
24-05-2018, 09:12
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Jan 2018
Mesajlar: 806
|
|
Realizm ve Anti Realizm
Bilimsel olarak teorilerin doğruluğu ve yanlışlığı söz konusu mudur? Doğrudan gözleme dayanan teorilerden emin olabiliriz ama doğrudan görülemeyenlerde çıkarım yapılır ve ulaşılan sonucun gerçek dünyadaki karşılığı, varlığı ve ilişkileri kesin değildir gibi görünüyor.
Mesela elektron fizikte belli şeyleri açıklamak için ortaya atılmış bir kavram. Ama gerçekte var mıdır? Elektronun açıkladığı olguları başka bir kavram da çok iyi bir şekilde açıklayamaz mı? Yani bu başlıkta bilimsel teorilerdeki unsurların gerçekliği ve doğruluğunu tartışabiliriz. Bilim sürekli değişip geliştiği için evet şu doğrudur veya vardır demek zor. Bizim bilmediğimiz alternatif bir açıklama söz konusu olabilir, ya da kesin bilgiye ulaşsak bile bilemeyebiliriz. O yüzden teorileri gerçekliğe dokunan unsurlar olarak görmek yerine açıklama aracı olarak görmek daha iyi olabilir. Bir çekiç ne kadar doğru ise teoriler de o kadar doğru diyebiliriz sanırım.
|

24-05-2018, 09:53
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 02 Nov 2017
Bulunduğu yer: İzmir-California hattı
Mesajlar: 266
|
|
Velhelebe´isimli üyeden Alıntı
Mesela elektron fizikte belli şeyleri açıklamak için ortaya atılmış bir kavram. Ama gerçekte var mıdır? Elektronun açıkladığı olguları başka bir kavram da çok iyi bir şekilde açıklayamaz mı? Yani bu başlıkta bilimsel teorilerdeki unsurların gerçekliği ve doğruluğunu tartışabiliriz. Bilim sürekli değişip geliştiği için evet şu doğrudur veya vardır demek zor. Bizim bilmediğimiz alternatif bir açıklama söz konusu olabilir, ya da kesin bilgiye ulaşsak bile bilemeyebiliriz. O yüzden teorileri gerçekliğe dokunan unsurlar olarak görmek yerine açıklama aracı olarak görmek daha iyi olabilir. Bir çekiç ne kadar doğru ise teoriler de o kadar doğru diyebiliriz sanırım.
|
Elektron yerine ne öneriyorsun
Bir şeyin mutlak doğru olması başka, aksi iddia edilene kadar o an en geçerli teori olması başka bir şey.
Kişiliklerinde devrim yapamayanlar, devrimci olamazlar
Mahir ÇAYAN
|

24-05-2018, 09:58
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Jan 2018
Mesajlar: 806
|
|
Dijwar´isimli üyeden Alıntı
Elektron yerine ne öneriyorsun
Bir şeyin mutlak doğru olması başka, aksi iddia edilene kadar o an en geçerli teori olması başka bir şey.
|
Aksi iddia edilene kadar doğru demek aslında doğru olup olmadığı belirsiz demektir. Veri yetersizliğinden ötürü o an o doğru gelebilir ama bu demek değil ki elektron vardır. Sadece biz bilmiyoruz diye bize yakın geleni doğru ve var kabul etmiş oluyoruz gibi görünüyor. Mesela elektron fikrinin doğru olması için elektronun var olması lazım. Şu an var gibi görünüyor demek var olup olmadığı belirsiz demektir ki anti realizmi yansıtır.
|

24-05-2018, 10:30
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 02 Nov 2017
Bulunduğu yer: İzmir-California hattı
Mesajlar: 266
|
|
Velhelebe´isimli üyeden Alıntı
Aksi iddia edilene kadar doğru demek aslında doğru olup olmadığı belirsiz demektir. Veri yetersizliğinden ötürü o an o doğru gelebilir ama bu demek değil ki elektron vardır. Sadece biz bilmiyoruz diye bize yakın geleni doğru ve var kabul etmiş oluyoruz gibi görünüyor. Mesela elektron fikrinin doğru olması için elektronun var olması lazım. Şu an var gibi görünüyor demek var olup olmadığı belirsiz demektir ki anti realizmi yansıtır.
|
Şu ayrımı yapabilmelisin.
Eldeki veriler çürütülüne kadar ya da yerine bir teori konana kadar bir şeyin doğru kabul edilmesi başka, belirsiz olması başka.
Biz elektronları hissedebiliyoruz. Elinde muhakkak elektriklenme hissetmişsindir, bu elektron alış veriş ile açıklanan bir şey. Daha iyi bir yaklaşım yapılamadı.
Biz elektronları duyabiliyoruz
https://www.degruyter.com/view/j/nan...26_fig_006.jpg
Tıpta kullanılan birçok cihaz elektronun işleyişi baz alınarak yapıldı ve işe yarıyor.
Şimdi tüm bunları bir kenara bırakıp, bilimde hiçbir şey mutlak doğru değildir deyip elektronu inkar etmek, konuya yanlış yerden girmek demektir.
Bilim öyle yapılmaz.
Dersin ki, elektron ile açıkladığımız şeylerde sorun var. Bunu yapan başka bir şey. İşte teorim, işte kanıtlarım...
Tüm bunlarla yola çıkıp, kanıtladığında elektron çöpe atılır. Ama şu ana kadar elektronlar her geçen yıl güçlendikçe güçlendi.
Yani, bilim, senin sandığın gibi yapılmıyor. Hiçbir şey mutlak doğru değildir, her şey yanlışlanabilir o halde elektronu da reddedelim , tarzında çalışmaz bilim.
Elektronun varlığı teorik ve deneysel olarak defalarca kez test edilip kanıtlanmıştır.
Kişiliklerinde devrim yapamayanlar, devrimci olamazlar
Mahir ÇAYAN
|

