Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 16-11-2006, 12:40
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Sadece İmamlar değil İlahiyat Prof ve Doç'ları da böyle

İlhan Arsel'in internet üzerindeki metinlerinin yeterince ve hakkıyla okunmadığını düşünüyorum. Bunun başlıca sebebi bu metinlerin internete aktarılmasında bazı detaylara dikkat edilmemiş olması ve adeta metinlerin "yığma yazı" ile doldurulması ve ilave olarak "dil kodlaması", "imla hataları", "yazım hataları", "boşluksuz yazma", "gerekli koyulaştırmaların veya italiklerin yapılmaması" vb. bir çok eksiklik mevcut.

Bu aşağıya alıntıladığım metin üzerinde bazı yazım hatalarını, dil kodlamasını (özellikle , u, ü, ı, g, ğ) vb. düzeltmek için biraz uğraştığım ve de okunabilir hale getirmek için daha fazla paragrafa böldüğüm bir metin olup içerik açısından bence çok önemli bir konunun işlendiği bir bölümdür.

Ben de bir çok İslami kaynağı taramış birisi olarak açıkça o kadar çok hayret ettiğim ilkel ve cahilane bakış açıları ile karşılaştım ki, artık açıkçası şeriat anlayışını benimsemiş birisinin Prof ve Doç olsa bile ilkel ve cahil olmak zorunda kaldığını veya zorunda olmasa bile "gönüllü" olarak böyle kaldığı konusunda zihnimde hiç bir şüphe kalmadı. Eğer bir insan Kuran/hadis/sünnet vb.. çizgisini izliyorsa o insan Prof. bile olsa bence içinden bir daha çıkamayacağı bir dipsiz kuyuda yol alıyordur. Sadece kendisi değil aynı zamanda çevresindeki binlerce insanı da potansiyel anlamda o dipsiz kuyuya çekme gücüne de sahiptir ve Türkiye bu açıdan eşsiz örneklere sahiptir.

Bu topiğe kendi okuduğum kaynaklardan Prof ve Doç. statüsündeki din adamlarının ilkel, bağnaz ve cahilane dini yorumlarını da sırası geldikçe ekleyeceğim.

Lütfen aşağıdaki İlhan Arsel metnini referans kaynaklarına bakarak okuyunuz. Eğer sizin de rasladığınız bu tip bağnaz fikirlere sahip din adamları var ise (Prof ve Doç, Dr. statüsünde veya Diyanet görevlisi) lütfen yazar, kaynak ismi, sayfa no vb. bilgiler vererek katkıda bulununuz.

----------------------------

"....Daha önceki bölümlerde sıraladığımız ve aklın ve havsalanın kavrayamayacağı nitelikteki şeriat hükümlerini, sadece "cahil" dediğimiz din adamları değil fakat İlahiyat Fakülte'lerinden yetişmiş, "Profesör" ve "Doçent" gibi ünvanlara sahip din adamlarımız dahi aynı "kutsallıkta" bulurlar: "İnsan vücudu ile ya da hayvanla cinsi münasebette bulunan oruçlu kişi'nin orucu bozulur, kaza orucu tutması gerekir (kefaret orucuna gerek yoktur)" şeklindeki şeriat hükmünü "Hadis'i şerif" olarak belleyen ve halkımıza belletenler, sadece "cahil" din adamları değil fakat İlahiyat Fakülte'lerinde ya da Diyanet İşlerinde görevli ve "Profesör" ya da "Doçent" ünvanlı din adamlarıdır 614.

Hayvanla cinsi münasebetin "zina" suçunu olusturduğunu, münasebette bulunan erkeğe verilecek cezada üç ayrı görüşün geçerli olduğunu, cinsi münasebette bulunulan hayvanın neden dolayı öldürülmesi gerektigini söyleyenler yine "aydın" diye bilinen din adamlarıdır 615.

"Yemeğe ve içeceğe düşen sineğin bir kanadında hastalik, digerinde şifa vardır ve sinek şifa kanadını dışarda bırakır (bu nedenle) sineğin dışarda kalan kanadını iyice batırın, sonra çıkarıp atın", ya da "Horoz melek görünce öter, merkep şeytan görünce anırır" şeklindeki hükümleri kutsal birer şeriat hükmü şeklinde belleyen ve insanlarımıza belletenler sadece "cahil" din adamları değil fakat Diyanet İşleri Başkanlığı'nda iş gören ve İlahiyat Fakültesini bitirmiş, "profesör" ve "doçent" ünvanlı din adamlarıdır.

"Fare'nin önüne deve sütü koyarsanız içmez, ama koyun sütü koyarsanız içer" şeklindeki bir hadis hükmünü, çünkü vaktiyle Beni İsrail'den bir kavmi Tanrı cezalandırmak için fareye dönüştürdü, o kavim deve sütü içmez olduğu için fareler deve sütü içmez oldular" şeklindeki dinsel bir gerekçe ile köylümüzün kafasına sokanlar sadece "cahil" din adamları değil fakat Profesörlüğe yükselmiş din adamlarıdır 616.

"Şeytan her işinizde, hatta yemek yerken dahi yanınızda bulunur. Birinizin lokması elinden düşerse onu alıp yesin, şeytana bırakmasın" şeklindeki, ya da "Esnemek şeytandandır... Biriniz esneyip (ha) diye ağzını ayırınca onun gafletine şeytan güler" diyerek insanlarımızı "şeytanlar ilmi" ile eğitenler Diyanet İşleri Başkanlığı'nın aynı "yüksek" eğitimden geçmiş unsurlarıdır 617.

Medine mescidinde minber işini gören bir hurma kütügünün, minberlikten çıkarıldığı için acı acı inlemeğe, halkın gözleri önünde hüngür hüngür ağlamağa başladığını söyleyenler sadece cahil din adamlari değil fakat "Profesör" unvanli ve hem de İlahiyat Fakültesinde dekanlık yapan Üniversite mollalarıdır 618.

Müslüman kadınların, müslüman olmayan erkeklerle evlenmelerinin İslam'a aykırı olduğunu söyleyerek hem insan haklarını çiğneyen ve hem de mutlu yuvalari yikmak isteyenler sadece "cahil" diye damgaladığımız din adamları değil fakat yine İlahiyat Fakülte'lerinde ögreticilik yapan "profesör" unvanlı din adamlarıdır 619.

Kadın sınıfını: "Aklen ve dinen dun yaratıklar" şeklinde tanımlayıp her bakımdan aşağılatanlar, ve örnegin "Mukadderatını bir kadının eline veren millet felah bulmaz" sözlerine dayanarak: "İslam hukukunda amme velayeti denilen teşkilatı riyaseti ancak erkek bir vatandaş tarafından temsil olunur. Bu, millet otoritesini temsil edecek mevkie kadın intihap edilemez; çünkü kadının fıtratı bir çok cihetlerden bu çok ağır vazifeyi deruhte etmeğe müsait degildir.. Bunun için Islam hukukunda ... devlet riyasetine intihap olunabilmesi hususunda kadın için bir hak kabul edilmemiştir" şeklindeki yorumlarda bulunanlar sadece "cahil" din adamlari değil fakat Diyanetin "büyük" ünvanlara sahip yetkilileridir 620.

Cumhuriyet rejimini "zındık düzeni" diye tanımlayıp devletin temellerini kundaklayanlar sadece cahil dediğimiz imamlar değil fakat "Doçent" ve "Profesor" kılıklı din adamlarımızdır 621

İslam'dan baska gerçek din olmadığını ve başka dinlere yönelenlerin sapık sayıldığını söyleyenler ya da "Babalarınızı, kardeşlerinizi (-eger farkli din ve inançta iseler) dost edinmeyin" diyenler ve böylece insanlarımızı bağnaz duygularla yetiştirenler sadece imamlar değil fakat Diyanet İşleri Başkanlığı'nda iş gören ya da İlahiyat Fakültelerinde hocalık yapan ve "Profesör", "Doçent" vb... unvanlı din adamlarıdır 622.

Kadına dayak atma konusunda: "Eğer Kur'an 'dövülecek' diyorsa kadın dövülür, ama dövme kadına hakaret olsun diye değil, onu yola getirmek, aile yuvasını kurtarmak için" diyenler sadece "cehalet" içerisinde oldukları kabul edilen köy imamları değil fakat Diyanet İşleri Başkanlığı görevinde bulunanlardır 623.

