
Geriye doğru evrimleşme mi? Bu kurbağanın yeni bir adaptasyon geliştirdiği açık. Evrimin temel problemlerinden biri şu anda hala devam eden sınıflandırmadaki aşağıdan yukarıya kurgulanmış hiyerarşik piramit. En tepeye memelilerin ve insan ın yerleştirildiği bu sistematikte bir önceki basamaklar aşağı evrim basamağı olarak değerlendiriliyor kimi biyologlar tarafından. Ancak bu aslında doğru bir yaklaşım değil.
Şöyle örneklendirmek gerekirse;
Jura devri devleri olan dev kertenkeleler yani Dinozorlar döneminde karasal yaşamın dominant türleri dinozorlardı. Tropikal sıcak iklimin hakim olduğu bu dönemin sonlarında ısı dolayısıyla hızlı gelişim ve dev boyutlu canlılar hakimdi. Hatta nispeten dinozorlardan sonraki zamanımızdan önceki son buzul çağından önce de ilk memeliler içinde boyu 3,5 metreyi bulan otçul ayı benzeri bugünkü tembel hayvanlar ile akraba türler mevcuttu. Bugünkü kedigillerin ataları kılıç dişli kaplanlar da oldukça iriydiler,hatta bazı dev goril fosilleri de bulunmuştur.
Sıcak iklimi en iyi değerlendirenler bugün sürüngen dediğimiz kertenkelelerdir. Bugün hayatta kalan çoğu sıcak iklim hayvanı kış uykusu denilen metabolizmayı yavaşlatıp kış şartlarından izole olabilenler olmuştur. Dinozorlar, sürekli sıcak olan iklim sayesinde dev cüsselerini hızla hareket ettirebilen canlılara dönüşmüşlerdir. Bu noktada o dönemin en üstün evrim formunun dinozorlar olduğunu söylemeliyiz. Fakat bu görecelidir. Çünkü henüz kesin bilinnmeyen nedenlerden ötürü yeryüzü iklimi hızla soğumaya başlamıştır. Soğuk iklim, dev cüsseli dinozorların kitlesel ölümünün birincil nedenidir. Çünkü büyük cüsseyi hızlı bir metabolizma ile dengede tutabilmeleri için bu canlılar sürekli ısıya ihtiyaç duyarlar çünkü vücut ısıları çevreye göre birebir uyumludur. Ancak ısı düşerse hareket edemezler, davranışları ve hareketleri yavaşlamaya başlar.
İşte dinozorlar yokolurken,küçük cüsseli sürüngenlerin soyunu sürdürebilmesinin,bunun yanında vücut ısısını sabit tutan kuşlar ve memelilerin iklimden etkilenmemesinin nedeni budur. Dinozorlar kitlesel olarak yok olduğunda dominant tür olarak ekosistemi memeliler ve kuşlar işgal etmeye başlamıştır. Bunun yanında kış uykusu adaptasyonu geliştiren sürüngenler ki zaten normalde de soğuk iklimde metabolizmaları yavaştır onların, hayatta kalmayı başarmıştır.
Bu noktadan bakar isek bir dönemin kara hayvanları olan deniz memelilerinin akciğerini kaybetmek yerine aşırı geliştirdiğini görürüz. Yani broşlara doldurdukları havayı uzun süre dışardan soluk almadan kullanabilirler.
Yukarıdaki kurbağa ise zaten normalde de deri solunumu çok büyük oranda etkili olan bu tür ün akciğerleri yerine su ile daha fazla içli dışlı olmasından ötürü deri solunumu lehine bir gelişme gösterdiğini söyleyebiliriz. Geri evrimden bahsedilemez her yeni adaptasyon farklı uyum mekanizmalarını yaratmaktadır. Akciğer in solungaca geri küçülmesi mümkün olsaydı o zaman geri evrimden bahsedebilirdik buradaki olay akciğer in işlevini yitirerek deri solunumunun gelişmiş olmasıdır ki bu da evrimsel bir ilerlemedir.
Bu kurbağanın akciğeri incelenerek akciğer gelişimi öğrenilemez haber bu noktada biraz abartı yorumda bulunmuştur. Kaldı ki öncül formlarında belki de direk olarak deri solunumuna geçmiş bir tür de olabilir. Evrim gidişatı yönünden yukarıda anlatığım gibi bir durum mümkün olsa da önceden akciğeri olduğuna sonra bunu kaybettiğine dair bir tez öne sürmek zordur,küçük bir olasılıktır,ancak imkansız da değildir. Büyük ihtimalle solungaçları işlev yitirip kök hücreleri deriye yayılarak direkt deri solunumuna geçmiş olmalıdır. Buradan akciğer gelişimini öğrenmek biraz güçtür o nedenle de benim tezime göre.