24-05-2018, 18:57
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Jan 2018
Mesajlar: 806
|
|
Dijwar´isimli üyeden Alıntı
Şu ayrımı yapabilmelisin.
Eldeki veriler çürütülüne kadar ya da yerine bir teori konana kadar bir şeyin doğru kabul edilmesi başka, belirsiz olması başka.
Biz elektronları hissedebiliyoruz. Elinde muhakkak elektriklenme hissetmişsindir, bu elektron alış veriş ile açıklanan bir şey. Daha iyi bir yaklaşım yapılamadı.
Biz elektronları duyabiliyoruz
https://www.degruyter.com/view/j/nan...26_fig_006.jpg
Tıpta kullanılan birçok cihaz elektronun işleyişi baz alınarak yapıldı ve işe yarıyor.
Şimdi tüm bunları bir kenara bırakıp, bilimde hiçbir şey mutlak doğru değildir deyip elektronu inkar etmek, konuya yanlış yerden girmek demektir.
Bilim öyle yapılmaz.
Dersin ki, elektron ile açıkladığımız şeylerde sorun var. Bunu yapan başka bir şey. İşte teorim, işte kanıtlarım...
Tüm bunlarla yola çıkıp, kanıtladığında elektron çöpe atılır. Ama şu ana kadar elektronlar her geçen yıl güçlendikçe güçlendi.
Yani, bilim, senin sandığın gibi yapılmıyor. Hiçbir şey mutlak doğru değildir, her şey yanlışlanabilir o halde elektronu da reddedelim , tarzında çalışmaz bilim.
Elektronun varlığı teorik ve deneysel olarak defalarca kez test edilip kanıtlanmıştır.
|
O ayrımın kıymeti yok. Çünkü bir yapboz gibi düşünecek olursak hiç parça olmaması ile birkaç parça olması belirsiz olma açısından aynıdır. Resmin tümünü bilmediğimiz için o parçalardan doğru bir bütüne varamayabiliyoruz, varsak bile bilemeyiz. Yani tam bir bilinemezcilik mevcut.
Elimizdeki parçalara göre şu an bütün böyle olabilir diyebilirsin ama belirsizlik mevcut hala. Kesinlik söz konusu değil, dolayısıyla yargıyı askıya almak gerekiyor. Elektron ile ilgili son gelişmeleri ve detayını bilmiyorum ama o bir örnekti, mesele değildi. Mesele doğrudan gözleme dayanmayan teorilerin doğruluğu ve unsurlarının gerçekliği. Ayrıca elektronu inkar etmedim veya karşı bir tez öne sürmedim, sadece yargıyı askıya almaktan bahsediyorum. Ama elektron doğrudan gözlenebildiyse bilinebilir olmuş olabilir, detayını bilmiyorum dediğim gibi.
Doğrudan gözlemin ne olduğunu da tartışmak lazım. Mesela elma, televizyon, kapı vb bunları doğrudan algılıyoruz. Bazıları gözden beyne gidiyor yorumlanıyor falan deyip bunu dolaylı gözlem sınıfına dahil etmeye çalışabiliyor. Algı zaten böyle bir şey ama bu doğrudan olmadığını göstermez. Sonuçta duyu organlarımız ilgili şeye temas ediyor, etkileşiyor. Başka şeyle etkileşip o şeye varsak dolaylı olur işte.
Hasılı dolaylı teorilerin gerçekliğine dair pozitif bir argüman öne sürülemez gibi geliyor. Aha kesin bu budur denemez gibime geliyor, resmin bütününü bilmiyoruz, sadece doğrudan gördüklerimizde bütünü görebiliyoruz ama dolaylı da parçaları birleştirmeye çalışıyoruz ve birleştirirken kesinlik söz konusu olmuyor, belirsizlik açığa çıkıyor. Bu belirsizliği aşabilen olsa Nobel almayı hak eder bence.
Unutmadan şunu ekleyim elektron örneği ile ilgili. Elektriklenmeden elektrona varılması dolaylıdır, kesin kanıt değil. Veya elektronun varlığını baz alarak pratik fayda etmek, araştırmalar yapabilmek elektronu kesin kanıtlıyor mu? Başka bir unsur ile asla olamayacağını kesin olarak nerden biliyoruz? Pratik fayda ya da öngörü sağlaması nasıl alternatifsiz olup bu budur diyebilir? Duymakta ise duyulanın doğrudan olup olmama sorunu var. Belki elektronu etkilediği söylenen başka bir şey duyulup ordan elektrona varılıyor, ya da doğrudan elektron duyuldu dense bile o duyulanın elektron olup olmadığı kesin olmayabilir. Bu belirsizliği nasıl aşacağız, dolaylı olan teorilerde bu belirsizlik var. Hatta ekşide bunla ilgili bir entry var, onun linkini de atayım. https://eksisozluk.com/entry/6465721
|

24-05-2018, 21:00
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 02 Nov 2017
Bulunduğu yer: İzmir-California hattı
Mesajlar: 266
|
|
Velhelebe,
Bizim aradığımız mutlak doğru değil. Aksi ispat edilene kadar en geçerli olanı kabul etmek. Elektron ( ya da başka bir atom altı parçacık) üzerine inşa edilen bir teori, eğer üstüne inşa edilen deney ve gözlemlerle uyuşuyorsa, doğru kabul edilir.
Bugün uzaya gönderilen uydularla iletişim sağlıyorsak atom altı yapıya ait bilgimizin üzerine temellendirdiğimiz doğrular üzerine olduğu için. Demek ki işe yarıyor ve işliyor.
Atom ve atomaltı yapılar, kaç defa değişikliğe uğradı ama hiçbirinde yok olmadı, eklemeler oldu, çıkarmalar oldu ama bugünlere geldi. Bilim böyle işler.
Onun elektron olduğu nemalum, ne demek? İsme takılma sen ona başka isim ver, sorun değil. Orda o parçacık işlem görüyorsa, aksi ispat edilene kadar o yapı geçerlidir. Elektronu çıkarınca atom altı yapı ve onun üzerine inşa edilen nükleer fizik,atom fiziği vs..çöküyor. Ama biz nükleer fiziğin bayağı bayağı çalıştığını hatta buna dayalı olarak nükleer silahların üretildiğini biliyoruz.
Biz mutlak doğruyu değil, o an için doğru kabul edilen güncel bilgiyi esas alıyoruz. Bu güncel bilginin bir gün sarsılabilceğini biliyoruz, bu bir ihtimaldir ama aksi kanıtlamadıkça sonsuza kadar doğru kabul edileceğini de biliyoruz.
Kesin bilgi var mıdır, mutlak doğru var mıdır gibi konular bilimin değil, felsefenin işi.
Kişiliklerinde devrim yapamayanlar, devrimci olamazlar
Mahir ÇAYAN
|

25-05-2018, 07:09
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Jan 2018
Mesajlar: 806
|
|
Aradığım tam da mutlak doğru, kesin bilgi yani. Elektron vardır, bu budur diyebiliyor muyuz dolaylı teorilerde? Şu an için doğru gözüküp gözükmemesi doğruluk derecesi ile alakalı. Verilerle destek kazanıyor ve doğru olma ihtimali artıyor diyenler var ama hala gerçekliğe temas söz konusu değil, evet vardır veya bu budur denip denemediğini sorguluyorum.
|

25-05-2018, 10:58
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 02 Nov 2017
Bulunduğu yer: İzmir-California hattı
Mesajlar: 266
|
|
Velhelebe´isimli üyeden Alıntı
Aradığım tam da mutlak doğru, kesin bilgi yani. Elektron vardır, bu budur diyebiliyor muyuz dolaylı teorilerde? Şu an için doğru gözüküp gözükmemesi doğruluk derecesi ile alakalı. Verilerle destek kazanıyor ve doğru olma ihtimali artıyor diyenler var ama hala gerçekliğe temas söz konusu değil, evet vardır veya bu budur denip denemediğini sorguluyorum.
|
Ama senin mantığınla kendimizden, varlığımızdan bile şüphe edebiliriz
Ben mesela arabamı uzaktan açıp kapatırken bunun elektron kopması ile olduğunu biliyorum, zira bu özellik kullanılarak yapılmış.
Ya da elektrikli su ısıtıcılarının çalışma mantığının, yani suyu ısıtma mantığının elektron akışı ile ilgili olduğunu biliyorum. Çünkü elektronun bu özelliği kullanılarak tasarlanmış.
Elektron sadece bir örnek. Yani defalarca kez farklı şekillerde denenip test edilen bir şeyin doğruluğunu, ancak karşı deneylerle sorgularım.
Yoksa, tamam bu işe yarıyor ama mutlak doğru olduğu ne malum, tarzında sadece söyleme dayalı bir şey, bilimden kopup felsefeye dalmak olur.
Evrende mutlak doğruyu bulmak çok zor. Göreceli olan o kadar şey var ki...Hareket bile buna dahil.
Kişiliklerinde devrim yapamayanlar, devrimci olamazlar
Mahir ÇAYAN
|

