
13-01-2007, 16:25
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: usa
Mesajlar: 4.841
|
|
protestan inancının eleştirisi -KUTSAL KİTAPTA PAPALIK
evet zamanında bende protestan kilisesine gitmiştim ;sabah,öğle ,akşam ..gittim gittim ..kutsal kitapta paplık kurumu varmıdır ? ayetler bunu desteklemektemidir? Katolik Kilisesi karşıtı protestan kiliselerinin inançlarında yer almayan konulardan birisi Papa’nın tüm hristiyanların ruhani önderi olması konusudur.
öncelikle belirtmek isterimki ben bir katolik değilim ..fark ettiğiniz gibi bir ateisttim .fakat konumuz kutsal kitap açısından ,kutsal kitapta papalık kurumunun olup olmamasıdır.evet detaylı bir araştırmadan sonra ben şunu söyleyebilirimki kutsal kitap papalık ünvanını bir şekilde onaylıyor! ve kilise babalarıda bunu vurguluyor ..protestanlar bu konuda ciddi bir hatanın içindedir .
Protestan topluluklarının ve teolojilerinin meşrutiyet kazanması ancak ve ancak; Mesih İsa tarafından kilisenin önderi olarak atanan Aziz Petrus’a ait bu ruhani önderliğin Roma Katolik Kilisesi aracılığı ile Papa tarafından devam ediyor olması konusuna karşı çıkmaları ile mümkündür.
PETRUS – KAYA!
Şimdi bu konuya biraz açıklık getirelim :
“Sen Petrus’sun ve ben Kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım.” (Matta 16:18)
Bu ayetle açık bir şekilde anlaşıldığı gibi ; Mesih İsa yeryüzündeki Kilisesinin başı ve ilk Papa olarak Havari Simun’u atamıştır.
Karşı tezlerine göre : Grekçe’de Petra ; büyük taş kütlesi,kaya anlamındadır. Simun’un yeni ismi olarak kullanılan Petros ise kaya parçası, küçük taş anlamı taşımaktadır.
Aslında bu bahsedilen nokta tamamıyla yanlıştır! Katolik olmayan bir Grek araştırmacısına bile sormuş olsanız size, petros ve petra nın 1. Yüzyıl Grekçesinde eşanlamlı sözcükler olduğunu söyleyecektir.
Yeni Ahit tamamıyla farklı bir lehçe olan Koine Grekçesi ile yazılmıştır. Konie Grekçesinde ise petros ve petra sadece “kaya” anlamındadır. Eğer Mesih İsa Simun’a taş parçası olarak seslenmek isteseydi, daha farklı bir kelime olan lithos kelimesinin kullanılması gerekirdi.
protestanlar diğer taraftan bu küçük taş üzerine kurulacağını anlatmaya çalıştığını söyleyip, Mesih İsa’nın aslında bu farkı vurgulamaya çalıştığını belirtebilir.
Bu şekilde hala bu ayet ve papalığın temeli hakkındaki tartışmayı kazandığını sanan karşınızdaki kişiye Mesih İsa ve havarilerin hatta İsrail’deki tüm Yahudilerin günlük konuşma dillerinin Aramice olduğunu bilip bilmediğini sormalısınız. Günlük dil o dönemde Aramice idi ama herkes olmasa da halkın çoğu Grekçe bilirdi. Çünkü o dönemde Grekçe, günümüz dünyasındaki İngilizce gibi genel bir dil niteliği taşıyor ve Akdeniz dünyasınca kullanılıyordu.
Mesih İsa’nın Aramice konuştuğunu İncil’den yakaladığımız ipuçlarından açıkça anlıyoruz. Matta 27:46 da bulunan ayette, çarmıhta gerili iken kendi ağzından çıkan “Eli, Eli, lema şevaktani?” sözleri Grekçe (Yunanca) değil Aramicedir ve anlamı “Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?” demektir.
Dahası Aziz Pavlus’un mektuplarında, ki Galatyalılara Mektup’ta 4 kez, Korintlilere Mektup’ta 1 kez olmak üzere, Simun’un yeni isminin Aramice halini yani Kifas’ ı görmekteyiz. Bu kelime Grekçe değildir ve Aramice bir kelime olan Kepha nın (Hellenistik dönem de Kephas olarak) Grekçeye çevrilen formudur.
Kepha ‘nın anlamına gelecek olursak ki, yine aynı şekilde Petra da olduğu gibi, iri-büyük taş/kaya anlamındadır. (Küçük taş veya kaya parçasının Aramicedeki karşılığı olan kelime evna dır.) Yani Mesih İsa’nın Matta 16:18 deki ayette Simun’a söylediği söz şudur ; “Sen Kepha sın ve ben Kilisemi bu Kepha üzerine kuracağım.”
Yani Aramicesi de değerlendirip anladığımızda Mesih İsa’nın Simun ile kendisini karşılaştırmadığını, direkt olarak Simun’u kaya olarak tanımladığını görürüz.