İslam'a uygun yaşam sürenlerin Cennet'e gideceklerini söylerken: "Her kim Cennete giderse o kişi 4000 bakire, sekiz bin dul ve 100 hüri ile evlenir" şeklindeki şeriat hükümlerini belletenler ve böylece erkek kişinin Cennet'de on iki bin yüz adet kadınla cinsi münasebette bulunacağını müjdeleyenler, sadece "cahil" bildiğimiz din adamları değil fakat Diyanet İşleri Başkanlığında bulunmuş kimselerdir. 624


614 Bu tür şeriat verilerini halkımıza belletenlerin başında Diyanet Isleri Başkanlığı'nın İlahiyat Fakültelerinden çıkmış görevlileri gelir ki bir çoğu "Doçent" ya da "Profesör" ünvanına sahiptirler. Örneğin bkz. " Diyanet Dergisi" (Cilt 9, sayi 100-101, sh. 306-308)

615 İlahiyat Fakültesi mezunu olup 1976-8 yillarinda Diyanet İşl. Bşk. Haseki Eğitim merkezinde ihtisas yapan ve sonra on iki yil Süleymaniye Camii'nde imamlık görevinde bulunan Ali Riza Demircan'ın "Islam'a Göre Cinsel Hayat" adlı kitabına bakınız (Cilt II, sh. 168-9)

616 Diyanet İşleri Başkanlığının yayınlarından olan "Sahih-i Buhari Muhtasarı ..." adlı yayının 9.cu cildinin 68.ci sayfasına bakınız.

617 Diyanet yayınlarından olan "Sahih-i Buhari Muhtasarı...", (Cilt XII, sh. 164-5, Hadis no. 2013-2014)

618 Yaşar Nuri Öztürk adinda ve İlahiyat fakültelerinden birinde dekanlık yapan bir "Profesör'ün" "Kendi Dilinde Son Peygamber" (Ist. 1984) adlı kitabına bkz. (sh. 167)

619 Öztürk adındaki bir ilahiyatçının yazısı için bkz. Hürriyet (24 Mart 1992),

620 Diyanet'in "Sahih-i Buhari Muhtasarı..." adlı yayınlarına bakınız ( Cilt 9. sh. 449-451, hadis no. 1660)

621 Konya Selçuk Üniversitesi öğretim üyelerinden bir doçent'in "Said-i Nursi" ile ilgili konuşmasındaki bu tür sözleri için bkz. Hürriyet Gazetesi'nin 15 Subat 1993 tarihli nüshasında "Nurcu Doçent: Cumhuriyet Zındık Düzeni" başlıklı yazıya bakınız.

622 Diyanet'in yayınladığı Hutbeler adlı kitaba ya da "Sahih-i Buhari Muhtsarı..." adli yayinlara bakınız.

623 Diyanet İşleri Baskanı Mehmet Nuri Yılmaz'ın "Hürriyet" gazetesinde yayınlanan 3 Ekim 1993 ve 19 Ocak 1995 tarihli beyanlarina bakiniz.

624 Diyanet İşleri Başkanlarından Lütfi Dogan'ın "Ramuz El-Hadis" adlı kitabına bakınız.

http://www.ilhan-arsel.org/Din_Adamlari/BOLUM20.HTML
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 16-11-2006, 12:57
prof.dr.adnan prof.dr.adnan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Nov 2006
Mesajlar: 23
Standart Re: Sadece İmamlar değil İlahiyat Prof ve Doç'ları da böyle

prof olsun ,dekan olsun,rektör olsun ne olursa *olsun.ama bana kuranla açıklanan ,hadisle bütünleşen *fetva versin . *ona bakarsan bende zekeriya hocayı ve butip yanlış fetva veren *hocaları *tasdik etmiyorum.
adamlar medyatik olma hevesinde.bu konuda haklısın. sana katılıyorum.evimde * çok fazla kitap var.ama prof kitapları *çok azdır.
seçilmiş kitaplardır.onları okurum.ebu hanefi,imam gazali,ömer nasuhi bilmem,şihabüttün şühreverdi,dilaver selvi, *kütübü sitte, seaddeti-ebediye
v.s * gibi çok kıymetli eserler var.
dininmiz peygamber efendimiz ölmeden tamamlandı.diyanet profları tamamlayacak değilki. *konuşanlarda cezasını görecek sen uyma onlara tasavvufa yönel

Yalan öyle zehirli bir oktur ki, hedefini değil atanı yaralar.

Arap atasözü

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 16-11-2006, 13:21
prof.dr.adnan prof.dr.adnan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Nov 2006
Mesajlar: 23
Standart Re: Sadece İmamlar değil İlahiyat Prof ve Doç'ları da böyle

hiçbir zaman islamı anlamak ve yaşamak zor değildir.
gayet kolay ve bizim iyiğimiz içindir.yapılan hiçbir ibdet ALLAHA lazım değildir.bize lazımdır. çevrede bir sürü aydınım diyen yazarlarla *doludur.asıl amaç okuyucuların nefsini okşamaktır.başka sebepleri yoktur *farzedelimki ben ateisttim.ALLAH Korusunda misal *ör nek veriyorum.ve yazarımda diyelim. cumhuriyet gazetesinde derimki
insanlar gezmeli,eğlenmeli,içki içmeli, * kadınlar *güzelliklerini açmalı,
kapanmamalı,kuran okulları kapanmalı,kızım gece eve gelmesse karışmamam lazım,18 yaşından sonra istediği cinselliği yaşamalı
v.s sözler yazsam *herkez beni aydın adnan *yapar.
yere göğe sığdıramaz. ŞİMDİ BEN AYDINMI OLDUM HEMEN
bunları yazmak *uygulamak kolay .
ve basit şeyler.
önemli olan şu ALLAH VARDIR *VE BİRDİR.
ben ona inanıyorumve neyi yasaklamışa ondan kaçıyorum.
şimdide sen bana yobaz dersin. ne dersen de *beni ALLAH *yaratı.sen değil
senin iltifatların ve sözlerin beni hiç ilgilendirmez.
ilhan arsel,turan dursun gibi şahsiyetlerde * *ne *yaparsa kendine yapar.

Yalan öyle zehirli bir oktur ki, hedefini değil atanı yaralar.

Arap atasözü

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 16-11-2006, 15:24
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Re: Sadece İmamlar değil İlahiyat Prof ve Doç'ları da böyle

Okumalarım sırasında dikkatimi çeken bazı örnekler ilave ediyorum.

Önce Fethullah Gülen Hocaefendi hazretlerinden:

"Allah Resulü şöyle buyuruyor : Sizden biriniz (su veya yemek) kabına, sinek düştüğü zaman, o kişi onun her tarafını batırsın, sonra çıkarıp atsın. Çünkü onun kanatlarının birinde hastalık vardır; öbüründe de şifa vardır. (Buhari, Bed'ül'l-Halk, 17, Tıbb, 58; Ebu Davud, Et'ıme,48)


Evvela, sineğin mikrop taşıması o gün insanının bileceği bir şey değildi. Sinek bir sıvı içine düştüğünde, kanatlarından birini ihtiyaten yukarıda tutmaya çalışır. Yani ikisini birden daldırmaz. Zira oradan kurtulduğunda, kuru kalan kanat, onun uçup gitmesini kolaylaştıracaktır. Böylece o uçup gideck ama yiyecğinize, içeceğinize bıraktığı mikroplarla bize de hastalık bulaştırmış olacaktır.

İkinci olarak böyle bir durumda tavsiye edilen şudur: Sinek bütünüyle kaba batırılacak ve sonra da çıkarılıp atılacaktır. Çünkü onun kanatlarının birinde mikrop; diğerinde ise, o mikropun zararını giderecek panzehir vardır. Sinek ölüm heyecanları içinde çırpınırken onun sırtına dokunuverme, stok ettiği bu panzehir yüklü torbayı patlatacak, böylece sinek, diğer kanadı ile bulaştırdığı mikrobu dezenfekte etmiş olacaktır.

Bu meselenin tahlilini yapan ilim adamları diyor ki: Sineğin sırtına bastırdığımız zaman mikroskopla gördük ki, bir kısım mikro varlıklar sağa sola koşuyorlar. Ve daha sonra araştırmalarımızda bunların sterilize elemanlar olduklarını anladık."

(M. Fethullah Gülen-- Sonsuz Nur 1 s. 137-138)
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 16-11-2006, 15:33
DreiMalAli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
DreiMalAli DreiMalAli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Feb 2005
Bulunduğu yer: Üstü Açık Köy
Mesajlar: 665
Standart Re: Sadece İmamlar değil İlahiyat Prof ve Doç'ları da böyle

Sevgili sodomo.

Şöyle bir örnek de olabilir mi?
Prof. Dr. Ahmet Maranki
Kendine ait sitesi:
http://www.maranki.com
Sitede biraz dolaşınca Ahmet'in ne kadar çok konuda uzman olduğunu anlıyoruz:
Enerji, Aura, Şakra, Sular, Taşlar, Burçlar, Renkler, Kristaller, Piramitler, Bio Enerji, Beyin Gücü, Yoğunlaşma, Parapsikoloji, Kuantum Fiziği, İlahi Hükümler, Noktalarla Tedavi.

Bu kadar safsata uzmanlık konuları arasında Kuantum fiziği sırıtmasın da ne yapsın? *ops:

Kitabı ile ilgili site: http://www.icselguc.com/library/libr...12&case=detail

Kitabı maalesef elimde yok.

Sevgiler
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 16-11-2006, 15:49
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Re: Sadece İmamlar değil İlahiyat Prof ve Doç'ları da böyle

Sevgili Dreimali,

Oldukça ilginç ben bunu daha önce görmemiştim.
"Kozmik yaşam" ve "kozmik bilinç" son yıllarda moda oldu. Acaba Hint felsefesinin etkisi mi pek bilmiyorum açıkçası. *Alfa'dan gelip Omega'ya gitmeler falan...Ama benim istediğim daha çok "din adamı" kökenli yani Kuran/hadis/sünnet bağlamında yaşayan ve kitaplar yazan din adamları.

Eğer gözüne çarparsa okumaların sırasında bu adamların zihniyetini yansıtan örnekler mutlaka yazıver sana zahmet. Önümüzdeki aylarda bir web sitesi veya bir "internet page" vb. bir şey kurabilirim eğer içini dolduracak bir birikime ulaşırsa bu bilgileri de orada ayrı bir sayfada "Türkiye'deki din adamlarının cehaleti" veya "Şeriatın yuvası İlahiyat fakülteleri" vb. konu başlıklarının içine dahil edebilirim.

Sevgiler ve saygılar benden...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 16-11-2006, 17:05
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Re: Sadece İmamlar değil İlahiyat Prof ve Doç'ları da böyle

Prof. S. Ateş'ten Nisa 34 ile ilgili alıntılar :

"Şüphesiz dövmek sert bir metodtur. Fakat bazen buna mecbur kalınabilinir. Ayet, insan tabiatına uygun yolları göstermiştir. Kadını eğitmek, yola getirmek için önce yumuşak metotlar kullanılır. Genellikle insanlar güzellikten, iyilikten hoşlanırlar. Ama iyilikten anlamayan, adeta dayağı ihtiyaç gibi hisseden kadınlarda yok değildir. İşte öylelerini yola getirmenin son çaresi dayak olmaktadır."

Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir,
Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir !


(İslama İtirazlar ve Kuran-ı Kerim'den Cevaplar-S. 456-457)

-----
Prof. Y.Nuri Öztürk 'den:

"Yani Nisa 34. ayette kadının dövülmesi vardır desek bile bu, kocanın karısını dövmesi ilkelliğine gerekçe yapılamaz. Kadın, din emri (!) olarak dövülecekse bunu ilgili kamu görevlileri yapacaktır" * (İslam Nasıl Yozlaştırıldı S.343)

(Not: İlginçtir ama kitabın ilk sayfasına da "Cumhuriyetin 77. Yılına Armağan" *diye yazmış hocamız.)

-----
Prof.İbrahim Canan :

(Uzun uzun önce nasihat sonra tatllıkla serkeşlikten vazgeçirme, sonra da yatağın ayrılması gibi aşamaları anlattıktan sonra hocamız şu yorumu yapar)

"Şimdi size sorayım: Bu türlü kademelerden gelinip ulaşılan bir dövmeye hangi akıl ve mantık sahibi itiraz edebilir. Hem yüz kadından birinde böyle bir dövme, müspet tesir icra ederek o kadını yola getirecekse, İslam dini niçin böyle bir çarenin önünü tıkasın ? Bu bir terbiye usûl ve metodudur. Efendimiz "Vurun" derken bu ölçü içinde demiştir."

(Hadis Ansiklopedisi - Cild 1 s. 157)

------

Elmalılı Hamdi Yazır:

"Burada kadın dövülür mü, diye bir soru varid olabilir. Evet dövülmez, fakat bu ifadede kadın demek naşizane (serkeş), âsiye (isyankar) karı demek olmadığı da unutulmamak lazım gelir. Sırasına göre insanca olmak üzere bir kaç tokat, hissi isyan ile sukuta doğru giden hırçın bir kadına kadınlık şeref ü terbiyesini bahşetmek için güzel bir ders olabilir.

