Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Konu-dışı

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 11-11-2007, 13:52
ozgur_beyin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ozgur_beyin ozgur_beyin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 07 Sep 2006
Mesajlar: 5.929
Standart Pazar'lık

Eskiden ''edipler'' pazar günleri *gazetedeki köşelerinde ''kafa yorucu'' yazılar yazmaz, bunun yerine ''hoş şeyler ''yazardı.
Bende bugün o geleneği devam ettirip! hoş şeyler yazmaya karar verdim. Okuyun gülün ve ardımdanda ''fatihaları''esirgmeyin . olur mu?

Şair Eşref *ve eşek (mep nerdesin. ne zaman eşşek lafı geçse sen aklıma geliyorsun)


Kâmil Paşa,Kıbrıs'a geziye gidiyordu.Eşref'e " Bir istegin varsa getireyim " dedi.Eşref buna çok sevindi: " Paşam görüyorsunuz artık yaşlandim,yürüyünce yoruluyorum yokuş da çikamiyorum.Bana bir Kıbrıs eşeği getirirseniz ömür boyu size duacıyım " der.
Kâmil Pşsa'yi dönüşünde,Eşref de karşılamaya gitmiştir.Paşa, Eşref'i görünce: " aaa, Eşref, affedersin istedigini getirmeyi unutmuşum,seni görünce eşek aklima geldi " demiş. Eşref'de:
" Aman Paşam,üzülmeyin,o eşek gelmese de olur,siz geldiniz,ya,sağolun."


Birde dörtlük koyalım araya.

Millete erbâbı mansıptan biri eşek demiş,

* * * * * *Reddedilmez böyle bir söz, amma ki pek can sıkar...

* * * * * *Olsa da millet eşek, eşek diyen bilmez mi ki:

* * * * * *Sadrazamlarla vâliler de milletten çıkar...


EŞeklere selam
Bir gün hiç sevmedigi amiriyle karşılaşan Eşref bu kişiye istemeye istemeye selâm verir.Oradan doğru Askeri Kıraathane'ye gider ve dostlarina şunu okur:
Gâvur Izmir'de sokaklar dardir
Bir selâm tavrı ile can koruruz
şöyle dursun atlarla araba
Yolda eşeklere biz hasdururuz.(esas duruş)


Kâmil eşek
Şair Eşref, birgün eşege binmişti,yolda giderken arkadan Izmir Valisi Kâmil Paşa'nin arabası ile gelmekte olduğunu görmüş ve yol vermek için sağ kenara çekilmişti.Yolun bu kenarında büyük bir çukur vardı.Kamil Paşa espri olsun diye:
" Eşref,çok kenara çekilme,çukura düşersin " dedi.Eşref:
" Merak etme Paşam,eşek kâmildir "cevabını verdi.

Adem'in hamurunda saman var mı?

Eşref,yerine vekil birakarak Izmir'e gidiyor.Morali biraz bozuk.Yol arkadaşı ise biraz geri zekâli,Eşref'e aptalca sorular soruyor. Bir ara:
" Tanrı,Adem'i yaratirken çamuruna saman koydu mu, koymadı mı?" Eşref biraz düşündükten sonra:
Ey bana tiynet-î Adem'de saman var mı diyen,
Bir daha etme bana gel bu sual-î hami
Balçığında saman olsaydı eğer, insanoğlunun
Çatlayıp da yarık olmazdı ananın a.......da

Şair Eşref ,öldüğünde mezar taşına şunların yazılmasını vasiyet etmiştir.




Kabrimi kimse ziyaret etmesin Allah için
Gelmesin reddeylerim,billahi öz kardeşimi
Gözlerim ebnayi ademden o türbe yıldı kî
Istemem ben fatiha,tek çalmasinlar taşımı


EŞREFİN KABIZLIĞI
Kâmil Paşa bir ara tuvalete girince bir de ne görsün! Tuvalet kapısının iç tarafinda kendi resmi asılı değil mi! Öfkeyle dışarı çıkarak
" Ben kî senin amirinim, resmimi hiç utanmadan helaya nasıl asarsın? " deyince,Eşref:
" Bu bir alay konusu degil,Paşam.Müthiş bir korku sonucu resminiz helaya asılmıştır! " Paşa:
" Ne demek istiyorsun? "
" Arzedeyim Paşam, malumu âlileridir kî bendeniz sizden çok korkarım.Son zamanlarda kölenize âriz olan kötü bir hastalıktan muzdaribim "
Paşa büsbütün kızmış... Eşref :
" Müsaade edin efendim.Baktım ki kabızdan sişip çatlayacağim.Bunun üzerine resminizi hemen ayakyoluna astım! Içeri girip heybetli fotografinizi görünce korkudan bir anda... "
Eşref sözünü tamamlamadan Kamil Paşa ve salonda bulunanlar hep birden kahkahayi basmışlar.


Birazda NEYZEN'den.


