Pyrrhon´isimli üyeden Alıntı
Şu gayet anlaşılır bir şey ki; doğanın ezici kuvvetlerine karşı bizim bugün olduğumuzdan çok daha korunmasız durumda olan ilkel insanlar, korku ve ürpertileri uyarınca bu kuvvetleri kişilleştirmişlerdi. Fakat günümüzde natürel süreçleri anlıyoruz, ve artık o 'eski tür çözümlere' ihtiyacımız kalmadı.
|
Keşke biraz ihtiyaç kalsaymış, en azından korku değilse bile, "doğaya saygı" olayı kalsaymış, lakin onun da sadece ismi var kendi yok artık, bugünkü insanlık, insan ömrünü uzatmaya bu kadar kendini adadıkça, doğaya saygının bir isimden başka bir anlamı yok maalesef.
Tabi ilkel toplumlarda böyle bir şey yok, onlar ilkel ama onlar iyi incelenseydi, oradan çıkan derslerle bilim çok daha iyi konumlarda olurdu.
Ama bugün bilim ilkeli dışladığı gibi, onların dünyasını da dışlıyor, oysa onlarda da ilginçlikler yok değil, adamlar başka gezegenlerden geldiklerini, yıldızlardan geldiklerini veya ne bileyim bing bang gibi teorilerin olduklarını söylüyorlar, lakin genede "çok kolay" silinip atılıyorlar.
Onların doğadan korktukları için, bir takım inançlar üretikleri, bu yüzden dağlara, volkanlara, denizlere vs. tapındıkları hakikaten çok kolaycılık olur. Teknolojilerden bi haber bu toplumlar halende varlar. Lakin bizler bu teknik ilerleyişle, katlayan nüfusla bu dünyada ne kadar kalırız, belli değil, dünya kalır mı o da belli değil.
Hasılı
'eski tür çözümlere' ihtiyacımız kalmadı. derken "doğaya saygı" her zaman ihtiyaç. Bu en eski çözümdür, bunsuz olmaz.
İnsanlar doğadan korkmalı mı? korkmalı tabi, bu korkusuzluk zaten doğaya zarar veriyor.
Korkan insan zarar veremez.