|
Agnostisizm, tanrının varlığının "bilinemez" olduğunu savunur. Dinlerin tanrıdan gelmediğini söyler, ve dinlerin tanrısını da reddeder. Ancak baska bir tanrının, bir yaratıcının varolup olmadığının hiçbir zaman bilinemeyeceğini söyler. Bu bakımdan agnostisizm kendini, "kesinliklikle tanrı vardır" diyen teizmden ayrı tutar.(mı acaba?)
|
Teizmin temel iddiası, tanrının değil teistik bir tanrının var olduğudur. Burada teist olmanın şartı, semavi dinlerin tanrısına ya da onun benzerine inanmak/onun varlığını savunmaktır. Bu bakımdan sizin agnostizm saydığınız şey dinlerin tanrısını reddettiği sürece teizmden kesinlikle ayrılır.
Ateizm, teistik bir tanrının varlığının reddidir. Bu yüzden teizmi reddeden herkes ateisttir. Teizm, kitap ve peygamber gönderen, yarattıklarıyla iletişime geçen, onları önemseyen bir tanrının varlığını savunur. Ateizm ise tanrısızlık değildir, sadece bu tip teistik bir tanrının var olmadığını/olamayacağını savunur.
Ateizmi dinsizliğe bile eşitlemek doğru değildir. Çünkü teistik bir tanrıya inanmayan dinlerin mensupları da bu açıdan ateist sayılırlar. Gene pantesitler, deistler ve agnostikler de ateisttirler.
Burada temel sorun, ortada tek bir yaklaşımın olmamasıdır.
Wiki'deki ateizm tanımı:
|
Ateizm ya da tanrıtanımazlık, tüm tanrılara ve ruhsal varlıklara olan metafizik inançları reddeden ve var olan gerçekliği inanç yoluyla açıklamayı kabul etmeyen bir felsefi düşünce akımı.
|
Benim verdiğim bilgilere göre metafizik inançları olan biri de teizmi reddettiğine sürece ateit sayılmalıydı oysa. Ama buradaki ateizm tanımı tanrıyla beraber tüm metafiziği aynı kefeye koymuş. Bu yüzden ateizm, burada sadece teistik tanrının değil, tüm metafiziğin reddi olmuş.
Mesela agnostizmi ben pek uygun bulmasam da ikiye ayıranlar var: Tanrının varlığının bilinemeyeceğini kabul edip de Tanrıya inananlar ya da Tanrının varlığının bilinemeyeceğini kabul edip de tanrıya inanmayanlardır. Birinci grup bence nasıl bir tanrıya inandıklarına göre teist ya da deist sayılmalılar. Çünkü görüşleri teizm-deizm-agnostizm-ateizm diye teizme uzaklıklarına göre sıralarsak bu ayrım bu sınıflamaya uygun değil.
Ortada iki iki dörttür derecesinde net bir tanımlama yok, farklı farklı yaklaşımlar var.
Wiki'den:
|
Negatif ve pozitif ateizm
George H. Smith'in sınıflandırmasına göre ateizmin "negatif ateizm" ( ya da "zayıf ateizm") ve "pozitif ateizm" (ya da "güçlü ateizm") olarak iki çeşidi vardır.
Negatif ateizm, Tanrı'nın varolmasını prensip olarak mümkün görmekle beraber, varolduğuna dair hiçbir gerekçe bulunmadığı gerekçesiyle Tanrı'yı reddeder.
Pozitif ateizm ise, Tanrı'nın varolmasını mümkün görmez. (Bunu, Tanrı kavramının geçerli bir şekilde tanımlanmadığı, içinde çelişkiler taşıdığı veya absürd olduğu, vs. gibi gerekçelere dayanarak yapar).
Negatif ateizmde bir iddia yoktur, sadece bir ret vardır. Pozitif ateizmde ise hem bir ret, hem de bir karşıt iddia vardır. Pozitif ateistin yaklaşımı ise, "Tanrı'nın varolması mümkün değildir" şeklindedir.
İkisi de sonuçta Tanrı kavramını reddetmek noktasında birleştiğinden, ateizm başlığı altında tanımlanırken ikisinin ortak noktası olan "Tanrı'ya olan inançsızlık" kullanılır. Çünkü bu inançsızlığın sebebi ne olursa olsun, ister delil yetersizliği, ister Tanrı kavramının anlamsızlığı veya absürdlüğü, isterse Tanrı kavramıyla hiç karşılaşmamış olmak olsun, hepsinin ortak noktası kişide Tanrı inancının varolmamasıdır.
|
Günümüzün önde gelen ateist düşünürleri ise bu ayrıma karşıdırlar. Örneğin çoğu durumda tanrının bilinemeyeceğini ama ortada ona inanmamızı gerektiren bir şey olmadığını savunan agnostizm ile negatif ateizm arasında keskin bir fark yoktur.
Agnostizmi bence daha çok epistemolojik bir tutum olarak görmek gerekir. Örneğin varlığı yanlışlanamayacak öyle bir şey tanımlarız ki (buna tanrı ya da domates dememiz farketmez), kimse onun var olmadığını ispatlayamaz. Bu durumda agnostik ile negatif ateist aynı tutumu takınır: Her varlığı olası şeyin var olabileceğini düşüneceksek direk ölelim, kanıt var mı kanıt?
Demek istediğim şey, böyle yapay ayrımlarla şunlar kesin agnostik, şunlar kesin ateist, şunlar kesin falancalar diye ayrıma gitmenin çok gerekliği olmadığı. Nitekim Dawkins gibi ateizmle özdeşleşmiş kişiler bile çoğu durumda agnostik gibi konuşabilirler. Agnostizmi, epistemolojik bir tutum saydığımızda ise bunda bir anormallik yok. Tanrı iddiasıyla gelene ispatla denir, ispatlamayan sen yokluğunu ispatla demek zorunda kalır bir süre sonra. Sen ona yokluğunun ispatlanamayacağı başka şeyler sayarsın, o da eğer bunu yani tanrının diğer sayılanlardan bir farkı olmadığını anlayabilecek durumdaysa bu konudan kaçar ya da çirkinleşir.
Mesela bazı ateistler de pozitif ateist bir tutumun sadece dinlerin teistik tanrılarına göre takınılabilecek bir tutum olduğunu söylerler. Buna göre varlığı ispatlanamayacak bir tanrıya göre takınılacak tutum negatif ateizminkiyle ya da sizin veya benim agnostizmden anladığımınkiyle aynı: Varlığına delil olmayan şeyi yok saymak elzemdir. Öteki türlü varlığı yanlışlanamayan herşeyi varsayıp ona göre yaşamamız lazımdır ki klasik bir örnek olarak görünmez insanların varlığına ihtimal verip eğer kendimizi teşhirden rahatsız oluyorsak karanlıkta giyinmemiz lazım gelir.
|
Son günlerde Kampüs içersinde bazı arkadaşlarla yaptığımız tartışmalar belli bir düzeyde kalsa da, benim düşüncem; Tanrı kavramı sadece düşüncede sınırlı, akla gelen kurgusal raslantılardan ibarettir. Herkesin kurgusu asla birbirini tutmaz, hatta imkansızdır. O' nedenle Tanrı asla olmayacaktır. Tanrı yoktur.
|
Bunlar da pozitif ateizmin savunduğu türden şeyler. Tanrının varlığını negatif ateistler ya da agnostikler gibi mümkün görüp de tanrının var olduğuna delil olmadığını, bu yüzden yok sayılması gerektiğini değil de tanrı diye bir şeyin varlığının mümkün olamayacağını savunurlar. Pozitif ateistlarin argümanları için imzamdaki linkteki kitaptaki ilgili bölüme bakabilirsiniz. Bunları derli toplu işleyen bir başka Türkçe kaynak bilmiyorum ben. Bu tip ortalama bir vatandaşın anlamakta zorlanacağı bir konuyu anlayabilecek düzeyde yabancı dil biliyorsanız tabi, bu söylediğime gerek yok.
Ben kendimi agnostik diyen biri olarak metafiziğe dair hiçbirşeye inanmıyorum. Ortada bir tanrı falan da göremiyorum, o varmış gibi davranamamı gerektirecek bir sebep de. Bu durumda bir tanrı varmış gibi yaşamak, deniz kızları varmış gibi yaşamaktan çok farklı değil. Dolayısyla bu konuda çok kesin bir ayrımın derdine düşmek bence gereksiz bir uğraş pratikte. Ama iyi düzeyde felsefe bilen kişiler tartışsınlar tabi, bir zararı olmaz.