Değerli pelikan ;
3.Fotoğrafta kırmızı eşarplı,sende bende olmayan güneş gözlüklü ablanın o kendinden emin sırıtışı.
9.Fotoğrafta görevli, karaçarşaflının suratındaki olanca kıskançlık kızgınlığına karşın,marjinal kıyafetli oğlanın dudağı boyalı kızın elini tutup koruma sergilemesi.
10. Fotoğraftaki delikanlının kıyafeti (Punkçu dedikleri bu mudur ?)ve suratındaki o muzip gülümseme.
12.Fotoğraftaki genç hanımın etrafına toplanan karaçarşaflı polislere bakılırsa laf anlatma çabasında olan o tek polis söz *geçirememiş anlaşılan *
13.Fotoğraftaki mavi giysili genç hanımın karşısındaki polise bakışı bayağı hoş,sanki "Ben senin ....." dermiş gibi.
19.Fotoğraf en güzeli direksiyonda kim var gördün mü ?Yanındaki erkek Brave Heart filminden çıkmış sanki aslanlar gibi savunuyor olayı.
29.Fotoğrafta ise 19.fotoğraftaki ablaya dikiz aynasından dikkat ettin mi ? O ne makyaj öyle yahu ?
31.Fotoğrafta ahlak polis ablaya dikkat etin mi yüzü sivilce içinde.Neden acaba *

(9.Fotoğraftaki polis abla bu. İlginç )
Tüm fotoğrafları tam 1 saat boyunca inceledim senin "Şaşkınlık" olarak nitelediğin bakışları yakaladım da,şaşkınlıklar ise daha çok Korkudan kaynaklı değil "Ne diyor yaw (Yaw daki w Kıyafetleri yüzünden) bunlar " dan kaynaklı duruyor.
"Korku" dediğin sanki halkta değil,polislerde biraz var gibi geldi bana. "Yan bastık bu halkı zor dizginleriz biz" der gibiler.Üstelik onlar da insan ve bu uygulamaların artık ortaçağda kaldığını düşünüyorlar.
İranlıların bir anektodu vardır.
İranlı bir delikanlı 1970 lerde Türkiyede,İstanbulda üniversitede okumaktadır.Parası bittiği için babasına bir mektup yazar para ister.Delikanlının doğumunda annesi vefat ettiği için baba yeniden evlenmiş,evde baba,üvey anne ve hala beraber yaşamaktadırlar.
Mektup gelir ve üvey anne mektubu eline alır para isteme kısmında yüzünü asar ,sert *ve emir verir tonda
-Baba bana bin tümen yolla
der.
Baba kızgın
-Bu nasıl para isteyiş para mara yok
der.
Oradan hala atılır mektubu eline alır.Son derece yumuşak ve ricacı bir tonda
-Babacığım param bitti bana bin tümen gönderebilir misiniz ?
der .
Baba
-Ne bin tümeni ikibin tümen yollarım canıma
der.
Evet değerli pelikan konu ile alakalı durmuyor ama bunlar birer anlayış ve bakıştır.
Fotoğraflara bakınca siz :
"Kara çarşaflı olanlar İran'lı kadın polislerdir.
İnsanların
yüzlerindeki o şaşkın ifadeye bakın, gözlerindeki korkuyu görün.
Çok öğretici. "
gördünüz
Ben ise analizini yaptıklarımı ?
Siz bunu şeriatın uygulamalarını göstermek adına buraya aldınız.
Ben ise toplum dinamiklerini de görebilmemiz adına dikkat etmemiz gerektiğini söylüyorum.
Üstelik ben size göre avantajlıyım.Çünkü benim İran halkı ile bayağı sıkı bir dostluğum var.Yani onları ne fotoğraflardan,ne de "Tahranın melekleri" vari kitaplardan değil,yakinen tanırım.
Tarihe bir bakış atabilirseniz orada toplum dinamiklerini birleştirebilen İslam'ın Emevi,Abbasi,Memluklular,Selçuklular ve Osmanlılarla nerelere gittiğine ve şu anda toplum dinamiklerini birleştirememesinden nerelerde kaldığına da bir bakmamız yerinde olabilir mi ?
Ayrıca "Şeriat bir kere geldi mi, kimse onu kovamaz ve nasıl başladıysa öyle gider." demişiniz.
400 küsur senesi hilafet ile cem'an 600 küsur sene şeriatla yönetilen Osmanlı nerede şimdi ?
Şahsen bunu Türkiye Cumhuriyeti gerçeğini görememek diye adlandırır ve LAİK-DEMOKRATİK-HUKUK devleti olan Cumhuriyetimizin kurulmasını başaranlara,farkında olmadan şeriat korkusundan kaynaklı hakaret olarak algılarım.