
05-10-2007, 15:51
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 10 May 2006
Mesajlar: 1.416
|
|
'Hoşgörü' de.. Nereye kadar?
Bana oldukça itici geldi hoş görü sözü...Özelliklede fathullah cıların diline pelesenk olduktan sonra, Sen benim fikirlerimle dalganı geç , beni karanlık uçurumlara doğru sür, geleceğimi bulanıklaştır ve ben sana hoş görü duyayım, yahu niye duyayım sana hoş görü...benim bildiğim bir çocuklar hoş görülür yaptıklarından dolayı, birde deliler ha birde bir ölçüde sarhoşlar...İktidarı ele geçirdiğinde karşıtlarını yok etmekten büyük haz duyacak olanların zayıfken "birbirimiz hoş görelim" söylevi kandırmacadan başka bir şey değildir. diye düşünüyorum....Ve siyasette hoş görünün asla olmayacağını siyasetin doğasına aykırı olduğunu düşünüyorum...ya sizin bu konuda fikirleriniz nedir sevgili forum dostlarım...
|

05-10-2007, 16:24
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614
|
|
Re: Hoş görüde!... Nereye kadar?
Altinda riyakarlik olmayan hosgoruye, hosgorulu davranmakta bence zarar yok, yeter ki karsimizdakinin hosgorululugunden emin olabilelim. Tabi ki tek tarafli olana baska sifatlar da verildigini hepimiz biliyoruz. Hosgorunun de bir somuru araci olmasina hosgoruyle bakmamamiz gerekir ki bu sifatlari haketmiyelim.
Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
|

05-10-2007, 18:42
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 30 Jul 2007
Mesajlar: 1.165
|
|
Re: 'Hoş görü' de.. Nereye kadar?
Uyanikligi elden birakmadan hosgorulu olmak zorundayiz. Unutmayalim demokrasiyi korumak icin hosgorusuzluk ile de savasmak zorundayiz. Kisacasi tam demokrasi bizlerin hedefi ise eger, demokratik olmayan yollarla buna ulasamayiz. Ama hosgorusuz bir rejimin de demokrasiyi yikmasina izin veremeyiz. Yani bu tur rejimlere demokratik yollarla karsi cikmaliyizki tutarli olalim.
Benim fikirlerimin ozeti budur.
|

