Sn. Maddeoz,
Çalışmanız dikkate değer. Ancak çok da hayretlik olmadığı düşüncesindeyim. Şahsen bu durum gerçekler değerlendirildiğinde gayet normal bir sonuç.
Sn. Walla,
Sizin dikkatli çalışmanız bence zekanın parıltıları gibi. Öyle ya; Bir Türk olarak nasıl X harfini kullanayım ki. Bu gerçekten ince zeka dostum. Ama çıkan sonuçlar sizin zekanız kadar bana heyecan vermedi. Bunlar da gayet normal bir durum gibi görünüyor.
Sn. Humayun,
Kendimden bile beklerim ama sizin gibi bir edipten; enteresan, garip, tahayyül ötesi kelimeleri beklemiyordum. Bu en hayretlik olay bu yazıda gibi duruyor. Yanlış anlamayın, bilginin her türlüsüne açık biri olarak (kelimeleri bilin biri olarak da) bunları bilmenizi yadırgamıyorum. Benim şaşkınlığım ilk sizden ve savunma içinde çıkması.
Gelelim kendi yorumuma;
Dostlarım siz hiç mi Freud babayı okumadınız?
(
http://tr.wikipedia.org/wiki/Libido)
“Libido, Sigmund Freud tarafından ortaya atılan, insanoğlunun ana sorun kaynağı olarak görünen, bastırılmış duyguları insan benliğinde ateşleyen terimdir. Türkçede cinsel istek olarak kullanılır.
Freud’a göre libido içgüdüsel enerjidir. Uygarlaşma davranışının uzlaşımlaşması ile çatışma halindedir. Toplumsal konforun getirdiği libidoyu kontrol etme id olarak tanımlanır. Bu toplumsallık ile bireysellik arasındaki huzursuzluk ve gerilimi yönetir. Bu rahatsızlığı huzursuzluğu Freud neurosis (nevroz, sinirce) olarak isimlendirmiştir. Böylece libido dönüşüme uğramak zorunda kalır. Sosyal alanda kullanılacağı bir alana yöneltilerek yüceltilir. Freud’a göre bu sublimation (yüceltmedir).”
Yani tüm insanlığın paylaştığı bir değerdir. Bu ne bir problemdir ne de bir sorun. Hatta bunun yokluğunda problemler başlıyor sayılır. Yine aynı sayfadan bir alıntı daha;
“Doktor ve psikiyatristler libidonun azaltılmasını bir çeşit seksüel fonksiyon kaybı olarak görmekte ve bunu tıbbi bir problem olarak ele almaktadır. Örneğin libidonun azalışının erkekte ve kadında testesteron ve kadında ostrojen hormonunun üretiminin azalmasına bağlarlar. Hormon yetersizliği hormon tedavileriyle düzenlenebilir.”
Doğaldır ki; bu duyguların tatmini konusunda izlenen yollar her kişinin yaşam şartları arasından çıkmaktadır. Hiç garipsemeyin; Dağdaki çobanın partneri ile Amsterdam’da bulunan bir armatörün partneri arasında fark olacaktır ve de olmalıdır.
Siz din diye insanların öz benliklerinden, psikolojilerinden, temel ihtiyaçlarından çalarak toplumsal heyulalar yaratıyorsanız çıkan sonuç da gayet normaldir.
Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın