İnsanların doğaya çok zarar verdikleri hepimizin şahit olduğu bir gerçektir. Özellikle teknolojinin kapitalistlerin tahakkümüne-tekeline girdiği son 60 yılda doğaya tüm insanlık tarihinden mislilerce fazla zarar verilmiştir. Bu dizginsiz-acımasız yıkım süreci derhal durdurulmalıdır, bunda sanırım herkes hemfikirdir.
Bunun yolu da kapitalizmin -müşteri artışı, pazar büyümesi, sömürülecek emek artışı- olarak gördüğü nüfus artışının durdurulmasından başlayarak doğaya zarar veren üretim-tüketim şekillerinin kısa vadede dizginlenmesi, uzun vadede sonlandırılması gibi yöntemler olabilir. Elbette hepsinden önce kapitalizmin, emperyalist kapitalizmin beli kırılmalı, doğaya öncelik veren yürütme şekilleriyle idare edilen devlet yönetimleri hayata geçirilmelidir.
Filozof adlı üyemiz zannediyorum ki bazı sebeplerle sosyalleşemeyen, belki bu/başka sebeplerle hayatla barışık olmayan bir üye. Dünyanın başına gelebilecek büyük ölçekli bir nükleer felaket tüm canlılığı bitirebilir. Hiç bir canlının, idarenin, iradenin böyle bir şeyi istemeye hakkı olamaz.
Evrimde yaşarken çekilen acının önemli bir yeri vardır. Canlılar acıdan ders çıkarır, acıyla başa çıkmayı öğrenir, sakınır, böylece yaşamını sürdürebilir, acıyı azaltabilirler. Nietzsche'nin dediği gibi "beni öldürmeyen şey, beni güçlendirir". Acı, yaşamın olmazsa olmaz parçasıdır, acının yadırganması ahmakça veya çocukça bir tepkidir.
Muhtemelen biz görmeyiz; insanlık bir tarihte, ya bir şekilde doğaya zarar vermeden yaşamayı başaracak veya doğayı mahvettiği için bir çok yaşam formuyla birlikte kendisi de yok olacaktır. Geçmişte okuduğum bilimsel makalelerden birinde Dünya'da yaşamın 5 kez yok olduğu veya yok olmaya yakın bir noktaya geldiği, milyonlarca yıldan sonra tekrar oluştuğuna dair bulgular olduğu yazıyordu. "Evrende insanın yaşam bulduğu birkaç yüzbin yıllık sürenin pek önemi yok, insan Dünya'yı mahvetse, birkaç milyon yıl sonra Dünya'da her şey yerli yerine oturur, yeni türler ortaya çıkar" diye düşünen bir çok bilim insanı var.
Benim bu konuya bakışım hak-hukuk tabanlı olduğu için; doğaya zarar vereni diğer canlıların hakkına tecavüz eden kişi-kişiler olarak görüp var gücümle karşı durmak şeklinde tepki veririm. Kapitalizme-emperyalizme karşı duruşum da aynı tabana dayanır.
Filozof adlı üyemiz buna benzer birçok başlık açtı, diğer üyeler açtığı başlıklarda cevaplar yazarak kendisiyle iletişim kurmaya çalıştılar, Filozof adlı üye ise genellikle muhataplarını bilgisizlikle suçlayıp hakaret etti. Benim anlamadığım, iletişim aramıyorsan neden başlık açıyorsun, iletişim arıyorsan neden medeni bir şekilde tartışmayıp hakaret ediyorsun. Üstelik başlıklarda doğru dürüst bir fikir aktarımı yok, hep aynı yazılar veya görsel haline getirilmiş sloganlar.
Bu başlıkla ilgili olarak hiç bir önyargım olmadan fikrimi yazayım; neden sen acıyla başa çıkamadın diye bütün canlılar yok olsun? Derdini açıkça yaz, duvarları kaldırıp tartışalım, düşmanın değilim.
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Konu Şüpheci Dinsiz tarafından (13-06-2023 Saat 05:29 ) değiştirilmiştir.
|