26-05-2018, 11:57
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.348
|
|
Velhelebe´isimli üyeden Alıntı
doğrudan görülemeyenlerde çıkarım yapılır ve ulaşılan sonucun gerçek dünyadaki karşılığı, varlığı ve ilişkileri kesin değildir gibi görünüyor.
|
çıkarımlar da gözleme dayalı yapılabilir.
Örneğin bir cinayet işlendiği anda onu kimse görmemiş olabilir, ama olaydan sonra parmak izleri bulunur ve suçlu yakalanır.
Cinayet anı gözlemlenmemesine rağmen cinayeti işleyenin kim olduğu yine gözlemle bilinmiş olunur.
Mutlaklık diyince kesinlik değil, değişmezlik anlıyorum. Nesnel rölatifliğin olduğu bir ortamda mutlaklıktan zaten söz edilemez.
Mutlaklığı sadece matematikte görüyorum. Ama matematik gerçek dünyayı yansıtmıyor. Matematiğin yaptığı şey, evrendeki değişimleri durdurup sabitlemek ve bunu dil aracılığıyla mutlak biçimde ifade etmek. Bir bakıma anlık fotoğraflar çekiyor.
|

26-05-2018, 16:21
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Jan 2018
Mesajlar: 806
|
|
Dijwar´isimli üyeden Alıntı
Ama senin mantığınla kendimizden, varlığımızdan bile şüphe edebiliriz
Ben mesela arabamı uzaktan açıp kapatırken bunun elektron kopması ile olduğunu biliyorum, zira bu özellik kullanılarak yapılmış.
Ya da elektrikli su ısıtıcılarının çalışma mantığının, yani suyu ısıtma mantığının elektron akışı ile ilgili olduğunu biliyorum. Çünkü elektronun bu özelliği kullanılarak tasarlanmış.
Elektron sadece bir örnek. Yani defalarca kez farklı şekillerde denenip test edilen bir şeyin doğruluğunu, ancak karşı deneylerle sorgularım.
Yoksa, tamam bu işe yarıyor ama mutlak doğru olduğu ne malum, tarzında sadece söyleme dayalı bir şey, bilimden kopup felsefeye dalmak olur.
Evrende mutlak doğruyu bulmak çok zor. Göreceli olan o kadar şey var ki...Hareket bile buna dahil.
|
Kendi varlığımız doğrudan algı içeriyor. Benim dediğim dolaylı teoriler.
Sunduğun argümanlar pratik fayda ile alakalı. Elektron veya herhangi şey pratik fayda sağlıyorsa ya da öngörü sağlıyorsa gerçektir. Bunu nasıl temellendirebiliriz? Dikkat edin karşı argüman falan demiyorum, sadece soruyorum.
Mutlaktan kasıt kesin olması. Kesinlik doğrudanda bulunabilir ama dolaylıda aynı dereceyi bulamıyoruz, kesinlik derecesi azalıp tahminleşiyor. Aslında çözüm sunmuyorsunuz, verili durumda bir şeyi doğru kabul etmek gerektiğini savlıyorsunuz aksi kanıtlanmadıkça. Ama elektron ya da herhangi başka şeyin gerçek olduğu manasına gelmiyor. Yazışmamız kadar kesin mi mesela elektron ya da başka dolaylı teori unsuru? Bu dereceyi nasıl yakalayacağız?
Hem bilimi hem felsefeyi bağlıyor bu mesele. Doğrudan gördüklerimiz ya hayalse meselesi değil, dolaylı teorilerin doğrudan görülenler kadar kesin olup olamayacağı mesele. Tümevarım problemiyle de alakalı sanırım. Mesela bilimciler mutlak gerçek demezler de neredeyse kesin derler. Yani dışarda gördüğümüz arabanın kesinliğine olgu diyorlar, yani neredeyse kesin anlamında diye anlıyorum ama elektron ve benzeri dolaylı teorilerde bu kesinliği göremiyorum, nasıl çözülür ki bu mesele?
Konu Velhelebe tarafından (26-05-2018 Saat 17:13 ) değiştirilmiştir.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:23 .
|