Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 10-09-2017, 23:31
Nero Nero isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 24 May 2017
Mesajlar: 1.869
Standart Sanat, sanatçı

"Gündelik dilden, sesten ve görüntüden rahatsız olmayanlar şair, besteci ve ressam olamaz. Çünkü sanat, gündelik olanın ötesine uzanmaktır."


Bertan Rona
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 11-09-2017, 02:28
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

Söz bana biraz fazla abartılmış geldi, sanatçı toplumdan bu kadar ayrıldığı zaman, geri o toplumun onu anlamasını beklemek, taktir etmesini gözlemekte çok anlamlı değil.
Sanatın böyle "elit" bir yaşam biçimine endekslenmesi, bana göre yanlıştır. Sanatçı nihayetinde taktir edilmek ister, bu da paylaşmakla olur, fakat halk ile bu kadar kopuk olunca nasıl taktir edilecek.
Atıyorum 10.000 lira verip bir resmi almadığı diye, bu onu sanattan anlamaz etmez, bu parayı veripte alanıda anlar etmez.

Fakat bu işler maalesef iyice paraya binmiş durumda, telif melif diyerek olay başka bir boyuta çıktı.

Bir ressam 1 resmini 1 kere satarken, emektir satılabilir tabi, bir şarkıcı, besteci vs. 1 şarkı yapıyor, bir artist 1 film yapıyor ama ömür boyu telif alıyor. Bu çok başka bir şey, buna ben sanat bile diyemiyorum.

Herhangi bir şey satılmıyor burada, sadece "kiraya" veriliyor, bu paylaşmak değil, ve böyle olunca şarkı/film sanırım kitaplarda da bu var, aslında halkla her hangi bir paylaşım olmuyor bu, zira o eser o sanatçıdan hala çıkmış olmuyor ki mülkiyet hâlen sanatçıda. Bu nasıl sanat olacak, bilemedim.
Öldükten sonra bile çocuklarına miras kalıyor sanırım.

Bunun adı kiralamak!

Benim bildiğim sanat, sanatçıdan 1 kere çıkar ve gider. O artık onun değildir, satmıştır çünkü. İsmi kalmıştır, o kalır illaki. Ama bunu defalarca kez satmak, bana tuhaf gelmektedir.
Sanırım sanatın bu yönünü de kimse bildiği yok... Birileri de sanatçıyız diye güzel güzel keselerini dolduruyor, ilginç.

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 11-09-2017, 09:06
Nero Nero isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 24 May 2017
Mesajlar: 1.869
Standart

Evet, söz bana da biraz abartı geldi, özellikle paylaştıktan sonra. Ancak şu aralar benim durumuma uyduğu için paylaştım.

"Gündelik dilden, sesten ve görüntüden rahatsız" olduğum için hemen hak verdim Bertan Rona'ya. Kalabalık diyarlarda daha çok rahatsızlık duyuyorum. Bir ses, görüntü ve dil kirliliği yaşanıyor. Pek çok şey dikkatini çekiyor insanın ve rahatsız ediyor.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 11-09-2017, 09:21
pianola - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pianola pianola isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
 
Üyelik tarihi: 22 Oct 2014
Bulunduğu yer: Platon'un Mağarası
Mesajlar: 1.906
Standart

Sanat, yaşamın içerisinde var ve etkin olduğu oranda normatif estetiğin de özünü oluşturur, estetik ise yaşamın özüdür, daha doğrusu "tamamı"dır, zira o öznenin dünya ile dolayımlılığı olan organik ve dinamik sürecin kendisidir , bu bağlamda sanata bir "keşif olayı" olarak bakmak gerektiğini düşünüyorum...


