Öncelikle Hristiyan arkadaşların Noelini kutlarım.
Her ne kadar son dönemde katılımcı olarak ortada yoksalar da misafir olarak izleyenler olabilir.
Noelin Kökeni
Hıristiyan ilahiyatçılarına göre aslında Hristiyan inançlarında yeri olmayan Noel kutlaması, Hristiyanlığa eski çok tanrılı Roma kültüründen geçmiş ve Hıristiyanlığın yaygın olduğu ülkelerde Christmas ve yılbaşı kutlamalarının bir parçası haline getirilmiştir.
İsa'dan asırlar öncesinden itibaren paganlar için güneşin önemi büyüktü. Kışa girilip te güneşin daha az göründüğü ve günlerin kısaldığı dönem sevilmez, gündüzün yeniden uzamaya başladığı zaman olarak kabul ettikleri 25 Aralık onlar için bir bayram kutlamasına dönüşürdü.
Romalılarda da bu güneş bayramı Saturnali festivali adı altında kutlanırdı.
Mitoloji kitaplarında, Saturnali’nin antik yerel Latin tanrılarından biri olan Saturnus’la ilgili olduğu rivayet edilir. Saturnali festivaline başka çok-tanrılı inanç ögeleri de karışmaktaydı. Eski Roma’da putperest ayinlerinin en önemlilerinden birisi de “güneş tanrısı” Mitra’ya tapınmaktı. Mitra’nın doğum günü olarak 25 Aralık kabul edilirdi.
Hıristiyanlık öncesine ait Saturnali festivalinin, Hıristiyanlar tarafından İsa Peygamberin doğum günü olarak her yılın Aralık ayı sonunda Christmas kutlamasına dönüştürülmesi ilk kez M.S 353 veya 354 yılında Roma’da Papa Liberius zamanında olmuştur.
Hristiyan ilahiyatçılara göre bazı putperest festival ve ayinlerinin Hıristiyanlarca da kutlanmasının nedeni o dönemlerde Roma’daki Hint-İran kökenli Mitra inancına karşı Hıristiyanlığı korumaktı.
Bu nedenle bazı putperest festivaller kabul görmüş ve onlara Hıristiyan adları verilmiştir.
İşte, Christmas bunların en çok bilinen örneğidir. Günümüzde Christmas, Batı Hıristiyanları tarafından 25 Aralık tarihinde kutlanır ve yılbaşında 1 Ocak’ta Noel eğlenceleri ile birleşir.
Bu 25 Aralık-1 Ocak tarihi, eski Roma takviminde Güneş Tanrısı Mitra’nın doğum günüyle, Saturnali festivalindeki “gündönümü”nün birleşimi olarak bir hafta süreyle kutlanırken, Batı Hıristiyanlarınca İsa'nın doğum günü kutlamasına dönüştürülmüştür.
Doğu Hıristiyanları ise aynı kutlamayı 6 Ocak’ta yaparlar. Fark, bir tarihlendirme ihtilafından ibarettir. Zaten İsa’nın doğum tarihinin kesin olarak bilinmediğinde *Hıristiyan araştırmacılar ittifak ederler.
*İşte bu Christmas ve yılbaşı eğlenceleri, zamanla Noel efsanesiyle birleşmiştir.
Yeşaya peygamber, İsa bu dünyaya gelmeden yüzlerce yıl önce yaşamıştı. Ama yine de kendisine verilen esinle ileriyi gösterip şu sözüyle Mesih’in dünyaya gelişini işaretledi. ‘’işte kız gebe kalacak ve bir oğul doğulacak ve onun adını İmmanuel koyacak’’ (Tevrat Yeşaya 7.14) Yeşaya’nın bu sözü İsa hakkındaydı. İşte yine bir kızdan doğacağı bildirilmiştir. Gerçektende İsa’nın dünyaya gelişini işaretleyen en belirgin kanıt O’nun Meryem’den, dünyasal babası olmadan doğmasıdır. Tanrı’nın sözü bu olayın önemini vurgulamak için Yeni antlaşma kesiminde doğuş olayını anlatan bölümde aynı gerçeği bildirmiştir. Matta doğuş olayını anlatırken söyle yazmıştı.
