CHP ile ilgili olarak okudugum en ilginc degerlendirmelerden biri. Keske Alper Ecer ile daha once tanissaydim. Klasik soylemleri genisletip gorelilik kategorileri uzerine guzel bir soylem olusturmus. Ben begendim.
Dahası CHP’nin erken Cumhuriyet dönemi Türk siyaseti üzerindeki etkisi o derece dominanttır ki Türkiye’de solu olduğu gibi sağı da bizzat CHP tanımlamıştır. Çünkü CHP’ye karşıt olan her unsur ister istemez kendisini “sağ”da konumlandırmak zorunda kalmıştır, bir çok "sağcı" da bu yüzden Türkiye'deki siyasal mücadeleyi "Jakobenlere karşı Demokratlar" olarak niteler, çünkü bu şekilde formatlanmışlardır ve sağ ve sola ilişkin görgüleri bundan ibaret kalmıştır. Sonuçta da CHP kendisini değiştirmeye gerek görmediği ve değiştirmeden de muktedir olabildiği için bugüne dek sağ ve sol kavramları Türkiye’de, dünyanın aksine birbirine yaklaşmamış, tüm canlılığıyla sürmüştür. Bu yüzden Türkiye, ancak Batı’nın şöyle veya böyle müdahale ettiği dönemlerde “neo liberalizm-sosyal demokrasi” bağlamındaki sağ-sol eksenine girmiş, bunun olmadığı her dönemse CHP’nin 1920-1930’larda tanımladığı sol-sağ eksenine aynen geri dönmüştür. Nitekim bugün de Türkiye kronolojik olarak 2007’dedir, ama bugünün elbiseleriyle, bugünün internet, Tv, gazete gibi medyalarında ve politik atmosferinde 19. yy’ın tartışmalarını yapmaktadır. Bir çoğumuz anlamakta güçlük çekiyoruz belki, ama nice CHP’lilerin 2007 Türkiye’sinde ciddi ciddi hala saltanata karşı savaş vermelerinin sebebi işte bu kafadır. CHP ve savunduğu sol zihniyet sadece solu değil sağı da tüm Türkiye’yi de düpedüz geri çekmektedir.
Yazinin tamami icin