Ben de içgözlemin kurbanıyım.
Sylvia Plath

Her bir sözcük, sessizlik ve hiçbirşeyliğin içinde gereksiz bir leke gibi...
Samuel Beckett

Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece...
Aşık Veysel

Tekrar ede ede bitirilemeyen keşif, tekrar ede ede bitirememenin keşfine dönüşür.
Maurice Blanchot

İletişim, bir iletişimsizlik düzeneğidir.
Lacan

Sonuçta hepsi kendini kandırmaktan ibaret, öyle değil mi..?
Marilyn Monroe

ex nihilo nihil fit
il n'y a pas de hors-texte
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 11-09-2017, 09:34
pianola - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pianola pianola isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
 
Üyelik tarihi: 22 Oct 2014
Bulunduğu yer: Platon'un Mağarası
Mesajlar: 1.906
Standart

- sanat eseri, sanatçının estetik deneyimlerinin toplamının yarattığı istencin bir dışavurumudur.


Ben de içgözlemin kurbanıyım.
Sylvia Plath

Her bir sözcük, sessizlik ve hiçbirşeyliğin içinde gereksiz bir leke gibi...
Samuel Beckett

Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece...
Aşık Veysel

Tekrar ede ede bitirilemeyen keşif, tekrar ede ede bitirememenin keşfine dönüşür.
Maurice Blanchot

İletişim, bir iletişimsizlik düzeneğidir.
Lacan

Sonuçta hepsi kendini kandırmaktan ibaret, öyle değil mi..?
Marilyn Monroe

ex nihilo nihil fit
il n'y a pas de hors-texte
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 11-09-2017, 09:38
Nero Nero isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 24 May 2017
Mesajlar: 1.869
Standart

Pyrrón´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sanat, yaşamın içerisinde var ve etkin olduğu oranda normatif estetiğin de özünü oluşturur, estetik ise yaşamın özüdür, daha doğrusu "tamamı"dır, zira o öznenin dünya ile dolayımlılığı olan organik ve dinamik sürecin kendisidir , bu bağlamda sanata bir "keşif olayı" olarak bakmak gerektiğini düşünüyorum...
"Sanat keşif olayı", bu tamam ama estetik yaşamın özü müdür, tamamı mıdır, buna itiraz edebilirim. "Estetik yaşamın özü ve tamamı" olsa hayat böyle estetikten uzak mı olurdu diye basit bir itiraz bile akla gelebilir.

Var olan hayatın yetersizliği, sıkıcılığı, akla, mantığa ve vicdana aykırılığı, içinde insanî öz taşıyan kişilerde bir tepkiye yol açıyor. Bu tepki sessiz ve derinden birikiyor, kişi sıradan biriyse bir süre sonra başka şekillerde bir patlama doğurabiliyor; kişi sanatçıysa bu bir sanat eseri olarak yansıyabiliyor.

Dünyanın çılgınlıkları kişiyi rahatsız ediyor. Sanatçılar bir şekilde sıyrılabiliyor, sanat dünyalarında içe kapalı olarak da olsa yaşayabiliyor.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 11-09-2017, 09:50
kartopu kartopu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Dec 2014
Mesajlar: 3.695
Standart

Felasife.
Benim bildiğim sanat, sanatçıdan 1 kere çıkar ve gider. O artık onun değildir, satmıştır çünkü. İsmi kalmıştır, o kalır illaki. Ama bunu defalarca kez satmak, bana tuhaf gelmektedir.
Sanırım sanatın bu yönünü de kimse bildiği yok... Birileri de sanatçıyız diye güzel güzel keselerini dolduruyor, ilginç
.
-----------------------
Sn Felasife.
Sen de haklısın. Bir ürün iki türlü üretilir 1 pazar için 2 kendi kullanımı için.. Pazar için üretilen ürün metıa dır Ama kendi için üretilen ürün sadece kullanım değeri vardır.
Pazar için üretilmişse onun pazarda bir değeri vardır ve satılır alıcı için ne önem taşır onu alıcı bilir. Ama insan sadece kendisi için üretmişse buna bir değer biçilmez .