* * * *İsa Mesih’in doğumu söyle olmuştu: Annesi Meryem Yusufla nişanlanmıştı. Ama onlarında evlenip de birleşmelerinden önce Meryem’in Kutsal Ruh aracılığıyla gebe kaldığı anlaşıldı. Meryem’in nişanlısı Yusuf, doğru bir adam olduğu ve onu herkesin önünde utandırmak istemediği için Meryem’den gizlice ayrılmak niyetindeydi. O’nun böyle düşünmesi üzerine, Rab’bin bir meleği ona rüyada görünerek söyle dedi: Davut oğlu Yusuf Meryem’i eş olarak almaktan korkma çünkü onun rahminde oluşan Kutsal Ruh’tandır. Bir oğul doğuracak adını İsa koyacaksın. Çünkü halkını günahlarından kurtaracak olan o’dur.’’Bütün bunlar, Rab’bin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:’’işte kız gebe kalıp bir oğul doğulacak O’nun adını İmmanuel koyacaklar’’ İmmanuel sözcüğü ‘’Tanrı bizimledir’’ anlamına gider. Yusuf uyanınca Rab’bin meleğinin kendisine buyurduğu gibi yaptı. Meryem’i eş olarak yanına aldı ve Meryem doğum yapıncaya dek Yusuf onunla birleşmedi.Doğan çocuğun adını İsa koydu.
*Yeşaya peygamber, İsa dünyaya gelmeden yüzlerce yıl önce onun bir kızdan doğacağını bildirmiştir. Bu tüm insanlığa bir işaret olacaktı. Dünyayı günahlarından kurtarmak için gelen İsa’nın babasız doğuşu O’nun beklenen ve tek kurtarıcı olduğunun sarsılmaz kanıtıdır. Yeşaya peygamberin kullandığı ‘’kız’’ sözcüğü bile ikircilik yaratmasın diye dikkatle seçilmişti. Bu söz, kuşku götürmez biçimde, kızlığı bozulmamış, hiçbir erkekle birleşmemiş bir kızı kasteder.
Gerçekten de öyle midir?
Yoksa Pagan kültüründeki efsaneler Hristiyanlığa mı transfer edilmiştir?
Eski Mısır'ın çok tanrılı dininde İsis, Mısır'ın en büyük tanrıçası olmuştur. Yararlı bir tanrıçadır ve sevgisi tüm yaşayan canlıları kapsayan bir annedir. Üstelik de bakire bir anne. Kucağında çocuğu Horus'u *emzirir halde tasvir edilen ve Mısır metinlerinde Sirius gibi “vericilik” özelliğiyle nitelenen İsis, aynı zamanda kardeşi ve kocası Diriliş Tanrısı Osiris’in beden parçalarını bir araya getirmeye çalışan bir ilahedir.
Bakire İsis'in bu özellikleri ilk Hristiyarca Meryem'e aktarılmıştır.
Osiris, İsis ve Horus Eski Mısır dininin teslisi sayılırlar.
İsa'nın biyolojik babası konusunda ise iddialar nişanlısı Yusuf ya da Yahudi asıllı Roma askeri Pantera üzerinde yoğunlaşır. Meryem'in Pantera'dan hamile kaldığını ilk defa Celsus isimli bir Yunan filozofu "Gerçek Doktrin Üzerine" adlı kitabında yazmıştı. *
Doğum ve ölüm konularında nedense Hristiyanlık ile paganlardaki *Mitra, Diyanissos, Attis, Krişna aynı özellikleri gösterir. Hepsinin doğumu 25 Aralıktır ve hepsi çarmığa gerilmiştir.
Gerçekten de çarmıhta ölmeden önce söylediği iddia edilen sözlerin bir anlamı olmalı.
"Eli! Eli! lema sevaktani."
Yani " Baba! Baba! Neden terkettin beni!
Buradaki baba'dan tanrının kastedildiği yorumu yapılıyor Hristiyanlarca.
Peki ama İsa'nın tanrı olduğu iddiasıyla çelişmiyor mu bu?
Hadi, kabul edelim. İsa, Tanrının bedensel olarak dünyadaki insan hali olsun. Ölünce yine Tanrı hüviyetine dönecek diyelim.
Öyleyse bu söz neden?
Neden Tanrının kendisini terkettiğine inanıyor?
Bu sözde gerçek babasını kastettiği daha mantıklı geliyor.
Babasının kendisini terketmiş olmasının derin etkilerini yaşamış, psikolojisi bozulmuş, İncil'de anlatılan davranışlarıyla ruh hastası bir görüntü arz ediyor.
Açtığınız başlık bana ezberlediğim Yunanca cümlelerden birini hatırlattı.
‘’Deus meus,deus meus,ut quid dereliquisti me’’,Türkçesi ‘’Tanrım,Tanrım benim niye terkettin’’Bu İsa’nın çarmıhtaki son yedi cümlesinden biri.İsa bunu İbranice ‘’Eloi,eloi lamma sabacthani’’ şeklinde söylemiş.
Son yedi cümlenin hepsi ise şöyle:
1-‘’Baba onları bağışla,ne yaptıklarını bilmiyorlar’’ (Luke 23:24)
2-‘’Bugün,benimle beraber cennette olacaksın’’ (Luke 23:43)
Sevgili ikixiki;
Son yedi cümlesinden "Eli! Eli! lema sevaktani." de Tanrıyı kastetmiş olduğu ağırlık kazanıyor.
