YAYINLANAN
Allah/Tanrı kendini yokedebilir mi?
Varlığını ve tüm varlığı yokedebilir mi?
--
S: 1. Allah indinde var ile yok zaten bir bütündür..Var ile yok kavramı yaratılmışların zihin döngüsüdür..İndinde bütünlüğe islam ve Kuran vahit-vahidiyet- vahdaniyet yani tektir..ifadesini kullanır...Kısaca Allah hem vardır, hemde yoktur..Allah varlığını yok edebilir, yokluğundan var olabilir..Var+Yok= Mutlak Vahidiyettir..+1<0>-1 = Mutlak (1) dir.
2.Allah kendinden büyük taş yaratabilir mi.? Cevap: Allah kendinden büyük taş yaratabilir..Yarattığı o taşı yine kendinden küçük yaratığı bir rüzgara toz ettirir..
Y: Allah varlığını artırabilir mi ve kendine katabilir mi? Kendini niteliğini değiştirebilir mi demeye götürürsünüz bizi. Bu erisitik tutarsızlıklar ya da mantıksal tuzakların her birini ve hepsini bir yolunu-zu bulup bir bir (adım adım) aşacağız bizler.. Bu konuya karşı bir ters üretme düşünmek zorundayız. Ki sorulan soru-yla sadece bir ağırlık (durum) ortaya koyuluyor belki cevap isteniyor bile değildi...
-------
S: Allah ismi ile işaret edilen, bir tanrı değildir. Ayrıntılar düşünebilen beyinler için
www.ahmedhulusi.org da
Y: tanrı ismi ile işaret olunan bir tanrı değildir.mi?
--
S: Yaradilan sey yok edilir dunya ve ustundekiler yaratilmistir yok edilir ama Allah yaratilmamistir yaratilmayan sey yokta edemez siz Allah dendiginde nasil bir sey geliyor ki akliniza onun yaradilip yok edilsin?
Y: (Sadece yaratılmışlar yok edilirse?) Tanrı başlangıçta ve vardı ve yoktan yarattı deniyor mu deniyor mu-denmiyor mu? Siz, sizler Tanrı yoktan yaratıyor diyorsunuz çünkü. Tanrı yoktan yarattıysa o halde yaratılmış şeylerin yokluğu. Tanrının var ayratırken kullandığı yokluk neyin yokluğudur. Daha önce yaratılmış şeylerin mi? Az önce bunu söylediniz. sadece yaratılmış şeyler yok olabilir. o halde tanrının bizi yaratırken kullandığı yok şeyler nedir ve neyin yokluğudur.. size göre de daha önce varolmuş şeylerin yokluğu olmalı değil mi?
------
S: Allah, zamandan bağımsız olandır. O hep vardı demek de tuhaf kaçıyor, çünkü "hep" kelimesi de zamana bağlı bir kelime.
Allah, tanımı itibariyle zamanı yaratan, ve her şeyden beri( uzak ) olandır. Yani, yaratılmışların sıfatlarından, özelliklerinden, niteliklerinden kendisinden bahsedilemeyendir.
Eğer Allah tanımını insanlar gibi varlığı ve yokluğu belli bir zamana bağlı olan olarak düşünürsen, elbette bu tanımdaki "şey" yok olabilir. Fakat, Allah tanımı ile bütün varlığın ötesindeki tek olandır. Herşeyi, hiçbirşey yokken var etmiş olandır.
(Burada geçilen bir pasaj var)
Y: var kavramını her yapılandırmamızda ve ele almamızda onu başlatamıyoruz. onu bir var başlatamıyor..onu yoktan ortaya koyamıyoruz. zamansız olan şey başlayamaz. işin aslı zamanda başlayamaz..
(kimi geçilen pasajlar)
Peki varlık için de bir ontolojik bağsızlık düşünün-Zamana bile bağsızlık..
zamansız ve öncelenemez bir tanrıya nasıl yarattıyorsunuz bunu merak ediyorum. Varlıkı zamansız konumlarsanız onun içine yaratıcıda katamadınız. Tanrı varı önceleyemez...
zamansızlığa hareketi nasıl eklerdin?
Daha kurduğunuz ikinci cümleden zamansızlığı/oluşsuzluğu kavrayabildiğiniz, kavrayabileceğiniz, ve (doğal ve dolayısıyla da) tanrıdan kopup gitmek üzere olduğunuz olacağınız ve bunun muhtemel 3-5 alacağı sonra dönüp on yıl sonra araştırmlarınız da tamamlayarak tıpkı benim gibi şimdi kendiniz gibi olanlara bunu yazacağınız burdan yaklaşık tuhaflıklılarla da açık gözüküyor. Size bunu söyleyebilirdik...
Sonsuz derken örneğin sonsuz son kavramıyla içeriliyor.. Son dire bir kavrama zaten var .kavramın yokluğunda sözetmiyoruz. Zihinsel çatışkılar.. bu baş ve sonla (ilk ve sonuncu ilkeleriyle çözümsel sınırlanan ama aslında sınırlamayan demektir özetle.. Örneğin daire üzerinde bir ilk noktası ve son noktası işaretleyemem ve bunu merkez ve genişlik/çap alarak yaparım değil mi?
Evrendeki dairelerin hepsi hareket ediyor-büyüyor ölüyor...
İlk varlık/Ontolojik varlık kendiyle birlikte kendini varlıkta bulduğunda bir evrende yanında duruyordu ise? Ya da hatta direkt kendini evrenini içinde ve zamansız buldu ise_-_? ya da tüm bunları çözmeye çabalar ve çalışırken başka yüzleriyle ve kendi başklarıyla (ya da öyle oldukduklarını ve olacaklarını sandıkları ile) tanışırsa ve takışırsa?
Ontolojik varlığını ve diğer kendini (kendi diğerini/yansımasını) reddedip araya bir de size tanrı seti çekerse?buna subjektiflik ilkesi ve subjektivite yasası diyoruz..
zaman kendi öncesi ve sonrasıyla sınırlanamaz demektir. ya da zaman yok zihne ati terimler /karşıtlıklar vb. diyoruz... ilk zamanla ve son zamanla zaman ölçülemez niceliktir... Evrene göre zaman ve başlangıç belirlemek varoluşsal/varlıksal tüm zamanı ve tüm gelecekleri ya da tüm oluşsalı bu anlamda ipoteklemez sanırım...
Bunlar ontolojik yüzleşmelerdir. Tanrı bir buhara dönüştüğünde bunlar kalacak elimizde...bunu kötü de yapmış olsak ve beceremiyorsakta...
o halde ben buraya hiç bir şey yazmayayım ve araya din-bilim-mantık-kanıt tutarlılık ve sözetme ve açılım verme gerekliliği gibi şeyler çekilmediğinde basitçe tanrı bir gün aklımızdan yitip gidiyor (mantıksızlaşıp-tutarızlaşıyor) diyebilirdik sadece ve sadece
hayır sorulara cevapta vermeyebilirim (sadece dürüst belki olabilirim ve) ancak benim için bir tanrı olmaması son derece sahih/açık ve berrak ve mantıklı. bunu açıklayamabilirim...ama bunu dersem seviliyor mu?
ben burda hey millet benim için bir kişisel tanrı yok artık. ben bunun olmadığına karar verdim-bunun üzerine de oldukça düşündüm ve bu saçmaydı dersem yeterli mi? bu tüm toplumsal olaarak... ben de bunu istiyorum-isterdim...
--
S: mantıksız soruya mantıklı cevap veril(e)mez...
felsefik olarak verilecek her cevap da mantıksız olur.
evet yok edebilir???
hayır yok edemez???
arkasından onlarca mantıksız soru daha gelecektir.
Y: mantıksız soru da ne demektir? mantık nedir? soru nedir? mantıklı sorular şunlardır önermesi mantıklamasını sağlayan sorgulayan doğrulayan ve yapılandıran kimdir?
S: Paradoks-çelişki içermiyorsa mantıkldır.
Y: o halde tanrının varlığı çelişki içeriyor mu içermiyor mu? tanrı var mıdır yok mudur sorusunda bu analojiye göre bir çelişki var mı? tanrı var mı sorusunda bir çelişki var mı? Sonuç olarak tanrının varlığı ve yokluğu bir paradokstur mu denmeli
S:Tanrının varlığının zorunlu olulşu çelişki değildir.
sanırım sizin kavramlara yüklediğiniz tanımlamalarda hata var.
Y:varlığın varlığında (yani varlığın varlığının zorunlu oluşunda) çelişki nerde o halde?.... ve bu anlamda zorunlu kendinden varlık ve bu anlamda tanrısızlıkta çelişki var mı? nerde?
S: Ama akrep zorda kalınca kendini sokuyor bu ona göre mantıklı bir varlığın kendini yok etmemesi neden mantık ile bağdaştırılıyor
Y: catch 22. tanrı kavramının kendindeki çelişkiyi açmak açabilmek ve bir kaç ilgiliye erişebilmek birlikte tartışabilmek ve toplumsallaşabilmek için, bilgi için hep bunlar üretiliyor...bir şeyi bağdaşmıyoruz. taşın ağırlığını kullandık...
-------------------------------
Alt ve iç tartışma
Y:Tanrı kendini varetmiş midir?
Hayır
Tanrı kendi varlığının sebebi midir?
Hayır
Tanrı kendi varlığına hakim midir?
Eğer varlığını yokedemezse yokluğuna hakim/muktedir değildir
S:Bir mekanda zamansızlık hakim ise orada ki bir varlık için oluşmuş/yaratılmış tabiri kullanılabilir mi ?
Y:biz de bunu soruyoruz sizlere ve cevap bekliyorduk sizlerden
Y: felsefenin Varlık ve ontoloji olarak temel aldığını siz yaratıldı kuşatıldı ve yaratılabilir ona egemen şeyler olabilir diyorsunuz. zaten sorunda bunda ya.. bu yokluğu kurumsallaştırıyor ve bu oluşu ve varı başlatan bir başlatıcı ikilemselliği k-atıyor. Ki bu öncesinde varlık yok demek oluyor.
S: Sizin ne düşündüğünüzü soruyorum.
sokrates/sofist mantığı yürütücem

)))
Y: varlık oluşmamıştır oluşturulmamıştır. başı ve sonu yoktur. zaman başlamamıştır oluşa içkindir.. varlık vardır sadece. olmak olmaktır kısaca ve kabaca.. Parmenides e biraz yakın farklı yakın söylemlerle... ve doğu bilgeliğine de yakın..
. Varlığıın ontolojisi tanrıya muhtaç kılınamaz diyoruz. Kavram kendiyle çelişir. Asırlar boyu incelersenizde bunu bulacaksınız.
-----------------------
Soru grupta görülen kimi şeyler üzerine teist bir kafada bir ağırlık/denge ve yankı uyandırmak olsun diye ya da az da olsa çelişki yakalamak üzerine soruldu kabul? sizce neden ısrarla olmadığını düşünüyoruz. bunu yeterince yapmadık mı? biz yeterince düşünmedik mi? sorgulamadık mı? dürüst değil miyiz yani?
biz kafayı peynir ekmekle mi yedik? ne yani bunu yazalım yukarıdaki bu soru yerine bunları mı yazalım..
Tersine inandırmak değil benim kadar herkesin sorunu. böyle bir saçmalık yok. sonuçları birlikte görmek. birlikte serbest dürüst araştırmak ve sonuçları tahlil etmek ve eldeki doneleri birleştirmekten/karşılaştırmaktan ve mantıklı sonuçlardan ve çıkarımsamadan/özümsemeden sözediyoruz ..
birlikte karar verelim ve yoksa olmayacağına. ve olmadığını -olmayacağını birlikte çözelim. bu tüm toplumun ya da insan varlığının sorunu .ateistler diye birini bölmek ayrıca bir işkence...
--
S: yıldırım yıldırımı carpabilir mi?
ışık hızı ışık hızını geçebilir mi?
güneş güneşi buz tutturabilir mi
?
gibi bi soru olmuş.
Y: aynısını diyoruz ..yada onu demek için bunu diyoruz..
var varlık yaratabilir mi? ortada olan tekrar ortaya konabilir mi_?
varlık varlık tarafından yaratılabilir mi?
bunun ontolojik beliti/belirlenimi ve varlık hakikati için çırpınıyoruz zaten
var olanı yine onun kendi içindeki bir neden belirleyebilir mi? ve varlık ortaya koyabilir mi?
varlığın kaynağı yine kendi içindeki bir nesne/neden/kişi vb. olabilir mi?
zaten ortada varolan yaratılabilir mi?
varlığı aşamaz...
----
S:Yanlış bir soru. tuvalet diş fırçalayabilir mi sorusu gibi
Y:Nasreddin hocanın kazan hikayesi var işinize gelenler işinize gelenler işinize geliyor... bu da öyle .bu cevapta öyle olmuş..
--
Y:Bunun muhtemel karşı diyalektiği ise;
Tanrı kendini varedebilir mi?
Kendi varlığını ve tüm varoluşu/varolanı varedebilir mi?
olacaktır...