birine bir sözü sır olarak söylediğinde o zevce de diğerine bunu haber verdi. Ve Allah da bunu Peygamber'e bildirdi. Peygamber onun bir kısmını bildirmeyip bir kısmını haber verdiğinde zevcesi, 'Bunu sana kim haber verdi' dedi. Peygamber de: Her şeyi bilen ve her şeyden haberdâr olan (Allah) bana bildirdi' dedi." (Tahrim: 3)
"Allah iki taifeden birinin sizin olacağını va'd eylediği vakit siz, kuvvetsiz ve silahsız olan taifenin sizin olmasını arzu ediyordunuz. Halbuki, Allah, emirleri ile hakkın açığa çıkmasını ve kâfirlerin köklerini kesmeyi murad eder." (Enfal: 7)
"Hani, siz Rabbinizden imdat istediğinizde, 'size peyderpey bir melekle yardım edeceğim' diye icabet buyurdu." (Enfâl: 9)
bir de en büyük dayanakları Hâşr suresi 7. ayet.
bu ayet'ten "peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi yasakladıysa ondan vazgeçin" cümlesini alıp "hadislere inanmak kur-an'ın emridir" diyorlar.
aşağıdaki linkte 1:15 -1:30 arası yeterli.
----------------------
Hâşr Suresi 7. ayet, hadis savunucularının Kur-an'dan gösterdikleri en büyük kozdur. bu ayeti hafızalarımıza kazıyalım ve nasıl çarpıtıldığına bakalım.
HÂŞR suresi 7. ayet
Allah’ın, (fethedilen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar; Allah’a, peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) hâline gelmesin diye (Allah böyle hükmetmiştir). Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah’ın azabı çetindir.
bu ayet, savaşılmaksızın elde edilip peygamberde toplanan malların nasıl dağıtılacağını tarif eder. amaç: halk arasında zenginlerin oluşmasını engellemek. dağıtım işini hz. peygamber yapacaktır. bu dağıtıma razı olmayanlar problem çıkarmasınlar diye "peygamber size ne verdiyse onu alın" denmiştir. bazı malların, bazı ellere geçmesine de yasak konmuştur.
bu ayetten "hadislere uyun, onları rehber alın" anlamını çıkarmak takiye yapmaktır (din uğruna yalan söylemektir).
yorumlarınızı bekliyorum.
dinlerin kitaplarını; okuyup anlayana dinsiz, okuyup anlamayana dindar, okumadığı halde inanana yobaz denir.
Konu YasasinBilim tarafından (22-06-2012 Saat 02:10 ) değiştirilmiştir.
Alakası yok. Sadece peygamberin her hareketi Allah'ın istediğine uygun olduğu için onun söz ve hareketlerini dinde delil sayıyorlar.
bildiğimiz islamın yerinde yeller esiyor. kur-an'ı islamı anlamakta yetersiz bir kitap olarak görüp, hadisler ve sünnetten yeni bir din inşa etmişler ve onu pazarlıyorlar.
Nesine şaşırıyorsunuz? Sünni İslam'da hatta Şii İslam'da da yani neredeyse tüm Müslümanlar arasında durum zaten budur. Hadisler, Kuran'ın açıklayıcısı sayılır. Kuran'da bir konuda hüküm yoksa bu konuda hadislere başvurulur. Hatta Sünni İslam dinde delili "Kuran, Hadis, Kıyas, İcma" şeklinde formüle eder. Bunu okullarda zorunlu din dersinde de böylece anlatırlar. Önceden Müslüman olduğunuza emin misiniz? Çünkü bu yazdıklarınız yeni bir şey değil, neredeyse 1400 yıllık olay.
bu ayetten "hadislere uyun, onları rehber alın" anlamını çıkarmak takiye yapmaktır (din uğruna yalan söylemektir).
Hayır efendim, o anlamı çıkarmak Kuran'ı yorumlamaktır. Bu yorum Kuran ile ne kadar uyumludur, bu tartışılabilir. Takiyye ise bambaşka bir şeydir. Takiyye, mecbur kalındığı durumlarda içten dine bağlıyken dine muhalif hareket etmektir. Mesela bir Müslüman'ın Müslüman olduğu için öldürüleceği bir durumda Müslüman değilmiş gibi davranması takiyyedir, buna ruhsat verilmiştir. Ya da bir Müslümanın, İslam'ın demokrasi ve laiklikle uyuşmadığını düşündüğü halde dini kurallarla yönetilen bir devlet hedefine varabilmek için demokrat takılması takiyyedir.
Neredeyse 1400 yıllık bir olayı nasıl yeni bir şey zannetmeyi becerdiniz, anlamadım. Önceden nasıl bir Müslümandınız, hangi mezhebe mensuptunuz?
Fakat Allah, sizin bilemediğiniz şeyleri bildi de, Mekke fethinden önce size yakın bir fethi mukadder kıldı -fe alime mâ lem ta’lemû fe ceale min dûni zâlike fethan karîbâ.
Ayetin Arapca metninde Mekke fethinden degil bundan önce deniyor, zâlike. Bu ise inananlarin hac icin Mescidil Harâma özgürce ulasabilecek olmasi. Allah'in onlara vermis oldugu söz bu.
Tabi varolussal anlamda. Yani Allah öyle Zeus gibi bizzat yardim etmez; insanlara yetenek verir; insanlar onu kullandiklari an Allah'in potansiyel yardimi gercek olur.
Feth 27'ye dönersek inananlar önce Mekke'yi ele gecirecekler, sonra güven icinde ve özgürce hac yapmak üzere Mescidil Harâmâ varacaklar.
Ben ayette sizin ima ettiginiz Zeusvari bir müdahale görmüyorum; Allah, Muhammed ile görüsmüs ama bunu Kur'ân'da bildirmemis... yok öyle bir sey.
sayın yaşasın bilim güzel bir video paylaşmısın,tüm gercekleri tek tek acıklamış cubbeli hocam,ALLAH c.c ondan razı olsun,oda bir komploya gittiya,ALLAH c.c onu en kısa zamanda aramıza döndürsün,
işin garibi 1.15 ile 1.30 arasındaki 15saniyeye takılıp kalmışsın fakat aynı videoda 7.19ila 7.26 dakikaları arasındaki ayeti kerimeyi ve anlamını kacırmışsın gözden o kadar carpıçı bir vurgu yapıyor ki ALLAH c.c her şeyi acıklıyor videoyu tekrardan izle ve 7.19 saniyeye kendini kilitle bakalım ne anlam cıkartacaksın...
sayın murted dediklerinizi katılıyorum bu yönden müteşekkirim...saygılar,videoyu paylaşmakla iddianın cürütüldüğünü kendi gözlerinle gör
insan ateist olmayı görsün içeriden adeta kendini yöneten başka bir irade olduğunu farkeder. O irade kişinin aklına Allah ile ilgili ipucları gelse hemen devreye girer ve esir edilmis o kişiyi kendi istikametine cevirir. Ateist mantığı yoktur.Herşey tesadüfün işidir
"Andolsun ki Allah, Peygamberine hak olarak gösterdiği rü'yayı tas*dik etti. İnşallah (hepiniz) emin ve korkusuz başınızı tıraş etmiş, kısalt*mış olarak Mescid-i Haram'a gireceksiniz. Fakat Allah, sizin bilemediği*niz şeyleri bildi de, Mekke fethinden önce size yakın bir fethi mukadder kıldı." (Fetih: 27)
"
"Andolsun ki Allah, Peygamberine hak olarak gösterdiği rü'yayı tas*dik etti. İnşallah (hepiniz) emin ve korkusuz başınızı tıraş etmiş, kısalt*mış olarak Mescid-i Haram'a gireceksiniz. Fakat Allah, sizin bilemediği*niz şeyleri bildi de, Mekke fethinden önce size yakın bir fethi mukadder kıldı." (Fetih: 27)
Bu ayette ruya vasıtasıyla temas vurgulandığı gibi .İslamın kıl ve traş hassasiyeti vurgulanmış sanki.Hadisler meşrudur Muhammedin yaşamında kayda alınmıştır .Defalarca yaktırılmış olmakla birlikte günümüze gelmiştir.İslamın gerçek yüzünü kuran ve hadisler anlatır .Yaşar Nuri gibi hokkabazlar hadisleri yok sayarak islamı korumaya,Şirin göstermeye çalışarak masum insancıklardan nemalanmaya çalışıyor.Muhammet için salat eden(namaz kılan )Allah onla ilgili hadisleride korumaya almıştır.
Kuranın yazılış şeklinde bile allahtan 3. tekil şahıs olarak bahsedilmiş. Kuran muhammedin uydurduğu sözlerin birkaçkez elden geçirilerek toplanmış hali. Sığmayanlar veya kuranda net olarak açıklanamayan bilgilerse? ordan burdan rivayet edildiği söylenen aslı astarı belirsiz sözlerdir.
Bu ülke'nin hiçbir zaman "C" planı olmadı.Bu ülke de daima A.B.D planları devreye sokuldu !... UĞUR MUMCU
Cübbeli: Kur’ân diyor ki "AKIYM us salâh, salâti ikâme edin." Bu salâtin…
Altayli: Namazi kilin.
Cübbeli: Namaz kilin diye anlayamazsiniz ki. Sahabe de anlayamazdi. Salât kelimesi Arapcada dua mânâsina geliyor… ve baska lugatlari var…
Cübbeli gercegi saklamak icin lafazanlik ediyor. Allah’in gercegi o ki NAMAZ "kiyam-rükû-secde"li salâttir ve Kurân onu örnegin Nisâ 101-103’te uygulamali olarak anlatir. O kadar acik ve nettir.
benim amacım, bu sitedeki müslüman arkadaşların görüşlerini öğrenmekti.
ben, müslümanken de önce kur-an derdim, hadislere her zaman şüpheyle yaklaşırdım.
takiye:sonuçlarının karşı tarafa faydalı olacağının beklendiği durumlarda yalana başvurulmasında bir sakınca olmadığı fikriyle yalan söylemektir.
örneğin; kalpleri islama ısındırmak için (ki hayırlı bir iştir) yalana başvurulabilir.
"Neil Armstrong müslüman oldu", "kur-an'da yeni mucizeler bulundu" türünden yalanlar en pembe takiye biçimleridir.
bunların daha sert olanları ise ayetleri çarpıtmaktır. hadis inancının insanları islama daha çok yaklaştıracağını düşünenler, ayetleri istedikleri gibi çarpıtarak takiyenin dik alasını yapıyorlar. Haşr suresi 7. ayet, islami sitelerde hadis sarhoşlarının sıklıkla koz olarak kullandıkları bir ayettir. ve göz göre göre bu ayeti çarpıtmaktadırlar.
bir ülkeye dindarlardan zarar gelmez, yobazlardan zarar gelir.
Hasan Akçay gibi müslümanlar her zaman başımızın tacıdır. yakın çevremde de (başta annem babam olmak üzere) onun gibi müslümanlar var.
lakin, hadisleri dinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul eden kitle, ülkeye ve topluma her türlü zararı vermeye müsait, korkulması gereken bir kitledir.
islami sitelerde, aşağıdaki hadisleri dahi savunuyorlar.
“Namaz kılan bir adamın önünden eşek, kara köpek ve kadın geçerse namazı bozulur” (Buhari 8/102; Hanbel 4/86).
“Uğursuzluk üç şeydedir, at, ev ve kadın” (Buhari 76/53).
“Peygamber, savaşta kadınların va çocukların öldürülmesinin bir sakıncası olmadığını söyledi” (Buhari, Cihad/146; Ebu Davud 113).
“Dünya balığın üzerindedir. Balık başını sallayınca dünyada depremler olur” (İbni Kesir, 2/29; 50/1).
“Tüm kara köpekleri öldürünüz. Çünkü onlar şeytandır” (Hanbel 4/85; 5/54).
