Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Felsefik Tartışmalar

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 16-09-2008, 01:51
qw19 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
qw19 qw19 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Mar 2008
Mesajlar: 1.406
Standart Tesadüf/zorunluluk

* * Metafizik felsefe rastlantı (tesadüf) kavramını zorunlulukla karşıtlaştırmıştır. Rastlantıyı neden - sonuç ilişkisine dayanmayan bir olgu olarak algılıyorlar. Rastlantı da zorunluluktur ama siz olayın tüm gelişim seyrini biliyor ve hesaplayabiliyorsanız. Örneğin, siz uzay gemisindesiniz ve bir meteoru inceliyorsunuz hızını, yörüngesini (istikametini) hesapladınız ve dünyaya abartalım İstanbul’da Fatih semtine çarpacağını hesapladınız bu olay sizin için bir zorunluluktur ama Fatih‘te yaşayan ve olaydan haberi olmayan biri için rastlantıdır. Rastlantı neden – sonuç ilişkisine dayanmaz demek değildir.

* * Buradan hareketle metafizikçilerin evrim teorisine olan en temel eleştirileri “insan denen mükemmel varlığı oluşturan parçalar nasıl oluyor da rastlantısal (tesadüfî) olarak bir araya geliyor”

* * Kastedilen rastlantısallık; zorunluluğa neden olan olayların birbirleriyle ilişkilerinin, olum süreçlerinin matematik, fizik, kimya ve biyoloji diliyle açıklanamamış olmasıdır. Bazı olayların henüz açıklanamıyor (bilimsel olarak) olması bizim bilime olan güvenimizi (inanç sözü kullanılamaz bilim din değildir) sarsmaz aksine daha çok çalışmamız, teorilerimizi ve deneylerimizi yeniden gözden geçirmemiz gerektiğini anlatır. Elbette ki canlıları oluşturan bileşenler hadi toplanıp bir insan yapalım dememişlerdir. Bunlar bir zorunluluk sonucu bir araya gelmişlerdir.



"Sitokrom-C'nin belli bir aminoasit dizilimini sağlamak, bir maymunun
daktiloda hiç yanlış yapmadan insanlık tarihini yazma olasılığı kadar
azdır (maymunun rastgele tuşlara bastığını kabul ederek). " (Prof. Ali
Demirsoy,Kalıtım ve Evrim, Ankara: Meteksan Yayınları, 1984, s. 61.)

Maymunla bizim (insan) *aramizdaki fark (%99 dan fazla genetik olarak ayniyiz) sadece birkac gen farki ile aciklanabilir. Bu kadar benzer gen yapisina sahip olmamiz evrim tarihinde cok yakin zamanda ayrildigimiz icindir. O yuzden sitokrom C lerimizde ayni cunku cok yakin zamana kadar maymunduk.



"Yani canlılık eğer belirli bir dizilimi gerektiriyorsa, bu tüm
evrende bir defa oluşacak kadar az olasılığa sahiptir denebilir. Ya da
oluşumunda bizim tanımlayamayacağımız doğaüstü güçler görev
yapmıştır." (Prof. Ali Demirsoy,Kalıtım ve Evrim, s. 61.)"

Devami su:
Ali Demirsoy:
tekrardan oluyor (yaratiliyor) olsaydi o zaman dogaustu guclerden bahsedilebilirdi.
Olmadigina gore.......



Ali Demirsoy bir başka noktaya daha temas etmiş, bunlar (dinciler) bunu hep yapıyorlar, yazının devamını yayınlamıyorlar. Yapılanın etik olmadığına da dikkat çekmiş.