05-10-2007, 22:12
|
|
|
Re: 'Hoş görü' de.. Nereye kadar?
Ben SİRİUS-B ile tamamen hemfikirim. Tek taraflı hoşgörü hiçbir işe yaramaz, anlamsızdır. Hoşgörü karşılıklı olmalıdır.
Hoşgörüyü Muhammet de çok güzel kullanmıştır. ”Senin dinin sana, benim dinim bana” değil mi? Mekke’de zenginlerin ayağına basınca Medine’ye kaçmaya zorunlu kaldı. Oraya gidince Arap ve Yahudi kabilelere hoşgörülü davrandı ve hoşgörü buldu. Rahatlayınca bir Yahudi kabilesini yok etti. Tek taraflı bir anlaşma yayınladı. Hoşgörülüydü, hoşgörü buldu. Rahatladı ve ikinci Yahudi kabileyi hakladı. Mekke’yi yıkmaya giderken yanlışını anladı, hoşgörü gösterdi, anlaşmayla Mekke’yi ele geçirdi. Zenginlere hoşgörü gösterdi, onlarla beraber hükmetti.
Yani, bırakın Fethullaçıları çok önceden de hoşgörü Müslümanlıkta takiyye anlamı taşırdı. Güçlenince Müslümanlıkta hoşgörüden eser kalmamıştır. İsrail kime hoşgörülü davranıyor? Ya ABD? *Hoşgörü artık postmodern küreselci bir sömürme kavramı olabilir. Herkes yasa ve kolluk zoruyla birbirini yemez. Hoşgörü çağın dışındadır. Sizlerin bahsettiği hoşgörü cinsi modern çağda kalmıştır. Şimdi ise sömürgecilerin yaptıklarını örtmek için 3. dünyaya (Türkiye’ye) aktardıkları işe yaramaz bir kavram haline gelmiştir. Bunun için sömürünün Emperyalizm sonrasında geldiği noktayı kavrayamayan saf Hümanistler kullanılmakta, sömürü düzeni onlar vasıtasıyla ve işbirlikçileri ve komprador tüccarlarla halka çaktırmadan benimsetilmektedir. Bunun için de kavramların içini boşaltıyorlar. Örnek için uzağa gitmerye gerek yok. Laiklik için söylenenlari anımsamanız yeterli.
Tam demokrasi ne demektir? Eğer tarihselci Marx’ın demokrasisinden bahsediyorsanız, o ortada yoktur. Cici demokrasi bile ortada yoktur.
Hoşgörüsüz bir rejime, baskıcı olacağı belli bir rejime, demokratik yoldan nasıl karşı çıkılacak? O rejim ki demokrasiyi bir araç olarak kendisi kullanıyor. Laf kalabalığı ile demokratik görünüyor. Kendisine karşı çıkanları antidemokratik darbeci olarak niteliyor. İşbirlikçi, Sorosçu mütareke medyasını yanına almış kendi baskısını medya patronlarının ve misyonerlerin sayesinde tereyağından kıl çeker gibi yürütüyor. ABD’nin önce yeşil kuşak projesi, sonra da BOP ile uyguladığı bu sivil darbeye karşı ne diyeceksiniz? Aman şiddet içermiyor deyip hoşgörü mü göstereceksiniz? “Aman bunlar ılımlı Müslüman olacaklardı, ama bu oyla artık dinciliği bırakıp merkez partisi olacaklar, liberal olacaklar” hoşgörüsü içinde mi olacaksınız? Yoksa siz Fethullahçı mısınız? *
Bu sitede bazı arkadaşların Hümanistliğine saygı duyuyorum. Hümanistlik evrensel bir şey. Hoşgörü de öyledir. Ancak her şeyin bir sınırı vardır. Türkiye daha ulusal devlet olmayı bile becerememişken postmodern küreselcilik adına bireyi her şeyin önüne geçirerek bire kadar bölünmeyi Hümanistlik sayesinde sağlamaya çalışanlara hoşgörü gösterilemez. Devletin yurttaşlar adına sahip olduğu bütün tesislerin haraç mezat satışına bireyin öne çıkması diyerek karşı çıkmamak hoşgörü meselesi değildir. Sata sata bir şey kalmadı ve borçlar arttı. AB’ye girmek aldatmacası uğruna kendi yurdunda misafir hale gelmiş insanlarımız için bu gidişe hoşgörü ile bakılamaz. Kendi ulusal, kapitalist gelişmesini tamamlayıp Anadolu’da azınlık hakkı, dini tercih hakkı diye korkunç sayıda bölünmeyi destekleyenlere hoşgörü gösterilemez. Bu durum Marx’ın göremediği Emperyalizm’den sonra Marx’tan sonrakilerin göremediği aşama, yani postmodern küreselci aşamasıdır. Bunun için de dini kullanıyorlar. Özelleştirmelerle, bireysel yatırımcılığı teşvik ile devletin küçültülmesiyle devletin yok olması kimin yararına? Devlet adına, devletten dolayı yanlış yapanlar, devlet küçültüldüğünde hala o işleri yapmıyorlar mı? Devletin her sektörde örnek uygulamaları vardı. 1955’den bu yana sömürü düzeni için devlet kötülenmektedir. Devletin kötü yaptıklarının sebebi devlet değildir, kötü uygulamayı yapanlardır. Ama sömürü düzeninin rahat olması için devletin küçülmesi gerekiyordu.
Şimdi söylemler o haldeki RTE, Gn Kur. Bşk’ını AB’ye karşı korumaya kalkıyor. Orduyu yıprata yıprata bu hale getirdiler. Hani sürekli kötülüyorlardı? Her çeşit kuruma, insana konuşma hakkı tanıyorlar, ama orduya gelince hayır. Neden? Ordu darbeci! Yok canım! Elbette ordunun laikliğin yanında olması, üniter devleti koruması sömürgenlerin işine gelmez. Ya, peki tarikatlarla beslenen, sürekli dinciler lehine yasaları değiştiren, mahalle baskısını anormal arttıran bu iktidar neci? Gn. Kurmay başkanının konuşması öncesi veya sonrasında emekli Gn. Kur Başkanının hemen ortaya çıkıp görevdekine karşı söylemlerde bulunması neci? Hangi yöntemin eseri?
Hadi varın siz hoşgörülü olun, ben değilim.
|

05-10-2007, 22:21
|
|
|
Re: 'Hoş görü' de.. Nereye kadar?
İnsanın kendisine yabancılaşmasıdır hoşgörüsüzlüğü erdem saymak..
Kin ve nefretin bir sonucudur..
|

05-10-2007, 22:31
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 10 May 2006
Mesajlar: 1.416
|
|
Re: 'Hoş görü' de.. Nereye kadar?
ya hoş görüyü erdem saymak...Teslim olmak değilmi...oysa başkaldırmaktır Hürriyet....Fikrim b udur, İşte o yüzden Zikrimde budur, ister kabul et ister kabul etme...yanımda değilsen karşımdasındırbeni hoş görerek sen yapamazsın, beni ancak fikirlerimi yenerek sen yapabilirsin...diyebilmek için hoş görüye karşı durmak lazım.hoş görü bir anlamda insanın karşısındakini iplememesi değilmidir a dostlarrrrrrrrr *
|

