
21-01-2007, 10:03
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
Cahiliye devrinde Allah'ın izleri
Eski Arap şiirinden bazı örnekler verecegim burada. Bu örnekler İslam öncesinde Allah inancının çok yaygın oldugunu göstermekte. Arapların islamiyete kadar olan edebi uygulamalarının agırlıgını şiir temsil ettigi için Kur'an da eski şiir dilinde yazıldıgı için çarpıcı olabileceklerini düşünüyorum. Bu şiirlerdeki And olsun hitabının Kur'an da sıkça geçtigini ve aşşagıdaki şiirlerle karşılaştırılınca bunun bir Arap şiir tarzı olabilecegini ve Allah'ın kelamından ya da hitabından çok bir şiir süslemesi olabilecegini düşünmemek için bir sebep görmüyorum.
İlk Örnek Yedi Askı şairlerinden Züheyr'den ( öl 608 ). Kabe ile ilgili :
* * * *Andolsun çevresinde dolaşılan eve
* * * *Kureyş ve Cürhüm erlerinin yaptıgı * * * * * * *İsmet Zeki Eyüpoglu- Yedi Askı sf 57
* gene aynı şairin takip eden mısralarında, Ad kavminin Kur'ana özgü olmadıgını görüyoruz :
* * * *Ugursuz ogullar verir size
* * * *Emzirir, büyütür Ad oymagında oldugu gibi * * * * * * *age *sf *58
* Takip eden mısralar el-Bekri'nin Cahiliye Arapları adlı eserinden
* El-Tezidiyye denilen Arap kabilesi ne Türkler baskın düzenliyorlar. Arapları esir ediyorlar. Amrb.Malik b.Züheyr'in sözleri şöyle :
* * * * Allah'a and olsun ki ogece
* * * * Uzagımızdaki kınalılar sebebiyle hiç uyumadık. * * *sf *43
* Bu grubun başkanı olan Malik b.Züheyr Hire'yi yerleşim yeri yapar. Sabür el-Ekber onlara saldırır. Saburla savaşırlar. Parolaları ya le Ibadellah idi. * * * * sf *44
* * * *Gene bir kabile savaşında Amr b. Ma'dikerih Cerm'in Zübeyd'in yanından kaçışını şu şekilde dile getirir :
* * * * * *Allah *Cerm'i zayıflattı
* * * * * *Güneşin her doguşunda köpekler hırlar ve bitkiler büyür * * * *sf *62
* * * *Vabera b. Tağlib b. Hulvan b. Imran b. el-haf b. Kudaa çok şiddetli bir hastalıga tutuldu. Semaya ellerini kaldırarak " ey Allahım . Bizi Nehd'e üstün kıl. Ogullarımı Nehd'in ogullarına hakim kıl" dedi. * * * * * *sf * 71
* * * *Amr b. el-Husarim Has'amlıları Serat'tan kovuşlarını zikrederek şöyle der :
* * * * * *Onlar sürekli zenginlere yalvarırlar
* * * * * *Allah'a and olsun ki biz şedit insanlarız.
* * * * * *Sevgili... Kasr kabilesinden cesur bir kadın * * * * *sf *83
* * * *Onlar, bir gece karanlıgında dagın başında birinin "Ey insanlar. Yüksekteki Mudar topraklarına göç edin. Fesad sardı her tarafınızı. Sindad topraklarını boşaltın. Tıhame'de Ma'addan kimse yok. Allah onlara Nu'ha denilen bir hastalık verdi. " dedigini söylüyorlardı.Bir günde onlardan yüz-ikiyüa kişi birden ölüyordu. İçlerinden salih birisi " Ey İyadlılar. Allah kardeşlerinizine isyanınızdan dolayı gördügünüz bu işleri başınıza sardı. Bu topraklardan uzaklaşın. Bu daha önce size emredilmişti. Allah size azab etmesin " dedi. * * * sf *92
* * * * Lakit bir kaside yazıyor ve kasidesinde şu sözler geçiyor :
* * * * * * Görüş sahibi olan iyi işiten ve düşünen bunu anlar
* * * * * * Kılıçlarınızı kuşanın ve işinizi Allah'a havale edin * * * * *sf 98
* * * *Kassiy, taif'le övünerek onun faziletlerini şöyle sıralıyor :
* * * * * * *Sanki Allah bize hiç ihsanda bulunmamış
* * * * * * *Yeryüzü nimetlerini parça parça veriyor
* * * * * * *Anladık ki, avuçlarımızın içindeki nasibimiz
* * * * * * *Vecc'e dogru meyleden topraklardadır * * * * * * * * *sf * 102
* * * * Bu anlatımlar bana pek yabancı gelmiyor, siz ne dersiniz.
* * * * *saygılarımla
|

21-01-2007, 13:20
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 May 2006
Mesajlar: 1.919
|
|
Re: Cahiliye devrinde Allah'ın izleri
Bu anlatımlar bana da yabancı gelmiyor Dilaver.
Andolsun ki, onlara gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan; "Onları şüphesiz güçlü olan, her şeyi bilen Allah yarattı" derler. Zuhruf *9 *
Andolsun onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan elbette "Allah" derler. O halde nasıl (Allah'a kulluktan) çeviriliyorlar? Zuhruf *87 *
Andolsun ki onlara: Gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan, elbette "Allah'tır" derler. De ki: Öyleyse bana söyler misiniz? Allah bana bir zarar vermek isterse, Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, O'nun verdiği zararı giderebilir mi? Yahut Allah, bana bir rahmet dilerse, onlar O'nun bu rahmetini önleyebilirler mi? De ki: Bana Allah yeter. Tevekkül edenler, ancak O'na güvenip dayanırlar. Zümer *38 *
Andolsun ki onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, mutlaka "Allah..." derler. De ki: (Öyleyse) övgü de yalnız Allah'a mahsustur, ama onların çoğu bilmezler. Lokman *25
|

21-01-2007, 13:39
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 31 Mar 2006
Bulunduğu yer: şirrinmişirrin egemino canlıuzurlu bi sayilgassabasının şirim bi beldesimden tefrişediyom sitteye.
Mesajlar: 1.168
|
|
Re: Cahiliye devrinde Allah'ın izleri
hİram abim*wallaçok güzel açıklama yapmışın.Neden dersen? bu yukardaki Dilaver amcanın açıklamaları benim aklımı burkmuştu.Eskidende böle konular arada geçiyodu.Benim aklımdada sorum oluyodu.
Demeki arapLar*eskidende- ALLAHa inanıyolardı.Yanı Kuran*ilk defa ALLAH adını ben sölüyom*demiyo.
Andolsun onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan elbette "Allah" derler. O halde nasıl çeviriliyorlar? Zuhruf *87
şindi bu ayette *hem Allaha inandıkları*Allahı kabul ettikleri annaşılıyo* hemde*Allahtan vazgeçtiklerimi? söleniyo.Bunun manasına açıklarmısın*?
Burda belirtilen hemALLAHa inanmak*hem *Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, nası oluyo.
cml.
'Biri senin hakkında kötü bir şey söylerse
sakın kızma ama şöyle karşılık ver:
Hakkımda bunu söyleyen hiç şüphesiz başka kusurlarımı bilmiyormuş.
Bilseydi, sadece bunu söylemekle kalmazdı!'
|

21-01-2007, 14:05
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 May 2006
Mesajlar: 1.919
|
|
Re: Cahiliye devrinde Allah'ın izleri
Sevgili Cemalim,tabiki Peygamberden öncede oradaki insanlar Allah'a inanıyordu.Ama onlar inançlarına şirk bulaştırmışlardı.Şirk ortaklık demektir (şirket şirkten türemiştir) Allah'a atfedersen,Allah'a ortak koşmak manasına gelir.Allah'a ortak koşanlara da müşrik denir.Allah'a tapmak veya O'na kulluk etmek demek,dini yalnızca Allah'a has kılarak yani Allah ile aramızdaki bütün şefaatçileri (aracıları) ortadan kaldırarak direk O'na bağlanmak demektir.Şirk inançlarında ise Allah'a direk kulluk yapamayacağımız,O'na bağlanmak için arada mutlaka aracıların (bu aracılar birtakım semboller olabileceği gibi insanların atadığı Allah'ın sevgili kulu diye adlandırılan şahıslar da olabilir) olması gerektiği ve Allah'ı razı etmek için bu putların razı edilmesi gerektiği anlayışı vardır.İşte Allah'a bu anlayışla tapan kimseler,yalnız Allah'a tapmayı bırakıp,Allah'tan yüzçeviren kimselerdir.Allah yalnızca kendisine kulluk edilmesini istemektedir.Zira Allah'a şirk koşturanlar sömürerek zulmederler,şirk koşanlar da sömürülerek zulme uğrarlar.
|

