Tanrı'nın olmadığını ya da Tanrı'dan olmadığını (dinlerin) kanıtlamak için sürekli inanlarla çatışıp duruyoruz. Felsefede "yok" olan bir şeyin yokluğu zaten kanıtlanamaz. Yani yokluk kanıtlanmaya çalışılmaz. Yoksa bırakmalı mı inananlar uğraşsın bununla, Tanrı'nın varolduğunu ve Tanrı'dan olduğunu (dinlerin) ileri süren zaten onlar. Bırakalım da onlar mı kanıtlasınlar bu tezleri. İnananlarla çatışmak yerine bilginin peşinden koşmamız daha mı doğrudur? Biz bilgi peşinde koştukça "Tanrı ve Tanrı'dan" tezinin altındaki temeller zaten hergün biraz daha çürümüyor mu?
Yukarıdaki paragraf yakın bir dostumla girdiğim hararetli bir tartışmanın özetidir. Buraya taşımak istedim, yorumlarınızı merakla bekliyorum.
Konuyu açarken sanırım biraz fazla yüzeysel davrandım. Ne demek istediğimi tam anlatamamış olabilirim. Mantığım buraya yazılanlardan biraz farklıydı. Burada konuyu biraz daha açmak istiyorum.
Benim söylemek istediğim bizim yaptığımız sadece inananların ileri sürdüklerini çürütmek. Yani yokluğa dair kendi başımıza bir kanıt ortaya koyamıyoruz. Zaten ki bu imkansız. Bize de sadece inanların öne sürdüklerini çürütmek kalıyor. Bir de olayın özünde, sanki başka bir pencereden baktığında aynı yere varıyormuşuz gibi bir mantık var. Bize göre inananlar olmayan bir şeyin varlığını kabul ettirmeye çalışıyor. Biz ise yani genel olarak ateistler diyelim, olmayan bir şeyin olmadığını kanıtlamanın peşinde koşuyoruz. O zaman kendi özümüzde anadüşünce olarak aynı yere çıkmış olmuyor muyuz. Biz de bu olgu içerisinde kaybolup gidiyor muyuz? Bizim inanlardan farklı olarak onların inandıklarını çürütmenin peşinde koşmak yerine, bu boşluğu doldurmak için sadece ve sadece bilgiye mi yönelmemiz gerekiyor. Sonuç olarak, ateistlerin hepsi böyle demiyorum arkadaşlar, bu olgu genelde ateistlerin inananlarla birlikte içine düştüğü bir yanılgı olarak yorumlanabilir mi demek istiyorum?
Sayın Bilcan
Çözüm zamandır.Herşey doğar yaşar ve ölür.124000 tane peygamber gelmiş,gitmiş.
Bir sürü din ve Tanrıları var,bunlarda elbet bir gün tarih olacaktır.
Bizim aklın ve bilimin yolunu takip etmemiz gerekir.
Dinlerin bizleri yönetmesine izin vememeli ve bunun için mücadele etmeliyiz.
Ben ülkemin ortaçağa geri gitmesini istemiyorum.İslam devletinde yaşıyamam.
Laikliği ve demokrasiyi sonuna kadar savunacağız.Şu an için dinlerin ortadan kalması mümkün değilsede,bizler çalışırsak 2-3 nesil sonra dünya üzerindeki din ayrımı ortadan kalkabilir.
Saygılar
''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
ozgur beyin alay etceksen...bende bir başlarım ki....forum laçka olur...
cok iyi ateiste küfretmesini bilirim...boşver bence ozgurbeyin...hiç uğrasılcak adam değilim cunku
Onları bırak yesinler, içsinler, zevk alsınlar; arzu onları oyalasın ilerde bileceklerdir.(hicr-3)
evet birinizden boyle bir söz gelecegini adım gibi biliyordum yeminler olsun...
vartora nasip oldu ne diyim...anlamı soyle....kufrederseniz bende kufrederim demektir...alay ederseniz bende cok pis alay ederim demektir...o yüzden benle ugraşmayın demektir...cunku 1000 yılda ugrassanız...ben davamdan vazgecmem...davamla da alay ettirmem demektir...
saygılar...
Onları bırak yesinler, içsinler, zevk alsınlar; arzu onları oyalasın ilerde bileceklerdir.(hicr-3)
troyya hala hitlervari söylemleri terketmemişsin.
eline her fırsat geçtiğinde başkalarıyla alay ediyorsun ama benim şakavari sorduğum soruyu ise ''hakaret''
telakkisi yapıştırıyorsun.
ışıklı islamdan beni niye kovduğunuzu açıklarsam. olay daha açık hale gelir ama ben o eskileri suyun içine attım.
tekrar elimi suya sokup attıklarımı aramam.
küfürle neyi halledersin. yaklaşık iki yıldır beni batinende olsa beni tanıyorsun. eğer benden küfür ederek hıncını
almak istiyorsan oda senin edebine kalmıştır,derim