*Selamlar.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 16-09-2008, 02:06
çakırcalı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
çakırcalı çakırcalı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 07 Aug 2008
Mesajlar: 467
Standart

Sayın vgm, kendileri de hergün her saat "La İlahe" (Allah yoktur) deyip duruyorlar ya!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 16-09-2008, 02:29
kenny - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kenny kenny isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Sep 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 153
Standart

Öncelikle şunu belirtmekte fayda var: Ali demirsoyun evrimi savunması ya da onun karşısına geçmesi evrim teorisi açısından bir şey ifade etmez..Bugün birçok bilim adamı önceden evrimi savunduğu halde bugün onu savunmaktan vazgeçmişitir ve ona cephe almıştır.Fakat bu evrim teorisini ortadan kaldırmamıştır..Görülen odur ki bu mantıkla gidilirse evrim teorisi hiçbir zaman tam anlamıyla ne kabul edilecek,ne de ortadan kalkacak..Hani derlerya futbol sadece futbol değildir,aynı şekilde evrim teorisi sadece evrim teorisi değildir,,nedeni malumunuz...
Tesadüf kavramı hakkında da birkaç şey söylemek isterim.Vgm arkadaşımız örnek vermiş uzaydan gelen meteor örneğini.Bu metorun oraya düşeceğini gözlemleyen için olay tesadüf değil ama bunu bilmeyen kişi için tesadüftür demiş.Yani eğer meteorun düştüğü yerdeki insan bu metorun düşceğini bilseydi orada bulunsa bile bunu bilerek bulunacaktı ve bu olaya tesadüf demeyecekti.
Ama sorun şu ki bu arkadaş meteorun oraya düşmesini önceden bilmese bile,sonra bunun olmasının doğal olduğunun bilincine varabiliyor.Yani bilimsel olarak o meteorun oraya düşmesi rastlantı değil,zorunluluktur sonucuna varıyoruz..Buraya kadar sorun yok.
Ve bu rastlantı-zorunluluk sürecini evrim teorisi ile bağdaşlaştırıyor vgm arkadaşımız.Onun deyimiyle cansız maddelerin bir araya gelerek canlılığı oluşturması tesadüf deği zorunluluktur.Pe ki buna da eyvallah diyoruz.Peki yukarda verdiğiniz örneğe dönersek,orada meteor düşen bölgedeki insan bu meteorun oraya düşmesini bilimsel olarak zorunluluk olduğunu ispatlayabilme şansına sahiptir.Peki ya evrim teorisinin bu zorunluluğu bilimsel olarak ispatlama şansı nedir_? Vgm arkadaştan cevabı dinliyoruz:

Bazı olayların henüz açıklanamıyor (bilimsel olarak) olması bizim bilime olan güvenimizi (inanç sözü kullanılamaz bilim din değildir) sarsmaz aksine daha çok çalışmamız, teorilerimizi ve deneylerimizi yeniden gözden geçirmemiz gerektiğini anlatır.

Yani ben milyarlarca yıl önce ''bilinçsiz'' atomların bir araya gelerek canlılığı oluşturduğunu bugunün teknolojisiyle (bile!) açıklayamıyorum ama ilerde elbette açıklanacaktır ben buna ''İnanıyorum''. Yani ortada ispatlanmış bir şey yok,ama inanç var..Ve bu evrim teorisi heralde dünya bilim literatüründe bir başka örneği olmayan bir vakadır.Bir teoriye inanılıyor ama gelecekte kanıtlanabileceğinden bahsediliyor.Bilimde buna benzer başka örnek var mı _? Eğer yoksa bu nasıl bilim anlayışıdır_? Sonuç olarak bilim ile inanç birbirine geçmiş vaziyette diyebilir miyiz _?

Maymunla bizim (insan) *aramizdaki fark (%99 dan fazla genetik olarak ayniyiz) sadece birkac gen farki ile aciklanabilir. Bu kadar benzer gen yapisina sahip olmamiz evrim tarihinde cok yakin zamanda ayrildigimiz icindir. O yuzden sitokrom C lerimizde ayni cunku cok yakin zamana kadar maymunduk.