Ama söz başka bir şey anlatıyor.
Gündelik dilden, sesten ve görüntüden rahatsız olmayanlar şair, besteci ve ressam olamaz. Çünkü sanat, gündelik olanın ötesine uzanmaktır."
Bertan Rona

Bu söz ressamın şairin malını satmak için üretmediğini anlatıyor yani ürün e bir değer biçilemiyor. Sanat bir hayali bir ileri aşamada yaşam biçimini anlattığını söylüyor yazar. Ben öyle anladım.

Örneğin. Orhan Veli şiirlerini satmıyordu zaten alıcısı da yoktu. Orhan Kemalde romanları için aynı idi. Bu yazarlar bazı gazetelere köşe yazısı yazarak (veya başka iş yapıyorlardı) geçimlerini sağlıyorlardı. Nazım Hikmette onlardan biri idi.
Bu insanların bir idaali vardı başka dünya başka yaşam hayal ediyorlardı ve bu yazdıkları için ceza aldılar tutuklandılar ama hiç vaz geçmediler.
İşte yazar benim anladığım kadarı ile böyle duygusal yükseklikten söz ediyor.

Bir söz vardır sanatçı muhalif olmalı, Yoksa sanatçı değil tüccardır.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 11-09-2017, 10:04
pianola - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pianola pianola isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
 
Üyelik tarihi: 22 Oct 2014
Bulunduğu yer: Platon'un Mağarası
Mesajlar: 1.906
Standart

Nero Diyor ki
(...) Var olan hayatın yetersizliği, sıkıcılığı, akla, mantığa ve vicdana aykırılığı, içinde insanî öz taşıyan kişilerde bir tepkiye yol açıyor.
Sanat, tam da "insani öz" dediğiniz kurgu ile mümkün zaten, yani bir "öz"ün mümkün olmamasıyla.. Sanatın estetiği bunu ifade etmekte.


Ben de içgözlemin kurbanıyım.
Sylvia Plath

Her bir sözcük, sessizlik ve hiçbirşeyliğin içinde gereksiz bir leke gibi...
Samuel Beckett

Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece...
Aşık Veysel

Tekrar ede ede bitirilemeyen keşif, tekrar ede ede bitirememenin keşfine dönüşür.
Maurice Blanchot

İletişim, bir iletişimsizlik düzeneğidir.
Lacan

Sonuçta hepsi kendini kandırmaktan ibaret, öyle değil mi..?
Marilyn Monroe

ex nihilo nihil fit
il n'y a pas de hors-texte
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 11-09-2017, 10:18
Nero Nero isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 24 May 2017
Mesajlar: 1.869
Standart

Pyrrón´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster


Sanat, tam da "insani öz" dediğiniz kurgu ile mümkün zaten, yani bir "öz"ün mümkün olmamasıyla.. Sanatın estetiği bunu ifade etmekte.
Evet, sanat insanî öz sayesinde mümkün. Bu tamam. Peki bu öz neden mümkün değil? İnsanın bir özü yok mu, olamaz mı? Bence insanı insan yapan değerler toplamı bu özü oluşturuyor.

Vicdan, akıl, yardımlaşma, rekabet vb...
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 11-09-2017, 13:57
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

Pyrrón´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
- sanat eseri, sanatçının estetik deneyimlerinin toplamının yarattığı istencin bir dışavurumudur.
Eyvallah, estetik güzel kelime olmuş. Derinlikten perspektife, açılara, duygulara pek çok şeyi kapsar bir kelime bence, Sanat ve estetik yakışmış.

kartopu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sn Felasife.
Sen de haklısın. Bir ürün iki türlü üretilir 1 pazar için 2 kendi kullanımı için.. Pazar için üretilen ürün metıa dır Ama kendi için üretilen ürün sadece kullanım değeri vardır.
Pazar için üretilmişse onun pazarda bir değeri vardır ve satılır alıcı için ne önem taşır onu alıcı bilir. Ama insan sadece kendisi için üretmişse buna bir değer biçilmez .
Değer ona ulaşılabilirliği sağlamak için esasında, yoksa 1 lira ile 1 milyon arasında bir fark yok. Çok pahalı olması veya ucuz olması ona katılan duyguyu eksiltmez.
Eser eserdir, sanatçıda bunu adeta bir ana gibi doğurup hayata salmıştır, zaten doğuramadığı zaman veya paylaşamadığı zaman sanatçı krizlere girer.
Birileri görsün görmesin, okusun okumasın o her halükârda yazar/yapar. İşin pazarlama kısmı belki çarkı döndürmek için bir bahanedir, Şöhret ve para işin içinde tabi ki de olabilir, pek çoğuda yaşarken şöhret olabilir sanatçıların, ama nedir; dediğim "kiralama" olayı, sanatı sanattan çıkartıp, meslek gibi daha basit bir şey yapar. Hatta dahada aşağı resmen bir pazar/pazarlama ürünü yapar ki ürün metâ olur.

Telif hakkı denen şeyde kimse bir şeyi satın almaz, anca kiralar, ya da kısıtlı kullanımlara sahip olur, bu kullanılan işletim sistemi Win, Mac gibi sistemlerde de böyledir, insanlar bunu satın aldığını zanneder, bu kel alakadır. Oysa anca onu kullanım hakkını satın alırlar, bu satamaz, çoğaltamaz, ticari işlerde kullanamazlar vs. durumları vardır.
Kiralama böyle bir şeydir. İnsanlar kiraladığı evi satamazlar mesela anca kullanırlar.

kartopu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ama söz başka bir şey anlatıyor.
Gündelik dilden, sesten ve görüntüden rahatsız olmayanlar şair, besteci ve ressam olamaz. Çünkü sanat, gündelik olanın ötesine uzanmaktır."
Bertan Rona

Bu söz ressamın şairin malını satmak için üretmediğini anlatıyor yani ürün e bir değer biçilemiyor. Sanat bir hayali bir ileri aşamada yaşam biçimini anlattığını söylüyor yazar. Ben öyle anladım.

Örneğin. Orhan Veli şiirlerini satmıyordu zaten alıcısı da yoktu. Orhan Kemalde romanları için aynı idi. Bu yazarlar bazı gazetelere köşe yazısı yazarak (veya başka iş yapıyorlardı) geçimlerini sağlıyorlardı. Nazım Hikmette onlardan biri idi.
Bu insanların bir idaali vardı başka dünya başka yaşam hayal ediyorlardı ve bu yazdıkları için ceza aldılar tutuklandılar ama hiç vaz geçmediler.
İşte yazar benim anladığım kadarı ile böyle duygusal yükseklikten söz ediyor.
Anladım, alım satım işleri sanata bir zarar vermez, olabilir tabi, adam boya, fırça, kağıt alacak, bunları nasıl alacak? Ürettiğini de bir şekilde satabilmelidir ki devran dönsün.

Bazıları sanatı ek olarak, hobi biçimide yaparlar ki doğrudur bunlarda olay daha kolaydır. Ama Van Gogh gibiler, kendilerini sadece sanata adayanlarda, 1 tane bile resim satamamışsa işleri hakikaten çok zordur.

kartopu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bir söz vardır sanatçı muhalif olmalı, Yoksa sanatçı değil tüccardır.
Bu konularda favorim Aşık Veysel 'dir.
"Efendim herkes sizin eserlerinizi okuyor, yüklüde paralar kazanıyorlar, siz bunlardan telif istemeyecek misiniz?" diye soruyorlar.
O da, "Ben domates üreticisiyim, onu üretirim, bunu isteyen salça yapar, isteyen salata yapar, orasına karışmam" der.

Sanatsal Muhalefet böyle olur, ben tüccar değilim diyor.

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:29 .