
19-05-2007, 15:36
|
|
|
Ruh ve Kuantum Fiziği
Fizikçi Dr.Fred Alan Wolf un bir kaç benzer konudaki makalesini inceliyorum.ruh ve kuantum fiziği başlıklı olanının giriş pasajını buraya tercüme ettim.kuantum sıçraması isimli ilginç bir kitabı da bulunuyor.konu boş alandaki mutlak çekim,ışık ve kuantum fiziği ile açılarak devam ediyor.eğer okuyanlara ilginç geliyorsa devamını birlikte tartışabiliriz......
Ruh ve Kuantum Fiziği
Çok eski bir sorudur bu. Eski yunanda Plato ve öğrencisi Aristo nun takipçileri arasında yüzyıllardır tartışılagelmiş bir konudur.
* * *Plato bizim fiziksel duyumlarımızın evreni anlamamızı gölgelediğine inanmaktaydı.Platoya göre algılarımız bir şekilde saptırılmış,bir şekilde doğruluktan ayrılabilen bir yanılsama oluşturmaktaydı.Plato hiçbirşeyin gerçekte olduğu gibi duyumsanamadığına,daha mükemmel ve soyut bir varoluş olduğuna inanmaktaydı.
* *Aksine,Aristo duyularımızla algıladığımızın ötesinde bir evren olmadığını düşünüyordu.Günümüzde,bilimadamları daha karmaşık donanımları geliştirerek,teleskop,mikroskop gibi duyularımızın ötesindeki algılamayı sağladılar,ama bilimadamlarının pekçoğu hala aristo ile aynı görüşü paylaşmaktadır.
* * Ben kuantum fizik bulgularının platoyu desteklediğini düşünmekteyim.soyut ve fizikötesi bir evrenin varlığının kanıtları,duyularımızla ve bilimsel yöntemlerle algılanamasa bile bulunmaktadır.beden dışı deneyimleri,şamanik yolculukları ve berrak rüyaları dikkate aldığımızda bunların bilimsel yöntemlerle tekrarı mümkün olmasa bile soyut bir gerçekliğin varlığını işaret etmektedirler.
* *Pek çoğumuz ruhlarımızı sorgulamak ve deneyimlemek üzere eğitilmedik.daha çok fiziksel gerçeklikler içinde olan elimizle tutup gözümüzle gördüğümüz nesnelere bakmak üzere eğitildik.ama ruh katı,fiziksel ve elle tutulan birşey değildir.ona ulaşamaz ve dokunamazsınız.aslında ruh elle tutulan yada fiziksel herşeyden çok evrene hayat veren prensiplerden biridir.
|

19-05-2007, 15:57
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.671
|
|
Re: Ruh ve Kuantum Fiziği
Sevgili ikikereiki;
Mikroskopla bulunan somuttur, nesneldir. Dolayısıyla Aristo döneminde görülemiyor olması Platon'u doğrulamıyor... Aristo'yu doğruluyor...
Buradan hareketle bir önyargı yada bir yargı oluşturamayız. Ya soyutun tanımını değiştirmelisiniz yada somutun.
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|

19-05-2007, 16:13
|
|
|
Re: Ruh ve Kuantum Fiziği
sevgili spartacus,
yukarıya aldığım paragraf benim yazdığım bir paragraf değil,dolayısıyla savunması da bana ait değil.belki beni onaylayan bölümleri var.bu bölüm giriş paragrafının tercümesi.soyut ve somut tanımlamanıza ben de katılıyorum ama makale ilginç geldi başlangıcını buraya aktardım.keşke fizik bilgim okuduklarımı tam olarak hazmetmem için yeterli olsaydı.bu ara sicim teoremi ve kuantum fiziği üzerine bulabildiğim makaleleri pek de olmayan fizik bilgimin izin verdiği kadar anlayarak okumaya çalışıyorum.bu da onlardan biri.
eğer devamını okumak isteyen olursa parça parça buraya aktarıp tartışabiliriz.
|

19-05-2007, 16:58
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.671
|
|
Re: Ruh ve Kuantum Fiziği
Sevgili İkikereiki;
Yok, içerikten bağımsız söylemedim, sözüm sizede değildi... Düzeltiyorum;
Ya soyutun tanımını değiştirmeliyiz yada somutun.
Amaçsalcı yazılar nedense bana hep bir soğukluk veriyor, amaçsalcılık bir önyargı olarak kabul edilebilir.
Elbette parça parça aktarabilirsiniz, benimkisi bir fikir belirtimi.. Kesin bir doğruluk iddiam yok.
Bu ilkinde Aristo değilde, sanki mikroskopik bulgular nesnel bir algıdan dolayı değilmiş gibi, Platon'un önermelerine doğru bilinçli-yada bilinçsiz- bir yanılsama yapılmış gibi. Gördüğüm burada Aristo'nun nesnel olanın algılanabilir ve gözlemlenebilir olduğu tanımı yanlış değil aksine doğrulanmakta ama ibre Platon'a çevrilmektedir. Gözlemlenemez ve algılanamaz olanı ise bizlerin gölzemleyememesi yada algılayamaması soyut yapmaz, bu bize değil soyutun ne olduğuna bağlıdır ve gündelik hayata müdahele etme noktasında hiç bir şey soyut olamaz, gözlemlenebilirdir ve metafizik olarak ifade edilerek bu gerçeğin üzerinden atlanamaz. Kısaca Aristo dönemi mikroplar, gözlemleyemediğimiz için soyut şeyler değildi, bu tanımı bize göre belirleyemeyiz. Bu yazıda ise amaçsalcılık kendisini ele vermiş... Yani buradan bir önyargısal çıkarsama yapmış ama bencesi bu paragraftaki gibi.. Bakın bir başka örnek;
"Günümüzde,bilimadamları daha karmaşık donanımları geliştirerek,teleskop,mikroskop gibi duyularımızın ötesindeki algılamayı sağladılar"
Burası tam doğru ifade değildir, duyularımız ötesindeki değil, duyularımız dahilinde algılamayı sağladılar(mikroskop vs; aracı oldular). Ve bu noktada hem haklıdır ama hemde bütünlüklü ele almada sonuç yine duyularımızla algılamaktayız ve aracı ne olursa olsun gözlemleyebiliyoruz(buradada, bütünsellik açısından Aristo haklıdır)..
Önce soyutun tanımı yapılmalıdır, hangi açıdan ele alındı bu soyut. Mesala Kül Kedisi ne yapıyor? diyemi soruyor, yada biz kül kedisini algılayamıyor olabiliriz, bakın Aristo gözlemlenebilir alan demişti ama Mikrop duyularımızla algılayacağımız gözlemde değildi(ama sonuçları vardı hastalık ve gözlemlenebilir, nesnel, somut olduğu kanıtlanmıştır) bu nedenle Platon'u hemde Kuantum fiziği ile desteklemekteyim, *demekki bu O'nun(Kül kedisinin) soyut olduğu yada var olmadığı anlamına gelmez noktasınamı çekmeye çalışıyor. Bir amaçsalcılık mı hakim acaba diye sormadan edemiyorum(!)
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|

19-05-2007, 17:30
|
|
|
Re: Ruh ve Kuantum Fiziği
sevgili spartacus,
bu başlığı açarken böyle anlaşılacağından daha doğrusu amaçsalcılık olarak algılanabileceğinden kaygılanmıştım.haksız değilmişim.ilk tepki sizden geldi.önce tüm samimiyetimle ifade etmeliyim ki kimin neye inandığıyla yada inanmadığıyla zerre kadar ilgilenmiyorum.herhangi bir kimseye herhangi bir dayatmam da yok aynen bana yapılmasına izin vermeyeceğim gibi.inandığımı daha doğrusu inancımın varlığını hücrelerimde hissettiğimi de daha önce söylemiştim.yaptığım yürekli bir şekilde beni doğrulayan bir söyleşiyi sizlerle paylaşıp bu konuda ki fikirleri bunu kabul etmeyenlerle tartışmaktan ibaret.dayatmacı yada amaçsal hiç değil kabul etmediğinizi tartışma konusunu bu anlamda görmediğinizi ümit ediyorum.üstelik bir dayatma olabilecekse bu sizlerden gelecektir ben burada karşı görüşün azınlığında ama bu azınlıkla hiç ilgisi olmayan bir yerden konuya bakıyorum.