21-01-2007, 14:45
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21 Dec 2006
Mesajlar: 287
|
|
Re: Cahiliye devrinde Allah'ın izleri
Hiramusta,
|
tabiki Peygamberden öncede oradaki insanlar Allah'a inanıyordu.Ama onlar inançlarına şirk bulaştırmışlardı
|
Ama kendilerine daha once kitap verilmeyen,uyarici gonderilmeyen topluluk degil miydi araplar?Allah inancini nerden ogrenecekler,soyler misin?
Siirlerde direk olarak Allah kastediliyor....
|

21-01-2007, 14:47
|
|
|
Re: Cahiliye devrinde Allah'ın izleri
Sevgili hiramusta ;
Kabe'yi yükseltenlerin kim olduğu konusundaki verilere ve Kur'andaki "Babanız İbrahim'in milletine" "Babanız İbrahim'in dinine" "Kim İbrahim'in dininden yüz çevirebilir" sözlerine dikkat edildiğinde o yörede bırakılan dini miras'ın kimden geldiği anlaşılmaz mı ?
Psikolojinin önemli konularından birisi zemin şekil ilişkisidir.Bu olayın dinsel yansıması ise "Eski dostun yeni kılıkta tanınması" olarak telakki edilir.
Gelişmiş iletişim araç ve gereçlerinin bulunmadığı bir dönemde "O ehli kitap seni kendi özçocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar" ifadesi ise;
Çağrı filminde habeş kralının,Mekke'den kaçan Müslümanların kendisinden "Bunlar bizim kaçan kölelerimizdir" denilerek geri istendiğinde,Müslümanların okudukları Kur'an ayetlerine karşı,elindeki asası ile yere çizdiği bir çizgiyi göstererek "Bu insanların anlattıkları ile bizim bildiklerimiz arasında işte şu incecik çizgi kadar fark vardır" demesi ile anlatılamazsa aklın,mantığın.insafın neresine sığar.
Tabi ki sevgili dilaver'in sorduğu soru bu minvalde kimseye yabancı gelmeyecektir bundan daha doğal ne olabilir ki ?
Seninde vurguladığın gibi "Hiramusta'nın yazıları(yazılarındaki bakış,duruş,anlayış)bizi bağlamaz "diyenler bu başlıktaki özü iyi düşünüp taşınıp gerçekten Allah'a inanıp inanmadıklarını bir kez daha check ederlerse "Ondan başka veli olmadığını" anlayabilecekleri umud edilir.
Sevgilerimle hoş ve esen kalınız.
|

21-01-2007, 15:05
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
Re: Cahiliye devrinde Allah'ın izleri
Burada benim işaret etmek istedigim iki nokta var.
* * * Birincisi İslamiyet'in yeni bir şey olmadıgı ve yeni bir şey getirmedigi. En temel olan Allah inancının bile zaten bilindigi ve inanıldıgı. Sadece devletin teşkil edilmesi için gereken düzenleme ve bir nevi anayasa oldugu.
* * * İkincisi ve oldukça önemlisi, bu And Olsun meselesidir. Şiir dili olarak bu ibarenin bir tür deyim ya da bir şiirsel biçim oldugu anlaşılıyor. İslamiyet öncesi de yaygın olarak kullanılıyor.
* * * Kur'anın dilinin şiir dili oldugunu biliyoruz. Bu yüzden de bir tek ayetinin bile yapılamıyacagı iddia edilmiş. Yukarıdaki şiirleri Hiram Usta'nın ayet alıntıları ile *karşılaştırtıgımızda ayetin yapılmış olabilecegi *ortaya çıkabiliyor.
* * * *Bunu da bir kenara bırakırsak, And olsun ibarelerini, Kur'ana kim koymuştur. Bizzat Allah yaygın bir Arap şiir kullanımını Araplardan kopye ederek Kur'ana mı almıştır. Yoksa Kur'an yazıcıları bu yeni ögretinin etkinligini arttırmasını saglamak için Arap şiirinin geleneksel biçimine yer mi vermişlerdir.
* * * * Kur'anda defalarca geçen ve bizim tarafımızdan sıklıkla Tanrı ant içer mi diye eleştirilen bu önemli ibarelerin de Allah yapısı degil kul yapısı oldugu ortaya çıkıyor. Demek ki Kur'anın bazı kelimeleri başkaları tarafından önce yapılmış ve yapılabiliyor.
* * * * *Burada düşünülmesi ve tartışılması gereken nokta Allah'ın bu ibareleri neden Arap şiirinden kopye ettigi. Madem tek kelimesi bile yapılamıyor, o halde neden özgün bir dil kullanamıyor. Yoksa benim düşündügüm gibi bu iş Kur'an yazıcılarının eseri mi .
* * * * *Allah ise bilinen yeni hiç bir şey ortaya koyamıyor, dili bile yeni ve özgün bir şey degil. Bu arada islamiyetin geldigi zaman Mekke'deki okur yazar sayısının da 15-16 kişi oldugunu hatırlatalım.
* * * * * saygılarımla
|

21-01-2007, 15:18
|
|
|
Re: Cahiliye devrinde Allah'ın izleri
|
hiramusta-Sevgili Cemalim,tabiki Peygamberden öncede oradaki insanlar Allah'a inanıyordu
|
işte olay budur, hiramusta tebrik ederim, birkaç eski topic te kurban, kabe hac ve diğer islam geleneklerinin eski cahiliye devri diye kesip attığınız devirde de var olduğunu yazmıştım, zaten 40 küsür yaşına gelmiş bir insanın inançlarını bir çırpıda kesip atmasının beklemek abesle iştigaldır.
muhammedin hatice ile evliliğinden sonra monoteist din kültürü ile tanıştı, yani aslında islamı haticeye borçlusunuz bir yerde *  bu tek tanrılı din kültüründen fazlasıyla etkilenmesine karşın eski inaçlarını bir tarafa bırakamadı, ee sonuç ortada. bu itirafı bir muslümandan duymak hoş,
tşk kurler hiramusta.
|

21-01-2007, 20:06
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 09 Nov 2006
Mesajlar: 439
|
|
Re: Cahiliye devrinde Allah'ın izleri
Allah birdir.Elohi,Eli,Yehova ya da diğer adlandırmalar üzerinde oynanan sürekli bozulagelmiş üretimler olmaktan öteye gidemez.Hak peygamberler ve hak kitaplar gelmiştir.Allah hiç bir kavmi başıboş bırakmamıştır ve varlığı ve birliğinden haberdar kılmıştır.
Kuranda da bu husus belirtilir.4 büyük kitabı zaten red edemez bir müslüman.Ancak beşer kelamı doldurulmuştur.İncil(müjde), İznik konsülündeki pagan(büyü,doğaya tapınma vb.) inanışına ait saçmalıklarla doludur.
Her peygamber tabi olduğu kavmini Allah gerçeği ve onun hakkımızda diledikleri ile uyarmıştır.Her devirde olduğu gibi red edenler ve kabul edenler olmuştur.Bunun sancılarını ise tartışmaya gerek yoktur.Hiç bir peygamber ücret talep etmez bu uyarı için.Yaşam şekilleri itibarı ile de örnek teşkil ederler.yoksa bünyelerinde hegomonya barındırmış olsalar günümüze kadar gelmezdi.Alt olur giderlerdi.
Put ticareti yapan ve geçim kaynağı buna dayanan birinin Allah'ı kabul etmesi zaten beklenemez.İnanabilir ancak hükümleri onu bağlamaz.Vardır ancak beni bağlamaz der.Günümüzde hırsları ile paraya tapanları görüyoruz zaten.Varlığına inanıyor ancak kabul edemiyor çünkü işlerine gelmiyor.
|

21-01-2007, 21:27
|
|
|
Re: Cahiliye devrinde Allah'ın izleri
Muhammed'in eski Arap inanç ve geleneklerinde yaptığı tek büyük değişiklik tüm putlar içinde Al-lah putunu bırakıp diğerlerini kırması olmuştur. Muhammedin diğer konulardaki değişiklikleri fazla önemsenmeyecek ayrıntılardır.
Çok büyük ihtimalle Muhammed'in genç yaşlarında Suriye'ye yaptığı ticaret gezisinde, o bölgelerdeki hakim tek tanrı inancını kendi memleketinde de uygulama ihtirasıdır bu değişikliklere yol açan. Muhammed'i yakın geçmişimizde avrupaya gidip gelen, dönüşünde orada gördüğü olumlu uygulamaları Türkiye'de de uygulamaya çalışan kişilere benzetebiliriz.
Muhammed'in tüm putları kırıp sadece Kabe putunu bırakması anlamlıdır. Kabe'yi de yıkması, buradan geçimini sağlayan Mekke halkı için yıkım olacaktır. Mekke halkının tüm direncine rağmen sonunda İslamı benimsemesi de, Kabe putunun ayakta kalcağına iyice inanması, hac ve ümre ziyaretlerinin gene kendilerine kar getireceğine inanmalarından sonradır.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:39 .
|