Maymunların ne alıp veremediği vardı da evrimleştiler acaba..Bunlar nasıl mutasyon geçirmişlerki moder insanın atası olmuşlar..Sahi mutasyon dna ya yeni bilgi ekler mi_? Yoksa var olan bilgiyi tahrip mi eder, kafasından ayak çıkan sinekler mi üretir_?
Bu iddiayı ortaya atan arkaşım, bilim deneylenebilir ve gözlemlenebilir diyoruz.Peki bana herhangi bir olumlu mutasyon örneği ile dna sına bilgi eklenen bir canlıyı örnek sunabiliyor musun_? Bunu doğa şartlarında gözlemleyemiyorsun onu geçtim labaratuar ortamında bunu neden deney yoluyla ispatlayamıyorsun _? Bilimde varmı öyle deney yoluyla kanıtlayamadığın şeye körü körüne inanmak_? Var mı bugün herhangi bir teori ya da hipotez,bilimsel olarak ispatlanamasın ama hala körü körüne ona inanılsın_?
Maymun ile insan arasında biyolojik benzerlik var deyip,dolayısıyla bu iki tür ortak bir atadan evrimleşmiş demeyi hangi bilimsel kanıta dayandırarark söylüyorsun bana bunu izah edebilir misin_? Öyle zamanın arkasına sığınıp olayı farklı yerlere çekeceksen hiç kendini yorma,zaten evrimcilerin senelerdir takındığı tutum bu...Orjinal fikirleriniz bekliyorum sayın vgm ve evrimci arkadaşlar..
Saygılar.

Az felsefe insanı Tanrıtanımazlığa, derinlemesine felsefe de Tanrı'ya götürür. Bacon
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 16-09-2008, 02:39
-InVi- -InVi- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Jun 2008
Bulunduğu yer: Gavuristan
Mesajlar: 1.359
-InVi- - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

zorunluluk.....
bu zorunluluk bir basi bosluk icinde mi oluyor ?
yani aslinda bizim insan olarak ortaya cikmamiz sadece zaman icindeki iklim ve gelisim sartlari ile ilgili....?!
cidden bilmedigimden soruyorum .....
gerci bazilari halen evrimi tam anlami ile gerceklestirememis, hayvanlar gibi sirf icgüdüsel tepkileri ile kendi sig fikirlerine bilgi diye yuturmaya calisiyorlar....ama cidden ögrenmek istiyorum....
madem bir evrim süreci var, ve bizde onun sadece birer parcasiyiz, bugünkü bilim insanligin hal ve hareketi ve görünümü hakkinda ilerki binlerce yillar sonra icin ne gibi bir verileri verebiliyor? insanlarin belli basli organlari yok mu olacak ? veya gözleri daha iyi mi görecek ?
yani ne gibi bir degisiklik degisen sartlar icinde ortaya cikacak ?
yoksa orasini simdilik sadece ALLAH mi bilir diyecegiz ?


Not : cakarcali pes yani
bu kadar da olmaz ki.....la ilahe = hicbir ilah tanimiyorum ile baslar tevhid inanci....yani ortaliklta sözü edilen ilahlarin hic birisini tanimamak ile baslar iman, yani onlara kulluk etmemeyi istemek ile.....peki kime kullluk edilcek ? Il allah'a ! sadece Allah'a ! yani bu sacmaligi kasitli mi yaziyorsun yoksa cehaltinden mi cidden anlamis degilim....
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 16-09-2008, 02:48
-InVi- -InVi- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Jun 2008
Bulunduğu yer: Gavuristan
Mesajlar: 1.359
-InVi- - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Birde lütfen merakimi gidermek icin veya beni yersiz yere elestirmek icin
vay kuran ne diyor bu konuda onu anlat
vay su haci ne diyor bu konuda onu acikla
vay su tarikat lideri ne diyor bu konuda seklinde cevap olmasin...lüften

bilim ve bilim adamlari ( ateist olarak bilinen bilim adamlarinin) ne dedigi benim icin önemli merakimi giderir diye düsünyorum....
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 16-09-2008, 06:19
boopss boopss isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Sep 2008
Mesajlar: 148
Standart

-InVi-´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
[I][B]zorunluluk.....
bu zorunluluk bir basi bosluk icinde mi oluyor ?
yani aslinda bizim insan olarak ortaya cikmamiz sadece zaman icindeki iklim ve gelisim sartlari ile ilgili....?!
cidden bilmedigimden soruyorum .....
gerci bazilari halen evrimi tam anlami ile gerceklestirememis, hayvanlar gibi sirf icgüdüsel tepkileri ile kendi sig fikirlerine bilgi diye yuturmaya calisiyorlar....ama cidden ögrenmek istiyorum....
madem bir evrim süreci var, ve bizde onun sadece birer parcasiyiz, bugünkü bilim insanligin hal ve hareketi ve görünümü hakkinda ilerki binlerce yillar sonra icin ne gibi bir verileri verebiliyor? insanlarin belli basli organlari yok mu olacak ? veya gözleri daha iyi mi görecek ?
yani ne gibi bir degisiklik degisen sartlar icinde ortaya cikacak ?
yoksa orasini simdilik sadece ALLAH mi bilir diyecegiz ?
Selamlar sayın İNVİ

