Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 25-04-2016, 18:32
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.348
Standart ''Allah korusun'' ifadesindeki mantık hatası

Bazı musibetlere, belalara ve hastalıklara karşı inançlı insanların ''Allah korusun, Allah göstermesin'' dediklerini sıkça duyarız.

Bu dileklerinde 2 tane mantık hatası var.

1- Allah bizleri bunlardan korumak isteseydi o belaları zaten yaratmazdı. Kanseri yarattığına göre kanser olmamızı istiyor. Depremi yarattığına göre depremde ezilerek ölmemizi istiyor. Tecavüzü yarattığına göre çocukların tecavüze uğramasını istiyor. İstemiyor olsaydı veya bizi korumak istiyor olsaydı bunları zaten var etmezdi.

2- İnançlı insan psikolojisinde genellikle iyi şeyler tanrının eseri olarak görülürken kötü şeyler ise doğanın eseri olarak algılanır. Yani mesela deprem doğal bir afettir, aids virüsü doğal bir hastalıktır. Allah ise bu kötü şeylerle mücadele eden iyi varlıktır.
Bu durumda kötülükler Allah'tan bağımsızmış gibi düşünülür ve sanki Allah bu kötülüklerle mücadele ediyormuş, onları engellemeye çalışıyormuş gibi algılanır.

Mesela bir yakınımızın başına kötü bir olay geldiğinde Allah'a dua edilir. Sanki Allah o kötü olayı engellemeye çalışacak bir güçmüş gibi algılanır. Halbuki o kötü olayın nedeninin Allah olduğu görmezden gelinir. Zihinsel yanılsamalarda Allah ve doğa karşı karşıyadır ve Allah iyiyi temsil ederken doğa kötüyü temsil eder.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 25-04-2016, 21:16
İlahimasal İlahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Mar 2015
Mesajlar: 4.698
Standart

Allah'ım beni (kendinden) koru! Ne kadar saçma bir dua ve yol.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 25-04-2016, 21:52
Dialectics - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dialectics Dialectics isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Jul 2014
Mesajlar: 1.765
Standart

Bu tip inanç sistemlerinde, veriye ve gözleme dayanmayan haklılandırma metotları üretmek suretiyle herseyi "görünüste" temellendirebilirsin. Misal 99 depreminde en çok ölü müslümanligiyla övünen Sakarya sehrinde ortaya cikmisti ve cami imamlari bunu "allahin müslümanlara bir uyarisi" olarak yorumlamisti. Guya musluman görünenler Allah yolundan sapmislardi ve Allah bu yüzden cezalandirmisti.

Bizler dünyanın şarkı söyleyip dans eden çöpleriyiz.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 27-04-2016, 14:22
Aleph - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Aleph Aleph isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Mar 2015
Mesajlar: 1.598
Standart

Önce şeytanları, sonra onlarla mücadele etmek için yıldızları yaratan bir Tanrıya inanıyor bu insanlar...

"Yaşama başkalarınca ve önceden verilmiş bir anlamı üstlenmek zor değil, zor olan ona kendince ve yeniden anlam verebilmektir." - Dücane Cündioğlu
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 23-07-2016, 18:12
Hiççi Hiççi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 23 Jul 2016
Mesajlar: 125
Standart

Allah korur. Çünkü tehlikeyi sever.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 25-08-2016, 17:04
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706

Başarı Ödülü 

Standart

Allah korusun, Allah acisin, Allah belasini versin, Allah bildigi gibi yapsin... vs.vs. bir de bu sekilde iman ettikleri Allah'a gorev emri verir inancli kitle. Yani bir yerde Allah herseyi gorur, bilir derken ve bu sekilde iman ederken, ote yanda bunu inkara yonelirler.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 25-08-2016, 22:31
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.669

Onur Üyeliği 

Standart

Garip olan da;

Bir kaza olur yaralı hastanededir.

Yakınları facebook alanında feryad figandadır, ama hastalarının iyileşmesi için gerekli olan şeyin "dua" olduğuna karar inanıp, herkesin dua etmesini isterler ve dualarla kurtulacağını ümit ederler...

Asıl sorun ise; Kaza olmazdan evvel veya kaza olurken engel olmayan Allah, kaza olduktan sonra ne yapacak? Olan olmuş... Sonra hastaneler ne iş yapar ki?

Dua kadar mantıksız bir şey yok...

Üstelik, Allah ezelden, ebede tüm olacakalrı önceden bilir, gaybı bilir inancı bir yanda, diğer taraftanda inanırlar, Alah'ın ezelden beri bildiğini, sırf kendileri istiyor diye veya ümit ettikleri bir çok beklenti namına, değiştirmesini istiyor... Aslında Noel baba'ya yüklenmiş tüm sıfatları ard, arda sıralasak, sonrada gündelik hayatta inanırların beklentileri ile kıyaslasak, deve dahi develiğinden utanır, bunca mantıksız bğıntı, nu kadar bariz çelişki-çatışkılı, kördüğümle nasıl bir yumak haline gelmiş, insan da akıl-mantık var deniyordu ama, galiba nafileymiş....

İnsan şunu yapıyor;

önce bir güzel tohum ekiyor

Sonra kuşlardan sakınmak için bir korkuluk yapıyor.

Sonrada korkuluğa sıfatlar yüklüyor...

Bütün mesele korkuluğa sıfat yükleme işiyle başlıyor, sonrasında da inanç yani "zan" geliyor, gerçekte de öyle olduğu zannı hakim oluyor...

Bir süre sonra inanç yerleşiyor ve dile de yerleşiyor ve korkuluğun korkutmak gibi bir amacı-sıfatı olduğuna kanaat getiriliyor

böylece bizim çerden, çöpten, samandan korkuluğumuz amaç-gaye-irade sahibi yapılıyor, gerçekten de korkuluğun böye bir amacı, gayesi olabilir mi?.

Amaaaa, ama kuşlarda korkyuro, heh işte meselnin özü burada, sorun korkulukta değil, insan ile benzerini ayırt edemeyen kuşun korkusunda....

İnsan da çeşitli masal-hayal ürünü uydurup, cisimleştiriyor ve sıfatlar yüklüyor, kuşların korkusu gibi korkuyor veya beklentiler sıralıyor, adına da Tanrı, peri şu ya da bu diyorlar...

Kısaca
Korku kuşa ait, kuşu korkutma gayesi ise insana, korkuluk ise kullanılan bir ARAÇ sadece...

Tanrılarda özünde -ki totemlerden, tabulardan sonra-, Neolotik çağın gelişmesi, insanın hazır toplayıcı, avcı olmakta çıkması böylece üretime, mülkiyete yönelmesi, bununla birlikte hem toplumsal ayrımalrın hem de emek faktörünün ortaya çıkması,

Kim çalışacak, kim toplayacak?
Kim yönetecek?
Kim MALINI-MÜLKÜNÜ nasıl koruyacak?
Kuraklıkla nasıl sasvaşılacak?
KİM ÇALIŞTIRILACAK(KÖLELİK)

Bir çok soru, sorun sonucu, KORKULUK gibi kullandıkalrı bir araçları oldu, adına da Tanrı dediler.

İlkin krallar tanrı ilan edildi, bu uyanık, ama HAKİM olan, zengin, soylu azınlıklarca, bir kaç bin yıl insanın korkuluğu olarak kullanıldı.

İnsanın ilerleyişiyle birlikte ağaç tanrılar, çamura, insan tanrıya, oradan da yıldızlara ve nihayetinde, ulaşıldıkça, uaşılmaz kılınmak namına görünmeyen ve ulaşılamaz olan bir biçimde evrenin dışına atıldı... Artık korkuluk, insanlarca görülemeyeceği ve böylece zaafları, eksik yanları, alakasızlığı farkedilemeyeceği için, işin geri kalan kısmı senaryo-kurguya havale edildi...