Yeni Ahit’e göz attığımız zaman, Petrus’un havariler arasında ilk önderliğe sahip olduğuna dair yeterince fazla ayete rastlarız. İsimleri aktarılırken listenin başındadır (Mt.10:1-4, Mr.3:16-19, Lk.6:14-16, El.İşl. 1:13), bazen havariler “Petrus ve onun yanındakiler” olarak tanımlanır (Lk.9:32). Havariler adına konuşan genellikle Petrus’tur (Mt.18:21, Mr.8:29, Lk.12:41, Yhn. 6:68-69) ve en dramatik anların çoğunda o öne çıkar (Mt.14:28-32, 17:24-27, Mr.10:23-28). Pentekost gününde kalabalıklara seslenen odur (El.İşl.2:14-40) ve Kilise döneminin ilk hasta iyileştirenidir (El.İşl.3:6-7). Petrus’un imanı kardeşlerini güçlendirir (Lk.22:32) ve Mesih’in sürüsü otlatılmak için ona verilmiştir (Yhn. 21:17). Dirilişten haber vermeye Petrus’a bir melek gönderilir (Mr.16:7) ve dirilen İsa ilk ona görünür (Lk.24:34) Yahuda İskaryot’un yerine Matiyas’ın seçildiği toplantıya başkanlık yapar (El.İşl. 1:13-26) ve sözleriyle bir çok insanın iman etmesini sağlar (El.İşl. 2:41). İlk önce o cezalandırılır (El.İşl. 5:1-11) ve toplumdan sapkın denerek ilk o dışlanır (El.İşl. 8:18-23). Yeruşalem’deki ilk konsülü o yönetir (El.İşl.15) ve ilk dogmatik kararı o açıklar (El.İşl.15:7-11). Ve Yahudi olmayanların da vaftiz edilip hristiyan olarak kabul edileceğini o belirtir (El.İşl.10:46-48)
Petrus’un havariler arasındaki üstün konumuna Mesih ile olan ilişkinin daha çok başında iken işaret edilir. İlk karşılaşmalarında, İsa Simun’un isminin artık Petrus (Kaya) olacağını söyler (Yhn.1:42). Asıl şaşırtıcı olan, bir tek yerde (Yeşaya 51.1-2) İbrahim’in “kaya” (İbranice: Tsur , Aramice : Kepha ) olarak adlandırılmasının haricinde Eski Ahit’te Tanrı’dan başka kimseye kaya denilmemiş olmasıdır!
“Ne mutlu sana, Yunus oğlu Simun! Bu sırrı sana açan et ve kan (insan) değil, göklerdeki Babam’dır. Ben de sana şunu söyleyeyim, sen Petrus’sun ve ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım...Göklerin egemenliğinin anahtarlarını sana vereceğim.” Yeşaya 22:22 deki ayette görüleceği gibi, İsa burada Yeşaya’da geçen ayete gönderme yaparak kim olduğunun ve düşüncesinin daha net anlaşılmasını ister ve sağlar.
Onu, imanlı ev halkının bir baba figürü olarak yükseltir (Yeşaya 22:21), o halkı yönetmesini ve yol göstermesini ister (Yhn. 21:15-17).
Bütün bu eleştiriler aynı zamanda İsa’nın Aramca konuştuğu gerçeğini görmezden gelmektedirler, ve, Yu. 1:42 de bize söylendiği gibi, günlük yaşamda Petrus’a gerçekte Kefas olarak hitap etmiştir. İşte bu terim daha sonra Yunancaya petros olarak çevrilmiştir. Dolayısıyla, İsa’nın Aramca olarak Petrus’a söylediği tam olarak şudur: “ Sen Kefas’sın ve ben Kilisemi tam bu kefas üzerinde kuracağım.”
Kilise Babaları, havariler çağına, zaman, kültür ve teolojik anlayış olarak en yakın olan bu hıristiyanlar, aşağıdaki metinlerde gösterileceği gibi, açıkca İsa’nın Kilise’yi Petrus üzerine kurmayı vaad ettiğini anlamışlardır.
Tatian the Syrian (Suryani Tatyanus)
“Simun Kefas, “Sen, yaşayan Tanrı’nın Oğlu Mesih’sin” yanıtını verdi. İsa ona, “Ne mutlu sana, Yunus oğlu Simun! Bu sırrı sana açan et ve kan değil, göklerdeki Babam’dır. Ben de sana şunu söyleyeyim, sen Kefas’sın ve ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım. Ölüler diyarının kapıları ona karşı direnemeyecek” (The Diatesseron 23 [M.S. 170]).
Tertullian (Tertulyanus)
‘Gökte ve yeryüzünde herşeyi bağlama ve çözme’ kudretiyle beraber[Mat. 16:19] ‘üzerinde kilisenin kurulacağı kaya’ olarak adlandırılan [Mat. 16:18] Petrus’un bilgisinden herhangi bir şey gizlenmiş olabilir mi? (Demurrer Against the Heretics 22 [M.S. 200]).
“Rab Petrus’a ‘Ben bu kayanın üzerinde kilisemi kuracağım, Göklerin Egemenliğinin anahtarlarını sana veriyorum [ve] yeryüzünde bağlayacağın ve çözeceğin her şey göklerde de bağlanmış ve çözülmüş olacak’ [Mt. 16:18-19] dedi.... Sen nasıl bir adamsın ki, Rab’bin, bu ihsanı Petrus’a şahsen bahşederken açıkca ilan etmiş olduğu niyetini bozmak ve değiştirmek cüretini kendinde buluyorsun? Rab, senin üzerinde, kilisemi kuracağım; ve sana anahtarları veriyorum” demiştir (Modesty 21:9–10 [M.S. 220]).
The Letter of Clement to James (Klementus’un Yakup’a Yazdığı Mektup)
“Şundan emin olunuz ki, Rab’bim, gerçek iman, ve doktrininin en emin temelinin konması uğruna, Simun’u [Petrus] Kilisesi’nin temelini oluşturmak için diğerlerinden ayırmış ve buna bağlı olarak bizzat İsa’nın kendisi tarafından, O’nun sadece gerçeği söyleyen ağzı ile, Petrus olarak isimlendirmiştir” (Letter of Clement to James 2 [M.S. 221]).
The Clementine Homilies (Klementus’un Vaazları)
“[Simus Petrus Roma’da Simun Magus’a şöyle dedi:] ‘Sen şimdi burada durup bana doğrudan karşı geliyorsun. Ben bir sağlam kaya ve kilisenin temeliyim’ [Mat. 16:18]” (Clementine Homilies 17:19 [M.S. 221]).
Origen (Origenyus)
“Kilise’nin büyük temeli olan, kayaların en sağlamı, İsa’nın üzerine Kilise’yi kurduğu [Mat. 16:18] [Petrus]’a bak. Ve Rab’bimiz ona ne dedi? ‘Ey kıt imanlı, neden kuşku duydun ?’ dedi [Mat. 14:31]’’ (Homilies on Exodus 5:4 [M.S. 248]).
