Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Sanat > Edebiyat

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 04-05-2019, 23:22
Rapi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Rapi Rapi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Mar 2019
Mesajlar: 546
Standart Federico Garcia Lorca Hayatı ve Şiirleri

Federico Garcia Lorca Hayatı ve Şiirleri

Rafael Alberti, Vicente Aleixandre ve Luis Cernuda gibi dev şairlerin de aralarında bulunduğu, İspanyol şiirine yeni bir biçim ve yeni bir ruh kazandıran "27 Kuşağı"nın sembol üyelerinden İspanyol şair ve aynı zamanda oyun yazarı, ressam, piyanist ve besteci Federico García Lorca, İspanya İç Savaşı'nın başlangıcında 38 yaşındayken Nasyonel sosyalistler tarafından kurşuna dizilmeden bir kaç saniye önce son şiirini okuyordu:

"Özgür olmayan insan nedir, söyle bana Mariana
Söyle seni nasıl sevebilirim, özgür olmazsam
Sana kalbimi nasıl açabilirim, bu yürek benim değilse…





Garcia Lorca, yaşamı ve şiirleriyle dönemini ve sonrasını etkileyen bir sanat yoğunluğuna sahiptir. Kısa süren yaşamını sanata dair çalışmalarla var eden Lorca, İspanyol şiirinin en önemli isimleri arasında yer almaktadır.
Eserlerinde verdiği duygu ayrıntılarında gözlenen mesele, insanın incelikli bakış açılarına dair izler taşır. Aynı izleri tıpkı şiirlerinde olduğu gibi tiyatro oyunlarında da görmek mümkündür.


Federico Garcia Lorca, 5 Haziran 1899'da Granada bölgesinde bulunan Fuente Vaqueros'ta dünyaya geldi. Toprak sahibi olan babası sayesinde İspanyol halkını yakından tanıma fırsatı buldu.


Atlının Türküsü

Kurtuba
Uzakta tek başına

Ay kocaman at kara
Torbamda zeytin kara
Bilirim de yolları
Varamam Kurtuba'ya

Ovadan geçtim yel geçtim
Ay kırmızı at kara
Ölüm gözler yolumu
Kurtuba surlarında

Yola baktım ama yol uzun
Canım atım yaman atım
Etme eyleme ölüm
Varmadan Kurtuba'ya

Kurtuba
Uzakta tek başına



Şiirin yanı sıra tiyatro oyunları da kaleme alan Lorca, bunun yanında resimle ve müzikle de yakından ilgileniyordu.


Su Kıyısında İki Gemici
I
Bir balık vardı kalbinde;
Çin denizlerinden getirmiş;
Ufacık, gelir geçerdi bazen
Gözlerinin içinden.
Gemici idi ama unutmuştu
Meyhaneleri, portakalları;
Gözleri suda.

II
Ötekinin sabun vardı dilinde;
Yıkadı sözlerini, sustu
Dünya dümdüz, deniz dalga dalga;
Yüzlerce yıldız ve gemisi;
Çeşmeler görmüştü Roma'da
Ve yanık yüzler Küba'da
Gözleri suda.

Çocukluğu boyunca dadısından dinlediği çingene öyküleri ve İspanyol baladları, Garcia'nin ileriki dönemlerde sanat yaşamına olumlu yönde katkılar sunacaktı.


Lorca henüz çocuk yaşlardayken ailesinin satın aldığı kukla tiyatrosu, yazarın tiyatroyla iç içe bir çocukluk geçirmesini sağladı.


Bir süre sonra Fuente Vaqueros'tan Granada'ya taşınan ailesi sayesinde çingenelerle bir arada yaşamaya başladı ve onlarla birlikte şarkılar söyledi, şiirler yazdı. Bu dönem Lorca'nın gençlik yıllarına denk geliyordu.



Gün batıyor!
Gitarları duyalım artık,
Çingene, sen de başla şarkına,

Selam sana ay! Merhaba karanlık!
Yıldızlar, hoş geldiniz!
Hepinize binlerce kez teşekkür,
Bize düş kurmayı, düş kurup, peşinde koşmayı öğrettiniz!


Colegio Del Sagrago Corazon des Jesus adlı Cizvit okulunu bitirdikten sonra Granada Ünivsersitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu.


Ölü Çocuğa Gazel

Her akşam üzeri bir çocuk ölür,
her akşam üzeri Granada'da.
Her akşamüzeri yerleşir de su
dostlarıyla konuşur baş başa.

Yosundan kanatları var ölülerin.
Bulutlu yel ve duru yel yan yana
süzülen iki sülündür kuleler üstünde,
gündüzse yaralı bir oğlan.