Kısaca bugün bline tanrılar, tipik korkuluklar ve sonuç itibariyle korkuluk ne demiştik? -> ARAÇ-ALET, KİMİN, şimdi aynı soru tanı kimlerin elinde, kimlere karşı kullanılan bir araç? Uzağa gitmeyin, şeyhler, şunlar bunlar derken, son 30 yılda trilyoner olmuşlara bir bakın, sermayelerine ve sermayenin kaynağında duran araçlarına bir bakın, orada araçlardan birisi olarak tanrıyı göreceksiniz... Ya da Arap emirinin oğlunun, otellerde kızlarla nasıl fingirdeştiğine bakılabilir...Din onların sermayesi, gücü, askeri, sigortası ve ekmek kapısı, kısaca kapılarının-mülklerinin-hakimiyetlerinin bekçisi...

Gelin dünyayı inceleyin

Dinin hakimiyeti arttıkça, insanlar yoksullaşıyor, çaresizler, ama içlerinde az bir azınlık korkunç servetlerle saray hayatları yaşıyor ve KESKİN KURALALR KOYUYORLAR(nasılsa kendilerine işlemeyen), din ağır basarsa yoksulluk, acziyet, çaresizlik yükseliyor, din hafiflerse, zenginlik, değer, bilinç yükseliyor... hal böyle iken insanlar dua etmesinde ne yapsın? Çaresizler ama çareyi de onarı çaresiz yani bilinçsiz, el pençe teslim bırakan-lar-da arıyorlar. Kuş korkuluğa yalvarıyor, köle insan da, kendisini kul, köle eden-lere...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 20-01-2018, 18:24
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.348
Standart

''Allah razı olsun'' ifadesinde de benzer bir çelişki fark ettim.

Tanıma göre Allah her şeyin yaratıcısıdır, o halde her sonucun sebebi allahtır. Bütün sebepler allahtansa herhangi bir sonuç hakkında ''allah razı olsun'' demek ''allah allahtan razı olsun'' demek anlamına gelmektedir.

İnsan psikolojisinde(daha çok dindar psikolojisinde) allah, her şeyi yaratan anlamından ziyade her şeyi düzelten anlamında kodlanmış gibi. Sanki doğal olanı yaratan allah değil de doğal olanı düzelten allahmış gibi.

Herhangi bir sonuç hakkında ''allah razı olsun'' denilemez. Bunu demek ''her şeyi allah yaratmıştır'' ile çelişir. Çünkü her şeyin yaratıcısı olan, her sonucun sorumlusudur da.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 13-01-2019, 12:23
onesihi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
onesihi onesihi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Nov 2018
Mesajlar: 42
Standart

Benim fark ettiğim bir maantık hatası ise, müslümanların allaha dua etmelerindeki konulardan olan "allahım sen fakirleri doyur, yetimleri ve öksüzleri gözet, kimseyi evsiz bırakma" demeleri oldu.

Allah, fakirleri, yoksulları doyurun diye ayetler göndermiş ama müslümanlar bu ayetleri allaha geri gönderiyorlar, "allahım fakirleri, yoksulları sen doyur" diyerekten. Allah yine ayetlerde "yetimleri, yolda kalmışı gözetin, öksüze mirastan pay verin, dışarıda komayın" diyor ama müslümanlar böyle kendilerine sorumluluk bindiren ayetleri allah'a havale ediyorlar. nasılsa dua havalesi bedava. allah bunları kendi yapmak istese insana ayetler gönderir miydi diye soruyorum kendime.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 02-11-2020, 09:24
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.348
Standart

İzmir depreminde enkaz altında kalanlara ''Allah yardımcıları olsun'' sözlerini duyuyorum. Yardımcı olacak olsaydı enkaz altında bırakmazdı zaten.

Depremi yarattığı için tanrıya isyan edilmesi gerekirken hala ona sığınılıyor.

Altında yatan psikoloji şu; insan doğayı yenemediği zamanlarda doğaüstü bir güç kurgulayıp doğaya bu kurguyla karşı gelmek istiyor. Acizce.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:35 .