Cyprian of Carthage (Kartacalı Sipriyanus)
‘’Rab Petrus’a dedi ki : ‘Sana şunu söyleyeyim, sen Petrus’sun, ve ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım, ve ölüler diyarının kapıları ona karşı direnemeyecek. Ve Göklerin Egemenliğinin anahtarlarını sana vereceğim…’’[Mat. 16 :18-19]. O Kilisesini onun [Petrus] üzerine kurmuş, kuzularını otlatma görevini [Yu. 21 :17] de ona vermiş, ve havarilerin hepsini benzer kudret ile donatmasına rağmen, yine de tek bir yüce makam kurmuş [cathedra], ve böylece kendi şahsi yetkisi ile bu birlik için bir kaynak ve kendisinden kaynaklanan bir neden oluşturmuştur. Aslında, diğerleri de Petrus ne ise oydular [yani, havariler], fakat Petrus’a bir üstünlük verilmiştir, ve böylece sadece bir tek Kilise ve bir tek yüce makam olduğu açıkça belirtilmiştir…. Eğer bir kimse Petrus’un bu birliğine sıkı sıkıya tutunmazsa, hala imanını koruduğunu düşünebilir mi? Eğer bir kimse Kilisenin üzerine kurulduğu Petrus’un yüce makamını boşaltırsa, o kişi hala Kilisede olduğundan emin olabilir mi? (The Unity of the Catholic Church 4; 1st edition [M.S. 251]).
“Bir Tanrı, bir Mesih, bir Kilise ve Rab’bin sözü ile Petrus üzerine kurulmuş bir yüce makam vardır. Başka bir sunak kurmak mümkün değildir, Çünkü o zaman mevcut tek sunak ve tek rahiplik makamı dışında başka bir rahiplik makamı olması gerekir. Başka yerlerde toplananlar aslında dağılmışlardır (Letters 43[40]:5 [M.S. 253]).
Firmilian (Firmilian)
“Fakat Mesih tarafından kaya üzerinde kurulan [Mt. 16:18] ve bir olan Kilise de kalmayan kişinin hatası nedir? Bunun cevabını İsa’nın sadece Petrus’a söylediği şu sözden öğrenebiliriz: ’yeryüzünde bağlayacağın her şey göklerde de bağlanmış olacak, yeryünde çözeceğin her şey göklerde de çözülmüş olacak’ [Mat. 16:19]“ (collected in Cyprian’s Letters 74[75]:16 [M.S 253]).
“[Papa] Stephen (1) ... episkoposluğunun yeri hakkında övünerek, Kilisenin temellerinin üzerine kurulduğu [Mat. 16:18] Petrus’un devamı olarak bu makamda bulunduğunu hararetle ifade etmektedir... Papa Stephen ...Petrus’un tahtının devamı olarak makamı elinde bulundurduğunu ilan etmektedir“ (ibid., 74[75]:17).
Ephraim the Syrian (Suryani Efrem)
“[İsa dedi ki:] ’Benim yolumdan yürüyen Simun, seni kutsal Kilise’nin temeli yaptım. Şimdiden seni Petrus diye adlandırdım, çünkü onun tüm yapılarını sen destekleyeceksin. Sen bu dünyada bana bir kilise inşa eden herkesin denetçisi olacaksın. Eğer yanlış olanı inşa etmek isterlerse, temel olan sen onlar hakkında gereken hükmü vermelisin. Benim tüm öğretimimin aktığı pınarın kaynağı sensin; sen benim öğrencilerimin başısın’“ (Homilies 4:1 [M.S. 351]).
Optatus (Optatus)
“Roma şehrinde episkoposluk makamının ilk önce Petrus’a verildiğini bildiğinizi inkar edemezsiniz; aynen tüm havarilerin başı olduğu gibi –zaten bu nedenle kendisi Kefas (’Kaya’) olarak isimlendirilmiştir—bu makama ilk olarak Petrus oturmuştur; işte bu tek makam koltuğunda herkes tarafından birlik korunmaktadır“ (The Schism of the Donatists 2:2 [M.S. 367]).
Ambrose of Milan (Milanolu Ambrose)
“[İsa] cevabı verdi: ’Sen Petrus’sun ve ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım….’ Peki, öyleyse, İsa, kendi verdiği yetkiyle hareket eden, krallığı verdiği, kaya olarak isimlendirdiği, ve dolayısıyla da Kilise’nin temeli olduğunu ilan ettiği [Mat. 16 :18] bu kişinin imanını güçlendiremez mi ? (The Faith 4:5 [M.S. 379]).
“ Bu sözü Petrus’a söylemiştir: ’Sen Petrus’sun ve ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım’ [Mat. 16 :18]. Petrus neredeyse Kilise de oradadır. Ve Kilise neredeyse orada hiç ölüm yoktur ama ebedi yaşam vardır. (Commentary on Twelve Psalms of David 40:30 [M.S. 389]).
Pope Damasus I (Papa Damasus I)
“Ayrıca hüküm verildi … bunun ilan edilmesi gerekir ki … Kutsal Roma kilisesi, diğer kiliselerin üzerinde uzlaştıkları bir karar ile önde olmayı elde etmemiş ama doğrudan Rab’bimiz ve Kurtarıcımızın sözleri ile üstünlük almıştır. Rab şöyle dedi: ‘Sana şunu söyleyeyim, sen Petrus’sun, ve ben Kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım, ve ölüler diyarının kapıları ona karşı direnemeyecek. Ve Göklerin Egemenliğinin anahtarlarını sana vereceğim…’’[Mat. 16 :18-19]. Dolayısıyla, hiçbir lekesi, kusuru veya benzer bir şeyi olmayan Roma Kilisesinde ilk Papalık havari Petrus’a aittir” (Decree of Damasus 3 [M.S. 382]).
Jerome (Hiyeronymus)
“Fakat, ‘sen [Jovinian] diyeceksin ki, ‘Kilisenin temeli Petrus üzerindedir’ [Mat. 16 :18]. Doğrudur … herhangi bir bölünme ihtimali ortadan kalksın diye oniki arasından biri onlara başkanlık yapması için atanmıştır” (Against Jovinian 1:26 [M.S. 393]).
“Ben Mesih ‘ten başka bir lideri izlemem ve sizin [Papa Damasus I] kutsallığınız, yani Petrus’un makamı, dışında hiç bir kimse ile kominyon almam. Biliyorum ki bu Kilise’nin üzerinde kurulduğu kayadır. Her kim Kuzu’yu bu evin dışında yerse, Tanrı’ya küfür eder. Seller geldiğinde Nuh’un teknesinde olmayanlar mahvolacaktır“ (Letters 15:2 [M.S. 396]).
Augustine (Agustinus)
“ Episkoposluk makamına gelenlerin birbiri ardına devamındaki kesin düzeni dikkate alırsak, Rab’bin, Kilise’nin tamamını temsil eden kişi olarak, ‘ben Kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım, ve ölüler diyarının kapıları ona karşı direnemeyecek’ dediği Petrus’un kendisinden başlayarak, Roma episkoposlarını, ne kadar daha çok kesin, doğru ve emin bir şekilde sıralayabiliriz. Petrus’un ardından Linus, Linus’un ardından Klementus, … Bu devam silsilesinde hiçbir Donatist episkopos bulunmamaktadır (Letters 53:1:2 [M.S. 412]).
Council of Ephesus (Efes Konsili)
“Papalığın (Roma) presbiteri (Papa’dan sonra episkoposlukta en yetkili kişi) ve büyükelçisi Filippus şöyle dedi: ’Hiç şüphe yoktur ve gerçekten tüm çağlarda biliniyordu ki, havarilerin prensi ve başkanı, iman kolonu, ve Kilise’nin temeli olan kutsal ve en fazla kutsanmış Petrus, krallığın anahtarlarını, Kurtarıcımız ve İnsanlığın kefaretini üstlenen Rab İsa Mesih’ten almış, ve ona günahların bağlanması ve çözülmesi kudreti de verilmiştir ki o, bugün ve ebediyen, kendisini takip edenlerde hem yaşamakta hem de yargılamaktadır’” (Acts of
Sechnall of Ireland (İrlandalı Sechnall)
“Tanrı korkusundan ayrılmayın, ve imanda sabit kalın, aynen Petrus üzerine olduğu gibi Patrick üzerine de İrlanda kilisesi kuruldu ki onun havariliği Tanrı tarafından verildi ve ölüler diyarının kapıları ona karşı direnemeyecek” (Hymn in Praise of St. Patrick 3 [M.S. 444]).
gayet açıkça kilise babaları simun petrusu isanın atadağı ilk papa olarak görmemizi vurguluyor.bu kendi beyanlarıyla apaçık görülmektedir.
kutsal kitap doğru,tanrıdan esinlenilmiş,vahiy altında yazılmış , bir kitap değildir ..fakat burada protestan inancını eleştiriyorsak eğer kutsal kitap açıkça papalık kurumunu desteklediğini görmekteyiz ...buyursunlar protestanlar cevap versinler bakalım .
ayrıca daha sonraki zamanda katolik inancınıda eleştireceğiz 1
sevgilerimle
|

13-01-2007, 19:02
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.669
|
|
Re: protestan inancının eleştirisi -KUTSAL KİTAPTA PAPALIK
Sevgili Yuhanna Zevkle okuyacağım..
"Çünkü o dönemde Grekçe, günümüz dünyasındaki İngilizce gibi genel bir dil niteliği taşıyor ve Akdeniz dünyasınca kullanılıyordu. "
Burada ayrıca bir sağlam ekleme yapalım;
O dönemde Yahuda Krallığı yani İsa'nın da ait olduğu toplum, Roma Tutsaklığı(egemenliği) *altındadır.
"Mesih İsa’nın Aramice konuştuğunu İncil’den yakaladığımız ipuçlarından açıkça anlıyoruz. Matta 27:46 da bulunan ayette, çarmıhta gerili iken kendi ağzından çıkan “Eli, Eli, lema şevaktani?” sözleri Grekçe (Yunanca) değil Aramicedir ve anlamı “Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?” demektir. "
Yine bir garip şey, *Tanrı El ile karşılaşıyoruz.
Eli demek ise demek ki Tanrım demek.
Umarım dağıtıcı olmamışımdır.
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|

14-01-2007, 13:19
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Re: protestan inancının eleştirisi -KUTSAL KİTAPTA PAPALIK
Sevgili Yuhanna,
yine güzel bir çalışma yapmışsın. Eline sağlık. Matta'nın 16:13-20'ye tekrar baktım. Aslında metnin gelişinden de bir yorum yapılabilir. Tabii protestanlar kabul etmezler ayrı mesele. Metin İsa'nın kendisini Petrus'a sorması ile başlıyor, Petrus'un onu tanıması ve İsa'nın da ona bu sözü söylemesi ile devam ediyor.
Sen Petrus'sun, ben de kilisemi bu kayanın (yani senin) üzerine kuracağım.
Elimdeki Yeni Ahit'teki dipnot şöyle:
"Petrus": Grekçe "Petros", yani "Kaya parçası, taş"
"Kaya": Grekçe "Petra", yani "Büyük taş kütlesi, kaya"
Yani Aramice'ye gitmesek de "İsa'nın kilisemi senin üzerine kuracağım Petrus" anlamında bir söz söylemiş olduğu anlaşılıyor. Zaten hemen devamında bunu daha da açık bir şekilde tekrarlıyor.