Ben kendi bilgilerimi paylaşayım..En azından bilimsel olarak en yakında tarif de bu..

Giderek kısalıyoruz ve kısalmaya da devam edicez..Düşünsel anlamda yetilerimizi geliştirecek olduğumuz için..Yani zeka ve beynimizi kullanma kapasitemizi geliştireceğimiz için..Şu anki kafatası yapımız beynin gelişmesine engel oluyor..Tabi siz gibi biz gibi diğer beyinlerini zorlayan insanlar gibi bunu ne kadar çok kasla birleştirirsek ileride o kadar büyük bir kafamız olacak ve o kafa kel olacak maalesef beyin enerjisinin bu saç genlerini yok edeceği düşünülüyor..

Gerçi gerçek saç yapacak bilimimiz olacağı için sanırım böyle bir sorun bizi enterese etmez..Ki ben zaten bu güzel saçlı insanların aramızda takıldıklarına inanıyorum zaten..

dişlerimiz olmayacak..Yemek ihtiyacı sanırım sağlıklı vücut nasıl oluru bulduğumuzda sadece haplarla ve içeriklerindeki bize yetecek besinlerle sağlanacak..insanlar düşüncelerle (telepati) anlaşabileceği için kulağa da gerek kalmıcak..

Koku alma duyusu olurmu bilemiyorum..hapın kokusunu alsan ne almasan ne..

O apandist zıkkımı da inşallah gider tabi temennimiz bu

Ama kabaca o uzaylı dediğimiz koca kafalı kısa boylu..Her naneyi düşünen tipler olucaz..Rengimiz ne olur bilmiyorum..

Bilim kabaca böyle bir tarif yapıyor..

Tabi bir de şunu ekliyor insanlar beyninin tamamını kullanabilseydi enerji olurdu.

Bu kadar kuvvetliyiz teoride..Tabi şimdilik mum ışığı modundayız..dibimize bile veremioz ışığı..bi taraftanda hepimize bir püf püf diyip söndürme gayreti olanlar var..onlar ayrı tabi

" İnsanlar çabuk yükselenlere değer verirler..Hiçbirşey toz ve tüy kadar çabuk yükselemez..! "
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 16-09-2008, 12:18
qw19 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
qw19 qw19 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Mar 2008
Mesajlar: 1.406
Standart

Arkadaşlar bu başlık evrim tartışmasına yönelik değildir. Amaç rastlantı/zorunluluk kavramlarının hangi anlamda kullanılması gerektiği üzerinedir. Özellikle de evrim karşıtlarının diline pelesenk olmuş "insan nasıl tesadüfen oluşmuştur" laflarına yanıttır, sanki onların anladığı anlamda kullanan varmış gibi.
Tesadüfün materyalizm de ve bilim deki anlamı nediri sorgulamak bu başlığın amacıdır.
Evrimle ilgili düşüncelerinizi lütfen evrimle ilgili başlıklarda yazınız.

Selamlar.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 16-09-2008, 16:30
qw19 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
qw19 qw19 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Mar 2008
Mesajlar: 1.406
Standart

-InVi-´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
zorunluluk.....
bu zorunluluk bir basi bosluk icinde mi oluyor ?
İnvi zorunlu başıboşluk gibi kavramsal katkılarından dolayı teşekkürü bir borç bilirim.

Evrene diyalektik materyalizm metoduyla bakılmadığı zaman açmazlar ve kendi içinde çelişen çıkarımlar kurmak kaçınılmazdır.

Diyalektik materyalizm evrende herşeyin birbiri ile ilişki halinde olduğunu öne sürer, bu ilişkinin adı da çelişkidir. Örneğin dünyanın güneş etrafında dönerken oluşan merkezkaç kuvvetiyle yörüngesinden kaçmaya çalışması ve onu kendine (güneşe) çekmeye çalışan kütleçekim kuvveti zıtların birliğidir.

Bu çelişki dünyanın yörüngesinde kalarak güneşin etrafında dönmesini sağlamaktadır.

Selamlar.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 16-09-2008, 16:43
qw19 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
qw19 qw19 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Mar 2008
Mesajlar: 1.406
Standart

Kenny burada yapmaya çalıştığımız olayları açıklamaya çalışmaktan çok, olaylara nasıl bir metodla yaklaşmak doğrudur dur.

Bir de bu canlılık/cansızlık meselesi var evrendeki maddeler muazzam bir enerjiye sahipler ve atomik düzeyde elektronların hareketlerini biliyoruz. Sicim teorisiyle quarkların titreştiklerini biliyoruz, yani evrende hiç bir düzeyde durağanlık sözkonusu değil. Böyle bakıldığında canlılıktan kasıt nedir.

Bana ilginç gelen bir makale okumuştum; Japonya'da plastik artıkların depolandığı bir yerde plastikleri yiyen bakterilerin türediği saptanmış.

Evrimle ilgili bana soru yöneltmeyin, çok da fikir sahibi değilim.

Selamlar.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 16-09-2008, 22:01
frodo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
frodo frodo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875

Onur Üyeliği 

Standart

boopss´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Selamlar sayın İNVİ

Ben kendi bilgilerimi paylaşayım..En azından bilimsel olarak en yakında tarif de bu..

Giderek kısalıyoruz ve kısalmaya da devam edicez..Düşünsel anlamda yetilerimizi geliştirecek olduğumuz için..Yani zeka ve beynimizi kullanma kapasitemizi geliştireceğimiz için..Şu anki kafatası yapımız beynin gelişmesine engel oluyor..Tabi siz gibi biz gibi diğer beyinlerini zorlayan insanlar gibi bunu ne kadar çok kasla birleştirirsek ileride o kadar büyük bir kafamız olacak ve o kafa kel olacak maalesef beyin enerjisinin bu saç genlerini yok edeceği düşünülüyor..

Gerçi gerçek saç yapacak bilimimiz olacağı için sanırım böyle bir sorun bizi enterese etmez..Ki ben zaten bu güzel saçlı insanların aramızda takıldıklarına inanıyorum zaten..

dişlerimiz olmayacak..Yemek ihtiyacı sanırım sağlıklı vücut nasıl oluru bulduğumuzda sadece haplarla ve içeriklerindeki bize yetecek besinlerle sağlanacak..insanlar düşüncelerle (telepati) anlaşabileceği için kulağa da gerek kalmıcak..

Koku alma duyusu olurmu bilemiyorum..hapın kokusunu alsan ne almasan ne..

O apandist zıkkımı da inşallah gider tabi temennimiz bu

Ama kabaca o uzaylı dediğimiz koca kafalı kısa boylu..Her naneyi düşünen tipler olucaz..Rengimiz ne olur bilmiyorum..

Bilim kabaca böyle bir tarif yapıyor..

Tabi bir de şunu ekliyor insanlar beyninin tamamını kullanabilseydi enerji olurdu.

Bu kadar kuvvetliyiz teoride..Tabi şimdilik mum ışığı modundayız..dibimize bile veremioz ışığı..bi taraftanda hepimize bir püf püf diyip söndürme gayreti olanlar var..onlar ayrı tabi

Cem Yılmaz copyleri dolmuş foruma

Bence kendinizi burda harcamayın. Oldukça yetenekli gördüm sizi.

"Bilim kabaca böyle bir tarif yapıyor.." hoops bilimi mi ?

Komedyenlik dileğindeyseniz cafe de size bir başlık tahsis ettik orada oyalanın.

Başlık rastlantı ve zorunluluk konusunda varsa bildiğiniz yazın okuyalım. Yoksa sizi başlığınızda izlemek daha zevkli.

İnsani olan her şey kabûlüm.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:16 .