Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 01-06-2025, 18:07
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668

Onur Üyeliği 

Standart Sosyalist Ekonomi



Türkiye'de yakın zaman öncesinde bakanlığın 3.170 kişilik temizlik kadrosu alımı için, içinde üniversite mezunlarının da olduğu 1.6 milyon kişi başvuru yaptı...

Konu ilerleyen süreçlerde detaylandırılabilir, elbette eleştiriler olabilir...

Mesele sadece ve elbette üretme, emek sömürüsü değil, tümüyle, bir bütün olarak baktığımzıda kaynak sömürüsüdür de. Yani emeğin sömürü özünde kaynağın(doğa ve doğanın sağladığı olanaklar ve işlenmesi, ihtiyaçlar ve üretim, emek dahil) tasarrufu üzerinden gerçekleşmektedir.

Kapitalizmde temel sorunlardan birisi, salt emeğin sömürüsü ve elbette meta değil, bir bütün halinde kaynak sömürüsüdür. Üretimin kolektifliğine rağmen üretim aletleri ve mülkleri(buna yeraltı kaynakları, doğa da dahil) bireysel, yani sermaye baronlarının elinde, tasarrufunda olmasıyla da ilgilidir. Yani aslında emeğin toplumsallığı gibi kaynaklar da toplumsaldır, fakat kapitalizmde kaynakların mülkiyeti ve tasarrufu ise sermaye, para gücüne dayalı olarak bireyseldir. Yani sosyalizmde kaynaklar neden kamulaştırılır, kamuya ait kılınır diye sorulacak olursa, bunun temelinde yatan kaynağın toplumsallığına, kamuya ait olmasına rağmen, mülkiyetinin, tasarrufunun bireysel olması ve doğanın da sermaye, para gücünü elinde tutan ayrıcalıklı bir azınlığın mülkiyetinde olması ve metalaştrılmış olmasıdır... Bu kavranmalıdır, zira insanlık bu kadar basit bir konuda dahi, kapitalizm ve medya, siyasetçileri, piyasa faşizmi(neo liberal) tarafından aldatılmakta, sosyalizm, malınıa, mülküne el koymaktır yönlü kara, sahte propaganda yalılmaktadır(oysa gerçek tam tersidir, sosyalizm insanın da kullanım hakkı olan, hakkına olanın alınması değil, toplumun olanın, yine topluma verilmesi esasıyladır. Karadenizde bir sahil, sermayedar çitlerini çekmiş, duvarları örmüş, benim diyor, halka da gireceksen bana bu kadar ödeyeceksin diyor, kimin malını kimden alıyoruz ki? Asıl kim el koymuş? Üretim toplumsal, doğa tüm canlıların, tasarrufu da öyle olmalı. Aynı biçimde sermaye ağaları, baronlar demire, kömüre, metale, suya, dereye, nehire, göle, denize, toprağa ve böylece bunlar üzerinde sarfedilen toplumsal emek ve üretime, kısaca her şeye el koymuş, hal böyle iken şimdi, toplumun elinden alıp, mala mülke el koyan, her şeyi metalaştıran sosyalizm mi? Kapitalizm mi? Bu ifadelerim olağanüstü spesifik detaylar, akademi parçalamaları, zırva halde olan zübük siyaset bilimi gerektirmiyor, ki o kadar sade bir dille ifade etmiş bulunuyorum. Çünkü aslında olan, biten, yaşanan ve yaşadıklarımızın özü, temeli, aslında bu denli açık, yalın, duru ve basit ve asla kişisel bir mesele değil.

Sosyalizmde emek; meta veya mülk değildir, o her durumda(kapitalizm de olsa bunu değiştiremez) temel insan eylemi, edinimidir ve kapitalizm de zaten bunu kullanarak, üzerinden sömürü geliştirir. İnsanın, dolayısıyla toplumun bir edinimi, eylemidir. Kapitalizmin bu anlamda çelişkisi ise, insan, toplumsal emeğin, toplumun zorunlu kullanımını gerektiren(doğa kanunları, yaşamak için ihtiyaçların doğadan sağlanması) yeraltı ve üstü kaynakların, metalaştırılması(ticaret malı) ve üzerinde istismar(en temelde ihtiyaçların istismarı ve emeğin buna uygun köleleştirilmesi!), otokratik, monarşist hakimiyet-egemenliğin sağlandığı özel, bireysel bir mülkiyete dönüştürülmüş olmasıdır. Hal böyle olunca kanunlar, hukuk, siyaset, yönetim, eğitim, sağlık, aşk, sevgi, ekmek, topark, hava, su, madenler aklımıza hangi sektör ve alanlar geliyorsa gelsin, tümü de azınlık ve yukarıda kabaca anılan temellerden hareketle zaten hakim olan sermayenin elindedir, metalaştırıldığında(para, kısaca güç ölçüsü, karşılığınca alınıp, satılabilir olduğunda) eline geçmiştir. dolayısıyla toplum da, sistem de, rejim de, güç ve güç odağının temeli de(güç odağının temeli nedir? Sermaye, o halde ekonomiden, siyasete her alanda hakim ve belirleyici olan da sermaye sınıfının azınlık çıkarları ve gücü olacaktır) bilinç de buna göre dizayn olur, olmuştur.

