Kendi kendimin analisti olarak psikanalizin işe yaradığını düşünüyorum.. Tabi Freud'un hangi kuramının üzerine daha çok düşeceğiniz, daha çok merkeze aldığınız kavramların size ne ölçüde fayda sağladığı vs.. bunların idrağında olmak, ve bunun için de kendi metabolizmanızı ve genel olarak özgün bilincin işlevselliğini iyi-kötü tanımış olmak gerekiyor sanırım.
Genel bir çerçeveden bakılırsa, batı dünyası artık kavramsal olarak bilimsel epistemolojilere tamamen teslim olduğu için, psikanaliz özellikle Amerika'da falan pek ciddiye alınmıyor. Ama bu analitik deneyimi bilmeyen insanlar açısından oldukça da doğal bir durum, zira bir pianistin pianoya baktığında gördükleri ile, sıradan insanın pianoya baktığında gördüğü aynı şey değildir. Dolayısıyla psikanalizi, hem bir teori hem de bir tedavi yöntemi olarak öğrenmek gerekir ve bunun için de vakit harcamak gerekir. ne var ki bildiğiniz gibi insanların pek vakti yok..
Her neyse, evvela psikanaliz artık psikanalitik dünyada Freudcu epistemolojiye pek de bağlı değil ve bunun için ona tonla farklı içerikler veriliyor, ancak o özünde Freud'un olayıdır ve onun deneyimlerinde temellenir. Yani bence psikanalizi bir metodoloji olarak doğru kavramak için Freud'u okumuş olmak ve orijinal sınıflandırmaları kıyısından köşesinden de olsa hatırda tutabiliyor olmak gerekmekte. Öte yandan , Freudcu bir kavramsal temel edinmeden Lacan'ı anlamak imkansız değilse de zor veya gerektiğinden daha karışık olabilir, tabi sanırım bu biraz da analize ilişkilenecek bünyenin kapasitesine bağlı..
Uygulama olarak ise psikanalizin, son kertede analistin yetkinliğine bağlı olduğunu düşünüyorum, zira analiz, temel olarak analist ve analizan arasındaki psikolojik bir dominans savaşıdır ve bundan kimin galip çıkacağı pek de öngörülemez. Çoğu durumda analizanın, analisti "tamamen" değiştirdiği de söylenir ve her analizan, analistin kendini yeniden-konumlandırmasında, onun Freudcu ya da Lacancı psikanalitik enstrumanları geliştirmesinde kayda değer bir rol oynayabilir.. öte yandan, esasen bir "psikoterapi" olan psikanalizi , döngüsel fakat gelişken denebilecek bir aktarım sahası olarak tahayyül edebiliriz, yani, analitik aygıtlar da süreğen olarak geliştirilirler, dolayısıyla tek-biçim bir psikanalitik aygıt yoktur.
bir diğer kritik nokta ise , "psikanalizin doğası" dediğim şey üçüncü şahıslara çoğunlukla ifade edilememekte, edilse de süreç hakkında pek birşey anlaşılmamaktadır (üçüncü şahıslar tarafından) , zira bir analiz süreci hakkında bir başkasına açıklamada bulunmak hemen hemen hiçbir işe yaramıyor ve hatta muhtemel önyargılara temel hazırlaması sebebiyle de olumsuz sonuçlar doğurabiliyor (bu Freud'un günlüklerinde kaleme aldığı terapiler için dahi geçerli bana göre). Bunun sebebi ise psikanalizin, özünde , kendine "bilinçdışı" fenomenleri nesne almasıdır ve buradaki yorumsamanın kalitesi, yukarıda bahsettiğim aktarım döngüsü tarafından kafeslenmiş durumdadır. dolayısıyla ikili bir analiz süreci pek fazla nesnelleşemiyor. Bilinçdışının süreğen olarak etkisindeki psikofiziyolojik süreçlere dair bilgiler ise analitik deneyim derinleştikçe belirgin hale gelmekteler, dolayısıyla psikanalitik yorumun, direkt bilinçdışından değil de, bilinçdışının koşulladığı öngörülen semptomlardan edinilmekte olduğu söylenebilir o halde. Sanıyorum tam da bunun için insandaki gramerik dilin rasyonal faaliyeti koşullaması gibi, bilinçdışının da dil gibi yapılanmışlığından bahseder Lacan, demek ki psikanaliz bir nevi bilinçdışının tamir edilmesi /reformasyonu olarak düşünülebilir.. peki bilinçdışı sahiden var mıdır, varsa da doğası nedir? bunlar da pekala soruşturmaya açık.
Ben de içgözlemin kurbanıyım.
Sylvia Plath
Her bir sözcük, sessizlik ve hiçbirşeyliğin içinde gereksiz bir leke gibi...
Samuel Beckett
Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece...
Aşık Veysel
Tekrar ede ede bitirilemeyen keşif, tekrar ede ede bitirememenin keşfine dönüşür.
Maurice Blanchot
İletişim, bir iletişimsizlik düzeneğidir.
Lacan
Sonuçta hepsi kendini kandırmaktan ibaret, öyle değil mi..?
Marilyn Monroe
ex nihilo nihil fit
il n'y a pas de hors-texte
Konu pianola tarafından (23-02-2018 Saat 12:39 ) değiştirilmiştir.
|