05-10-2007, 22:51
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
Re: 'Hoş görü' de.. Nereye kadar?
hoş görü bireyseldir, hoş görmek demektir, bir anlamda da itiraz etmemek, idare etmek, yokmuş gibi saymak. Bu bireyler için geçerlidir. Devlet sistemi için ise gereken tanım ifade özgürlügüdür ve kanunlardır.
* * Ne plmuştur 12 Eylül ordu yönetimince islam hoş görülmüştür ve ifade özgürlügünün önüne engel olarak konulmuştur. İnsanlar kul olsun ve düşünemesinler diye, biat etsinler diye. Aslında olması gereken ifade özgürlügü idi. Ama bu haktır ve toplumu kapsar, bu yüzden egemenlerce hoş görülmüştür ve yasalara *( laiklik yasasına ) göre hoş görülmüştür.
* * *Şimdi bize lazım olan demokrasidir, hoş görü ya da sadaka degil. Kurumlar gerekir, paranayolar degil. İcraat gerekir şüphe degil ve eylem gerekir vesvese degil.
* * *o halde gerçek anlamda laikligi savunacagız. Bakın ne diyor kanun
Madde 1- İslam Dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek üzere; Başbakanlığa bağlı Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuştur
* * *Demek ki başbakanlıga baglı İslam dinini yaymak için bir teşkilat kurulmuş. Bunu kim seçilirse o yönetir. Bu kanun burada iken bu ülke laik olmaz. Ve bu kanuna göre bu devlet İslam devletidir. Daha nasıl söylensin ki.
* * *O halde bu ülkede laik olmak isteyenler önce yukarıdaki kanuna karşı çıkacaklar, ondan sonra konuşacaklar. Kanunun kabul tarihi *22.06.1965, en demokratik anayasamızın oldugu zaman yani.
* * * Bu kanunla dini , toplumu yöneltmeye kalkıyorsunuz, ve kanun zıddını getirdiginde karşı çıkıyorsunuz, çözüm yasaklama. Elbette yasaklama ama bu kanunlara yasaklama. Bu kanunla yürüyen anlayışa yasaklama.
* * * Daha bu ülkenin iti ite kırdıra politikası ile bir yere varamayacagını herkesin anlaması gerekiyor. Şu ülkede Hayrunisa Gül den daha bedbaht bir kadın var mı acaba, ben acıyorum kendisine. Ne hakkımız var herhangi bir bireyi bu kadar aşşagılamaya, ne suçu var onun.
* * * *Yahu kartları açık oynayalım ne olur. Sınırsız demokrasi. Haaa anladım bu halk ona hazır degil daha. Dogru ya onlara güdüleyici lazım. *
* * * *sevgilerimle
|

05-10-2007, 23:12
|
|
|
Re: 'Hoş görü' de.. Nereye kadar?
SİRİUS-B";p="´isimli üyeden Alıntı
ya hoş görüyü erdem saymak...Teslim olmak değilmi...oysa başkaldırmaktır Hürriyet....Fikrim b udur, İşte o yüzden Zikrimde budur, ister kabul et ister kabul etme...yanımda değilsen karşımdasındırbeni hoş görerek sen yapamazsın, beni ancak fikirlerimi yenerek sen yapabilirsin...diyebilmek için hoş görüye karşı durmak lazım.hoş görü bir anlamda insanın karşısındakini iplememesi değilmidir a dostlarrrrrrrrr * 
|
Hoşgörüden bahsediyoruz SİRİUS  Tutsaklık,teslimiyet yada kölelikten değil
Hoşgörü,karşındakinin hatalarını görmezden gelebilmektir.Suç ve hata aynı şeyler değildir öncelikle.Suçlular hoşgörülmeyebilir..ama hatalar hoşgörülmelidir her zaman..Hürriyet toplumsal yükselişi sağlayabilmektedir..Birlikte yaşayabilmektedir hürriyet..Bunu başarabilmenin en önemli aşaması ise hataların hoşgörülmesidir..
Kişsel özgürlük ütopyadır..Hayaldir..İnsanın insana muhtaç olması zorunluluğu bile kişisel özgürlüğün altını dinamitlemektedir.İnsan,arılar ve karıncalar gibi toplumsal bir yapı kurarak yaşamını devam ettirmek zorundadır.Doğa,insana emrini bu yönde vermiştir..İnsanın başkaldırısı fayda etmez..İlla başkaldıracam diyorsa insan,tek yaşayabilirliliğini sınamalıdır önce..Belliki insan insana muhtaçtır.
O halde hürriyet,toplumsal düşünüldüğünde anlamlıdır..Özgürlük ise,zorunluluğunun bilincine varan bireylerin oluşturduğu toplumsal bir olgudur..Toplum ise,karşılıklı hoşgörüye dayanır..
|