bir yaratıcı güç varsaki ben ona evrenin enerjisi demeyi tercih ediyorum,insan elinden çıkma ve ne kadarı tahrif edildiği belli olmayan efsanelerle karışmış kutsal metinler yerine evrenin kendisinde aranmalıdır diye düşünüyorum.çünkü diğer durumda kemikleşmiş mitolojik tanımlamaların öğretilerinin oluşturduğu kurallar safsatası bu hissettiğim enerjinin yerini almakta ve putlaştırılıp kutsanmış bir yere geçmekte bana göre inancın çok daha uzağına düşen öğretilmiş ve öğrenilmiş önyargıların tartışılması durumuna düşmektedir ki konuyla hiç alakası yoktur.
umarım bu kısıtlı yazı alanının elverdiğinden daha çok anlaşılabildim.
saygılar
|

19-05-2007, 20:22
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.671
|
|
Re: Ruh ve Kuantum Fiziği
Sevgili İkikereiki;
Sanırım yanlış anladım. İlk yazınızda kesintisiz devam edeceğinize dair bir düşüncem olmadı.
Dr.Fred Alan Wolf'un düşünceleri ise, Ruh ve Kuantum Fiziği adlı başlıktan sonrakilerdir diye düşündüm, yani ne size nede sizin düşüncenize değil, ortada olan içeriğe göre fikir belirttim. Eğer öyle ise, benim fikrimi bir müdahale olarak algılamayın. Zaten bu durumda ben hata yapmış olurum. Yazılar devam edecek ise ve dediğiniz gibi parça parça olacaksa, aslında en son yazdığım bir öncekini açıklamak içindi. Yani bir dayatım amacım yok, buna gerekte yok, fikrimi söylüyorum ve demiyorum doğrudur diye, anladığım kadarıyla, anladığım ve çıkarttığım sonucu belirtiyorum.
dikkat ederseniz, içeriğe karşı bir itirazda yada bir karşıt görüş bildirmedim, yöntemde bir çelişki olduğunu düşündüm ve yöntemler kişilerin inancına göre kılık değişmez diye düşünüyorum.
Birincisinde Aristo böyle demişti ama diyor, ikincisinde ise Kuantum Fiziği diyerek Platon'a ibre çeviriyor, birincisini ikincisi ile bastırıyor gibi... Oysa birincisi için örneklenen Mikroskop yada teleskop, Aristo'nun ifadesi baz alındığında, aslen duyular ötesine geçmiyor, aksine duyular dahilinde algılama sağlıyorlar. Kısaca bu ikisi farklı şeylerdir ve sonuç bütünsellik anlamında Aristo'nun yöntemi hala geçerlidir. O halde, bu ikincisi ile baskılanamaz.
Sadece *görüş bildirdiğimi düşünmenizi ümit ediyorum ve yazdıklarımı salt karşıt bir amaçla yazmadığımı söylemek istiyorum ve devam diyorum.
Sanırım az biraz gölge etmemem gerekiyor
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|

20-05-2007, 01:04
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
Re: Ruh ve Kuantum Fiziği
beden dışı deneyimleri,şamanik yolculukları ve berrak rüyaları dikkate aldığımızda bunların bilimsel yöntemlerle tekrarı mümkün olmasa bile soyut bir gerçekliğin varlığını işaret etmektedirler.