Nasil görüyor ?
Birinci dünya savaşında iki gözünü kaybeden bir tanıdığıyla söyleşmektedir.Tanıdığı sorar:
--Durumu nasil görüyorsun Tevfik'ciğim?. Neyzen "karanlık" diyecekken vazgeçer,
--Sizin gördüğünüz gibi,diye cevap verir.

Yol veririm
Meyhanenin tuvaletine giderken,daracik koridorda bir kabadayi ile karşılaşır.Birinden birinin kenara çekilmesi gerekmektedir.
Neyzen, " Müsaade et,geçeyim " der.Sarhoş kabadayı, "Sen kime kafa tutuyorsun babalık, ben senin gibi ciğeri iki para etmezlere yol vermem " diye aksilenir.Bizimki hemen kenara çekilir, " Ben veririm " der.

Herkesin Bildiğini
Basın çevrelerinde tanınmış bir hanım,Neyzen'le karşılaşınca
--Aşkolsun,benim için aşifte filan gibi sözler söylemişsiniz?
Neyzen elini sinek kovalar gibi sallamış;
--Hanım,sen beni tanımıyorsun.Ben herkesin bildiği şeyleri söylemem.

Kime uygunsa...
Moralinin bozuk oldugu bir gün,hoşlanmadigi bir adam masasina çöker ve münasebetsiz laflarla Neyzeni kızdırır.Adam bir ara;
--Üstad,bugüne kadar hiçbir yerde neden görev almadınız acaba ? diye sorunca,dayanamaz !
--Senin gibi hımbılların yerine geçmemek için, der.

sorun cahil olman değil , kendini alim sanman
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 11-11-2007, 14:34
ozgur_beyin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ozgur_beyin ozgur_beyin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 07 Sep 2006
Mesajlar: 5.929
Standart Re: Pazar'lık

CİNCİ HOCA.

Nasılki Rusların Rasputin'i varsa Osmanlı'nında Cinc Hocası vardır.
Cinci Hoca aslen *Safranbolu'ludur adı da Karabaşzade *Hüseyin Efendi'dir.
Bu şarlatan, zeki ve kurnaz bir üfürükçüdür. 17. yüzyılda yaşamıştır.
Safranbulu'dan * İstanbolu gelip üfürükçülükle kendine bir yer edinme peşindedir. Sultan Ahmetteki kıraathanelerde (kahvehane) * etki ,kabiliyeti sayesinde ,kendine bir şöhret sağlamıştır.
Bir gecede ,18 tane bakire kızla yatan, Deli İbrahim, gece yaşadığı halvetten, bitap düşüp kendinden geçmiştir.
Saray doktoru Deli İbrahim'i kendine getiremeyince, İbrahimin anası ününü duyduğu cinci hoca'yı saraya çağırtır.
Eline hayatının fırsatı geçtiğinin farkında olan, cinci hoca , padişaha ne olduğunu, sorup durumu öğrenir.
vaziyeti anlayan cinci hoca ''padişah efendimize cin girmiştir'' yalanını söyler ve odadan herkesi çıkarır.
Deli ibrahime kuvvetlendirici şuruplar yapıp içirir ,vucuduna masajlar yapıp ,kendine getirir.
Deli *ibrahimi kendine getiren cinci hoca, sarayda büyük bir güce erişir.
Büyük akçe sahibi olur. Ona danışılmadan ,bir iş yapılmaz olur.
Aynı rasputin'e yapılan gibi öldürülürek ondan kurtulunur.Cesedi Sarayburnu'ndan denize atılır.Peygamber Yunusa yoldaş! olur.

sorun cahil olman değil , kendini alim sanman
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 11-11-2007, 21:01
dolfen dolfen isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2006
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 880
Standart Re: Pazar'lık

oscar amca

Ünlü Oscar ödülünün isminin nereden geldiğini biliyor musunuz? Bilmiyorsanız okuyun...
Amerikan sinemasının gelişmeye ve Avrupa sinemasına kafa tutmaya başladığı yıllarda, sinema dünyasının en önemli ödülü Cannes’ta verilen “Altın Palmiye” imiş. Amerikalılar Cannes’a rakip bir sinema ödülü yaratmak için kolları sıvamışlar. Sinemacılar, akademisyenler, federal hükümet el ele vermiş, kısa bir zamanda bütün hazırlıklar yapılmış. Her şey, hatta ödül heykelciği bile hazırlanmış. Ama “Altın Palmiye” gibi simge olabilecek bir isim konusunda bir türlü uzlaşma sağlanamıyormuş. Organizasyon komitesinin üst düzeyi ismi tartışa dursun, ödül heykelciğini tasarlayan ekibin getir götür işini yapan genç adam, heykelciği görür görmez “Aaaaaaa! Oscar amcama benziyor!” demiş. Ekip bu ismi, takma isim olarak kendi arasında kullanmaya başlamış. Ekibin koyduğu takma isim, komiteden birinin kulağına gidince, isim konusunda onca kavga eden komite üyeleri oy birliğiyle “Oscar” isminde karar kılmışlar.

http//dolfen.blogcu.com/

Son söylediğim her zaman doğrudur, bir sonraki onu yalanlasa da...!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:13 .