"Göklerin Egemenliği'nin anahtarlarını sana vereceğim. Yeryüzünde bağlayacağın herşey göklerde de çözülmüş olacak; yeryüzünde çözeceğin herşey her şey göklerde de çözülmüş olacak."(Matta 16:19)
Bu bölümde bence açıkça Petrus'un kendinin halefi olacağı söylenmiş. Burdaki kaya, taş ifadesi Petra sözcüğü ile Petrus arasındaki benzerliğe bianen kullanılmış olmalı. Sığınak olan RAB anlamındaki kaya kullanımından farklı bir kullanım yani. Yoksa dediğin gibi Petrus'u Tanrı ilan etmiş olurdu.
Ancak Kilise konusunu var bir de. Kilise nasıl bir anlam taşıyor bu metinde? Bu da eminim yüzlerce yıl tartışılmıştır.
Sevgili Spartakus,
Aramice Sami dillerden diye biliyorum. Babil'de El, İbranice'de Elohim, Arapça'da Allah.
|

14-01-2007, 14:38
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 07 Sep 2006
Mesajlar: 5.929
|
|
Re: protestan inancının eleştirisi -KUTSAL KİTAPTA PAPALIK
sevgili sargon seninde bildiğin gibi sami kökenli dillerde A harfi yoktur
Allah türkçede galatı-meşhurdur,doğrusu ELLAH'tır
galatı-meşhur=doğrusundan daha meşhur olan yanlış
|

14-01-2007, 14:57
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Re: protestan inancının eleştirisi -KUTSAL KİTAPTA PAPALIK
Bilmiyordum. Ama bu galat-ı meşhur pek hoş bi lafmış *
Ha bir de sözün kendisi de galatı meşhurmuş. *  *
http://www.radikal.com.tr/veriler/20...aber_37223.php
|

15-01-2007, 18:44
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: usa
Mesajlar: 4.841
|
|
Re: protestan inancının eleştirisi -KUTSAL KİTAPTA PAPALIK
ben protestan inancını benimsediğim sıralarda şundan adım gibi emindim ki ilk yüzyıl kilise babalarının isa ve diğer doktrinlerle ilgili beyanları her zaman güvenilirdir .. yani adamların isamesihin tanrılığı konusundaki savlarını kanıt olarak gösterirken diğer taraftan kilisenin petrusun üzerine kurulduğunu söyleyen savların birer yanılgı olduğunu lanse ediyordum !  ne garip değil mi
kilise babalarından Origen *(Origenyus)
“Kilise’nin büyük temeli olan, kayaların en sağlamı, İsa’nın üzerine Kilise’yi kurduğu [Mat. 16:18] [Petrus]’a bak. Ve Rab’bimiz ona ne dedi? ‘Ey kıt imanlı, neden kuşku duydun ?’ dedi [Mat. 14:31]’’ (Homilies on Exodus 5:4 [M.S. 248]).
katolik ve protestan inançlarınıda gerçekleriyle ,kaynaklarıyla eleştireceğiz taki tabuların ,karanlığın belini kıralım
sadece gerçek olmalı !
|

15-01-2007, 22:37
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Re: protestan inancının eleştirisi -KUTSAL KİTAPTA PAPALIK
Sevgili Yuhanna, hıristiyanlık konusunda henüz mezheplerin farkları kadar bir detaya gelemedim ama gördüğüm ve bildiğim kadarıyla protestanlar katoliklerden çok daha tutucular. Resim ve ikonlara karşılar. Yıllar süren bir ikon düşmanlığı süreci de var. Ardından bir 30 yıl savaşları var. Bu ayrımlar konusunda da yazılar yazsan bence çok güzel olur. Ben yeni bir öğrenen olarak daha hıristiyanlığın kuruluşundayım, oralara gelmek zaman alır daha.
Ancak Hıristiyanlarla ilgili bir konuya değinmek istiyorum. En azından benim konuştuğum kişiler aydınlanmayı, Avrupa'daki bilimsel teknolojik devrimleri, felsefenin gelişimini vb. bilen adamlar. Din adamlarıyla konuşunca şaşırıyorum. Bizim hocaların yüzde 90'ı nerdeyse karacahilken hıritiyan papazları hep iyi eğitim almış, hatta birkaç dil bilen kişiler. Ayrıca müslümanlarla karşılaştırılınca, tartışmalarda yüz kat daha esnekler. Bu adamlarla bayağı uzun süre tartışabiliyorum yani. Gerçi hep bana protestanlar denk geldi. Sanırım katolikler daha da esnektir.
|

16-01-2007, 17:41
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: usa
Mesajlar: 4.841
|
|
Re: protestan inancının eleştirisi -KUTSAL KİTAPTA PAPALIK
sargon bir bakıma haklısın .hrıstıyan ve müslüman teologların -hocaların karşılaştırılması güzel ..belkide bu aldığı kültürden yada o tabunun yansıttığı şeylerdendir . biri esnekde olabilir radikalde ama önemli olan o nun insdan olduğunun farkına varmasıdır ..insandan değil insan gibi görünenden korkacaksın derlery o hesap ..
katoliklerde çok tutucudur ama daha cehaletten çıkamamışlardır ( hepsi üzerine alınmasın ama ) . onu yapma ! günah ! yanarsın ! hep tabu hep karanlık !! protestanlar ve müslümanlar sürekli ikonlar hakkında ileri geri konuşurla ya tam bilgileri yoktur yada kulaktan dolma bilgilerle ,sanılarla hareket ederler ..bir bakıma ikon puttur ,doğru ama bu anlayışı kıt olan tevratın ,inclin tanrısına ters düşmez ..bir yandan derki o zat "karşımda oyma putların olmayacak" bir yandanda "suretleri" kendisi yaptırır,emir verir!
Bilinmesi gereken bir şey vardır ki, dinsel imaj ve motiflere var güçleriyle karşı çıkan Kutsal Kitap cahili insanlar, Kutsal Kitap ta bir çok bölümde Tanrı'nın imajlar yapılmasına dair emirlerini *her nedense unuturlar veya o ayetleri kabul etmek istemezler. Çıkış 25:18-20 bulunan ; Kapağın iki kenarına dövme altından birer Keruv (Kanatlı doğaüstü varlıklar) yap. Keruvlar dan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara, kapakla tek parça halinde yap. Keruvlar yukarı doğru açık kanatlarıyla kapağı örtecek. Yüzleri birbirine dönük olacak ve kapağa bakacak *ayetleri bizlere çok güzel bir örnektir.
Diğer taraftan Davut ; *buhur sunağı için saptanan saf altın miktarını bildirip. Rabbin Antlaşma Sandığına kanatlarını yayarak onu örten altın Keruvların planını, Bütün bunlar Rab bin eli üzerimde olduğu için bana bildirildi, ben de tasarının (planın, çizimin) bütün ayrıntılarını yazılı olarak veriyorum *diyerek Süleyman a verdi (1.Trh.28:18-19). Davutun, *Rabbin eli üzerimde olduğu için bana bildirildi diye aktardığı tapınak planı meleklerin heykellerini de içermekteydi. *
Buna benzer şekilde Hezekiel peygamber 41:17-18 deki ayette kendisine bir vizyon sırasında gösterilmiş olan tapınağın Girişin üstü, iç oda, dışarısı ve bütün iç ve dış duvarlar düzenli aralıklarla Keruv ve hurma ağacı motifleriyle kaplı *olduğunu aktarır.
Mısır dan çıkış sırasında, İsrail halkının cezalandırılması için her yanı zehirli yılanların sardığı dönemde, Rab Musa ya, *Bir yılan yap ve onu bir direğin üzerine koy. Isırılan herkes ona bakınca yaşayacaktır dedi. Böylece Musa *tunç bir yılan yaparak *diğerin üzerine koydu. Yılan tarafından ısırılan kişiler tunç yılana bakınca yaşadı (Say.21:8-9).
Tunçtan yapılmış yılan heykeline bakan birinin iyileşmesi, imajların yalnızca dinsel süslemelerde kullanılmasıyla kalmayıp, dinsel törenlerde de kullanılabileceğini bize göstermektedir. *
Katolikler bir kişiyi veya bir betimlemeyi hatırlamak için heykelleri, resimleri ve sanatsal işlevleri kullanırlar.bazende bunu fazlasıyla abartırlar!
Tanrı, imajlara ilahlar gibi tapınılmasını sert bir şekilde yasaklar ama imaj yapımını engellemez.
Tarihin ilk dönemlerinde, Tanrıyı herhangi bir şekilde tasvir etmek İsraillilere yasaklanmıştı çünkü Tanrı hiçbir şekilde kendini görünür kılmamıştı. İsraillilerin etrafını çevirmiş bulunan pagan (putperest) kültürü onları etkiliyor ve Tanrıya bir hayvan veya natürel bir varlık (bir boğa veya Güneş) suretinde tapınmaları yolunda ayartıyordu. *
Ama daha sonra Tanrı, Danyel 7:9 da olduğu gibi görünür formlarda kendini gösterdi : Ben bakarken Tahtlar kuruldu, Eskiden beri var Olan yerine oturdu. Giysileri kar gibi beyaz, Başındaki saçlar yün gibi apaktı. Tahtı alev alevdi. Protestanlar bile bu ayetin Yeni Ahitte kendini açığa vuracak olan Peder Tanrının Eski Ahitte bulunan bir öngörüsü olduğunu dile getirirler. *
Kutsal Ruh, İsanın vaftizi sırasında (Mt.3:16; Mrk. 1:10; Lk.3:22; Yhn.1:32) güvercin formunda ve Elçilerin İşleri 2:1-4 de aktarıldığı gibi Pentekost Gününde ateşten diller şeklinde kendini en az defa gözle görünür halde göstermiştir. Bu tasvirler de birer ikona olduğu halde özellikle Protestanlar tarafından çok sevilmekte olup güvercin ve ateşten dillerin tasvirleri, resimleri özellikle onlar tarafından daha çok kullanılmaktadır. *
İlah yerine konulan bir taş parçası veya plastik yığınını, cennetteki azizler ve Mesihin hatırlanması ve onların onurlarına yapılmış ikonalar ...HEPSİ BU!!!
|

16-01-2007, 19:38
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: usa
Mesajlar: 4.841
|
|
Re: protestan inancının eleştirisi -KUTSAL KİTAPTA PAPALIK
YENİDEN DOĞMAK !
Katolikler ve Protestanlar kurtuluşa ermek için yeniden doğmak gerektiği hususunda hemfikirdirler.
İsa *böyle söylemiştir: *Sana doğrusunu söyleyeyim, bir kimse yeniden doğmadıkça Tanrı nın Egemenliğini göremez *(Yu. 3:3)
Bir Katolik *yeniden doğduğunu *söylediğinde, Tanrı nın lütfunun, vaftiz edilmesi sırasında, kendisinde tamamladığı dönüşümden (transformasyon) bahsetmektedir. Halbuki Müjdeci (Evangelical) Protestanlar *yeniden doğmaktan *bahsederlerken genellikle bunu çok daha farklı bir anlamda kullanırlar.
Bir müjdeci için *yeniden doğmak *genellikle şöyle gerçekleşir: Kişi *günahla savaş *veya *yeniden hayat bulma *şeklinde isimlendirilen bir toplantıya gider, orada din adamının neden *yeniden doğması *gerektiğini anlatan vaazını dinler.
Vaiz *eğer Rab İsa Mesih e iman ediyor ve onun sizin günahlarınız için öldüğüne inanıyorsanız, siz de yeniden doğacaksınız! *der. *Ve böylece kişi *Mesih için bir karar *verir ve sunakta din adamı tarafından söylenen *günahkarın duasını *tekrar etmeye davet edilir. Daha sonra din adamı, günahkarın duasını söyleyen herkese kurtuluşa erdiklerini * yeniden doğduklarını *belirtir. Peki din adamı doğru mu yapmaktadır?
İncil e göre hayır!
Yeni Doğuşun İsimleri
Yeniden doğmak *ifadesi İncil de görülmeyebilir. Genellikle *yeniden doğmak *şeklinde tercüme edilen Yunanca ifade (gennatha anothen) İncil de iki kez ortaya çıkar *Yu. 3:3 ve *Yu. 3:7 * ve bu ifadenin ne şekilde tercüme edilmesi gerektiği hakkında bir problem vardır. Yunanca anothen kelimesi bazen yeniden *şeklinde tercüme edilebilir, fakat Yeni Antlaşma da çoğunlukla *yukarıdan *anlamındadır. Kral James Tercümesinde, *yeniden *olarak tercüme edildiği sadece iki yer Yu. 3:3 ve 3:7 dir; diğer geçtiği yerlerde tamamen farklı anlamlarda çevrilmiştir.
Bir başka terim ise *yenilenmek tir (regeneration). Bu terimle, bir imanlının kişisel hayatında olan bir şeyden söz etmek amacıyla sadece Tit. 3:5 de karşılaşırız. Diğer metinlerde, yeni doğum olgusu aynı zamanda, yeni hayatı alma (Rom. 6:4), yürekte sünneti alma (Rom. 2:29; Kol. 2:11-12; ve yeni yaratık *olma olarak tarif edilir (2Ko. 5:17; Gal. 6:15).
"Yeniden doğmuş olmak" *hakkında böyle değişik şekillerde bahsetmek, Mesih in Yu. 3:5 de *sudan ve Ruh tan doğmak *olarak ifade ettiği vaftizin etkilerini anlatabilmek içindir. Yunancada bu ifade yazınsal olarak *su ve Ruh tan doğmak, *şeklindedir ve su-ve-Ruh ta tek bir doğum anlamındadır, yani *sudan ve Ruh tan doğmak *değildir, sanki iki ayrı doğum kastediliyormuş gibi * bir doğum sudan ve bir doğum Ruh tan.
"Tövbe edin, her biriniz İsa Mesih in adıyla vaftiz olsun. Böylece günahlarınz bağışlanacak ve Kutsal Ruh armağanını alacaksınız " (Elç. 2:38).
İsa nın Yu. 3 deki ifadeleri, metnin genel çerçevesi içinde değerlendirildiğinde su ile vaftizi kastettiği açıkca anlaşılır.
Bu husus tüm ilk hıristiyanlar tarafından kabul görmüştü. Kilise Babaları bu öğretide tam bir fikir birliğindeydiler :
M.S. 151de, din şehidi Justin şöyle yazmıştı : Bizim [hıristiyanlar]doğruyu söylediğimize ve öğrettiğimize insanlar ikna olup inandıklarında ... onları suyun olduğu bir yere götürüp aynen bizlerin yenilendiği şekilde onların da yenilenmesini sağlıyorduk. Baba Tanrı, ... ve Kurtarıcımız İsa Mesih, ve Kutsal Ruhun adıyla [Mat. 28:19], su ile yıkanıyorlardı. Çünkü Mesih aynı zamanda demişti ki yeniden doğmadıkça Tanrının Egemenliği ne giremezsin [Yu. 3:3] (First Apology 61).
M.S. 190 yılı civarında, Lyons Episkoposu Irenaeus şöyle yazmıştı : *Ve [Naaman] ... Şeria ırmağında yedi kez suya daldı [2Kr. 5:14]. Eski zamanlarda yaşayan, cüzam hastalıklı bu Naaman ın suyla vaftiz olduğunda temizlenmesi boşuna bir hikaye değil, fakat bizlere bir belirti vermek içindi. Biz günah cüzamlıları, Rab bimizin ifadesi: *Bir kimse sudan ve Ruhtan doğmadıkça Tanrı nın Egemenliği ne giremez [Yu. 3:5] gereğince, kutsal su ve Rab bimizin duasıyla, eski günahlarımızdan temizlenerek, ruhsal olarak yenilenerek yeni doğmuş bebekler gibi olduk (Fragment 34).
252 yılında Kartaca episkoposu Cypran (Sipriyanus), hıristiyanlığa geçenlere * *Kilise nin vaftizini de olun... ancak bundan sonra tam olarak kutsanır ve Tanrı nın çocukları olursunuz... çünkü şöyle yazılmıştır : *Bir kimse sudan ve Rutan doğmadıkça Tanrı nın Egemenliği ne giremez *[Yu. 3:5], demiştir (Letters 71[72]:1).
Agustinus şöyle yazar: Zaman içinde [İsa] şunu söyledi, *Bir kimse su ve Ruh tan doğmadıkça Tanrı nın Egemenliği ne giremez *[Yu. 3:5], ve ayrıca, *Canını benim uğruma yitiren ise onu kurtaracaktır *[Mat. 10:39], böylece Mesih adına vaftiz olanlar veya Mesih için ölenlerden başka hiç kimse Mesih in üyesi olamaz (On the Soul and Its Origin 1:10 [M.S. 419]).
Augustinus ayrıca şöyle öğretti : * *Bir çocuk vaftiz edilmeye getirildiğinde ... bu çocuğun yenilenmesini, bu bir Ruh mümkün kılar; ve bu bir Ruh aracılığıyla öylece getirilen çocuk
yeniden doğar. Çünkü: ailesinin arzusuna göre yeniden doğmadıkça *veya *onu takdim edenlerin veya ona rahiplik yapanların imanına göre *diye yazılmamıştır, fakat *Bir kimse su ve Kutsal Ruh tan doğmadıkça Tanrı nın Egemenliği ne giremez *[Yu. 3:5] diye yazılıdır. Dolayısıyla, su, lütuf gizinin dışsal gösterisi ve Ruh, lütfun yararının içsel etkisi, ile ikisi birlikte çalışarak Adem de yaratılmış kişiyi Mesih te yeniden yaratırlar * (Letters 98:2 [M.S. 408]).
Yeni Antlaşma da Yenilenme
Yenilenmenin vaftiz aracılığıyla geldiği gerçeği İncil de başka yerlerde de teyit edilir. Pavlus, bize Titus 3:5te şunu hatırlatır , Tanrı ... bizi kurtardı. Bunu doğrulukla yaptığımız işlerden dolayı değil, kendi merhametiyle, yeniden doğuş yıkamasıyla ve Kutsal Ruh un yenilemesiyle yaptı.
Pavlus ayrıca şunu da söyledi : *Mesih İsaya vaftiz edildiğimizde, hepimizin Onun ölümüne vaftiz edildiğimizi bilmez misiniz? Babanın yüceliği sayesinde Mesih nasıl ölümden dirildiyse, biz de yeni bir yaşam sürmek üzere vaftiz yoluyla Onunla birlikte ölüme gömüldük [Rom. *6:3-4].
Pavlus, Kol. 2:11-13 te şöyle demektedir *Ayrıca Mesih in gerçekleştirdiği sünnet sayesinde bedenin benliğinden soyunarak elle yapılmayan sünnetle O nda sünnet edildiniz. Vaftizde O nunla birlikte gömüldünüz, O nu ölümden dirilten Tanrı nın gücüne iman ederek O nunla birlikte dirildiniz. Sizler suçlarınız ve benliğinizin sünnetsizliği yüzünden ölüyken, Tanrı sizi Mesih le birlikte yaşama kavuşturdu.
[/b]Yenilenme Hakkında Protestanların Düşünceleri [/b]
Martin Luther Kısa Kateşizm adlı eserinde vaftiz için * günahların affedilmesine vasıta olur, ölümden ve şeytandan kurtarır, ve tüm inananlara ebedi hayatı sağlar * diye yazar. Onun anlayışına göre İncil in öğrettiği vaftizle yenilenmeyi sadece Luterciler ve birkaç Protestan grup muhafaza etmektedir. Bazı Vaftizciler (Baptists) bile İncil deki gerçeklerin vaftizle yenilenme hakkında tarihsel hıristiyan öğretisini gerektirdiğini kabul etmektedirler. Kutsal kitapta *da vaftizle yenilenmenin öğretildiğini kabul eden bazı kişiler arasında Vaftizci teologlar George R. Beasley-Murray ve Dale Moody sayılabilir.
Ancak, bir çok Protestan bu İncil öğretisini terk ederek yerine insan yapısı teorileri koydular. Kişinin vaftizle yeniden doğduğu öğretisini reddeden başlıca iki ana görüş bulunmaktadır : Vaftizciler arasında yaygın olan Müjdeci (Evangelical) görüş ve Presbiteryanlar (Presbyterians) arasında yaygın olan Kalvinci (Calvinist) görüşler.
Müjdeciler, kişinin Mesih e iman ettiği ilk anda yeniden doğduğunu öne sürmektedirler. Bu teoriye göre, Mesih e iman yenilenme sonucunu getirir. Kalvincilerin iddiası ise tam tersidir: yenilenme önce olur ve Mesih e iman sonucunu getirir. Kalvinciler (bunların bazıları da kendilerini Müjdeci olarak adlandırır) Tanrı nın insanı, kendisi farkına bile varmadan, gizlice yenilediğini ve bunun da onların Mesih e iman etmelerine neden olduğunu kabul ederler.
Müjdeciler ve Kalvinciler, bu teorilerini savunabilmek için, İncil de sadece vaftizle yenilenmeyi anlatan apaçık ayetlere bambaşka anlamlar verirler. Mesela bir açıklamalarına göre Yu.3:5 de geçen su kelimesi vaftizi değil ana karnında ceninin içnde olduğu amniotik sıvıyı kastetmektedir. Bu görüşün saçma neticesine göre İsa şöyle demiş olmalıdır : Bir kimse amniotik sıvıdan ve Ruh tan doğmadıkça... * Protestanlarca sayılan Yunanca Sözlükte, Kittel s Theological Dictionary of the New Testament, yaptığımız araştırmaya göre ne eski kaynaklarda, ne Torah ta veya Yeni Antlaşma nın Yunancasında *su (Yunanca *hudor) kelimesinin *amniotik sıvı *yı kastettiğine dair bir bilgiye rastlanmamıştır (VIII:314-333). *
Müjdeciler ve Kalvinciler, yeni yaşamla vaftizin bağını gösteren diğer ayetleri ya yok saymakta veya buralarda kastedilenin suyla vaftiz olmadığını savunmaktadırlar. Tabii ki en büyük sorunları bütün bu ayetlerde suyla vaftizin ya açıkça ya da dolaylı olarak ifade edilmesidir.
Örneğin Elç.İş. 2:38 de insanlar harekete teşvik ediliyor : *... İsanın adıyla vaftiz olun * kişinin içsel anlamda kendi uygulayacakları bir vaftizden değil onların başkaları tarfından vaftiz edilmelerini istemektedir.
şimdi bizim Protestanlara sormamız gerekir : İncil in anladığı şekilde siz yeniden doğdunuz mu? Ne düşünürlerse düşünsünler bir Müjdeci suyla UYGUN şekilde vaftiz olmadıysa İncilin öngördüğü şekilde YENİDEN DOĞMAMIŞLARDIR.
|

16-01-2007, 23:33
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 07 Sep 2006
Mesajlar: 5.929
|
|
Re: protestan inancının eleştirisi -KUTSAL KİTAPTA PAPALIK
sevgili yuhanna merak ettiğim bir konu daha var. bilgin varsa aydınlatmanı rica ederim. *papa'nın ve benzerlerinin bu maraşel üniformasına benzeyen ,süslü, püslü elbiselerinin serüveni nedir?nasıl oluştu?
çulsuz bir peygember olduğu için isa 'yı yüceltenler nasıl bu kadar abartılı elbise giyiyorlar.sebebi ne?
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:11 .
|