* * * sayın ikikereiki
* * * bu yazarımızın şamanik yolculukları, berrak rüyaları neye dayanarak dikkate aldıgını bilmek isterdim, ayrıca iletilerinizin devamını da talep ediyorum.
* * * saygılarımla
|

20-05-2007, 11:45
|
|
|
Re: Ruh ve Kuantum Fiziği
bu ara makalelerini okuduğum bir fizikçinin bir söyleşisini buraya aktarıyorum.esas ilgimi çeken makalesi ''kendilik ve ruh arasındaki kuantum fiziksel iletişim''(the quantum physical communication between self and soul).fakat makale 20 sayfaya yakın ancak içinden ilginç olan bölümlerin alıntıları yapılabilir belki.
ilgileneler için web adresi www.fredalanwolf.com download bölümü.
aşağıya aktardığım tercüme benim hızlı yapılmış bir tercümem cümle düşüklükleri olabilir,görmezden gelin lütfen.
bu söyleşiyi yukarda esas ilginç olan ''kendilik ve ruh arasındaki kuantum fiziksel iletişim'' makalesine giriş olarak düşünebileceğimiz için aktarıyorum.dr. alan fred wolf un *bilimsel çıkarımlarının önyargılarının etkisiyle mi yoksa tarafsız bilimsel çalışmalarından mı oluştuğunu bilemiyorum .özgeçmişine baktığımda amerika da kuantum sıçraması isimli kitabının ödül aldığını gördüm.hoşuma gitmeyen martin luther king cemiyetinin üyesi olması.nereden ve nasıl ilham alırsa alsın çıkarımları benim kişisel görüşümü onaylıyor.
tekrar altını çizerek belirtiyorum benim kişisel görüşümü onaylayan bu söyleşi kimsenin görüşlerine doğru tutulmuş bir ışık değildir,kendisine yandaş da aramamaktadır.tartışmaya açtığım söyleşinin kendisidir.eğer ilgilenen olursa adını verdiğim makaleyi de okumalarını tavsiye ederim,konuyu daha da açtığı için.
|

20-05-2007, 11:52
|
|
|
Re: Ruh ve Kuantum Fiziği
S.pekçok insan ruhlarının varlığını deneyimleyemez.ruhları hakkında yazılar okurlar,ruhlarının olduğuna inanırlar,ama ruh bir gerçekse,yaşamlarında ruhlarının olmadığını duyumsayarak ruhlarının olmadığı hissini taşırlar?
C.yanıt ruhun kendisindedir.ruh canlı ve enerjik olarak subjektif biçimde deneyimlenir.gözlerimizle gördüğümüz dünya ...duyularımızın süzgecinden geçerek....daha objektif olarak türeyen bir dünyadır. dışardaki objektif dünya ve kişisel olarak deneyimlenen subjektif *ruh dünyamız arasında bir çelişki var gibi görünür.bu meditasyon eğitmenlerinin söylemlerine uyar yaşayan ruhlar objektif konulara ağırlık verdiklerinde...kargaşa oluşur.eğer objektif dış etmenlerle çok ilgili olursak ruhumuzun algılama seviyesini düşürürüz.meditasyonda olduğu gibi içsesizliğimizi dinlemeye başlarsak, nesnel olandan derin ve daha *anlamlı bir algılamaya geçeriz.ruhlarına dokunmayı unutmuş olanlar için geçirilecek dingin zaman......düşünmeden,günlük yapılacak işlerden uzaklaşarak....kendiliğinizle birşekilde birlikte olmanız derin bir içsel gerçekliğin kaynayarak bilinç seviyenize ulaşmasına sebep olur.
S.bazı insanlar fiziksel olmayan ama gerçek olan birşeyi kabul etmekte zorlanabilirler.bilimde fiziksel olmayan ama gerçek olan birşeyden sözetmek mümkünmüdür ?
