Süreç I – Postmodernist Pragmatist Bireysellik ve Kapitalizm
Süreç I – Postmodernist Pragmatist Bireysellik ve Kapitalizm
*İlk dünya savaşını takiben toplumların toparlanma sürecinde materyalist koşulların gelişimi batı ülkelerinde tedirginliğe yol açmıştır. Fakat gelişim (toparlanma) sürecinde burjuvazinin yol açtığı ‘29 Büyük Buhranı, yalnızca stratejik temelin hazırlanabilmesine neden olmuştur. İkinci dünya savaşının başlamasıyla toplumsal çöküntünün temelleri sağlamlaştırıldı diye düşünüldü. İkinci dünya savaşının sona ermesi ile birlikte beklenen çöküş gerçekleşmiş ancak tam olarak kendi istedikleri yönde bir gelişim oluşmamıştır. Kapitalizmin ortamı dönüştürme gücü bu süreçte ortaya çıkmıştır. Toplumlarda postmodern pragmatist bireyselliğin gelişmesi için gerekli mekanizmalar oluşturularak belirlenen stratejinin gerçekleştirilmesine yönelik ilk adımlar atılmıştır. Bu arada belli aralıklarla krizlerin ortaya çıkması amacıyla toplumların belli kesimleri bu stratejinin dışında bırakılmıştır. Ayrıca stratejinin gereksiz olduğu düşünülen toplum kesimleri göz ardı edilmiştir. Stratejinin en önemli ayağı fikirsel temelin oturtulmasıydı. Toplumlar, yoğun şekilde Foucault, Turgenyev ve Nietzsche gibi güzel sözler söylemekten ileri gitmeyen postmodern pragmatist bireyci yazarların eserlerine maruz bırakılmıştır. Strateji içerisinde tarih boyunca kullanılan düşman yaratma (korku faktörü olarak) stratejisinin de var olduğundan söz etmeye gerek yoktur.
* Ayrıca her stratejinin ekonomik ve çevresel koşulların değiştirilerek gerçekleştirildiğini unutmamak gerekir. Batı toplumlarının birçoğunda bu yazarlar aracılığıyla kültürel değişimler yaşanmış fakat değişimin beklenen düzeye ulaşamadığı görülmüştür. Stratejinin önemli bir ayağı olması gereken süreç analizinin yetersiz kaldığı ve stratejinin yetersiz kaldığı ortadadır. Çünkü kültür değişimi aşamasında kültür değişiminin kontrol edilebilir bir seyir izlemesi gerekliliğinin yanında kültür değişimini takiben kültürsüzleştirme aşamasının gerçekletirilmesi gerekliliği mevcuttu. Değişimin gerileme yönünde olması gerekirken gelişim yönünde olması stratejide değişiklik yapılmasına neden olmuştur ve kullanılan en basit ve etkili taktik olan kutuplaştırma (radikalleştirme) taktiği uygulanmaya başlanmıştır. Toplumsal eylemler kontrol edilebilir hale getirilerek ’68 eylemleri sonucu ’80 yılına kadar toplumun gelişen kesimleri geriletilmiş, yok edilmiş ya da etkisiz hale getirilmiştir (pasitleştirilmiştir). Stratejinin olumlu şekilde sonuçlanmasıyla birlikte pasifleşen toplum kesimlerinin tekrar aktifleşmesinin önüne geçilmesi amacıyla stratejik zeminin genişletilmesi kararı alınmıştır. Toplumlara nüfuz ederek zeminin genişletilmesinii takiben tekrar ilk strateji dönülmüş fakat tüm süreç boyunca kutuplaştırma stratejisinin devam etmesi kararı alınmıştır. Postmodernist pragmatis bireysellik yeniden hortlatılmış anarşizm de yanına eklemlenmiştir. Fakat bu kez toplumun göz ardı edilen kesimleri de stratejinin içine alınmıştır. Ayrıca dah önce sözünü ettiğim kültürsüzleştirme aşamasının gerekliliği de görülmüştür.
*’80 – ’91 arası uygulanan postmodern pragmatist bireysellik stratejisi büyük bir başarıya ulaşmıştır (Not: Bu strateji ’99 yılında tekrar başlatılmıştır). ’91 sonrası sıra toplumun leri düzeyde zekasızlaştırılmasına ve sınırlandırılmasına gelmiştir.* Kapitalizmin hayali olan toplumu tamamen sınırlandırma ve dilediği gibi yönlendirme isteği bu dönemde haylden çıkıp gerçeğe dönüşmeye başlamıştır. Eğitim, kültür ve medya kesimi sivil toplum kuruluşlarını ele geçiren kapitalizm, toplumların istediği kesimini kapitalizmin istediği düşünmeye sevk etmeye ve yönlendirmeyebaşlamıştır. Toplum kesimlerinin bireylerini kendi kesimleriyle ilgili konuları düşünür hale getirmiştir. Zekasızlaştırılan toplum kesimleri, yüzeysel yaklaşımları nedeniyle oluşan sorunların kaynağını algılayamaz hale gelmiştir.
Bir sonraki yazımızda Türkiye’de yakın zamanda oluşan süreci irdeleyeceğiz.
cem (alıntı)
Konu serüvenci tarafından (17-06-2008 Saat 23:43 ) değiştirilmiştir.
|