hayko´isimli üyeden Alıntı
Dünya nüfusuna göre inananlar ve oranları...
Dünyanın her köşesinde türlü dini inançlar, geleneksel davranışlar ve bunlara dayalı uygulamalar tarih boyunca etkili oldular.
İşte bu haritada 'dünyanın hangi kesimi neye inanıyor'; 'inanların sayısına göre hangi dinler daha çok benimseniyor' sorularına cevap bulacaksınız...
http://video.gazetevatan.com/test/ma..._religions.jpg
|
Aslında burada söylenilecek başka şeyler de var :
Eğer ki bu harita dünyada konuşulan
dilleri kapsamış olsaydı bu haritanın bilimselliğinden de söz etmek mümkün olurdu .
Ancak
inançları ele aldığı için bu haritanın yüzde yüz bilimsel olduğunu iddia etmek hayli güç olacaktır .
Şöyle ki :
İnanç , bildiğimiz üzere insanın içinde yaşattığı bir şeydir . Dolayısıyla kimin inançlı , kimin inançsız olduğunu tam manasıyla bilmek pek de mümkün gözükmemektedir .
Mesela , haritadaki herhangi bir hristiyan ülkeyi ele alalım : Haritaya göre o ülke katolik veya protestan mezhebine bağlı hristiyan ülke olarak geçiyor .
Gerçekte mevzubahis o ülkenin tüm insanları topyekün hristiyan mıdır ?
Kaldı ki dinli inançlı diye kayıtlara geçen mevzubahis bu nüfusun arasında henüz daha hiçbirşeyden haberi olmayan , sayılarının hiç de azınsanmayacak boyutta olduğunu düşündüğüm bebekler , çocuklar vs. de yok mudur ?
Bu gibi haritalar ortaya çıkarılırken genelde mevcut ülkelerin nüfuslarının tamamı alt alta toplanıyor ve buradan elde edilen sonuçla da çeşitli rakamlar ifade edilmeye başlanıyor .
Peki böylesi bir yöntem ne derece sağlıklı , ne kadar bilimseldir ?
Bence gerçekler haritadakinden çok daha faklıdır .
***
1900'lı yılların başlarından itibaren teknolojinin ve bilimin hızla ilerlemesine paralel olarak bilinmeyenleri teker teker çözüp aydınlanan insanoğlu dinlerin de ne olduğunu çözmekte gecikmemiştir .
Aydınlanma Çağı'nda batılı ülkeler , bilgili ve cesur aydınlarının aydınlatma faaliyetleri neticesinde din denilen olgunun sadece sihrini bozmakla kalmamış , dinin gerek özel hayata gerekse devlet yönetimine olan etkisini de fevkalede zayıflatmış , nihayetinde de din ve devlet işlerinin birbirinden ayrıldığı laik bir düzene geçmişlerdir .
Ülkemiz ise bu sürece tamamen Atatürk'in karizmatik kişiliği , cesareti ve ileri görüşlülüğü sayesinde dahil olmuştur .
Ülkemiz hala daha bu süreçtedir , fakat gel gör ki 1950'li yıllardan itibaren , ki Aziz Nesin'in 'Zübük' adlı romanındaki gibi tipik şark kurnazı , yerine göre modern ama siyasi menfaatleri gereği kafasının içi hala sarıklı olan , sahtekar , düzenbaz
sağcı muhafazakar politikacılar yüzünden bu süreç geriye işletilmeye başlanmış ; komünizme karşı panzehir olması amacıyla güçlendirilen dincilik son yirmibeş yıldır Türkiye'nin başına tekrar bela olmuştur .
Günümüzde din ve vicdan hürriyeti adı altında inanırlar istedikleri ibadetleri yapıp istedikleri gibi din propağandası yapma özgürlüğüne sahipken , sayılarının ülkemizde hiç de azınmayacak olduğunu düşündüğüm ateistler veya dindışı başka mezhep veya düşüncelerde olanlar , bırakınız içindekilerini dışına vurmayı , sürekli olarak inançsız olduklarını gizlemek mecburiyetinde bırakılmaktadırlar .
Mustafa Kemal Atatürk'ün başlattığı bu süreç , en az seçtiği politikacılar kadar kurnaz , en az seçtiği politikacılar kadar yolsuz , en az dinli imanlı görünüp de her türlü haksızlığı yapan politikacılarımız kadar berbat olan şu anki Türk halkının aymazlığı , adamsendeciliği , okuma araştırma fakirliği sebebi ile biraz daha geriye gideceğe benziyor .
Seçtiği , kendisi gibi şark kurnazı , haksız hukuksuz politikacılarla işbirliği halinde bunca yolsuzluğu yapan bu halkın , müslümanlığı ile övünmesi kadar aptalca birşey olabilir mi ?
Son otuz yılda yüzmilyarlarca doları çalındı bu ülkenin .
Beş nesil , evet tam beş nesil gırtlağına kadar borçlandırıldı . Bu ülkede doğan her bebek binlerce dolar borçlu ve yarınları karanlık olarak dünyaya geliyor .
İçişleri AB'ye , dışileri ABD'ye , maliyesi IMF'ye havale edilmiş sömürgeden farksız zavallı bir ülke ...
Politikacısyla , halkıyla güya müslüman bir ülke ...
Sanayi devrimini kaçırdık , aydınlanma sürecini baltaladık , gırtlağımıza kadar lağım içerisine battık .
Yiril yiril kokuyoruz ; çürümüşlük her tarafta , her yerde , kimse bundan azade değil .
O halde haritaya bir daha bakın ey Türkiye'nin anlı şanlı ümmet-i Muhammet'i !
Bakın ve müslümanlığınızla gurur duyun !