C.Yanıt evetdir.manyetizma gerçek olan ama katı ve elle tutulabilir olmayan birşeylerin varlığı için iyi bir örnek olabilir.fen derslerinde çocukken atnalı şeklindeki mıknatısların demir parçacıklarını manyetik alan şekilleri oluşturacak şekilde demir parçacıklara fiziksel olarak dokunmadan nasıl hareket ettirdiğini hatırlarız.manyetizma etkisi fiziksel olarak katı bir gerçeklikle algılanmadan gerçek olan bir gerçekliğin göstergesidir,aynı zamanda manyetizma boşlukları doldurarak zaman içinde hareket de eder....manyetik alanların bunu yapabildiğini biliyoruz.manyetik alan gibi bilinen bir fenomen demir parçacıklar üzerinde bunu yapabiliyorsa,ruh da görünemeyen,maddesel olmayan,zeki,hayat veren bir gücün benzer bir şekilde insan vücudunda ve evrende hareketi olamaz mı?
*Ruhun varlığını bilimsel terimlerle açıklamaya çalışırsak,kuantum fiziğine bakabiliriz.başlangıç olarak söylenebilecek olan kuantum fiziği tarafından incelenen alanın inceleme konusu olan bölünemeyecek kadar küçük parça ve güçler nedeniyle zor bir konu olduğudur.atomdan küçük parçacıklar seviyesine indiğimiz zaman,bilim adamları bu küçük parçacıkların olağan bir boşlukta olağan büyük parçaların takip edilebilen hareketinden çok farklı bir şekilde ve takip edilemeyen bir hızda olduğunu görmektedir.bu küçük parçacıkların hareketleri ve özellikleri,issac newton ve diğerleri tarafından klasik fizikte geliştirilen düşünme yöntemine uymamaktadır.atomdan küçük parçacıklar seviyesine indiğimiz zaman,newton kuralları çalışmamaktadır.böylece incelediğimiz fenomen açıklayabilmek için *uygun yeni fizik formlarının oluşturulması gerekmiştir.
Atomdan küçük parçacıklar seviyesinde,parçacıklar –a-noktasından –b- noktasına düzgün bir düzende hareket etmemektedirler.bunun yerine bu parçacıklar kuantum sıçraması yapmaktadırlar.parçacıklar bir yerden diğerine sıçramaktadırlar.bu atomik sıçramalar tüm görünen ışığı yaratmaktadır.bunun nasıl olduğunu anlayabilmek için atomlarda ışığın davranışını anlamamız gerekmektedir.
Atomun içerisinde ışık yayan elektronlar gerçekte bir yerden diğerine kuantum sıçraması yapmaktadırlar.bu bazen algılanması zor bir durumdur,bunun gerçek bir durum olduğunu biliyoruz çünkü deneysel ortamda doğruluğunu matematiksel eşitliklerle sağlamış bulunuyoruz.bu deneylerde gözlemlenen fenomen matematiksel eşitliklere uyum sğlamıştır.
Kuantum fizikçileri deneylerinde atomdan küçük parçacıkların bazı alanlarda sanki zeka sahibi imişcesine normal alanlarda gözlemlenemeyen bazı davranışları olduğunu bulmuştur.fizikçilerin gözlemlediği ilginç durumlardan biri bu elektronların diğer parçacıklarla iletişim durumundayken ışık karşısında kolayca kaybolduklarıdır.başlangıçta bunun sebebini bilemiyorduk.sonra kaybolan elektronların karşıt-madde (anti-matter) ile ilişki içinde olduklarını gördük.çünkü karşıt-madde elektronları diğer elektronların karşısına doğru hareket ettiğinde,karşıt parçacıklar karşılaştığında,birbirlerini yok etmektedirler.karşıt-madde ile ilgili daha ciddi çalışmalarda,karşıt-maddenin boş alanın mutlak çekiminde (absolute vacuum of empty space) hava kabarcıkları gibi olduğunu gördük.
S.boş alanın mutlak çekimi nedir? (absolute vacuum of empty space)
C.pek çoğunuz televizyonun karşısında gecenin geç saatlerinae kadar uyuya kalmışsınızdır ve uyandığınızda televizyon ekranından gelen statik hışırtı sesini duymuşsunuzdur. televizyon alıcısı içindeki elektronik donanım nedeniyle çıkmakta olan bu ses,’’boşluk çekiminin’’ (vacuum of space) kuvvetlenmiş sesidir.pek çok kuantum fizikçisi aralarında bende dahil olmak üzere,tüm evrenin,tüm yaratılışın ‘’ boşluk çekiminin mutlak hiçliğinden ‘’ (absolute nothingness of the vacuum of space) oluştuğuna inanır.bu ,‘’hiçliğin çekiminin’’ (vacuum of nothingness) zekası,hareketi ve bir bilinci olduğunu ortaya koyar.ruhun ortaya çıkış kaynağı ve bugünkü varlığı bu çekimdir.kabul edelimki,hiçbirşeyden birşeylerin yaratılmış olması fikri zihinler için anlaşılması zor bir konudur.
15 milyar sene büyük patlama (big bang) zamanındaevrendeki herşeyle birlikte ruhunda oluştuğunu teorik olarak savunuyorum.şu andaki bilimsel modelimize göre,evren ve ruhlar varlıklarını bir diğer 20 milyar,milyar yıl boyunca bilim adamları tarafından ‘’büyük ezilme’’ (big crunch) olarak adlandırılan zamana kadar sürdüreceklerdir.
Bu iki nokta arasında büyük patlamadan....zamanın başlangıcı...,büyük ezilmeye...zamanın sonu...kadar evrendeki tüm madde,maksimum noktaya kadar genişleyecek ve tekrar hiçlik noktasına gelecektir.bu süre boyunca,en yüksek zeka,siz onu nasıl isterseniz öyle adlandırın,kavranılamaz ve görülemez biçimde evrendeki herşeyi tüm yaşam formlarını yönlendirmeye devam edecektir.
S.bazı insanlar ölüm anında ve ölüme yakın deneyimlerde bir ışık gördüklerinden sözederler bu nedir?
C.bilimsel açıdan ne olduğunu söylemek zordur.sebebi gözlemleyenin bu ışığı nerede gördüğünü bilmiyoruz.örneğin,şimdi,vucudunuzun içinde olduğunuza ve oradan evrene baktığına dair bir hissiniz var.ama fizikten bildiğimize göre,bu bir algı yanılsamasıdır,vucudunuzun içinde gerçekte bulunduğunuz bir yer bulunmaz. Siz olan, herhangi bir parçasal hacminiz veya noktanız yoktur.sahip olduğunuz hacmin dışındakilerin siz olmadığını düşünmek bir algısal yanılsamadır.....genel olarak söylenen ‘’bizim dışımızdır’’. varlığınızın tanımlaması için en iyi açıklayıcı tarifleme her yerde olduğunuzdur.bir vucut içinde bulunduğunuz farkındalığının basitçe açıklaması,vucudunuzun duyumsal donanımının dikkatinizi,fizksel duyumsamalarınıza odaklamasıdır.fiziksel olarak vucudumuzun katı olduğunu düşünürüz ama %99.99 u boş alandır (empty space).
Eğer bir atomu futbol stadyumu büyüklüğünde şişirirsek,atomun yoğun kısmı 50 yard çizgisine yerleştirilen bir pirinç tanesiyle mukayese edilebilir duruma gelir.bu neden önemlidir?çünkü atomun içindeki çekirdek (nucleus) %99.99 olarak tüm kütlesini oluşturur.atomların çoğunluğu boşluktur.kendimizi katı insan vucudu içinde deneyimlememize rağmen,bu daha çok’’biz kimiz’’in boşlukta yaşayanların farkındalığı veya bilinci olarak tanımlamasına benzer.
S.bazı insanlar tünelin sonundaki ışık fenomeninin neden ölüm anında veya ölüme yakın deneyimlerde görüldüğünü merak eder?