Kimsenin masabaşında politika üretmesi gerekmez, üretim ilişkileri, o denli geniş ve toplumsal bir ağ dahilindedir ki, egemen olanın siyaseti otomatik olarak çıkarlarıo doğrultusunda gelişir, hakim olur. Kapitalizm gibi sistemlerde siyaset, sömürünün politikası yerine daha çok ve ağılıklı olarak sömürünün gizlenmesi veya meşrulaştrırılması, benimsetilmesi üzerinedir.

Örneğin daha eskiye gidelim köleleri düşünelim, eğer bir insan köle sahibi ise bu tanrının o kişiye tanıdığı ayrıcalık veya mesele sadece güçlü olanın güçsüz olan üzerindeki tasarrufu olarak işlenmiştir... Roma dönemindeki çiftçileri düşünelim. Bugün onalra çiftçi diyen bizleriz, ama aslında onlar toprak kölesidir, daha doğru ifadeyle toprağa sahip olanın kölesidir. O dünyanın böyle olduğunu, böyle gelip gittiğine inandırılmıştır, başka türlüsünü de bilmez çünkü doğduğunda zaten bir köle olarak doğmuştur, efendilerin bilmesini istedikleri kadarını bilmiş, onalra dayatılan din vb. korkularıyla aldatılmış, köleliğin tanrı vergisi olduğu ve itiraz etmenin sonunun cehennem olacağı vb. üzerine terör yöntemleriyle korkutulmuş, iyi birer köle olur, efendisine karşı çıkmazsa(haşa!) sonunda cennete gideceği vs. aşılanmıştır. Bunlar neden yapıldı? Toprağın, doğanın bireysel mülkiyetine sahip olmakla azınlık olan efendilerin çıkarları gereği....

Politika nedir? Özünde politika ekonomiden gelir, yani temel ekonomidir. Ekonomi nedir? Ekonomi özünde verili koşulalrda doğadan en az maliyetle, en fazla ve yeterli faydayı sağlamaktır, yani ekonomi özünde faydadır. peki bu nasıl sağlanacak sorusunun yanıtı da politika olur... neyse temel bu, bütün temeller gibi sadece ve basittir, üzerine inşa olan yapılar elbette yerine, işe, biçime, nasıl, neden sorularına göre çeşitlenir, karmaşıklaşır, sistematikleşir vb. ancak temel genel ve basittir.

Feodalizm yıkılıp, marabalar(toprak sahibinin kölesi köylüler) toprak reformlarıyla(burjuva devriminin temeli, özünde köylü devrimidir, bu devrimin kullanımıdır) toprak sahibi olduğunda, birbirlerinin tarla sınırlarını sürerek, kendi tarlalarını genişletmeye çalıştılar, hala da devam eder. İşte siyaset oluştu. Yani siyaset denilen şey, ekonomiden, faydadan, çözümden, sorundan bağımsız bir biçimde gökten, gaipten veya masabaşında birilerinin uydurmasından gelmez, bizzat hayatın içinde, bizzat üretim ve tüketim ilişkileri dahilinde hayat kazanır ve doğal olarak hakim olan sınıfın siyaseti de egemen olur merkezileşir, toplumsal kanıksama sağlar, sağlanır(çünkü çıkarlar diretir, mücadeleyi veya farklı çıakr istem ve mücadele, siyasetlerini bastırmayı koşullar).

Toprak sahipleri, kendi tarlasını genişletmek iiçin diğerlerinin sınırını sürerken bu bireysel bir eylem değil, uzam ve satıhta toplumsal bir karakter alır. Bu haliyle bu çıkar eylemi, siyaseti, kendiliğindne örgütlü bir yapıya, temsile bürünür(öyle değil mi?). Böylece genelleşir, merkezileşir ve bütün mesele bu çıakr eyleminin perdelenmesine dçönüşür, zira ilgili eylem zaten kendiliğinden gelmektedir, özel uğraş gerektirmez, ama toplum nezdinde bu politkanın perdelenmesi ise özel uğraş gerektirir(sonra egemen çıkarları üzerine dizayn olan örgütlü polikalar üzerinden, zaten başka türlüsünün egemen olmaması veya bilinmemesi üzerinden siyaset bilimi vs. üfürürler)...

Fakat bir toprak kölesi, bir işçi ise, örgütlü, hakim egemen siyaset karşısında yalnızdır, mülkiyetinin sınırlarını sürecek veya fabrikasının çıkarlarının doğal zorunzaması olan menfaat ilişkisinden, sermaye çıkarlarından yoksundur, o tek başına emeğini satan bir köledir ve bu yolda yalnızdır. Egemen sınıfın çıkarları basit, genel ve doğası gereği kendiliğinden örgütlü hal, yayılım gösterirken, kölenin hayatı ancak kendi özel emeği üzerine kuruludur. Bu halde kölenin mücadelesi de, daha yüksek ücret, daha iyi koşulalrda emeğinin karşılığını almak üzerine şekillenir, ancak bu tehlikelidir. (devamı sonra)

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 02-06-2025, 06:43
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668

Onur Üyeliği 

Standart

Bu da araya girsin, alttaki yorumlar da irdelenebilir, ben ise yorumu daha sonra yapmayı düşünüyorum....


Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:01 .