Katoliklerin ruhani lideri Papa Leo, cumartesi günü yaptığı açıklamada sözünü sakınmadı. ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşı besleyen 'mutlak güç yanılsamasını' kınayarak, siyasi liderleri savaşı durdurup barış süreçlerine katılmaya çağırdı. Tüm bunlar yaşanırken, ABD ve İran, Pakistan'da barış müzakerelerine başladı.
Aziz Petrus Bazilikası'ndaki akşam duası sırasında ABD'den ya da ABD Başkanı Donald Trump'tan doğrudan bahsetmese de Papa'nın tonu ve mesajı, askeri üstünlükleriyle övünen ve savaşı dini kullanarak meşrulaştıran ABD yetkilileri ve Trump'ı hedef alır nitelikteydi.
Leo, "Kendi benliğinize ve paraya tapmaktan (putperestlikten) artık vazgeçin!" dedi. "Güç gösterisi artık bitsin! Savaş artık bitsin!'"
ABD Askeri Dini Özgürlükler Vakfı (MRFF) 3 Mart 2026 tarihinde, Deniz Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri ve Uzay Kuvvetleri de dahil olmak üzere silahlı kuvvetlerin çeşitli kollarından askeri personelden, komutanlarını İran'a karşı savaşı haklı göstermek için aşırı Hıristiyan söylemler kullanmakla suçlayan 200'den fazla şikayet aldığını duyurdu.
Bazilikada bulunanlar arasında Tahran Başpiskoposu Dominique Joseph Mathieu da vardı. ABD Büyükelçiliği, ABD'nin misyon şefi yardımcısı Laura Hochla tarafından temsil edildiğini belirtti.
ABD doğumlu Papa Leo başlangıçta savaşı açıkça eleştirme konusunda isteksiz davranmış ancak Palmiye Pazarından itibaren eleştirilerini arttırmıştı. Bu hafta başında Trump'ın İran medeniyetini yok etme tehditlerini "gerçekten kabul edilemez" olarak niteleyerek kınadı ve diyaloğa öncelik verilmesini istedi.
Cumartesi günü Papa, iyi niyetli tüm insanları barış için dua etmeye ve siyasi liderlerinden savaşa son vermelerini talep etmeye çağırdı.
Barış için dua etmenin; kılıçların, dronların veya 'haksız kazancın' olmadığı bir 'Tanrı Krallığı' inşa etmek adına 'kötülüğün şeytani döngüsünü kırmanın' bir yolu olduğunu söyleyen Papa Leo şunları kaydetti: "Bizi kuşatan, giderek daha öngörülemez ve saldırgan bir hal alan o mutlak güç yanılsamasına karşı asıl kaleyi burada (duada) buluyoruz. Yaşamın Rabbi olan Tanrı'nın o kutsal adı bile ölüm söylemlerine alet ediliyor (içine çekiliyor)."
Liderler, savaştaki eylemlerini savunmak için dini bir araç olarak kullandılar. Başta Savunma Bakanı Pete Hegseth olmak üzere ABD'li yetkililer, Hristiyanlık inançlarından bahsetti ve ABD'yi düşmanlarına karşı savaşan bir 'Hristiyan ulusu' olarak tanımladılar.
Papa Leo ise Tanrı'nın hiçbir savaşı, özellikle de bombaların atıldığı savaşları desteklemediğini söyledi.
Vatikan özellikle İsrail'in Hizbullah'la yaptığı ve güneydeki Hıristiyan toplulukların zaten acı çektiği Lübnan'a yayılan savaştan endişe duyuyor.
https://tr.euronews.com/my-europe/20...ir-artik-yeter
Dünya siyasetinde/ekonomisinde inanılmaz paralar dönüyor. Bu para, herkesi, her şeyi anlamsızlaştıracak kadar büyük. 2000 yıl önce ortaya çıkmış bir dinin kutsal kişisinin, bu dönen trilyon dolarlık para sirkülasyonu arasında ne söylediğini kimse umursamaz. Papanın bunu anlayacağını hiç sanmıyorum. Hâlâ kendisini sözü dinlenen birisi sanıyor.
Papanın söylemleri de sıkıntılı. Bir kere putperestleri düşman ilan etmesi suç ama dokunulmazlıkları var ya. İstediğine putperest damgası vurabiliyor sonuçta.!
Düzgün bir açıklama yaptığını sanıyor ama açıklaması, ayrımcılığı/düşmanlığı tetikleyen bir şey.
Ayrıca yeni ahitte, mesela İsa'nın(tanrı) şöyle bir benzetmesi var;
''Beni kral olarak istemeyen o düşmanlarıma gelince, onları buraya getirin ve gözümün önünde kılıçtan geçirin!''
Sonuçta burada anlatılmak istenen şey belli. İsa'ya, yani tanrıya inanmayanlara ne yapılması gerektiği belirtiliyor.
Buna benzer şeyler de var.