C.Burada bir olasılığı ortaya koymama izin verin.tanımsal olarak tüm maddesel cisimler ışıktan hızlı hareket edemezler.fizik ötesi (non-physical) olan ruhun,maddesel dünyadaki hareketlerle tanımlanamayan,ışıktan daha hızlı hareket edebilir.ışıktan daha hızlı hareket etmek ışıkötesi (superluminal) hız olarak tanımlanır.
Ölüm anında veya ölüme yakın deneyimlerdekişinin maddesel olanda...ışık hızından daha hızlı super luminal dünyaya geçişişi söz konusudur.bu transfer sırasında,bir tunel etkisi astrofizikçilerin tanımıyla kara delik (black-hole) oluşuyor olabilir.
Bu ilginç bir noktaya getirir bizi.ruhun superluminal hızında,bizler bu fiziksel boyutta algıladığımız zaman ve boşluğun ötesine geçeriz.zaman ve boşlukta ileri ve geri gidebileceğimizbir fenomene sahip oluruz.ölüme yakın deneyimlerden geri dönenler buna benzer birşeyi tarif ederler.bu insanların deneyimledikleri zaman/boşlukğun gerçek boyuttaki penceresine benzer.
S.bazıları merak edebilir ‘’eğer kuantum fiziği ruhun varlığını açıklıyabiliyorsa,tanrı’nın varlığı nerededir?
C.zihinde tartılmış ama bilimsel zemine oturmuş bir bakış açısıyla tanrıyı tanımlamama izin verin.ilk olarak,tanrıyı içeren bir fenomenden bahsederken,bilimadamları birşeylerin veya birilerinin bu veya şu şekilde hareket ettiklerini söylemek yerine,birileri veya birşeylerin bunu veya şunu yaptığını söylemeyi tercih ederler.bu bilimsel terminolojiyi kullanarak,tanrının evrende nasıl davrandığına bakalım.eğer incili okursak tanrı paradoksal bir davranış içinde görünür.ama tanrı bu tartışmaya için en uygun bir davranış içindedir,tanrı yaratır.tanrı tüm yaradılışın nihai yaratıcısı olarak düşünülür.bu durumda,’’tanrının davranışının fiziğine bakarsak’’ nasıl yarattığını açıklayabiliriz.
Temel olarak,herşeyin kaynağını içinde barındıran işleme bakarsak,tanrı veya nasıl isimlendiriyorsanız öyle olsun,bilinci maddeye transfer etmiştir.bu oluştuğunda,maddekaynağındaki zekayı veya tavrı yansıtmaya başlamıştır.süregelen evrim sürecinde madde kendini uyarlamaya devam etmektedir,yeni zeka ve bilgiler sonsuz gelişim sürecine yansımaktadır.
*
Böylece tanrı olarak neyi adlandırıyorsak,sonsuz zekasıyla saniyenin her milyarıncı anında şimdi ve gelecekte yaratmaya devam etmektedir.bu mükemmel zeka tarafından yaratılanlar her seviye ve zamanda uyarlanmaya devam etmektedir.bu yaratılış en küçük elektron seviyesinden başlayarak evrendeki her formu *kapsayacak şekilde devam etmektedir.
........
Einstein öldüğünde araştırmacılar onu daha zeki yapan herneyse bulmak için beynini araştırdılar.visual korteksindeki gri hücrelerin fazlalığından başka bir şey bulamadılar.beyni hala princeton üniversitesinde bir kavanozda durmaktadır.bir insanı aptal bir diğer insanı zeki yapan şeyi beyinlerine bakarak bulamayız,eğer tabiki fiziksel bir eşleştirme mevcut değilse.zeka ve ruhun varlığını da maddesel dünyada bulamayız.
Ruhu ve bilinci maddenin bir ürünü olarak görmüyorum.diğer şekilde maddeyi ruhun ve bilincin ürünü olarak kabul ediyorum.maddesel evren,boşluğun mutlak çekiminden (absolute vacuum of space) doğmuştur......ruhun kaynağından.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:40 .
|