Havada kalmazdı tek kırlangıç gölgesi
şarap mağarasında rastlayınca ben sana,
tek bulut kırıntısı kalmazdı yerde
sen ırmakta boğulup gittiğin zaman.

Yuvarladı vadi köpeklerle süsenlerini
bir su devi yıkılınca dağlara.
Gövden, ellerimin mor gölgesinde,
bir soğuk meleğiyle, kıyıda cansız yatan.

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 04-05-2019, 23:31
Rapi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Rapi Rapi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Mar 2019
Mesajlar: 546
Standart




İlk kitabı 1918 yılında yayınlandı ve sonrasında yayınlanan bütün kitapları oldukça yoğun bir ilgiyle karşılandı.


İlk

Adem ve Havva.
Yılan
kırdı aynayı
bin parçaya.
Elma
taş oldu.

1919 yılında Madrid'e yerleşti ve Rafael Alberti, Vicente Aleixandre, Juan Ramon Jimenez, Salvador Dali, Pedro Salinas ve Luis Bunuel gibi önemli isimlerle dostluk kurdu.


1930 yılında Amerika'ya davet edildi ve pek çok konferans verdi. Ardından Brezilya, Arjantin ve Uruguay'ı ziyaret etti. 1934'te ülkesine döndüğünde İspanya'yı karışmış bir halde buldu.



Başka Bir Yoldan

Hava billurlaşıyor duman altında.
– Bir kedi gözü, hüzünlü ve sarı-.
Gözlerimde dallarla dolaşıyorum ben.
Dallar dolaşıyor ırmağı.

Beliren binbir şey var önemli.
Nakaratı bunlar nakaratların.
Akşamın geç vakti ve sazlar arasında
Federico, ne tuhaf, benim adım!


Hükümet sağcıların eline geçmişti ve maden işçilerinin ayaklanması silahla bastırılmıştı. Ancak Lorca, şiirlerini ve oyunlarını yazmaya devam ediyordu.


Yararsız Şarkı

Geleceğin gülü ve bastırılmış damar,
dünün ametisi ve bugünün meltemi,
unutmak istiyorum bunları!

Kendi ortamında insan ve balık, yüzen şeyler altında,
umarak iskelede , yosunda gecesini,
unutmak istiyorum bunları!

Ben
Yalnız ben.
Kafamın hiç gitmeyeceği
yaylayı işleyen
Yalnız ben.

1936 yılına gelindiğinde iktidar solcuların eline geçti fakat bu sefer de sağcıların suikast girişimleri başladı. Buna karşılık halk da suikast girişimlerine karşılık veriyor, toplumsal gerilim iyiden iyiye artıyordu.



Elveda

Ölürsem
açık bırakın balkonu.

Çocuk portakal yiyor.
(Balkonumdan görüyorum onu.)

Orakçı ekin biçiyor.
(Balkonumdan işitiyorum.)

Ölürsem
açık bırakın balkonu!

İç savaş, son dönemlerde şiddetini gittikçe arttırmıştı. Franco, kendisine karşıt olan pek çok kişiyi infaz ettirmişti. Lorca ise hiçbir zaman infaz edileceğini düşünmüyordu.




"Kimse şairleri vurmaz, ben de şairim"

Lorca için tek çare Granada'ya geri dönmekti. Öyle de yaptı. Ancak Franco yandaşları silahlı saldırılara devam ediyorlardı. Yaklaşık olarak on beş bin kişi kurşuna dizildi. Lorca da tutuklananlar arasındaydı. Ve 1936'da Falanjistler tarafından kurşuna dizilerek infaz edildi. Lorca, öldürüldüğünde 38 yaşındaydı.
İnfaz edilmeden hemen önce yine yumruğu havada şiirini haykırdı.



Her akşamüzeri bir çocuk ölür,
Her akşamüzeri Granada'da.
Her akşamüzeri yerleşir de su,
Dostlarıyla konuşur baş başa.

Söylentilere göre infaz emrini verdiren şey ise, "İspanyol Sivil Muhafız Baladı" adlı şiiriydi.


Karadır atları, kapkara
Nalları da kapkara demir.
Pelerinlerinde parıldar
Mürekkep ve mum lekeleri
Ağlamak nerede onlar nerede
Hepsinin de kurşundan beyni
Yoldanağrı çıkageldiler
Gönülleri cilalı deri.
O çılgınlar, o gececiler
Boğarlar geçtikleri yeri
Zamk karası bir sessizliğe
Ve bir dehşete kum incesi…

Kaynaklar: sanatkaravanı
habererk
gazetekarınca
listelist
"Federico Garcia Lorca Şiirlerinden Seçmeler", Der. Erdal Alova, Kavram Yayınları
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:04 .