05-10-2007, 23:50
|
|
|
Re: 'Hoş görü' de.. Nereye kadar?
Sevgili dilaver,
Metnin belli kısımlarından alıntı yapıyorsun ve yanıtlıyorsun. O zaman ne senin, ne de benim yazdığımın özgünlüğü kalmıyor.
Bir kere ordu deyince aklına 12 eylül’ün berbat diktasından başka bir şey gelmiyor. Bu sitede ben kimsenin onları onayladığını görmedim. Ayrıca benim laiklikle ilgili yazılarımı anımsarsan, o devirde laikliğin tamamen elden gittiğini hep söyledim. Bu hususta bir uyuşmazlığımız yok. Ama bütün orduyu hala Kenan Evren’in falan temsil ettiğini düşünüyorsan çok yanlışsın. Evren tipi adam olsa olsa Özkök olur. Ordunun her çıkışını, her lafını darbe olarak nitelemekten vazgeç. Sana soruyorum: Şu anda iktidarın her koldan uygulamalarını darbe olarak yorumluyorum. Ne diyorsun? Hala onlar iyi niyetli merkez partisi mi? Ilımlı cici Müslümanlar mı? Liberal ekonomi ile Türkiye’yi kurtarma yolundalar mı? Onlara hoşgörü mü gösteriyorsun? Benim iletilerimdeki bu konulara bir şey söyleseydin. Bu boyalı basını mı beğeniyorsun? Biraz aktar bakalım. Laiklikteki kavram kargaşası olmuyor mu? Medya vasıtasıyla bu kavramlar anlaşılmaz hale gelmiyor mu?
Bir de diyanet işleri başkanlığını falan savunan yok ki, bunu ortaya çıkarıyorsun. Elbette laiklik karşıtı bir şey. Bunları neden yazdığını anlamış değilim. Benim yazımda hangi yasaklamadan bahis var? *
İti ite kırdırma politikasını bir anlat bakalım. Bu hususta ben hiçbir itten bahsetmedim. Açık olmaktan bahsediyorsun ama benim söylemediklerimi yazıp kendin açık olmuyorsun.
Hayrinüsa Hanım’ın rahatı yerinde, sen hiç meraklanma. İçinden kıs kıs güldüğünden eminim. Köşkü yeni baştan döşüyor. Mevcut halini hiç beğenmemiş. Yalnız bu gidişle molla rejimi gelirse kara çarşafla bile gazetelere çıkamaz. İşte o zaman acırım. Hayrinüsa Hanım el üstünde tutulan birisi. Kocasına söyle de adam gibi giydirsin aşağılamasın onu. Sen bunların samimi olduğuna mı inanıyorsun yani? Halkın aşağılanmasını, aptal ve dilenci hale sokulmasını bırakıp Hayrinüsa Hanımla mı uğraşacaktık yani? Aman ne de zavallıymış hatuncuk. Mahalle baskısında dul olduğunu söylemeyen başı açık baskı altındaki kadını düşün, onun gibi binlercesini, başına türban takmadığı takdirde işe alınmayacak olan, kocasının dışarı salmayacağı kadınlarımızı düşün. Bugün daha gazetede vardı, yardım almak için Fatiha sınavından geçirilen kapalı giyimli kadın fotoğrafları. Onları düşün sen. Onların yılgınlığı perişanlığı seni üzsün, stilistine Fransa’dan giyim kuşam getirten bireyleri el üstünde tutma. Hümanistliğini yanlış yerlerde kullanıyorsun.
Demokrasiye gelince, önce laikliğin (laikçilerin dediği gibi) demokrasinin olmazsa olmaz koşulu olduğunu kabul et de sonra konuşuruz. Senin bu halkı gütmekte olanlardan hoşnut olduğun belli oluyor zaten.
|

06-10-2007, 00:50
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 10 May 2006
Mesajlar: 1.416
|
|
Re: 'Hoş görü' de.. Nereye kadar?
Hataları hoş görmek ha...Fethullahcılar acaba biz laiklerin hangi hatalarını hoş görüyor, biz onların hangi hatalarını hoş görelim....Karşıt ideolojilerde hoş görmek, kafayı kuma gömmektir...childıntıme1...ben bir çocuğun hatalarını hoş görürüm, bir delinin hatlarını ve bir ölçüde sarhoş birinin hatalarını...
karşıt bir ideoloji bana göre baştan sona hatalıysa neyini hoş göreyim... Kökten dincilerin neyini hoş göreyim, Pkk teröristlerinin neyini hoş göreyim söyleyin bana....İzmirin bucasına yol kenarına bombalı motoksiklet koyarak bir ailenin tek evladının ölüm sebebi olanların neyini hoş göreyim.....geçelim dostum geçelim...Aşırı hümanizm bazen insanı ipe götürür...İpi çekende bir insandır.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:46 .
|