“Allah, ahirette peygamberlere kimliğini kanıtlamak için bacağını açıp baldırını gösterir” (Buhari 97/24, 10/129 ve 68. surenin tefsiri).
“Sol elinizle yemeyiniz, içmeyiniz; çünkü şeytan sol eliyle yer içer” (Hanbel 2/8, 33).
“Ureyne ve Ukeyle kabilelerinden bir grup Medine`ye gelerek müslüman oldular. Medine`nin havası onlara dokununca Peygamber onlara deve sidiği içmelerini öğütledi. Adamlar develeri dağıttılar va çobanı da öldürdüler. Peygamber onları yakalattı. Ellerini ve ayaklarını kesti. Gözlerini oydu. Çölde susuz ölüme terketti. Biz onlara su vermek isteyince Peygamber bizi engelledi” (Buhari 56/152, Tıb 5/1; Hanbel 3/107, 163)
not: ben bir süredir, bu sitede yazmak yerine islami sitelerde hadislere karşı savaş açmayı tercih ediyorum. halkımızın dinlerin uydurma olduğunu anlaması yolundaki mücadelemi erteledim. ülke elden gidiyor. eğer rivayet kültürüyle oluşturulmuş bir dine (hadis dinine) karşı önlem alınmazsa çok geçmeden şeyhler, müridler ülkesi olup çıkacağız. asıl tehlike buradadır. Bir dinsiz gözüyle bakıp zaman zaman eleştirdiğim Yaşar Nuri'yi şimdi daha iyi anlıyorum.
saygılar...
dinlerin kitaplarını; okuyup anlayana dinsiz, okuyup anlamayana dindar, okumadığı halde inanana yobaz denir.
Mahkemedeki durumuna baksaniza. Son derece cesur... kadinin cirkinini degil güzelini tercih ettigini acikca söylüyor. Iki karisi oldugunu, onlardan birini gündüzleri ziyaret ettigini saklamiyor. Sonra hakime dönüp "Bu sözlerim duyulursa eyvallar olsun halime!" diyor.
Sünnet var aslinda. Yol yordam. Yasa, kural. "Kaos"un zitti. Halkimizin "Bas basa bagli, bas padisaha bagli" diye dile getirdigi hukuk düzeni.
Kur'ân buna sünnetullah diyor, Allah'in sünneti (33:62, 48:23). Allah'in yolu yordami, Allah'in yasalari.
Örnegin es üstüne es almak yasaktir. Allah bu ilahî yasayi 33:52'de nebisine seslenerek belirtir: Bundan sonra kadinlar sana helal degil. Onlarin güzelligi hosuna gitse dahi onlari eslerinle degistirmen de helal degil...
Degistirmen dahi... Bu kadar acik ve net. Örnegin nebinin eslerinden biri ölüm gibi bir nedenle eksilse onun yerine baska bir kadin almasi da yasak. Cünkü nebi cok eslidir; onun yeni bir es almasi es üstüne es almasi demek. Bu yasak.
Allah'in elcisi Ahzâb 52'den sonra asla evlenmemistir. Yoksa Rabbine isyan ettigi icin nebilikten azledilirdi, kafir olarak ölürdü ve o büyük gündeki elîm cezaya carpilirdi (10:15).
Bu kadar kesindir.
Ve hadisci-sünnetciler derler ki "Sünnet olmadan Islam olmaz. Peygamber ne yaptiysa onu yapmak, ne yapmadiysa ondan uzak durmak zorundayiz. Sünneti terkeden dinden cikar."
Yani Cübbeli Ahmet sünneti terketmis. Peygamberin yapmadigini catir catir yapmis. Es üstüne es almis.
Samimiyet? Oooh, bos verin onu simdi. Cübbelilerin dagarcigindaki sünnet bizdeki demokrasi gibidir. "Yasasin demokrasi eger bizim parti kazanirsa!"
Yasasin sünnet eger benim isime geliyorsa. Isime gelmiyorsa sey ederim ben o sünnetin icine!