Bu cümleyi, Hristiyanların İsa'yı tanrı olarak kabul etmelerine zıt bir kanıt olarak sunardım.
Bunu "Hristiyan ve Musevi arkadaşlara sorular" başlığında da belirtmiştim.
Tanrı olarak inanılan birinin " Tanrım, tanrım! Neden terkettin beni!" diye feryat etmesine anlam vermek mümkün değildir.
Bu sıradan bir insan sözüdür. Tanrıdan yardım isteyen, "Al canımı da bu işkenceden kurtulayım" der gibi bir sözdür.
"Baba" sözcüğü ise sadece İsa'ya mahsus olmayan genel bir Tanrı nitelemesidir.
Bu sözde, tanrının kendisini terkettiği inancı vardır. Bırakın Tanrının yeryüzündeki cismini, elçi olan dahi bu innancı ortaya koymaz. Bu açıkça bir sitemdir.
İncil yazıcıları ve havariler, İsa'nın Tanrı olduğuna inanmış olsalar kitapta bu cümleyi yazmazlardı.
"Onlar, ne gördülerse, ne duydularsa onu yazmışlar." denebilir ama ben çarmıha gerilmeyi efsanenin bir parçası olarak gördüğümden buna inanmıyorum.
Noel Ağacı
*Noel Ağacı*
Eski kültürlerden alınan noel kutlamalarına, gene pagan âdet ve törenlerinden alınan noel ağacı eklenmiştir. Çünkü eski dünyada sarmaşık, defne, mersin ağacı, çam ve yapraklarını dökmeyen diğer ağaçların yaprakları ebedî gençlik ve yaşam gücünün sembolü olarak kabul edilmiştir. Çam ağacı sürekli yeşil kalması dolayısıyla yeşilliğe hasretin bir sembolüdür.
Rengârenk bezenen çam ağacının, Kelt rahiplerinin tanrılarına sungularını astıkları meşe ağacının yerini *aldığı da söylenir. Noelde çam ağacı kesmenin Baltık sahillerinde yaşamış Tötonlar'ın dininden bir kalıntı olduğu da iddialar arasındadır.
Avusturalyalı bir gökbilimci Hz. İsa’nın doğumunu müjdeleyen yıldızın aralık değil haziranda ortaya çıktığını dolayısıyla Hristiyan dünyasının peygamberinin 25 Aralık değil, 17 Haziran’da doğduğunu ileri sürdü. İngiliz The Times gazetesinin haberine göre, Avustralya’nın New South Wales bölgesindeki Port Macquarie Gözlemevi’nden Dave Reneke, karmaşık bilgisayar yazılımları sayesinde 2 bin yıl önce Beytüllahim üzerindeki gökyüzünün gece haritasını çıkarttı. Reneki Hristiyan aleminin 25 Aralık’ta kutladığı Noel gecesinin tarihinin bir yanılgı olduğu aslında takvimin 17 Haziran’ı gösterdiğini söyledi.
Hemen her resminde yari ciplak gorunen isa'nin kis aylarinda dogmus olamiyacagini ben de dusunurdum. Pante, aklina takilan soru gayet normal. Kendisi tanri olan birisi neden tanriya yakarsin? Imanda mantik aranamiyacagini hepimiz iyi kotu anladik, alenen acik da olsa hata, inaniyorsan, bir kilif da buluyorsun her seye...
Bende bir bilgi vardi St. Nicholas hakkinda. Nereye koyduysam bulamiyorum. Aradan uzun zaman gecti. Ilgilenecek zamanim da olmayinca unuttum, dogruluk derecesini de arastiramadim. Sen bu basligi acinca aklima yeniden geldi.
Bu bilgide St. Nicholas' in Misir' dan gemi ile kacan bir idam mahkumu oldugu yaziyordu. Özgürlügüne kavusup Antalya' ya yerlesince, duydugu vicdan azabi yasaminin akisini degistiriyor. Ne ile suclandigini yazmayayim. Sen bu konuda, buna benzer bir bilgiye rastladin mi?
Bende bir bilgi vardi St. Nicholas hakkinda. Nereye koyduysam bulamiyorum. Aradan uzun zaman gecti. Ilgilenecek zamanim da olmayinca unuttum, dogruluk derecesini de arastiramadim. Sen bu basligi acinca aklima yeniden geldi.
Bu bilgide St. Nicholas' in Misir' dan gemi ile kacan bir idam mahkumu oldugu yaziyordu. Özgürlügüne kavusup Antalya' ya yerlesince, duydugu vicdan azabi yasaminin akisini degistiriyor. Ne ile suclandigini yazmayayim. Sen bu konuda, buna benzer bir bilgiye rastladin mi?
Ben hikayeyi farklı şekilde biliyorum.
İnternetten aradım ama bulamadım.
Yazılanlar benzer: