Çok önemli bulduğum Bu başlığı aşağıdaki metinle ve daha geniş argümanlarla düşünce tartışmasına açmak istedim:
İSLAM ÖNCESİ ARABİSTANINDA AL-İLAH (ALLAH) İNANIŞI
http://www.turandursun.com/modules.p...howpage&pid=55
---------------------------
Arapçada "ilah" olan tanrı kelimesi İslamiyetle beraber "Allah" a dönüştürüldü.(Southern Arabia, Carleton S. Coon, Washington, D.C. Smithsonian, 1944, p.399) Ay tanrısı Al-ilah erkek kabul ediliyordu ve dişi güneş tanrıçası ile evliydi. Üç kızı vardı. Bunların adları Al-lat, Al-Uzzat ve Al-Menat idi:
http://www.turandursun.com/images/ba...0bc-nannar.jpg
Yukarıdaki resim British Museum'dan. İslam öncesi arap inanışlarını çok güzel özetliyor. Solda Allahın kızları Lat, Uzza ve Menat, sağdaki erkek figürü ise Allahı simgeliyor. Muhammed, şeytan ayetleri diye bilinen olayda önce bu Lat, Uzza, Menat adlı tanrıçaları gaf yaparak övmüş ancak daha sonra pişman olmuş ve o sözleri kendisine şeytanın söylettiğini ileri sürmüştü.
Çeşitli Arap kabileleri aslında bu ay tanrısına değişik adlar veriyordu bunlardan bazıları Sin, Hubal ve Kureyşte Al-ilah. Dilbilimciler "Allah" kelimesinin "Al-ilah" tan türediğini söylerler.(İslam Muhammed and His Religion, Arthur Jeffery, 1958, p 85, Muhammad at Mecca, W. Montgomery Watt, 1953, p 23-29)
|
Bu düşünceler her ne kadar temelli gibi görünse de İslam literatründe şu gerçek vardır : İslam Dini ve Tek Allah inancı Muhammed ile değil Adem ile insanlığa sunulmuştur. Allah isim ve sıfatlarının ne olduğunu ilk insan Adem'e öğretmiştir. (Meleklerin secde konusu da aslında Allah'ın isimleri'ne ve özelliklerine secdedir). "Allah" kelimesi 'de aslında "Bu isimlere işaret edendir"
Ve Adem'e isimlerin tümünü öğretti.Sonra onları meleklere göstererek şöyle buyurdu: "Hadi, haber verin bana şunların isimlerini, eğer doğru sözlüler iseniz." *Kur'an
Ancak ilk insana verilen bu aydınlatıcı bilgiye rağmen kısa bir zaman sonradan başlamak üzere binlerce yıl insanlar bu tanımları değiştirmişler. Kimileri ay ile güneş, kimileri tabiat olayları, kimileri bazı yapay putlar ile Allah ismini birlikte anmaya başlamışlardır. Zaten Elçi ve Kitapların gönderilme nedeni de aslında bu yozlaşmayı durdurmak ve "Allah" kavramını doğru yerine koymaktır. Fazla uzağa arabistana kureyşe de gitmeye gerek yok. Türk atalarımızın Bozkır Kök-Tengri inancını ve Orkun Anıtlarındaki inanç ritüellerini incelerken çok ilginç bilgilere rastlamıştım. Orkun Anıtlarında Allah şöyle tarif edilir :
tektir, eşi ve benzeri yoktur. Yaratıcıdır; bilinen ve bilinmeyen her şeyi O yaratmıştır. Savaşlarda Tanrı'nın iradesi ile zafere ulaşılır. Buyurur, iradesine uymayanları cezalandırır. İnsanlara kut ve ülüg (kısmet) bağışlar ama bunları layık olmayanlardan geri alır. Canlılara yaşam verir. Ölüm onun iradesine bağlıdır. Varlıklara yaşam verdiği gibi, dilediğinde de onu geri alır.
Ancak Hint kökenli şamanlığın Atalarımızın inanç sistemlerine neler soktuğunu, peri ve cinlerle uğraşan bir toplum olduğunu tarihte inceleyebiliriz.
Yukarıdaki yozlaşma ve sapmalar da tamamen "Öz" Dinin ve tek Allah inancının yozlaşması ile ilgilidir. Bunlar sadece isimlerle sınırlı değildir. Mekkeliler namazda kılıyordu. Namaz İbrahimden o güne süren bir ibadettir. Ancak bu ibadetide yozlaştırmışlardı. Çıplak kılıyorlar ve üstlerindeki elbiselerden arındıklarında Allah'a daha yakın olacaklarını sanıyorlardı. Tıpkı bugün sarık sararak ya da belli bir türbenin yanından namaz kılmanın erdemliliğine inananlar gibi. Günümüzde de tarikat şeyhlerini tanrı yapan çocuklar ve kızlar olarak atayan yozlaşmış kişiler mevcuttur. Ancak bu doğru kaynaklı gerçek Dinin ritüeli değildir. Adem'de bu yana bu Dinin ritüelleri aynıdır. "TEK ALLAH"
|
Muhammedin babasının adı Abdullah, arapçada "Allahın kulu" anlamına geliyordu ( abd= kul, ullah=allah). Muhammed, Kabedeki 360 puttan en güçlüsü kabul edilen ay tanrısının ismini alıp tek olduğunu söylüyordu. "Al-ilah tan başka ilah yoktur" (The hajj, F. E. Peters, p 3-41, 1994) Muhammed böylece Al-İlah' ı tek tanrı olarak ilan etti ve diğer putlara tapınmayı yasakladı. *
|
Evet Abdullah ismi Allah'ın kulu anlamına gelir. Ancak bu İbrahim kökenli Hanif inanışlı bir kavramın açılımıdır. Muhammedin babası Mekkede çok az sayıda kalan (Şu an ben ve benim gibi olanlar gibi) ve yozlaşmamış dini yaşamaya çalışan kişilerdendi. Nitekim diğer isimlerde "Allah" içerikli kelimeye rastlanmaması da o toplumun ne kadar Ademin dinine yakın olup olmadığının göstergesidir. Evet Mekkede bu kelime vardı ama yozlaşmıştı. Kur'an da zaten bu yozlaşmayı sona erdirmek için geldi. İnanç zıvanadan çıkmıştı. İnanç adına kız çocukları toprağın altına gömülüyor, inanç adına akla hayale gelmeyecek zulümler yapılıyordu.
Allah'tır O! Yaratan, Yoktan var eden', şekil veren'dir O! En güzel isimler O'nundur. Göklerde ne var, yerde ne varsa O'nu tespih eder. Azîz'dir O, Hakîm'dir. Kuran
..ve O'nu ay tanrıları ya da tahtadan yaptıkları putlarla birlikte ananlara:
En güzel isimler Allah'ındır; O'na onlarla dua edin. O'nun isimlerinde ters bir tutum izleyenleri bırakın. Yapıp ettiklerinin cezasını çekeceklerdir. Kuran
|
İslamiyet öncesi arap paganlarının (müşriklerin) ilginç gelenekleri vardı. Bunlar Ramazan dedikleri ayda bir ay oruç tutarlar, Mekke'ye Hacca gidip Kabe'nin etrafında yedi kez dönerler, "Kara Taş" ı ( Hacerül Esved) kutsal sayar onu öper ve günde dört veya beş vakit namaz (salat) kılarlar, şeytan taşlarlardı. ( Is Allah the Same God as The God of Bible?, M. J. Afshari, p 6, 8-9, İslam, Beliefs And Observances, Caesar E. Farah)
|
Yine yukarıdaki yazımın temelinde birkaç Ayet ekliyorum:
Ey iman sahipleri!Oruç sizden öncekiler üzerine yazıldığı gibi sizin üzerinize de yazılmıştır.Bu sayede korunmanız umulmaktadır. Kur'an
..ve Kabe/Hacc
Hatırla o zamanı ki, biz Beytullah'ı insanlar için sevap kazanmaya yönelik bir toplantı yeri ve güvenli bir sığınak yaptık.Siz de İbrahim'in makamından bir dua yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şu sözü ulaştırmıştık: "Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rüku-secde edenler için evimi temizleyin!" *Kuran
Oruç ve Hacc'da Muhammed'in sonradan getirdiği ibadetler değildir. Ancak dikkat ederseniz Beytullah kavramına : "insanlar için sevap kazanmaya yönelik bir toplantı yeri ve güvenli bir sığınak yaptık." açıklaması varken bile 21.asırda Hacc ibadetine sokulan onlarca hurafe vardır. Aynısı daha önce de olmuştur.
|
Ayrıca Kabe eldeki kanıtlara göre İbrahim peygamber tarafından yapılmamıştır,Yaklaşık MÖ. 800 lü yıllarda yapıldığı tahmin ediliyor. Kabe bu tarihten sonra paganlar tarafından "Al-ilah ın evi" olarak anılmaya başlanmıştır (A Guide to the contents of Quran Faruq Sherif, Reading, 1995, pgs. 21-22., Muslim).
|
Araştırma kilitlenmiş ve yön değiştirmiştir. "eldeki kanıtlar" nedir? Ancak bu konu şu açıdan önemlidir, Kuran'da Kabenin ilk yapılışından daha çok İbrahime "Yerinin Gösterilmesinden" bahsedilir. Yani Kabe Adem ya da daha önceki bir Elçi tarafından da yapılmış/yıkılmış olabilir.
Bir zamanlar İbrahim için, o evin yerini, şöyle diyerek hazırlamıştık: Bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi; tavaf edenler, kıyamda duranlar, rükû-secde edenler için temizle. Kur'an
|
Bugün İslamcılar her ne kadar İslam dininin Muhammedden önce de var olduğunu, bu nedenle İslam inacına ait öğelerin eski pagan toplumlarda da görülmesinin normal olduğunu iddia etse de bu iddialarını destekleyecek Kuran haricindeki tarihsel belge ve delillerden tamamen yoksundurlar.
|
Bu nokta çok önemlidir. Şu açıdan: Kur'an'a karşı çıkan Kureyş ileri gelenleri hiçbir zaman bu kitabın tarihi saptırdığını iddia edememiş bizzat "Eskilerin masalı" argümanı ile yaklaşmıştır. Ya da otoritelerinin yok edilmesi ve yozlaşmış dinin rantlarını yok etmesini sorun yapmışlardır. Yani Kur'an -Dini Ritüeller Açısından- çok güçlü bir kitaptır.
Şimdi yine Kurandan bir alıntı yapalım :
1. Rabbinin, Fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi?
2. Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?
3. Üzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi,
4. Onlara çamurdan sertleşmiş taşlar atan (kuşlar).
5. Nihayet onları, kurt yeniği ekin yaprağı gibi yaptı.
Bu Ayetler Habeşli Ebrehenin Kabeye saldırı planı üzerine gönderilmiş ayetlerdir. Ve işin ilginç yanı bu olay Mekkeliler açısından bir yakın tarih olayıdır. yani yaşları 60-70 arası olanlar bu tarihlerde Kabe yakınlarında çok büyük bir tabiat olayı yaşandığını ve binlerce kişinin bu olayda yok olduğunu biliyorlardı. ve hiçbiri buna karşı çıkmamış. Bunu da nerden uydurdunuz dememiştir. Sadece dedikleri "Allah bu olayın yaşandığını niçin göndersinki" olmuştur.
Bu açıdan bakıldığında Kur'an aynı zamanda temelli ve argümanlı bir "İnsanlık Tarihi" kitabıdır.
------------------
Bu konuyu Temelli ve Argümanlı olarak geliştirebilecek arkadaşlarla konuşmaya devam edebiliriz.
Saygılar.