Şair Ziya Paşa merhum:

Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir,
Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir
! demiştir.....(Cilt 2 s.1351)

-------
Ayrıca Nisa 34 ve "kadına dayak" konusu ile ilgili benim uzun bir yazım şu linktedir.

Sodomo'nun yazısı - turandursun.com

--edit: Sodomo, uzun linkleri programlar bölemediği için sayfa düzeni bozuluyor, o nedenle link'ini kısalttım (hala aynı yere işaret ediyor ama). Bu konu ile ilgili bilgi istersen yardımcı olayım. neutrino.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 16-11-2006, 17:37
maddeoz maddeoz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Apr 2006
Bulunduğu yer: İzmir
Mesajlar: 286
Standart Re: Sadece İmamlar değil İlahiyat Prof ve Doç'ları da böyle

din bilgisinin profosörü de olmaz, doçenti de.
Din, bilim dışı bir durumdur.
Din adamından profesörü de anca bizim ya da iran, arabistan gibi geri kalmış ülkeler yapar.
Ben tanımıyorum hiç bir din adamının bilmselliğini!

http://maddeoz.blogcu.com
Alırım anahtarını elinden şakirtt !..
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 17-11-2006, 03:43
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Re: Sadece İmamlar değil İlahiyat Prof ve Doç'ları da böyle

Profesörümüz İbrahim Canan islam'da kadının önemini "soru-cevap" dialogları ile anlatır anlatır ve bir örnek verir :

...
...
...

"Bir başka ifade de kadınlar şişeye benzetiliyor. Enceş isminde Habeşi köle, bir seyahat sırasında develerin hızlıca tempo tuttuğunu görerek bir makam, bir nâme tutturuyor. Develer ister istemez hızlı yürümeye başlayınca develerdeki kadınlar rahatsız olmaya başlıyor.

Peygamberimiz(s.a);

-Ya Enceş ! Ağır ol, şişeleri kıracaksın , buyuruyor.

İmam Nevevi, Peygamberimiz'in (s.a.) kadınlara ne kadar müşfik davrandığını ifade etmek için bu hadisi delil getirir."

(Hz. Peygamber ve Aile Hayatı-Ensar Neşriyat s. 328)
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 17-11-2006, 04:49
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Sadece İmamlar değil İlahiyat Prof ve Doç'ları da böyle

(prof.dr.adnan)
farzedelimki ben ateisttim.ALLAH Korusunda misal *örnek veriyorum.ve yazarımda diyelim. cumhuriyet gazetesinde derimki
insanlar gezmeli,eğlenmeli,içki içmeli, * kadınlar *güzelliklerini açmalı,
kapanmamalı,kuran okulları kapanmalı,kızım gece eve gelmesse karışmamam lazım,18 yaşından sonra istediği cinselliği yaşamalı...

Sevgili Sodomo,
Bu profların yetiştirdiği bir kişi ancak bu kadar olur. Şu anlayışa bak. Lanet okuyorum bu anlayışa. Kendisini bir ateistin yerine koyarak yaptığı değerlendirmeye bak. Bir de allah korusun demiş.
Kesinlikle bu profa şeytan musallat olmuştur. Şeytanın oyununa gelmiş. Daha bunun farkında bile değil. *
Yahu bu tiplere insan demeye bin şahit ister. Gezmeyi, eğlenmeyi ve içmeyi bile bunlar lüks görüyor. Yahu insansan cinselliği de yaşayacaksın. Başkasının cinsel tercihine sen kim oluyorsun da dil uzatıyorsun. Başkasının özgürlüğüne müdahele etmeye hakkın var mı? Adamlar bunu bile idrak edemiyor. İdrak etmesi de zaten mümkün değil. Şeriatla tek tip yaratacaklar ya. Halen o at gözlüğüyle bakıyor olaya...
Ateistlerin kızları hep düşündükleri gibidir. Bunlar art niyetli ya. Zanediyorlar ki herkes de kendileri gibi art niyetli. Hep ne derim. Ne olursan ol önce insan ol diye... İnsan başka...İnsancık başka...Sevgilerimle...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:58 .