Hiç birinize katılmıyorum.
Reklamlara bayılıyorum.
Ne dizinin yalanı, ne haberin talanı.
Bebişimle birlikte dikkatle izliyorum.
Şaka yaptığımı da zannetmeyin. Reklamları sevmiyorsunuz ha. Okuduktan sonra bir daha düşünün.
Ünlüler Sirki, Artist yarışması, Bir adada Fener, Galata manyakları, Sırları Dünyası, Peygamberden haberler, Kim nerede kiminle ne yapar programlar, Saf saf diziler, raf raf programlar....
Haber programı mı dediniz? Ona da değinelim.
Bir kanal der, -Kara dır kara, aynı olaya der diğer kanal beyaz ki ne beyaz.
Bir gün önce, küresel ısınma diye ciyaklarken, bir gün sonra bu yağmurlar ne zaman bitecek, başlıkları.
En çok reklam hangi programda var biliyorsunuz. En çok seyredilende.
En çok hangi program seyredilir. Ekseri çoğunluğun seyrettiği seyredilir. Yani?
Rahmetli Aziz Nesin'in bahsettiği çoğunluk!
O çoğunluğun seyrettiği tüm programlarda vardır reklam. Hem de bol bol.
O yüzden derim ki.
Tüm bu programları seyredeceğime;
Şampuanının vitamini, arabanın estetiği, bankanın güler yüzü, halının güzelliği velhasıl kelam, bizim yumurcağın yemek yemek için en büyük eğlencesine bayılırım.
Not: Reklamsız programlara da bayılırım. (Pazar günleri verilen, Pazar Konserleri, Belgesel kanallarındaki belgeseller, bir kelime bir işlem gibi seyircisiz yarışmalar v.s.)
Şükredin reklam veriliyor da beyinlerimiz biraz hava alıyor.
Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın